T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/36 Esas
KARAR NO:2025/527
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/01/2023
KARAR TARİHİ:09/07/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile akdedilen sözleşme uyarınca, davalının yüklenici olarak yapımını üstlendiği taşınmazda iskan tarihinden itibaren 2 yıl süreli olarak (18.08.2020 tarihinden18.08.2022 tarihine kadar) meydana gelecek işçilik hataları nedeniyle oluşacak zararlar garanti kapsamına alındığını, sözleşmeye konu ...’da, izolasyonda sorunlar ortaya çıktığını, duvardan suların sızmaya başladığı görüldüğünü, bu nedenle taşınmazda önemli ölçüde zarar meydana geldiğini, müvekkili şirket, bahse konu zararların giderilmesi konusunda davalıya bir çok sözlü ve yazılı bildirimde bulunduğunu, netice alamadıklarını, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm bu uyarılara rağmen davalı tarafça sorun “kondenzasyon problemi” şeklinde tanımlanarak gerekli çalışmalar yapılmadığını, ancak her yağan yağmur ile birlikte sorun artarak büyüdüğünü, büyümeye devam ettiğini, bu sebeplerle, .... Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Yukarıda belirttiğimiz sorunların ve ayıplı imalatların en kısa zamanda giderilmesi, aksi takdirde aleyhinizde yasal yollara müracaat edileceği" ihtar ve ihbar edildiğini, davalıya yapılan tüm bildirimler ve keşide edilen ihtarname sonuçsuz kaldığını ve karşı tarafça garanti süresi ve kapsamı içerisinde hiçbir zarar giderilemediğini, tarafların tacir olduğunu, aradaki eser sözleşmesi de ticari işten kaynaklandığını, davalıya karşı keşide edilen ihtarnamelerin, sözlü ve yazılı ihbarların sonuçsuz kalması sebebiyle taraflarınca İstanbul .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş. Sayılı dosyası tahtında tespit davası ikame edildiğini, bu tespit dosyası tahtında yerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını ve yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafından yapılan ayıplı izolasyonlar nedeniyle oluşan zararın giderilmesi için gerekli olan harcama miktarı toplam 103.545,00 TL (yüzüçbinbeşyüzkırkbeştürklirası) olarak belirlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulünü, ayıplı imalatın giderilmesi ve ayıplı ifadan kaynaklanan mevcut doğan 121.245,00 TL'sı (yüzyirmibirbinikiyüzkırkbeştürklirası) zararın en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, dava açılmasına sebebiyet vermesinden ötürü HMK 329/1 ve 329/2 maddelerinin uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalının usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
İstanbul .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
İstanbul .... Sulh hukuk mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasında İnşaat Mühendisi ... tarafından hazırlanan 11/06/2022 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ... ve Mimar ... tarafından hazırlanan 21/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "......Dava dosyası kapsamında yapılan incelemede; Tespit yapılan tarihte yaşanan kabarmaların imalat tarihinde 2 sene sonra ve garanti içinde olması , sızan yerlerin kuyu temel bağlantı noktaları olarak değerlendirilmiş olması karşısında içten izolasyonun yeterince yapılmamış olduğu ve/veya uygun yapılmamış olduğu değerlendirmesi yapılabilir. Ancak bu değerlendirmeyi yapmak için dosya kapsamında ; a) yapı ile ilgili ruhsat, proje ve iskan belgesi olmadığı, b) yapım sırasında çekilen resim ve /veya yapım tekniği ile ilgili açıklama olmadığı, göz önüne alınarak dosyaya bu belgelerin kazandırılması gerektiği, davalının yapım işleri kapsamında yapım tekniği ve yapılan işle ilgili açıklamaların kazandırılması gerektiği kanaati oluşmaktadır. Aksi durumda değerlendirmenin ancak varsayımsal yapılması gerekmektedir. Takdiri mahkemenize ait olmak üzere yukarıdaki bilgiler tamamlanmadan teknik bir değerlendirme yapmak mümkün olmamaktadır. Oluşan zarar açısından eğer kuyu temel imalatı kapsamında izolasyonun açısından eksiklik var ise bu durumda 2 sene sonra ortaya çıkması nedeni ile gizli ayıp olarak değerlendirilebileceği takdiri mahkemenize ait olmak üzere düşünülmektedir. Davaya konu olan zarar kapsamında da D.İş dosyasında bir bedel hesaplanmış olup zararın olduğu en yakın tarihte yapılan inceleme kapsamında , zarar gören alanların miktarını da belirtilerek yapılan değerlendirmenin ve belirlenen bedelin tarafımızca da uygun olacağı takdiri mahkemenize ait olmak üzere değerlendirilmiştir her türlü hukuki değerlendirme ve takdir Mahkemenize ait olmak üzere bilirkişi heyet görüşü olarak saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ... ve Mimar ... tarafından hazırlanan 28/05/2025 tarihli bilirkişi ek heyet raporundan özetle; "...dava dosyası kapsamında yapılan incelemede; her Kuyu temel imalatlarının en büyük sorunu dış cephe izolasyonu yapılaması nedeni ile sonradan ortaya çıkan izolasyon problemleridir. Bu konuda da kuyu temel sistemlerinde içten kimyasal izolasyon yöntemleri ile izolasyonun yapılması sürekli tavsiye edilmektedir. Ayrıca kısım kısım dökülen kuyu temel bağlantı notalarında benzer sorunu çıkarmakta olduğu, Bu nedenle kuyu temel sistemlerinde dış izolasyon zaafı bir gizli ayıp değil , uygulanan tekniğin ortaya çıkardığı bir sonuç olduğu, ancak bu yöntem uygulandığında daha ciddi bir iç izolasyon uygulanması da gerekmekte olduğu, .... Sulh hukuk Mahkemesinin ... D.İş. dosyası kapsamında yapılan tespitlerde de ortaya çıkan sorunun izolasyon kaynaklı olduğunu ortaya koymakta olduğu, u durumda dosyadaki evraklar , resimler , belgelere göre izolasyonun yetersiz yapıldığı ve garanti süresi içinde ortaya çıktığı Davaya konu olan onarım kapsamında zararın olduğu en yakın tarihte yapılan inceleme kapsamında , zarar gören alanların miktarını da belirtilerek yapılan değerlendirmenin ve belirlenen bedelin tarafımızca da uygun olduğu, diğer bir değiş ile 103.545 TL lik bedelin uygun olduğu her türlü hukuki değerlendirme ve takdir Mahkemenize ait olmak üzere bilirkişi heyet görüşü olarak saygılarımızla arz ederiz...." şeklinde ek görüş bildirmişlerdir.
Taraflarca sunulan sözleşme, ihtarname gibi deliller dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden ibarettir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık ; taraflar arasında imzalanan 24 Mayıs 2018 tarihli inşaat yapım işleri sözleşmesi uyarınca davalının yüklenici olarak üstlendiği edimlerden izolasyon işini ayıplı yapıp yapmadığı, asansör yalıtımı yapılıp yapılmadığı bu nedenle davacının zararı olup olmadığı, zararı var ise talep edebileceği miktarın ne olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında tarafların iddia ve savunmaları ile dosya üzerinde işin yapıldığı yerde yapılan yerinde inceleme sureti ile hazırlanan kök ve ek raporlarda özetle; izolasyon işinin gereği gibi yapılmadığı, ayıplı olduğu ve davacının 103.545 TL' lik bedeli talep edebileceği tespit edilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki her iki tarafın da kabulünde olup sözleşme konusu işin yapımının davalı yanca üstlenildiği bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffülden dolayı sorumluluğunun doğması için şu şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir: Ayıplı bir eserin teslim edilmiş olması, eserde ayıbın bulunması, ayıbın iş sahibine yüklenmemesi, eserin kabul edilmemiş olması, işveren tarafından gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi halinde iş sahibinin eseri kabul ettiği anlamı çıkar ve artık yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna başvurulamaz. Ancak iş sahibi eseri kabul etmiş olsa da ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.477/1).
Borçlar Kanunumuzda muayene ve ihbar külfetleri bakımından bir süre düzenlenmemiş olup, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz muayene edip açık ayıpları uygun bir sürede yükleniciye bildirmelidir. TBK m.477/f.3 uyarınca gizli ayıpların ise gecikmeksizin bildirilmesi gerekmektedir. İş sahibi bu bildirimi en geç teslimden başlayarak iki yıl içinde (TBK m.478) yapmalıdır. Bkz. Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2020, s.376).
Ayıp sebebiyle iş sahibi, meydana gelen eser kullanılmayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa sözleşmeden dönebilir (TBK m.475/I, b.1). Bu seçimlik hakkı kullanmak yerine İş sahibi bedelden indirim (TBK m.475/b.1, b.2) veya eserin ayıp oranında giderilmesi (TBK m.475/1, b.3) ve/veya tazminat (TBK m.475/f.2) talep edebilir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında sözleşme imzalandığı sabittir. Davalı yan davaya cevap sunmamıştır. İmzalanan sözleşme kapsamında yerine getirilen edimlere ilişkin olarak davacı tarafça ileri sürülen ayıplı iş iddialarının tespiti için bilirkişilerce dosyada mevcut .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik iş sayılı delil tespiti dosyası irdelenmek ve yerinde inceleme yapılmak suretiyle raporlar hazırlanmıştır. Kök rapor sonrası eksik belgelerin tamamlanması ile tanzim edilen ek bilirkişi raporunda sözleşmeye konu kuyu imalatlı inşaatta dış cephe izolasyonun gereği gibi yapılmadığı ve yetersiz olduğu yani işin ayıplı ifa edildiği tespit edilmiştir. Tanzim edilen bilirkişi raporlarında tespit edilen ayıplı işlerin ile dosyaya sunulan fotoğraflar, değişik iş dosyasındaki tespitler ve ihtarnamelerin birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmış ve bu yönüyle davaya konu iddialar bakımından ayrıntılı ve gerekçeli değerlendirme yapılarak hazırlanan teknik heyet bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. Bu raporlara göre davacının talep edebileceği zarar miktarı 103.545 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı yan her ne kadar 17.700 TL'lik bedelin eksik hesaplandığını iddia etse de bu husus ek raporda değerlendirilmiş ve anılan bedelin hesaplanan zarar bedeli içerisinde kaldığı açıklanmıştır. Belirtilen nedenlerle davalı yanca sözleşme kapsamında üstlenilen izolasyon ediminin ayıplı olduğunun tespiti, davacı tarafından dosyaya sunulan .... Noterliğinin ... yevmiye nolu 26/10/2021 tarihli ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğu, davacının ayıp sebebiyle tazminat istemi talebinde bulunabileceği anlaşıldığından hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda 103.545 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Faiz ve temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; davacının netice-i talebinde temerrüt tarihi belirtmediği görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle ; davanın kısmen kabulü ile103.545,00 TL'nin 13/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
103.545,00 TL'nin 13/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 7.073,16 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.070,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.002,59 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 8.658,25 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 85,4) hesaplanan 7.394,27 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça peşin yatırılan 2.070,57 TL ve başvurma harcı olan 179,90 TL toplam 2.250,37 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 85,4) hesaplanan 2.664,53 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 455,47 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtası ile) yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/07/2025 15:45:23
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır