T.C
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/584 Esas
KARAR NO: 2024/463
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş dava dilekçesinde özetle; davalı ...'na ... no.lu poliçe ile sigortalı olan... plakalı aracın, 06.11.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarparak hasarına sebebiyet vermiş olduğunu, olayda... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkiline verilen % 50 kusura İtiraz ettiklerini, kaza sonucunda müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmiş olduğunu, talepleri üzerine hazırlanan ekspertiz raporunda müvekkiline ait araçta 22.766,02 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan 13.987,00 TL hasar ödemesinin mahsubu ile müvekkiline 8.778,44 TL hasar farkı ödemesinin yapılması gerektiğini, davalının hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi KDV tutarının tamamından da sorumlu olduğunu, bilirkişinin müvekkilinin aracının hasar bedelini hesaplarken, takılan parçaların belirtilen kanun ve mevzuata uygun yedek parça fiyatlarını dikkate alarak hesaplama yapmasını talep ettiklerini, aracın KDV dahil iskontosuz hasar miktarının esas alınması gerektiğini, onarım maliyetinin Yargıtay Kararları gereğince KDV eklenerek ödenmesi gerektiğini, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin aracının üst sekmen bir araç olduğunu, kaza tarihindeki 2. el piyasa bedelinin yüksek ve yaşına göre düşük bir kilometreye sahip olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı bedelinin hesaplanması için talepleri üzerine hazırlanan ekspertiz raporunda araçta 47.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, şirketçe 5.000,00 TL ödemede bulunulmuşsa da bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu nedenle bakiye 42.000,00 TL değer kaybı zararının müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyanla kısmi alacak davalarının kabulüne, dava konusu kazada müvekkilinin kusur bulunmadığından kusur durumunun tespitine, 100.- TL hasar bedeli ve 100.- TL değer kaybı olmak üzere şimdilik toplam 200.- TL'nin poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 30/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile ; 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL hasar bedelinin 5.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 1.258,9 TL hasar farkı olmak üzere artırarak toplamda 6.258,88 TL tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı belirsiz alacak talepli dava ikame etmişse de dosyada yapılan açıklamalardan ve davacı tarafın dava dilekçesinden de görüleceği üzere, talep miktarını maddi hasar için 8.778,44-TL, değer kaybı tazminatı için 42.000,00-TL olarak açıkça belirtilmiş olduğunu, bu nedenle HMK.'nun 107 ve 109 maddelerine dayanarak belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığından talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili kuruma yapılan ihbar üzerine, hasar gören araca ilişkin ... nolu hasar dosyasının açılmış ve müvekkil kurum tarafından atanmış eksper tarafından 24.11.2022 tarihli hasar ekspertiz raporunun hazırlanmış olduğunu, ekspertiz raporu ile tespit edilen 12.500,00 TL işçilik ücreti ve 1.487,58 TL parça bedeli olmak üzere toplam 13.987,58 TL maddi hasar oluştuğunun tespit edilmiş olduğunu, belirlenen tutardan davacının kazanın oluşumunda %50 kusuru tenzili ile 6.993,79 TL nin 09.02.2023 tarihinde davacı ... hesabına ödenmiş olduğunu, davacı tarafından her ne kadar bakiye hasar bedelinin talebi için dava ikame edilmişse de araç onarım bedelinin kendileri tarafından karşılandığına ilişkin bir iddia bulunmadığı gibi onarım faturasının da sunulmamış olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun; aracın onarılmamış olması halinde; değişmesi gereken parça-malzeme bedeli ile genel şartlara ve iskonto uygulanmak suretiyle belirleneceğini, araç onarılmış olması halinde ise aracın onarım bedeli kadar olduğunu, zira araç onarılmış ise onarım bedeline kadar ise sigorta şirketinin ancak o kadardan sorumlu olduğunu, davacının zararının layığıyla ve hakkaniyete+
uygun bir şekilde karşılanmış olup, fazlaya dair taleplerin reddini talep ettiklerini, başvuranın yetkisiz ve anlaşmasız serviste aracın onarımını gerçekleştirerek sigorta şirketinin iskonto uygulanmasına ilişkin hakkını elinden almakta ve gerçek zarardan değil, kendi fiili ile artırmış olduğu fiili zarardan sorumlu tutulmasını sağlamaya çalıştığını, dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin yalnızca iskonto uygulanmış bedel üzerinden sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafından herhangi bir onarım faturası vb. Evrak sunulmadığını, bu nedenle sigorta şirketinin, hesaplanan işçilik ve hasar bedeline ilişkin KDV'den sorumlu tutulmamasını talep ettiklerini, hasar gören araca ilişkin ... nolu hasar dosyası oluşturulup, eksper tarafından 06.06.2023 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporuna istinaden belirlenen 10.000,00-TL değer kaybı bedelinin, belirlenen tutardan davacının kazanın oluşumunda %50 kusuru tenzili ile 5.000,00 TL'sinin 23.06.2023 tarihinde davacı vekiline ödenmiş olduğunu, kazada ... plakalı aracın hasarlanan parçalarının orijinalliğini daha önce yitirmiş olup olmadığının tespiti gerektiğini beyanla davacının açmış olduğu haksız davanın ve faiz taleplerinin reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Dava; 06/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yabancı plakalı aracın kusuru ile meydana geldiği iddia olunan kazada davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı nedeniyle davalıdan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları ile kaza nedeniyle davacı aracında meydana geldiği beyan edilen hasar bedeli ve değer kaybının tespit edilerek sigortacılık mevzuatı kapsamında davacının davalı taraftan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarında, yine değer kaybı hesabında aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre, rayiç değerler belirlenirken yapılan araştırmalar da raporda belirtilerek ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması) ve davalı tarafça değer kaybı ile hasar bedeli adı altında yapılan ödeme de dikkate alınarak dosyada hesaplama yapılması amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler 10/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dava konusu ... no-lu poliçe ile Yeşil Kart Poliçesinden dolayı, dava konusu 06.11.2022 kaza tarihi itibariyle, davalı ...'nun sorumluluğu araç başına maddi teminat limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğu, “Sigortalıların katma değer vergisi mükellefi olduklarına bakılmaksızın zararın tazminine ilişkin sigorta şirketleri tarafından ödenen tazminatların katma değer vergisi dahil bedel üzerinden ödenmesi gerektiği” yönündeki, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın ... tarihli ... sayılı yönergesi ve özellikle muhtelif Yargıtay Kararlarında da aynı görüşlerin benimsendiği göz önüne alındığında, “hasar bedeli tespit edilirken, davalı şirket ile servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanmasının” doğru olmadığı, Sigorta şirketi ile anlaşmalı ya da yetkili servisler arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının, davacı sigortalı veya zarara uğrayan 3. kişiyi bağlamayacağı ve iskonto yapılmadan davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiği, KDV'nin de gerçek zarar kapsamında bulunması nedeniyle, sigortacının, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davacının gerçek zararını oluşturan KDV'nin de ödenmesi gereken tazminat miktarına dahil edilmesi gerektiği, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorunda olduğu, davalıya sigortalı .. plakalı otomobilin sürücüsü ...'in olayda %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ... plakalı kamyonet sürücüsü...'in olayda %50 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı kamyonetin kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV hariç 13.987,58 TL- %18 KDV dahil 16.505,34 TL ve KDV hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacıya ait ... plakalı kamyonet üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının Yargıtay içtihatlarına göre piyasa metoduna göre 20.000,00 TL hesaplandığı, Bu durumda; araçta tespit edilen KDV dahil 16.505,34 TL'nin %50 kusura göre 8.252,67 TL hasar bedeli ile araçta tespit edilen 20.000,00 TL'nin %50 kusura göre 10.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 18.252,67 TL'den, dava öncesi ödenen 6.993,79 + 5.000,00 = 11.993,79 TL'nin tenzil edilerek, bakiye 6.258,88 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği" yönünde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Eldeki dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasardan kaynaklanan hasar onarım bedeli ve değer kaybı alacağının, kazaya sebebiyet veren aracın dava dışı 3. Kişiye ait olan...yabancı plakalı araç olması nedeniyle davalı ...'sundan tazmini istemine ilişkin olup kazaya sebebiyet veren aracın yabancı plakalı ve yeşil kart sigortalısı olması nedeniyle talebin davalıya yöneltilebileceği ve davalı tarafından 6.993,79 TL hasar bedeli ile 5.000 TL değer kaybı bedeline ilişkin ödeme yapıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Ayrıntılı, gerekçeli, dosyada bulunan eksper raporu ile uyumlu ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davacı tarafın %50, dava dışı yabancı plakalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğu , anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
Hasar bedeli istemi yönünden yapılan incelemede; mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı aracında oluşan hasar bedelinin KDV dahil 16.505,34 TL olarak belirlendiği, İstanbul BAM 40. H.D nin ... esas, ...karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere tamirat hizmet bedeline KDV'nin yansıtılması gerektiği, fatura düzenlenmemiş olmasının ancak vergi usul hukuku bakımından bir tesirinin olabileceği, bu nedenle hasar bedeline KDV tutarının da eklenmesi gerektiği, yine İstanbul BAM 9. H.D nin ... esas ve ...karar nolu ilamında belirtildiği üzere; davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığı, davacının gerçek zararının belirlenmesi gerektiği, raporda buna göre hesaplanan 16.505,34 TL nin dava dışı yabancı plakalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden kısmından davalı tarafça yapılan 6.993,79 TL ödemenin düşülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Değer kaybı istemi yönünden yapılan incelemede; ... esas, ...karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05/09/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/03/2012 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21/01/2004 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı ve 03/02/2010 tarihli ve... esas, ...karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde, davacı yanın talep edebileceği değer kaybına dayalı maddi tazminat miktarının 20.000 TL olduğu, dava dışı yabancı plakalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden kısmından davalı tarafça yapılan 5.000 TL ödemenin düşülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan değerlendirme ve açıklamalar kapsamında davacı aracında meydana gelen toplam hasar ve değer kaybı bedelinin 36.505,34 TL olduğu, dava dışı yabancı plakalı araç sürücüsünün % 50 kusur oranı üzerinden davalı yanın 18.252,67 TL ile sorumlu bulunduğu, ödenen toplam 11.993,79 TL nin düşümü sonucu davalının 6.258,88 TL ödemesi gerektiği anlaşılmış ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nın 117/2. maddesine göre haksız fiil sahipleri, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşmüş sayılırlar fakat davalı burada haksız fiil sahibi olmayıp, sorumluluğu kanun gereğidir. O halde davalının temerrüdünü 2918 sayılı KTK'nın davalıya müracaat tarihinde yürürlükte bulunan 97. maddesine göre tayin etmek gerekir. Yani davacının davalı kuruma müracaat ettiği tarihten itibaren 8 iş günü geçmesi ile davalının ödeme yapıp yapmadığına bakmak icap etmektedir. Celp edilen hasar dosyasından davacının davalıya yapılan müracaatın tebliğ tarihinin tespit edilemediği ancak davalı yanca yapılan kısmi ödeme tarihleri uyarınca en erken temerrüdün 09.02.2023 tarihinde gerçekleştiği, kısmi olarak açılan işbu davada ıslah ile talep edilen miktar yönünden ıslah harcının yatırıldığı 30/05/2024 tarihinden itibaren temerrüt faizinin işleyeceği, yine davalı aracının ticari olduğuna dair bir tespit bulunmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair miktar bakımından kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
1.258,88-TL KDV dahil hasar onarım bedeli ve 5.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 6.258,88-TL'nin 200-TL'sine 09.02.2023 tarihinden itibaren , kalan 6.058,88-TL 'sine ıslah harcının yatırıldığı 30/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL peşin harçtan, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,7-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 6.258,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 12.150,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
7-Yargılama giderlerinden sayılan 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır