T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/543 Esas
KARAR NO : 2025/150
DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ..., ..., ... ve ... ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı, "..." unvanlı şirketin kurucu ortakları olduğunu, diğer müvekkilleri ... Şirketi, "..." unvanlı şirketin, kurucu ortağı olan ... Tic. Anonim Şirketi'nin ortaklık payını devraldıklarını, ...,'nun da şirketin kurucu ortaklar olan kardeşleri ... ile ...'yun ortaklık paylarını devir aldıklarını, ... Şirketi ile ...'ya yapılan pay devirleri şirket tarafından onaylandığını ve şirket pay defterine kaydedildiğini, ...Şirketinin ... ticaret siciline 22/03/2019 tarihinde yaptırmış olan tescil işleminde ...A.Ş.'nin unvanı ve ... ’yun ismi yazılı olduğunu, 27/07/2010 tarihi itibarıyla, "... Şirketi" unvanlı şirketin bütün kurucu ortakları olan ..., ...Anonim Şirketi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından şirketteki paylarının bir kısmının ( % 70’lık payın) satışı konusunda ... A.Ş. unvanlı şirket ile ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlı kişiler ile 27/07/2010 tarihli hisse satım ve alım sözleşmesi yaptıklarını, hisse satım ve alım sözleşmesinde sonra ... Şirketinin yapılan ilk olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarla değişen şirket esas sözleşmesi İstanbul ticaret sicilinde 18/10/2010 tarihinde tescil edildiğini, şirket paylarından bir kısmını satın almış olan ve 18/10/2010 tarihindeki tescil işlemi ile değişen şirket esas sözleşmesine göre “A grubu hisse sahipleri” olarak ifade edilen kişilerden ..., ..., ..., ... ve ... haklarında açılan kamu davası nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/01/2023 tarih ve E ..., K. ... sayılı kararı ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... Şirketinin tek paylı şirket haline getirilmesine ve o tek payın da Maliye Hazinesine verilmesine dair kararını “ B grubu hisseye sahip" olan müvekkilleri tarafından 03/07/2023 tarihinde öğrenildiğini, İdarelerin mahkeme kararlarına uymak zorunlulukları olduğunu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 23/01/2023 tarih ve ..., K. ...sayılı kararında, "... Şirketinin tek paylı şirket haline getirilmesine ve o tek payında Maliye Hazinesine verilmesi " şeklinde bir hüküm vermediğini, bu nedenle ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün,... Şirketi hakkındaki şirketi tek paylı şirket haline getirme ve o tek payında Maliye Hazinesine verme kararının, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararına aykırı olduğunu, kararın düzeltilmesi için başvuruda bulunulduğunu ancak cevap verilmediğini, ... ticaret sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi hakkında ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketi tek paylı şirket haline getirme ve o tek payında Maliye Hazinesine verilmesine dair kararı kanuna ve hadiseye uygun olmayan müdürlük kararı olduğundan, kararın düzeltilmesi için davalıya yapılan 17.07.2023 tarihli başvuruya davalının cevap verilmemek suretiyle başvuruyu reddetmiş sayılmasına karar verdiğinden, bu karara itiraz ettiklerini, itirazın kabulü ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün kanuna ve hadiseye uygun olmayan kararının düzeltilmesine, ... Şirketinin tek paylı şirket haline getirilmesi ve tek payın Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine dair kararı ile kararın tescilinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun 114/2 mad.gereğince 6102 sayılı TTK 34 maddesine göre, HMK m. 115/2 delaletiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ... E.... K. sayılı ilâmının da bu yönde olduğunu, huzurdaki davada, müvekkili müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini, nitekim Ticaret Sicili Müdürlüğünce, kamu makamlarının tasarrufları denetlenemeyeceği gibi huzurdaki davada olduğu gibi ticaret sicili müdürlüğüne husumet yöneltilerek tescil işleminin iptalinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, bir başka husus olarak da; tescil edilmiş hususların terkini ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile mümkün olduğundan bu itibarla da, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, tescil edilmiş hususlarla ilgili müvekkili müdürlüğün değerlendirme yaparak tescil edilmiş olgularının re'sen değiştirilemeyeceğini, davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca usulden reddedilmemesi halinde Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu olayda da, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün mevzuata uygun bir biçimde işlem tesis ettiğini, bu noktada; dava dilekçesinde de anlaşılacağı üzere, davanın (dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların) özünün ...'nin 14.03.2023 tarihli ve ... sayılı kararı olduğu vurgulanırcasına, işbu işleme ilişkin çeşitli iddialar davacılar tarafından ileri sürüldüğünü; yani davacıların tüm iddialarının temelini, müvekkili Müdürlüğün tescil işlemlerini talimatlandıran ... yazısı/işlemi oluşturduğunu, davacılar vekilinin hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği ... işleminin de, her idari işlem gibi, idarenin işlemlerinin hukukiliği karinesinden yararlandığını, idarenin talimatlarını sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkili müdürlüğün, talimat konusu olaya ilişkin, âdeta bir mahkeme gibi hareket ederek, araştırma yapmasının da hem hukuken hem de fiilen beklenemeyeceğini beyanla öncelikle davanın usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, davacılar ... , ... , ... , ..., ... ve ... davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine davacı gerçek şahıslar ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı ... AŞ'nin kurucu ortakları olduğunu, diğer davacı ... AŞ'nin , yine ... AŞ'nin kurucu ortağı olan ...AŞ'nin ...AŞ'deki ortaklık payını satın aldığını, davacı ... ayrıca dava konusu şirketin kurucu ortakları olan kardeşleri ... ve ...'yu ortaklık payını devir aldığını, davacılardan ... AŞ ile ...'ya yapılan pay devirleri şirket tarafından onaylanarak ...AŞ pay defterine kayıt edildiğini , 22.03.2019 tarihinde yapılan bu tescilde ... AŞ ortakları arasında davacı ... AŞ ve ... isminin yer aldığını, dava dışı , dava konusu ... AŞ'nin 27.07.2010 tarihi itibari ile ortakları olan ..., ... AŞ, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından şirketin paylarının %70'lik kısmını dava dışı ... AŞ ile ... , ..., ... , ..., ..., ... adlı kişiler ile 27.07.2010 tarihli hisse satım ve alım sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin yapılmasından sonra ... AŞ'nin ilk olağanüstü genel kurulunun 18.10.2010 tarihinde tescil istemi ile değişen şirket esaslarına göre A Grubu hisse sahipleri olarak ifade edilen ..., ..., ..., ...'ın haklarında açılan kamu davası nedeni ile ; Kayseri ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.07.2018 tarih ve ... Esas , ... Karar sayılı kararında; hisselerin müsaderesine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 21.01.2020 tarih ve ... sayılı kararında; ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesi ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile 23.01.2023 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... AŞ'nin tek paylı şirket haline getirilmesine ve o tek payın da maliye hazinesi adına tescil edilmesine dair verilen kararın B Grubu hisse sahibi olan davacılar tarafından 03.07.2023 tarihinde öğrenildiğini ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bahsi geçen kararındaki " ... AŞ'nin tek paylı şirket haline getirilmesine ve o tek payın da maliye hazinesine verilmesine" şeklindeki Yargıtay kararı İdare Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu , bu nedenle 17.07.2023 tarihli iadeli taahhütlü başvuru ile kanuna ve hadiseye uygun olmayan Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının düzeltilmesi ve neticesinden bilgi verilmesi talep edildiği halde, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 19.07.2023 tarihinde işbu belge alındığı halde 30 günlük süre içerisinde başvuru hakkında cevap verilmediğini, bu nedenle başvurunun reddedilmiş sayıldığını ve müdürlüğün işbu red kararı hakkında itiraz haklarının olduğunu, davacıların aleyhine açılan bir kamu davası ve hisselerinin müsaderesine ilişkin bir kararın bulunmadığını, davacıların iyi niyetli üçüncü kişi olup Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararında iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının saklı tutulduğunu iddia ederek, üçüncü kişilerin haklarının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ortadan kaldırılarak Maliye Hazinesine verilmesine, usul ve yasaya uygun olmadığı CMK'nun 225 /1 maddesi gereğince suçun faili olmayan 3. Kişiler hakkında karar verilemeyeceğini, haklarının ortadan kaldırılamayacağını, 6158 sayılı Kanunun 16.05.2022 tarih ve 7407 sayılı Kanun 16.maddesi ile değişik 19/3 maddesinde 1. Ve 2. Fıkra kapsamındaki şirketler soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar ... gözetiminde ... tarafından atanan yöneticiler tarafından ticari teammüllere uygun olarak basiretli tüccarlar olarak yönetileceği hükmünü içerdiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 23.01.2023 tarihli düzelterek onama kararı ile kovuşturma evresinin 23.01.2023 tarihinde sona erdiğini ve bu yasal düzenleme gereğince ...'nin atadığı yöneticilerin görevinin de 23.01.2023 tarihi itibari ile sona erdiğini belirterek TTK'nun 357.maddesindeki eşit işler ilkesi gereğince anonim şirketlerde pay sahiplerinin eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulması mecburiyeti bulunduğu halde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün eşit işler ilkesine uygun olarak karar vermesi gerekirken , ...AŞdeki tek paylı şirket haline gelmesi ve bu tek payın da maliye hazinesine ait olduğuna karar verilmesi TTK 391 maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırı bir karar olduğu belirtilerek , dava konusu ... sicil numarasına kayıtlı ...AŞ nin hakkında ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketi tek paylı şirket haline getirme ve o tek payında maliye hazinesine verilmesine dair Ceza Mahkemesinin kanuna veya hadiseye uygun olmayan kararına itibar edilerek işbu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edilmesine ilişkin müdürlük kararının , kararın düzeltilmesi için davalıya yapılan 17.07.2023 tarihli başvuruya karşı cevap vermeyerek reddedilmiş sayıldığından itiraz yolu ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün kanuna, hadiseye uygun olmayan kararın düzeltilmesine, ...AŞnin tek paylı şirket haline getirilmesi ve tek payın Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesine ilişkin kararın kaldırılması talep ve dava edilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplandıktan sonra dosyadaki deliller ve davacı yanın itirazları kapsamında davacıların Yargıtay 3 Ceza Dairesi nin yukarıda incelenen ...- ... sayılı kararı ve kapsamı ile Ticaret Sicil'den gelen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kararın kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden bilirkişi incelemesi bakımından dosya Bilirkişiler ..., ... ve ...'e tevdi edilmiş;
Alınan raporda;
"..Müsadere yönünden; yapılan yargılamaya, toplanan delillere , gerekçe ve mahkemenin takdirine göre aşağıda belirtilen sebepler dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Yönetim kayyımı atanan, ... ... Şirketi, ... İsimli şirketlerin,
A-İyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının saklı tutulması kaydıyla, müsaderelerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde yalnızca sanıkların şirketlerdeki paylarının müsaderesine karar verilmesi,
B-Uygulama maddesi olarak TCK'nın 54/1 maddesinin karar yerinde gösterilmesi ve ilgili şirketlerin hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Temsil kayyımı atanan; ... İsimli şirketlerin ...'ın hisselerinin müsaderesine karar verilirken uygulama maddesi olarak TCK'nın 54/6 yerine TCK'nın 54 maddesinin gösterilmesi ve anılan şirketlerde sanık ...'ın hissesinin bulunmadığının düşünülmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle bozulmasına, ancak yerinde yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMK'nın 303.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün müsadereye ilişkin K bendinde yer alan "Kayyım atanan ve kayyımlık görevi ... (...) 'na devredilen tüm şirketlerde sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ın hisselerinin TCK'nın 54.maddesi gereğince müsaderesine" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine K-1 bendi olarak "iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla; 1-... AŞ ... 24-...AŞ 25-...isimli şirketlerin TCK'nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin yazılması;
K-2 bendi olarak " sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın 1- ... Anonim Şirketinde bulunan hisselerinin TCK'nın 54/6 maddesi uyarınca müsaderesine" şeklinde bir bent eklenmesi;
Hüküm fıkrasının diğer bentlerinin buna göre kaydırılması,
Suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin düzeltilerek onanmasına, ...23.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi."
Tüm bu hususlar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, davalı ... Sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemin Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 23.01.2023 tarih ve ... sayılı kararına ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.26 hükmüne uygun olduğu neticesine ulaşılmıştır.
Netice :
Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, hukuki nitelendirme ve takdiri tamamıyla sayın mahkemeye ait olmak üzere;
Ticaret Sicil Müdürlüğünden tescil ve değişiklik talep etme yetkisine sahip ilgililer arasında anonim şirket ortaklarının sayılmadığı, ortakların yapılan tescil işlemine karşı ancak Ticaret Sicil Yönetmeliğinin madde 37 hükmü uyarınca müracaat edebilecekleri ve tescil ile yetkili ve yükümlü olan ilgililerin tescile davet edilmelerini Ticaret Sicil Müdürlüğünden talep edebilecekleri, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işlemine karşı mahkemede itiraz yoluna müracaat edemeyecekleri,
Davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan tescil işleminin Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 26 hükmüne, ... 14.03.2023 tarihli,...sayılı yazısına ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 23.01.2023 tarih ve ... , ... sayılı kararına uygun olduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ve bu karara dayanılarak ... tarafından ... AŞ'nin tek paylı şirket haline getirilmesi ve tek payın Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesine ilişkin kararın kaldırılması, esasen ceza mahkemesi kararına dayalı olarak şirket hakkında ... tarafından yapılan tasarrufların idari bir işlem olup, idari yargılama davasının konusu olacağından kuşku yoktur. Ancak davacılar Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Ceza Mahkemesi kararı ve ... kararları doğrultusunda şirketin tek kişilik ve mal varlığını sahibinin Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğuna ilişkin kararının Ticaret Sicil'de tescili işleminin itiraz yolu ile kaldırılması talep edilmiş ise de, verilmiş bulunan kararın kaldırılması için , Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmiş bulunan etkilerini ortadan kaldırılması ve ... tarafından verilmiş olan hukuki el koyma ve yönetimin atanması ve bu şirketin alınan kararlar doğrultusunda Maliye Hazinesi adına tesciline ilişkin kararının iptali yargısal kararlarla mümkün olup, itiraz yolu ile kaldırılması mümkün değildir.
Ticaret Sicil Müdürlüğünden tescil ve değişiklik talep etme yetkisine sahip olan ilgililer arasında anonim şirketlerin ortaklarının sayılmadığı, ortakların yapılan tescil ilamına karşı ticaret sicil yönetmeliğinin 37.hükmü uyarınca müracaat edebilecekleri ve tescille yetkili ve yükümlü olan ilgililerin tescile davet edilmelerini ticaret sicilden talep edebilecekleri, ticaret sicil müdürlüğünün tescil işlemlerine karşı mahkemede itiraz yoluna müracaat edemeyeceği, davalı ... sicil müdürlüğü tarafından yapılan tescil işleminin ticaret sicil yönetmeliğinin 26.maddesi hükmüne uygun olarak ...nin 14.03.2023 tarihli ve ... sayılı yazısına ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi ...Esas - ... Karar sayılı ilamı ile 23.01.2023 tarihli kararına uygun olduğu mahkememizce tespit edilmiş ve bilirkişi kurulu 02.10.2024 günlü raporu da bu doğrultusunda olduğu anlaşılmakla,davacıların ticaret sicil memurluğu kararına itiraz hakkı bulunmadığı gibi yapılan işlemin hukuka uygun olduğu , bahsi geçen kararlar ortadan kaldırılmadıkça sicil kayıtlarını ticaret sicil müdürlüğünün davacı yanın talebi doğrultusunda değiştiremeyeceği anlaşılmakla, zımni red kararının yerinde ve hukuka uygun olduğu mahkememizce benimsenmiş, davacı yan tarafından açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların açtığı Ticaret Sicil Memurunun işlemine itiraz yolu ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün kararının kaldırılması talebine ilişkin davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın düşümü sonucu kalan 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3- Dava ret ile sonuçlandığından, davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA
4- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine YEROLMADIĞINA,
5- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı , davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır