T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/567 Esas
KARAR NO: 2024/521
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 05/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... hizmet no’lu tesisatla uzun süredir enerji kullandığını ve bu güne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini, davalı kurum ile her hangi bir sorun yaşamadıklarını, müvekkil şirketin güç artırımı ve tesisatın alt kattan üst kata taşınması için gerekli bütün işlemleri yaptığını, davalı kurumdan onay aldığını, ancak davalı kurum onay vermesine rağmen kontrol için geldiklerinde herhangi bir gerekçe göstermeden dava konusu faturalardaki cezaları yazdıklarını, müvekkil şirkete gelen davalı kurum çalışanlarının müvekkilin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvekkiline 991.765,86-TL ve 76.680,01-TL'lik kaçak elektrik faturası yazdıklarını ve hiçbir fatura da tarafımıza tebliğ edilmeden müvekkilinin enerjisini kestiklerini, şirketin çalışamaz durumda olduğunu, resmi şekilde yönetmeliğe uygun bir kesme olmadığı halde sistemde kesme yapmış gibi gösterip bu dönemdeki kullanımı usulsüz ve kaçak gösterdiklerini, Ağustos 2023 dönemine ait iki kez ayrı ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirildiğini, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yapıldığını, son okuma tarihinden itibaren 23 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gidildiğini, 0.6 kulanım faktörünün çarpan olarak alınmadan hesaplama yapıldığını, müvekkilin davalı kurumun mevzuat hükümlerine aykırı olarak hesaplama yapması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olarak fazla tahakkuk ettirilen ve bir kısmı fazla tahsil edilen borcu ödeme yükümü altında olduğunu, müvekkilin enerjisinin kesildiğini ve enerjinin davalı kurumun tekelinde olduğunu, müvekkilinin başka bir yerden enerji alabilmesi ve bu fahiş miktarlı faturayı ödemesinin mümkün olmadığını, şu anda iş yerindeki faaliyetlerinin durduğunu, telafisi mümkün olmayacak zararlarla karşı karşıya bulunduklarını, davalı kurumun enerji dağıtımını tekelinde bulundurduğundan bu hususu kendisine cebri bir yaptırım olarak kullandığını beyanla dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını, bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğu başvurulmasının gerektiğini, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, davacıın EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.maddesinin 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayacın ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini, kesik kullanım yolu ile kaçak elektrik kullandığı elektrik bedeli ile ilgili olarak düzenlenen tutanağa istinaden tahakkuk düzenlendiğini, söz konusu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağınca belirlenen fatura tutarlarının ödenmediğini, düzenlenen kaçak elektrik tutanağının usul ve yasaya uygun olduğunu, dolayısıyla, düzenlenen kaçak elektrik tutanağının usul ve yasaya uygun olduğu açıkça ortada olduğundan mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, görevli mahkeme itirazlarının bulunduğunu beyanla, öncelikle davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddini, aksi kanaatte olunması halinde ise, dava dilekçesinde belirtilmiş olan haksız ve mesnetsiz itirazlar neticesinde davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
Dosyanın delillerini ... 'a yazılan müzekkere cevabı v.s tüm belgeler oluşturmaktadır.
Davacı vekilinin ihtiylati tedbir talebinin mahkememizin 07/09/2023 tarihli ara kararı ile kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından 160.300,00 TL teminatın mahkememiz dosyasına depo edildiği görüldü.
Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz ettiği, mahkememizin 14/11/2023 tarihli ek ara kararı ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile verilen tedbir kararının kısmen kaldırıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VEGEREKÇE :
Dava; kaçak elektrik tüketimine dayalı menfi tespit davasıdır.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekiline mahkememizin 10/07/2024 tarihli celse 2 nolu ara kararında; 01 Eylül 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun Hükümleri gereğince, konusu para olan istirdat ve menfi tespit davalarında da arabuluculuğa başvurulmuş olması 01/09/2023 tarihi itibariyle dava şartı olmakla, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin ara karara istinaden arabuluculuk tutanağına ilişkin bir belge sunulmadığı anlaşıldı.
Yapılan inceleme ve değerlendirmede; işbu davanın 05/09/2023 tarihinde açıldığı ancak davacı vekilinin 01 Eylül 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun Hükümleri gereğince arabuluculuğa başvuru yapmadığı ve arabuluculuk tutanak aslı ya da aslı gibidir onaylı suretini sunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile arda kalan 157,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça yatırılan teminatın HMK'nun 392/2. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden yahut ihtiyati tedbirin kaldırılmasından itibaren 1 ay içerisinde tazminat davası açılmaması halinde davacı tarafa iadesine,
7-Davalı kendini vekille temsil etmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği hesaplanan 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza