T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/459 Esas
KARAR NO : 2024/844
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/07/2022
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 29/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 17.11.2017 tarihinde ... ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Çanakkale istikametinden Lapseki istikametine doğru seyir halinde iken havanın yağışlı olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin meydana gelen kazada yolcu konumunda olduğunu, kaza ile ilgili herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalıya yaptıkları başvuru sonrası ödeme yapıldığını, daha sonra bakıcı gideri ödemesi için başvurduklarını, ancak ödeme yapılmadığını, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan müvekkili için, HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, harca esas olmak üzere şimdilik 100,00-TL sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplanarak, kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı için hesaplanan sürekli sakatlık tazminatı, teminat limitini doldurduğundan müvekkili kurum tarafından bakıcı giderine ilişkin talebin karşılanmasının mümkün olmadığını, başvurucunun başkaca hak ve alacağının kalmadığını, karşı tarafça imzalanan ibraname gereğince başvuran tarafın tüm tazminat alacaklarına ilişkin olarak müvekkili kurumdan başkaca bir alacağının kalmadığını, imzalanan ibranamenin hukuken geçerli olduğunu, karşı tarafın bu başvuru ile ibranamenin iptalini istemesi ve müvekkilinden ek tazminat talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemerinin takılı olmadığının kaza sonrası vücudunda oluşan arazlardan anlaşıldığını, davacının yolcu olarak taşındığını ve bu taşımanın hatır taşıması olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizden verilen 14/12/2022 tarih ve 2022/... Esas 2022/... sayılı kararı ... Hukuk Dairesinin 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı 22/06/2023 tarihli kararı ile kaldırılarak, dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Bilirkişiler Sigorta ve Hasar Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... 'ın hazırlamış olduğu 25/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporun mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Aktüerya bilirkişisi ... 'ın hazırlamış olduğu 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Dosya incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara (sürekli bakıcı gideri) dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 14/12/2022 tarih ve 2022/508 Esas 2022/765 sayılı kararı davacı vekilince istinaf edilmiş,... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı 22/06/2023 tarihli karar ilamı ile ; "....Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK'nun 111. maddesi gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanunda belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, res'en dikkate alınması gerekir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/05/2017 tarih ve 2014/23349 E., 2017/4992 K. sayılı kararı). Davacı ... Kalfa tarafından kaza sonrasında ...na başvuru yapıldığı, ...nca 14/09/2018 tarihinde davacıya 330.000,00-TL ödeme yapıldığı, 14/09/2028 tarihli makbuz ve ibraname alındığı, makbuz ve İbraname başlıklı belge incelendiğinde; davacının ...nı kesin ve dönüşümsüz ibra ettiği, 17/11/2017 tarihli kaza ile ilgili başkaca bir alacağın kalmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden ve bakıcı gideri istemi ile yapılan başvuruya verilen cevaptan; davacı tarafa yapılan ödemenin trafik sigortası "sürekli sakatlık teminatından" yapıldığı anlaşılmaktadır. Kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulanan 15/08/2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay uygulamalarına göre, bakıcı gideri, tedavi giderleri kapsamında olup, trafik sigortasının "tedavi giderleri" klozundan ödenmesi gereken bir tazminattır((Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih 2015/18540 E., 2017/7764 K. sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/01/2013 tarih 2012/362 E., 2013/578 K. Sayılı kararı). Davacıya yapılan ödemenin "sürekli sakatlık teminatı" klozundan yapılması karşısında, davacının tedavi gideri kapsamında bakıcı gideri talep etme hakkına engel bir durum bulunmamaktadır. Eksik inceleme araştırma ve değerlendirme ile karar verilemez.Bu nedenle, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır....." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememiz dosyası bilirkişiler Sigorta ve Hasar Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... 'a tevdii olunmuş olup bilirkişilerin 25/03/2024 tarihli heyet raporundan özetle;".... Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; tüm dosya kapsamı üzerinde Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz,1.31.07.2018 tarihli ... no.lu Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; 12 kişilik öğretim üyesi doktordan oluşan bir heyet tarafından, davacı ... 'nın Engelli Oranı *» 96 olarak tespit edilmiş ve ... (Kalıcı, Kronik, Uzun Süreli Olan) olarak değerlendirilmiş olduğu, Yapılan araştırmalar sonucunda düzenlenen 28.08.2022 tarihli Polis Raporunda özetle, dava konusu trafik kazasında ağır yaralanmış olan davacı ... nın “lise mezunu, bekar, annesi ve babası ile birlikte oturduğu ev için 2.500,00 TL aylık kira verdikleri, kendisinin kaza sonucu felç ve yatalak olduğu, çalışmadığı ve 96 96 özürlü olduğu,14.09.2018 Tarihli ibranamenin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu; Sayın Mahkemeniz nezdinde açılmış olan davanın, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle sürekli bakıcı gideri zararından oluşan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında 14.09.2018 tarihinde imzalanan ibranamenin iptali için açılmış bir dava olmadığının anlaşıldığı, Dolayısıyla; hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, sürekli/ daimi işgücü kaybı tazminatı ile sürekliyaşam boyu bakım giderlerinin farklı tazminat kalemleri olduğu, dava konusu somut olayda, davalı ...'nın 17.11.2017 kaza tarihi itibariyle Yasa gereğince 330.000,00 TL şahıs başına sürekli sakatlık teminatından ve 330.000,00 TL şahıs başına sağlık giderleri teminatından sorumlu bulunduğu, sürekli yaşam boyu bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı ile muhtelif Yargıtay Kararları ve ayrıca ... Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 22.06.2023 tarihli Esas 2023/... Karar 2023/... no.lu kararı gereğince, sürekli yaşam boyu bakıcı giderleri zararının poliçedeki sağlık giderleri teminatından karşılanması gerektiği, ... plakalı araç sürücüsü ... ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varmıştır...." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Aktüerya bilirkişisi Ayhan Tokat'ın hazırlamış olduğu 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
17.11.2017 tarihinde meydana trafik kazasında davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk
durumuna göre belirlenen zarar tutarından %20 hatır taşıması indirimi sonucu davacı ... Kalfa’nın;
a)Ömür boyu bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 10.430.522,64 TL. olduğu,
b)Davacının tedavi gideri teminatı kapsamında olan bakıcı gideri zararı poliçe limitini
aştığından ömür boyu bakıcı gideri zararı nedeniyle;
Davalının sorumluluğunun = 330.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı,
c)Başvuru tarihine göre temerrüdün 16.05.2022 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
d)Aracın kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın
Mahkemeye ait olduğu,
sonuç ve kanaati ile tarafımdan tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederim. 07.06.2024
..."şeklinde görüş bildirmiştir.
Davacı vekilinin 10/07/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinden özetle;"... Tüm bu izah edilen sebeplerle, davalılar lehine usuli kazanılmış hak olmaması adına 07. 06.2024 tarihli hesap raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmiyor ve ücret değişimi, maluliyet durumu, gelir durumu, kusur durumu gibi hususların değişmesi durumuna karşılık fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakkımızı saklı bırakarak hesap hatalarına itiraz ediyoruz. Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise fazlaya ilişkin haklarımız talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla bedel arttırım dilekçemiz doğrultusunda davamızın TAM KABULÜNE,-Müvekkil için 330.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz. 10.07.2024..." şeklinde talep arttırım beyanında bulunmuştur.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 19.12.2024 tarihli tavzih dilekçesi ile ; "...Sayın Mahkemenizde görülmekte olan davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenizce yazılan kararda "Davanın KABULÜ İLE; 330.000,00-TL maddi tazminatının 16.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine," karar verilmiştir. İşbu karar hatalıdır. Şöyle ki; Bahsi geçen kararda yanlış faiz türüne hükmedilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık gereği avans faize hükmedilmesi gerekmekteydi. Sonuç olarak faiz türü hususunda hatalı karar verilmiştir. Bu sebeple ivedi şekilde Sayın Mahkemece bu hatanın düzeltilmesi adına tavzih talebinde bulunulması zorunluluğu doğmuştur.
Dolayısıyla HMK 305.maddesi ; ''Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. '' gereği yukarıda bahsi geçen hükmün faiz türü yönünden hatalı olması ve icrasının tarafımızca tereddüt uyandırması sebebiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması adına tavzih talebinde bulunma zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü HMK ilgili maddeleri gereğince karara ilişkin tavzih talebimizin kabul edilerek, faiz türünün avans faiz şeklinde düzeltilerek karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. 19.12.2024..."şeklinde tavzih talebinde bulunmuştur.
Huzurdaki davada ... plakalı araç sürücüsünün kontrolünü kaybetmesi neticesinde 17/11/2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı yaralanmalı trafik kazası neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan davacının sürekli bakıcı giderlerinin tazminin talep edildiği görülmüştür. Davalı ...nın davacı tarafa dava açılmadan önce ödeme yaptığı bu ödemeleri ise sürekli sakatlık teminatından yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının kaza nedeniyle %96 oranında engelli hale geldiği noktasında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davalının bu engel oranına göre sakatlık teminatı kapsamında davacıya daha önce ödeme de yaptığı göz önünde bulundurularak davacının engel oranının belirlenmesi hususunda yeniden hastaneye sevkinin gerekli olmadığı anlaşılarak davacının mevcut sağlık raporları dosya içinde celp edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu davalı tarafça 14/09/2018 tarihinde ödeme yapılması neticesinde davacının bakıcı giderleri tazminatı talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre, geçici bakıcı gideri davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri klozu içinde sorumluluğu dahilinde olduğundan, bu taleplerin ilgili klozdan karşılanması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/5317 Esas, 2024/6478 Karar). İstanbul 8. Hukuk Dairesi 2023/597 Esas, 2023/1129 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı tarafça yapılan ödemenin bedensel zararlar klozuna ilişkin olduğu davacının talebinin ise tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gereken sürekli bakıcı giderleri arasında olduğundan teminat limiti kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mahkememizce alınan hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarına göre davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araç sürücüsünün ise %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalının olay tarihinde sorumlu olduğu tedavi giderleri teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, davacının ömür boyu bakıcı giderleri nedeniyle oluşan maddi zararının %20 hatır indirimi uygulanması neticesinde 10.430.522,64-TL olduğu ancak davalının 330.000,00-TL üzerindeki miktardan sorumluluğunun bulunmadığı, temerrüt bakımından yapılan değerlendirmede KTK.’nun 99/1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta teminatı sınırları bulunan tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrütün gerçekleşeceği, davacı tarafından 28/04/2022 tarihinde davalıya bakıcı giderleri talebini ilettiği, usulüne uygun olarak davalıya başvurulduğu, bu hali ile davalı yönünden temerrütün 16/05/2022 tarihi itibari ile oluştuğu anlaşılmıştır. Aracın kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle de hükmedilecek faiz türünün yasal faiz olduğu anlaşıldığından her ne kadar davacı vekilince HMK'nın 305. Maddesi gereğince faiz türünün hatalı olduğu, avans faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle tavzih talep etmiş ise de aracın kullanım şeklinin hususi olması göz önünde bulundurulduğunda yasal faize hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bu hususun hükümde çelişki yaratacak nitelikte de bulunmadığı, talep edilmesi halinde istinaf incelemesine konu edilebilecek konulardan olduğu anlaşılmakla tavzih talebi de yerinde görülmeyerek bu hususta yeniden inceleme yapılmasına gerek olmaksızın aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından bakıcı gideri tazminatına ilişkin açılan DAVANIN KABULÜ İLE; 330.000,00-TL maddi tazminatın 16.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 22.542,30 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça yatırılan ıslah harcı 1.128,00TL ve peşin yatırılan 80,70 TL toplam 1.208,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.333,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 7.819,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 52.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine Yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ıslah harcı 1.128,00 TL ve peşin yatırılan 80,70 TL ve başvurma harcı olan 80,70 TL toplam 1.289,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır