T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/371 Esas
KARAR NO: 2024/532
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/10/2022
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
... Tüketici mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı ve işbu görevsizlik kararına istinaden yapılan istinaf itirazı üzerine görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğuna dair ... Mahkemesi ... Hukuk dairesinin 13/04/2023 tarihli 2023/... esas 2023/... sayılı karar ilamı çerçevesinde anılı mahkemenin 2023/... sayılı esasına kaydedilen ve mahkemece verilen 03/05/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine mahkememizin 2023/371 sayılı esasına kaydedilen dava dosyasının yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılmış olan .... İcra Dairesi 2022/... Esas Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, lakin takibe dayanak bono hukuken geçersiz olmasına karşın kambiyo senetlerine haiz şekilde takip yapıldığını, müvekkili ile karşı taraf arasında satış ilişkisi mevcut olup karşı tarafın tacir; müvekkilin ise tüketici sıfatında olduğunu, davalı tarafın bir alışveriş merkezi işlettiğini ve müvekkilinin de oranın müşterisi konumunda olduğunu, iş bu durum da hukuken bu ilişkiyi bir tüketici ilişkisi olarak tanımladığını, işbu icra takibi kambiyo senetlerine haiz yoluyla başlatılmış olup takip dayanağı bononun ise hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olup kıymetli evrak yönünden hiçbir hukuki geçerliliği bulunmadığını, icra takibine konu bonoda müvekkilinin tüketici vasfında olmasına karşın bono emre yazılı şekilde düzenlendiğini, tüketici vasfında olan kişilere karşı emre yazılı senetlerin hukuken bir hükmü olmayıp kıymetli evrak niteliğini oluşturmadığını, buna ilişkin durumlara karşı kanun koyucu hükümsüz olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılmış icra takibi kambiyo senetlerine haiz yoluyla başlatılsa da takip dayanağı gösterilen senedin hukuken kambiyo senedi sayılmaması nedeniyle senedin ve dolayısıyla takibin iptali gerektiğinde, davanın kabulü ile hukuken geçersiz senedin iptaline, işbu senede dayalı ... İcra Dairesi 2022/... Esas Sayılı icra takibinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği ve İİK 72/3 Maddesi gereğince icra takibi durdurulmadığından, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın taraflar arasında tüketici işlemi olduğuna dair dosyaya delil sunmadığını, senet metninde de tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, davacının icra takibine konu kambiyo senedindeki borca ve imzaya itirazı olmadığını, davacının davasının reddini, vekalet ve yargılama masrafının karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra dairesine yazılan müzekkereye yanıt verildiği ve bonoların uyap üzerinden okunaklı örneğinin mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
.... İcra dairesine yazılan 2022/... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde 1.725,90 TL bedelli 10/02/2022 vade tarihli ve 8.065,80TL bedelli 23/04/2022 vade tarihli 2 adet senede dayalı alacaklısının mahkememiz dosyası davalısı, borçlusunun mahkememiz dosyası davacısı olan kambiyo senetlerine özgü haciz talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi uyarınca açılmış kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu senedin tüketici şlemi neticesinde verilmiş olması nedeniyle kambiyo senedi vasfını haiz olmayan bono nedeniyle başlatılan takipte senedin hukuken geçersiz olması nedeniyle senedin iptaline ve .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
İcra İflas Kanununun 72. maddesine göre "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." Somut olayda davalı alacaklının 10/01/2022 tanzim, 10/02/2022 vade tarihli, lehtarı ... Ltd. Şti. keşidecisi ... olan 1.725,90,-TL tutarlı ve 23/03/2022 tanzim, 23/04/2022 vade tarihli, lehdarı ... Ltd. Şti. keşidecisi ... olan 8.065,80-TL tutarlı bonolara dayanarak davacı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas numaralı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattığı, davacının icra takibinden sonra söz konusu senetten borçlu olmadığına dair menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sağlanan bilgi ve belgeler, incelenen takip dosyası ve dayanak bono ile tüm dosya kapsamına göre; Davacı bononun tüketici işlemi neticesinde verilmiş olması nedeniyle emre yazılı şekilde düzenlenen bononun geçerli olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Menfi tesbit davasında kural olarak davalının alacaklı olduğunu yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Alacaklının senede dayanması halinde ise borçlu olmadığının ispat yükü davacıdadır. Davacı aynı nitelikte bir delil ile borçlu olmadığını kanıtlamalıdır. Davalının bonoya dayalı olarak davacı hakkında takip başlattığı gözetildiğinde davacının aynı şekilde yasal delille borçlu olmadığını kanıtlaması gerekir.
Kambiyo senetlerinde mücerretlik (soyutluk) ilkesi esastır. Bu ilke, kıymetli evrak niteliği taşıyan bir senedin içerdiği hakkın temel ilişkiden bağımsızlığını (soyutluğunu) ifade eder. Bu ilkeye göre, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşmasına neden olan temel borç ilişkisi arasında herhangi bir bağlılık yoktur. Kambiyo senedinin temel borç ilişkisinden bağımsız bir varlığı vardır. Kambiyo senedi bir defa düzenlendikten sonra doğumuna neden olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kambiyo senedinin geçerliliğine etkili olmaz. Kambiyo senedine dayalı bir talep ile karşılaşan borçlunun, borçlanmasına neden olan temel borç ilişkisindeki sakatlığı ileri sürememesi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinin sonucudur.
Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan senet borçlusu olan davacının tüketici olduğunu, tüketici işlemi karşılığında verildiğini ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuş ise de, icra dairesine yazılan müzekkere cevabı ile mahkememize bono görüntülerinin gönderildiği takibe dayanak senetlerinin unsurlarının tam olduğu, senet üzerinde tüketici işlemine istinaden verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, alacaklı davalının iddiaları kabul etmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesi " Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 201. maddesi ise "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hükmünü haiz olduğu, davacı borçlu takip konusu kambiyo senedine dayanan borcun ödendiğini ya da ortadan kalktığını, yahut iddia edildiği gibi tüketici işlemi kapsamında verildiğini aynı değerdeki bir senetle ya da yazılı belge ile ispat edemediği, somut olayda ispat yükünün davacı borçluda olduğu izah edilen sebeplerle, davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından bonoların unsurlarının da tam olduğu görülmekle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 589,86 -TL harçtan alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 162,26-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Dava ret ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 8.635,02TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
6-Devletçe karşılanan 1.600-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDEDİLMESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır