T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/511 Esas
KARAR NO : 2024/288
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu münhasır delil niteliğinde olan müvekkil banka kayıtları gereğnice bankaya borçlu olduğunu, yapılan icra takiplerinin ve icra takiplerine konu taleplerin usul ve yasaya uygun olması nedenlerle davalının itiraz taleplerinin iptal edilmesi gerektiği davalı ... AŞ banka ile imzalanan sözleşme ile kredi kullandığı ... borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine borçlulara kredi hesaplarının kati ile borcun ödenmesi ihtarı yapıldığını, ihtara rağmen borçlu davalılar borcunun ödemeyince yasal işlemlere başlandığını, borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı çıkarılmış davalılar ihtayati haciz kararına itiraz etmediğini, müvekkil banka kayıtlarının sözleşme gereği münhasır delik niteliğinde olduğunu, davalı tarafın yaptığı kısmi itiraz dilekçesinde davacı bankaya borçlu olduklarını ikrar ettiğini, kredi sözleşmesinde ... müşterek borçlu müteselsil kefil, ... AŞ ise asıl borçlu olduğunu, bundan dolayı davalının yaptığı tüm itirazların iptali takibin devamına, davalıların inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça Mahkememize cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğünün 2012/ ... takip sayılı dosyasında özetle; 2.021.126,62-TL toplam alacağın asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %14,77 gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti ve işleyecek gecikme tazminatının %5 gider vergisi, ihtiyati haciz masraf ve ihtiyati haciz ücreti vekaleti ile birlikte icra takip masrafları ve ücreti vekaletin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ödenmesini talep ettiği, davalıların borca ve takibe itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına alınan 04/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafa ait 2012-2013-2014 yılları arası ticari defterlerinin açılış noter tasdiklerinin ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve son karar Mahkememize ait olmak üzere davacının ticari defter ve belgelerinin kendi lehine delil olması vasfının bulunduğunu, davacı ile davalı ve kefili arasında 12/02/2010 tarihinde bankacılık Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı bu sözleşmeye istinaden borçlu lehine ... nolu hesaptan krdei kullandırıldığı davalının dava konusu borcu ödememesi nedeni ile davacı bankanın takip ve dava hakkının bulunduğunu, yapılan incelemede davalının ödemediği kredi ana bakiyesinin 2.021.126,64-TL olduğu davacı ile davalı taraf arasında imzalanan bankacılık genel hizmet sözleşmesine göre toplam faiz 7.463,01-TL olduğu takip tarihi itibari ile toplam alacağının 2.028.589,65-TL olduğunu mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 10/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafından davalıya kullandırılan kredilerin, borçlularının kredi ödeme koşullarına uymaması sonucunda, ... Noterliğinin 02/11/2012 tarih, ... yevmiye nolu ile ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede 02/11/2012 itibariyle 2.020.847,37-TL'lik borcun en geç yirmi dört saat içinde ödenmesinin ihtar edildiğini ve muhataplarına aynı gün itibariyle tebligatların yapıldığını, ilgili tebligata rağmen, borcn ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2012/... takip sayılı dosyası ile 02/11/2012 tarihinde 2.021.126,62-TL'nin ödenmesi talebiyle ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların vekili tarafından 19/11/2012 tarihinde ... İcra Müdürlüğüne verilen kısmi itiraz dilekçesinde özetle; 19/11/2012 tarihi itibariyle 1.736.350,00-TL'lık borcun kabul edildiğini, bu tutarı aşan 284.497,37-TL'lık kısmına davalı borçlular tarafından itiraz edildiğini, bu arada ... İcra Müdürlüğünün Mahkememize yazdığı 18/07/2014 tarihli yazısında 2012/... esas sayılı dosyasının 05/05/2014 tarihinde yetkisizlikle kapatılarak, ... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, dava dosyası ve davacı bankanın ... şubesine yapılan incelemede; toplam 2.550.000,00-TL'lık Genel Kredi Sözleşmesinin mevcut olduğu ve ilgili sözleşmelerde ... Ticaret AŞ'nin borçlu olarak ve ...'in ise müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, davalı firmaya 28/10/2011-13/09/2012 tarihleri arasında 5 parçada toplam 2.400.000,00-TL tutarında Kurumsal finansman destek kredisi kullandırıldığını, kullandırılan her bir kredi için kurumsal finansman destek kredisi talep formu alındığını, ayrıca kullandırılan kredinin tutarı ve kar payı bilgisinin de yer aldığı geri ödeme tablolarının, davalı firma tarafından kaşelenerek imzalandığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 6.3 maddesinde istinaden, katalım bankaları mevzuatı, uygulaması ve niteliği gereği, söz konusu kullandırılan kredilerin ana para tutarı ile birlikte, kar payı ve ferilerinin tahakkuk ettirilerek, müşteri hesabına 2.706.767,37-TL olarak borç kaydedildiğini, 02/11/2012 tarihinde keşide edilmiş olan ihtarnamede asıl alacak tutarı olan belirtilen 1.991.847,37-TL'nın müşteri hesabına borç kaydedilen taksit tutarları toplamı olan 2.706.767,37-TL'dan, hesap kat tarihine kadar borçlu firmadan yapılan 714.920,00-TL'lık taksit tahsilatlarının düşülmesi sonucu kalan borç bakiyesi olduğunu, sonuç olarak ihtarnamede davacı banka tarafından talep edilen asıl alacak tutarının, ilgili bankanın niteliği ve mevzuatına göre doğru hesaplandığını, ayrıca kar payı oranına yapılan itirazın da, kredi geri ödeme tablolarının borçlu firma tarafından kaşelenip imzalanması nedeniyle, uygulanan oranların kabul edildiğini gösterdiği düşünülerek, bu konudaki itirazın haklı olmadığını mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 21/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafından davalıya 5 parçada toplam 2.400.000,00-TL'lik kurumsal finansman destek kredisi kullandırıldığını, Katılım Bankaları mevzuatı, uygulaması ve niteliği gereği bahse konu kredi tutarlarına, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 6.3 maddesine istinaden, kar payları tahakkuk ettirilerek davalı şirket 2.706.767,37-TL olarak borçlandırıldığını, takip tarihi itibariyle davalı şirket tarafından ödenmiş taksitler toplamı 714.920,00-TL olduğundan davacı bankanın davalıdan toplam nakit alacak tutarının 1.991.847,37-TL olduğunu, davacı bankanın ayrıca davalı şirket nezdinde mevcut bulunan iade edilmemiş çek yapraklarının banka yükümlülük tutarları nedeniyle de 29.000,00-TL'lık gayri nakdi alacağının bulunduğunu, toplam 2.020.847,37-TL olduğunu, davacı banka ile davalı şirket arasında kar payı oranı konusunun müzakere edildiği ve taraflarca serbestçe belirlendiğini, bununla birlikte taraflar arasında belirlenen kar payı oranının hukuka uygun olup olmadığını mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 27/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı bankanın davalılardan 12/11/2012 takip tarihi itibariyle 1.839.461.37-TL nakit alacak tutarınca alacaklı olduğunu, buna karşın davalıların alacağın 1.736.350,-TL kısmını kabul etmeleri nedeniyle iptali gereken itiraz tutarının 1.839.461,37-TL-1.839.461,37-TL =103.111,37-TL olduğunu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 1.839.461,37-TL matrah üzerinden hespalanacak %13,74 nispetinde bir gecikme tazminatı ile bunun %5'i gider vergisinin istenebileceğini, davacı yanın 29.000,-TL'lık çek yaprağı bloke talebine ilişkin koşulları bulunmamakla birlikte istenip istenemeyeceğine dair hukuki değerlendirmenin Mahkememizin takdirleri içinde kaldığını, kefil sıfatıyla sorumlu olan davalının imzaladığı sözleşmelerin kefalet limitleri 2.550.000,-TL ile temerrüt tarihi itibariyle doğan toplam 1.839.461,37-TL borçtan büyük olması nedeniyle, bundan sonra hesaplanacak gecikme tazminatı ve ferilerden de sorumlu olacağını mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 09/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı bankanın davalılardan 12/11/2012 takip tarihi itibariyle 1.839.461.37-TL nakit alacak tutarınca alacaklı olduğunu, buna karşın davalıların alacağın 1.736.350,-TL kısmını kabul etmeleri nedeniyle iptali gereken itiraz tutarının 1.839.461,37-TL-1.839.461,37-TL =103.111,37-TL olduğunu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 1.839.461,37-TL matrah üzerinden hespalanacak %13,74 nispetinde bir gecikme tazminatı ile bunun %5'i gider vergisinin istenebileceğini, davacı yanın 29.000,-TL'lık çek yaprağı bloke talebine ilişkin koşulları bulunmamakla birlikte istenip istenemeyeceğine dair hukuki değerlendirmenin Mahkememizin takdirleri içinde kaldığını, kefil sıfatıyla sorumlu olan davalının imzaladığı sözleşmelerin kefalet limitleri 2.550.000,-TL ile temerrüt tarihi itibariyle doğan toplam 1.839.461,37-TL borçtan büyük olması nedeniyle, bundan sonra hesaplanacak gecikme tazminatı ve ferilerden de sorumlu olacağını mütalaa etmiştir.
Mahkememizce 2014/... esas ve 2019/... karar sayılı dosyada davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı vekilinin İstinaf talebi üzerine ... BAM ... H. D. nin 2020/... esas ve 2021/... karar sayılı dosyasında incelenmiş, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 2021/... esas, 2023/... karar sayılı ilamı ile;
''..Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 6.3.1. maddesinde, "katılım bankalarının verdikleri kredilerden kaynaklanan borçlar, kural olarak (özel durumlar hariç olmak üzere) her bir kredi için aylık veya Banka tarafından belirlenen vade dilimlerine göre belirlenen kar payları ile SMV, KKDF, masraf, komisyon ve sair ferilerin eklenmesi sureti ile tespit edilmiş olduğundan, kredi kullanımı ile birlikte kar payı tahakkuk edilerek Müşteri hesabına borç kaydedilir." 8.1.1. maddesinde, "Banka Müşteri'ye tanımış olduğu limiti, kısmen veya tamamen hammadde, aramamul, mamul, makine, techizat ve sair ekipman, emtia, altın, gümüş ve sair kıymetli maden, hisse, sisse senedi ve sair menkul kıymetler ile sermaye piyasası araçları ve sair nitelikteki taşınırlar ile elektrik, su, doğal gaz, telefon, faks, elektronik iletişim ve sair haberleşme ücretleri, bakım, tamir, onarım, depo, ardiye ve sair muhafaza, montaj, servis, işçilik gibi hizmet bedelleri, okul, kreş, kurs ve sair eğitim hizmetleri ve sağlık hizmetleri bedelleri ile bunlara ilişkin harç ve sair bedellerin, insan, yük, kargo ve sair taşımı ve nakliye bedelleri taksi, minibüs, otobüs gibi araçlara ait plaka, hat gibi hakların bedelleri, patent, marka, lisans, şerefiye, telif, yazılım gibi fikri ve sınai hak bedelleri, personel, sigorta, kira ve sair yükümlülüklere ilişkin bedeller gibi hakların ve hizmetlerin, arsa. Arazi, tarla konut, fabrika, mesken, bina, villa, devre mülk, devre tatil ve sair nitelikteki kayıtlı taşınmazlar ile kooperatif üyeliği, satış vaadi, ..., ... ve sair şirketlerdeki, Kurum ve Kuruluşlardaki üyelik hakkı, satış vaadi ile edinilen haklar ve sair tapusuz taşınmaz bedellerinin yurt içinde veya yurt dışındaki satıcılara ihracatçılara, imalatçılara ve sair kişilere ödenmesi suretiyle Müşteri'nin vadeli olarak borçlandırılması sureti ile kullandırılır." 20.4.2. maddesinde ise "Müşteri'nin borçlarının muaccel olması ve temerrüde düşmesi halinde, Müşteri temerrüt nedeni ile oluşan kar mahrumiyetlerini ödemekle yükümlüdür. Buna göre; borçların vadesinde ödenmemesi nedeni ile vade farkından kaynaklanan kar payı mahrumiyetlerini karşılamak üzere temerrüt tarihinden borcun tamamen tasfiye edilme tarihine kadar, Banka'nın ödenmeyen söz konusu krediler için her bir para cinsinden olmak üzere uyguladığı kredi kar payı oranına göre Banka tarafından belirlenecek tutardaki kâr payı mahrumiyeti gecikme cezası olarak Müşteri tarafından Banka'ya ödenecektir. Bu kâr payı mahrumiyeti üzerinden hesaplanacak BSMV, KKDF ve sair vergi, harç, fon, komisyon, masraflar ve sair ferilerde ayrıca ödenecektir. Ancak, talep, takip, tahsil tarihindeki Banka kredi kar payı oranı daha yüksek ise gecikme nedeni ile uygulanacak kar payı mahrumiyeti oranı hiçbir şekilde bu orandan aşağı olmayacaktır." hükümlerine haiz olup anılan sözleşme maddeleri gözetildiğinde davacının vadesi gelmeyen taksitlere ilişkin kâr payı ve bu alacağın fer'ilerine hak kazanacağı izahtan varestedir. Bu durumda mahkemece yazılı sözleşme maddeleri hüküm yerinde tartışılmadan sözleşme maddelerinin haksız olduğundan bahisle; anılan kredi sözleşmesine mukabil vadesi gelmemiş alacak kalemlerine ilişkin de kâr payı ve buna bağlı kalemlerin muaccel olacağı gözetilmeksizin dosya kapsamındaki delillere uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır."gerekçesi ile bozularak Mahkememize tevzi olmuş ve 2023/... esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay ilamı kapsamında dosya arasına alınan 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Davacı yan kredi hesabını 04.11.2012 tarihi itibariyle 1.991.847,37 TL üzerinden kat etmiş, 12.11.2012 tarihli icra takibinde de, aynı tutarda asıl alacak talebinde bulunmuştur. Ancak, 1.991.847,37-TL kat tutarı içinde, ödenmemiş taksit tutarları içinde 23.11.2012'den 30.12.2013 tarihine kadar toplam 145.339,03-TL kar payı tutarı da dahil bulunmaktadır. Vadesi gelmemiş taksit tutarları ve kar paylarına takip 12.11.2012 takip tarihinden itibaren, vadesi gelmemiş taksit tutarları içindeki kar paylarına, vadeden önce kar payı mahrumiyeti istenmesi makul olmadığı gibi, mükerrer kar payı tahsiline neden olacak, ayrıca davacının haksız/sebepsiz zenginleşmesine de sebep olacaktır.
Davalıların temerrüde düşmeleri ile birlikte temerrüt hükümleri işlemeye başlamaktadır. Bu ndenle, kredilerin kalan anaparaları dışında, vadesi gelmemeiş taksit tutarları içindeki kar paylarına kar payı mahrumiyeti talebi, hiçbir şekilde kabule şayan değildir.
Yukarıda açıklanan hususlar nedeniyle, kanatimizce Yargıtay ilamı yerinde ve isabetli bulunmamaktadır.
Bu nedenle, sayın mahkemenizce Yargıtay bozma ilamına göre karar verilmesi halinde, davacı yan takip tarihinden itibaren değil, raporda dökümü verilen ödenmemiş olan her bir taksit vadesinden, tahsil tarihine kadar kar payı mahrumiyeti isteyebileceğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Diğer yandan, Yargıtay” müstakar ilamlarında; Banka kredi sözleşmelerinde, TCMB'ye bildirilen azami faiz oranları değil, fiilen kullandırılmış akdi faiz oranlarının esas alınarak temerrüt faizinin belirlenmesi kabul edilmektedir. Ancak, huzurdaki davanın Yargıtay bozma ilamında, sözleşme hükümlerinin uygulanmasının istenmesi çelişki oluşturmaktadır.
Katılım bankaları ile diğer bankalar arasındaki farka ilişkin görüşlerimiz aşağıda sunulmaktadır:
5411 sayılı Bankacılık Kanunu, tüm bankaları (katılım bankaları dahil) kapsamakta olup (bkz. 2. md),
Katılım bankaları için ayrı bir istisna/ayrıcalık getirmemiştir. Aynı kanunun 3. maddesinde; "Katılım bankası: Bu Kanuna göre özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubelerini" şeklinde açıklamıştır.
Her iki bankacılık sisteminde de kredi sözleşmesi imzalanmadan kredi kullandırılmamaktadır.
Davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan işletme kredileri, katılım bankaları dışındaki bankalarca kullandırılan "taksitli ticari kredilerden" bir farkı bulunmamaktadır. Sadece isim bakımından farklılık bulunmaktadır. Davacı bankanın mal bedelini satıcıya ödemesi bu niteliği değiştirmemektedir.
Katılım bankaları, mal alışını finansa etmek için taksitli işletme/kurumsal finansman kredisi kullandırıp, kredi tutarını müşteriye değil, malı satan satıcıya ödeme yapmaktadır.
Diğer bankalar ise, taşıt ve konut kredileri haricindeki kredi tutarını doğrudan müşteriye ödemekte, taşıt ve konut kredileri tutarları ise satıcıya ödenmektedir.
Kredilendirmenin nde aslında bir farklılık yoktur. Her iki sistemde, bankalarca belirlenen taksit tutarları kredi müşterileri tarafından bankalara geri ödenmektedir.
Hem katılım bankaları, hem de diğer bankalar müşterilerinin harcamalarında kullanması içi kredi kartı vermektedirler.
Katılım bankaları ve diğer bankalar; mevcut sermayeleri ve 3. kişilerden sağladıkları fonlarla (mevduat * iç ve dış kredi) kredi kullandırmaktadırlar.
Katılım bankaları temerrüt halinde gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti, diğer bankalar ise temerrüt faizi uygulamaktadır. Katılım bankalarının uyguladığı/talep ettiği gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyetinin, diğer bankalar tarafından uygulanan'talep edilen temerrüt faizinden bir farkı yoktur.
Davalıların temerrüde düşmeleri ile birlikte temerrüt hükümleri işlemeye başlamaktadır. Nitekim davacı banka, icra takibinde kurumsal finansman asıl alacağı için takip tarihinden itibaren %14,77 oranında gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti istemiştir.
Halbuki, taksit tutarları içinde kar payı mevcut olduğundan, davacı bankanın her bir kredinin son taksit vadesinden itibaren gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti istemesi gerekir.
Ancak, takip ve dava sonrasına sarkan taksitler olması halinde (ki dava konusu kredilerde vardır), bu da karışıklığa yol açacağından; taksit tarihinden itibaren kredinin kalan anapara borçlarına gecikme tazminatı / kar payı mahrumiyeti uygulanması en doğru yol olarak gözükmektedir.
Davacıya bankanın Genel Kredi Sözleşmelerinin 20.1.1 ve 20.4.2 maddesinde yer alan, "muacceliyet söz konusu olduğunda borcun tamamı muaccel hale gelir.” hükümleri, hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına aykırı görülmektedir. Çünkü, taksit vadeleri içinde kar payı mevcut olduğundan, kar payı ihtiva eden taksit tutarlarına, vadesi gelmeden tekrar gecikme kar payı uygulanması mükerrerliğe neden olacaktır ki, bu da makul değildir. Bu nedenle kar payı mahrumiyeti'nin kalan anapara tutarlarına uygulanması gerekti; değerlendirilmektedir.
Yine, katılım bankaları tarafından açılan kar payı ödemeli katılım hesaplarının, diğer bankalarca açılan vadeli mevduat hesaplarından bir farkı yoktur. Sadece isim değişikliği bulunmakta olup, kar payı oranlarının, mevduat hesaplarına verilen faiz oralarıyla aynı/yakın/benzer olduğu da bilinmektedir.
Yine, sektörde kurulu bulunana kiralama şirketleri ile, davacı bankanın yaptığı finansal kiralama işlemleri birebir aynı olup, taksitli ticari kredi niteliğinde bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Heyetimizin görüşü, yukarıdaki (bkz. sayfa 5) bölümlerde de açıklandığı üzere takip tarihi itibariyle davacı alacağının aşağıdaki şekilde 1.847.414,73 TL olabileceği yönündedir.
Tutar (TL) Açıklama
1.841.232,49 4.11.2012 tarihi itibariyle asıl alacak tutarı
5.621,90 4.112012 12.11.2012 arası 13,74 % 8 günlük kar payı mahrumiyeti
281,09 5% BSMV
59,25 İhtiyati haciz masrafı
220,00 İhtiyati haciz vekalet ücreti
1847.414,73 Toplam
1.736.350,00 Davalı kabulünde olan miktar
111.064,73 Dava Tutarı
Dava tutarı 111.064,73 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı yan ise, davavı 284. 776,62 TL üzerinden açmıştır.
Tespit, görüş ve değerlendirmelerimizi sayın mahkemenize arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;
Davacı ile davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 12.09.2010 tarihli ve 2.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'in ise bu sözleşme ve artırım sözleşmeleriyle birlikte 2.550.000,00-TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu , davacının bu sözleşmeye dayalı olarak asıl borçluya beş ayrı proje bazında 2.400.000,00-TL'lik kredi kullandırıldığı ve bunların 12 ay eşit taksitte toplam 2.706.767,37-TL olarak geri ödemesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından nakit kredi kullandırımına ek olarak ayrıca 29 adet çek yaprağı sorumluluk bedeli karşılığı olarak 29.000,00-TL'nin depo edilmesi talep edilmiş ise de; hesap kat tarihi olan 01.11.2012 itibariyle çek yaprağı başına istenen bu tutarın hangi hesaptan verilen ve hangi seri numaralı çek yapraklarının blokesinin istendiğinin belgelendirilmemiş olduğundan talebinin yerinde görülmediği yönünde mahkememizce yapılan değerlendirme ile anılan talebin reddine ilişkin karar bozma kapsamında bulunmadığından bu hususta yeniden karar tesis edilmemiştir.
Davacı yanın kalan alacağını talep ederken taksitlerin ana parasını değil içinde kar payı da bulunan toplam taksit tutarını talep ederek buna gerekçe olarak ise; katılım bankacılığının uygulama biçimini ve bu bağlamda proje tutarının kar paylarının da kapsadığını ileri sürdüğü, somut olayda ; Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3.1. maddesinde, "katılım bankalarının verdikleri kredilerden kaynaklanan borçlar, kural olarak (özel durumlar hariç olmak üzere) her bir kredi için aylık veya Banka tarafından belirlenen vade dilimlerine göre belirlenen kar payları ile SMV, KKDF, masraf, komisyon ve sair ferilerin eklenmesi sureti ile tespit edilmiş olduğundan, kredi kullanımı ile birlikte kar payı tahakkuk edilerek Müşteri hesabına borç kaydedilir." 8.1.1. maddesinde, "Banka Müşteri'ye tanımış olduğu limiti, kısmen veya tamamen hammadde, aramamul, mamul, makine, techizat ve sair ekipman, emtia, altın, gümüş ve sair kıymetli maden, hisse, sisse senedi ve sair menkul kıymetler ile sermaye piyasası araçları ve sair nitelikteki taşınırlar ile elektrik, su, doğal gaz, telefon, faks, elektronik iletişim ve sair haberleşme ücretleri, bakım, tamir, onarım, depo, ardiye ve sair muhafaza, montaj, servis, işçilik gibi hizmet bedelleri, okul, kreş, kurs ve sair eğitim hizmetleri ve sağlık hizmetleri bedelleri ile bunlara ilişkin harç ve sair bedellerin, insan, yük, kargo ve sair taşımı ve nakliye bedelleri taksi, minibüs, otobüs gibi araçlara ait plaka, hat gibi hakların bedelleri, patent, marka, lisans, şerefiye, telif, yazılım gibi fikri ve sınai hak bedelleri, personel, sigorta, kira ve sair yükümlülüklere ilişkin bedeller gibi hakların ve hizmetlerin, arsa. Arazi, tarla konut, fabrika, mesken, bina, villa, devre mülk, devre tatil ve sair nitelikteki kayıtlı taşınmazlar ile kooperatif üyeliği, satış vaadi, Toplu Konut İdaresi, ... ve sair şirketlerdeki, Kurum ve Kuruluşlardaki üyelik hakkı, satış vaadi ile edinilen haklar ve sair tapusuz taşınmaz bedellerinin yurt içinde veya yurt dışındaki satıcılara ihracatçılara, imalatçılara ve sair kişilere ödenmesi suretiyle Müşteri'nin vadeli olarak borçlandırılması sureti ile kullandırılır." 20.4.2. maddesinde ise "Müşteri'nin borçlarının muaccel olması ve temerrüde düşmesi halinde, Müşteri temerrüt nedeni ile oluşan kar mahrumiyetlerini ödemekle yükümlüdür. Buna göre; borçların vadesinde ödenmemesi nedeni ile vade farkından kaynaklanan kar payı mahrumiyetlerini karşılamak üzere temerrüt tarihinden borcun tamamen tasfiye edilme tarihine kadar, Banka'nın ödenmeyen söz konusu krediler için her bir para cinsinden olmak üzere uyguladığı kredi kar payı oranına göre Banka tarafından belirlenecek tutardaki kâr payı mahrumiyeti gecikme cezası olarak Müşteri tarafından Banka'ya ödenecektir. Bu kâr payı mahrumiyeti üzerinden hesaplanacak BSMV, KKDF ve sair vergi, harç, fon, komisyon, masraflar ve sair ferilerde ayrıca ödenecektir. Ancak, talep, takip, tahsil tarihindeki Banka kredi kar payı oranı daha yüksek ise gecikme nedeni ile uygulanacak kar payı mahrumiyeti oranı hiçbir şekilde bu orandan aşağı olmayacaktır." hükümlerinin yer aldığı, bu sebeple davacı yanın vadesi gelmeyen taksitlere ilişkin kar payı ve ferilerini de talep edebileceği, buna göre mahkememizce bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 255.776,62-TL hesaplandığı, davalı vekilleri bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporuna itiraz ederek GKS'nin, TBK 20. Maddesi kapsamında genel işlem koşulu içerdiğini ve geçersiz olduğunu beyan etmiş iseler de; ... BAM 13. H.D nin 2019/1330 Esas ve 2021/431 Karar sayılı kararının son sayfasında; dava dilekçesi ile, haksız şart, genel işlem koşuluna aykırılık iddialarının ileri sürülmediği, bilirkişi raporuna karşı itirazları içerir beyan dilekçesinde ileri sürüldüğü, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, buna göre davacı yönünden dava dilekçesinin verilmesi ile iddianın değiştirilmesi, genişletilmesi yasağı başlamış olup davalının da açıkça iddianın genişletilmesine ve değiştirilmesine muvafakati olmadığından ve ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği hususlarının belirtildiği, o halde basit yargılama usulüne tabi eldeki davada cevap dilekçesi sunmayan davalıların bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile ileri sürdükleri genel işlem koşuluna ilişkin savunmanın davacının da açık muvakafate ilişkin bir beyanı bulunmadığından dinlenemeyeceği,yine davalılar vekilleri son celse beyan için süre talebinde bulunmuş iseler de HMK'nın 321. Maddesinde '' Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. ''hükmünün yer aldığı, yargılamanın basit usule tabi olduğu ve anılan hüküm uyarınca taraflara ayrıca süre verilemeyeceği, yine alınan raporun bozma ilamını karşıladığı, yargılamanın 2014 yılından beri devam ettiği, davalının süre talebinin kabulünün yargılamayı uzatacağı değerlendirilmekle davanın 255.776,62-TL tutar üzerinden kısmen kabulüne ve alacak davalılarca da belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
...İcra Müdürlüğünün 2012/23010 takip sayılı dosyasında davalı tarafın itirazının kısmen iptali ile; Takibin 255.776,62-TL yönünden devamı ile davalı tarafın bu miktara vaki itirazının iptaline,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,74 oranında gecikme faizi ile %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 51.155,32-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 17.472,10-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 4.863,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.608,80-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 9.444,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 8.482,60-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 40.366,49-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 4.863,30-TL peşin ve 25,20-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.888,50-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dair , taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere temyiz dilekçesi sunulmak suretiyle Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır