T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/591 Esas
KARAR NO : 2026/396
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.12.2021 tarihinde saat 14:53 sıralarında ... ilçesi, ... mahallesi, ... iş sahası içerisinde operatör ... yönetimindeki iş makinası ... ibareli lastikli kazıcı ile geri geri geldiği esnada park halinde bulunan ... plakalı aracı göremeyerek aracın sol ayna kısmından çarpması neticesinde iş kazası meydana geldiğini, davacı ... plakalı aracın kasko sigortasını düzenleyen kuruluş olup dava konusu kaza sonucu aracın almış olduğu hasarın onarım gideri olarak 13.287,51 TL'yi sigortalısına ödemiş olduğu ve bu hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatmış olduğu icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulmuş olduğu ve davacının itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava konusu .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlık; Davacı sigorta şirketinin kasko sigortası ile poliçesi bulunan ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ... plakalı araç arasında 20/12/2021'de meydana gelen trafik kazası neticesinde davalıdan rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, .... İcra dairesinin 2023/... takip sayılı takibe yapılan itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği hususlarında toplanmıştır.
Dava konusu İstanbul .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasında; davacı ... A.Ş.'nin davalı ... aleyhine 10/03/2023 tarihinde toplam 14.539,08 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizde görülmekte olan dava dosyası, 17/01/2024 tarihli celsede başvuruya bırakılmış, davacı vekilince 22/01/2024 tarihli dilekçe ile yenilenmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 30/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Yukarıda yapılan açıklamalara göre dava konusu kaza ile ilgili olarak,
1. Kazanın meydana geldiği alanın nizami park edilebilen bir park alanı mı yoksa iş makinası ile çalışma yapılan bir inşaat sahası mı olduğu belirsiz olduğundan kusur irdelemesi yapılamadığı,
2. Davacının dava konusu kaza nedeniyle uğramış olduğu zarar KDV dahil 13.287,51 TL olduğu,
3. Davacının kasko sigortası kapsamında bulunan hasarı sigortalısına ödediği, davalının kusurunun belgelenmesi halinde rücu hakkının bulunup bulunmadığının belirlenebileceği,
Kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor görüşü bildirmiştir.
Bilirkişiler ..., ... tarafından hazırlanan 20/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"a) Davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkının bulunduğu,
b) Davalının kazanın meydana gelişinde %25 oranında kusurlu olduğu,
c) Kusur durumuna göre 3.309,37.- TL. zarardan ve 317,70.-TL, işlemiş faiz sorumluluğu bulunacağı, kanaatine varılmıştır."şeklinde rapor görüşü bildirmiştir.
Huzurdaki davada davacı sigorta şirketince 20.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde dava dışı sigortalısına ödediği bedelin TTK 1472. Maddesi kapsamında davalıdan tahsili isteminde bulunulmuştur. Tüm dosya kapsamı, jandarma tutanağı, iş güvenliği uzmanı–operatör–araç sahibi imzalı tutanak, taraf beyanları ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan 20.02.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olayın 20.12.2021 tarihinde ... ilçesi sınırları içerisindeki ... iş sahasında meydana geldiği, davalı ... yönetimindeki iş makinesinin geri manevrası sırasında park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı iş kazasının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin dava dışı araç malikine ait ... plakalı aracı geçerli kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığı, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 21.02.2022 tarihinde 13.287,51 TL ödeme yaptığı ve bu ödeme ile TTK’nın 1472. maddesi gereğince sigortalının zarar sorumlularına karşı sahip olduğu haklara halef olduğu dosya kapsamındaki poliçe, ekspertiz ve ödeme belgeleri ile sabittir.
Kazanın meydana gelmesindeki tarafların kusur oranlarının ne olduğu ve davalının rücuen tazmin sorumluluğu bulunup bulunmadığı kapsamında hükme esas alınan ek bilirkişi heyet raporunda; olay yerinin aktif yol yapım ve iş makinesi çalışma sahası olduğu, bu alanın karayolu niteliğinde bulunmadığı, çalışma alanında işaretçi görevlendirilmesi, park alanlarının belirlenmesi ve yetkisiz araç girişlerinin engellenmesi gerektiği, buna rağmen park halindeki aracın çalışma güzergâhı içerisinde bırakıldığı, diğer yandan davalı operatörün geri manevra sırasında manevra alanını yeterince kontrol etmeksizin hareket ettiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi heyetince; davalı iş makinesi operatörü ...’ın %25 oranında kusurunun bulunduğuna dair tespit yapılmış, anılı tespitler olayın oluş şekline dosya içerinde mübrez tespit tutanağı ve diğer kayıtlarla uyumlu görülmekle mahkememizce de benimsenmiştir. Her ne kadar davalı tarafça aracın kör noktaya park edildiğini ve çalışma alanına izinsiz bırakıldığını ileri sürmüş ise de davalı sürücünün iş makinesi operatörü olarak geri manevra sırasında gerekli dikkat ve özeni göstererek manevra alanını kontrol etmek ve güvenli manevra şartlarını sağlaması gerektiğinden davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu iddiasına itibar edilmemiştir. Davalının kendi kusuru nispetinde oluşan hasar bedelinden sorumlu olması nedeniyle davacı sigorta şiketince dava dışı sigortalıya ödenen 13.287,51 TL hasar bedelinin davalının kusuruna isabet eden kısmının (%25'i) 3.309,37 TL olduğu, ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faizin ise 317,70 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 3.309,37 TL asıl alacak ve 317,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.627,07 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile devamına; fazlaya ilişkin istemin reddine icra inkar tazminatı talebi bakımından ise icra inkar tazmina alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden İİK 67.Maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 3.309,37-TL asıl alacak ve 317,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.627,07-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, asıl alacak 3.309,37-TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanması sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın talep koşulları yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın düşümü sonucu kalan 462,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 24.014,25 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 5.990,84 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.627,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça peşin yatırılan 269,85 TL ile 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin , davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 778,35 TL'nin davalıdan , 2.341,65 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)
Full & Egal Universal Law Academy