T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO :2025/385
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/12/2014
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı 17.07.2012 tarihinden kendi isteğiyle istifa etmek suretiyle ayrıldığı I7.09.2014 tarihini; kadar müvekkil şirket bünyesinde "Saha Satış Temsilcisi" olarak çalıştığını, davalının çalıştığı dönem süresince, görevinin mahiyeti gereği müvekkili şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunu, tüm müşterilerini ve fiyatlarını da de öğrendiğini, davalının, müvekkili şirketten hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin 17.09.2014 tarihinde kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığını ve ayrılmasından çok kısa bir süre sonra müvekkili şirket ile rakip bir şirkette işe başladığının haber alındığını, davalının sigorta kayıtlarının celbi ile rakip şirketin var olup olmadığı ve hangi sektörde faaliyet gösterdiğinin ortaya çıkacağını, davalının, rakip firmaya geçerken müvekkili şirketin müşteri portföyünden vc müvekkili şirketin ticari sırlarından faydalandığını, davalının taahhütnamenin birden fazla hükmünü ihlal ettiğini, taahhütnamedeki gizlilik hükümlerini de ayrıca ihlal edildiğini, müvekkili şirketin fiilen zarar görmesi şart olmayıp müvekkili şirketin korunabilir bir haklı menfaatin varlığı ve bu menfaatin müşteri ve iş çevresine nüfus eden çalışanı tarafından zarara uğrama ihtimalinin bulunması dahi cezai şartın talep edilebilmesi açısından yeterli olduğunu, bu bağlamda davacı müvekkili şirket tarafından, 03.10.2014 tarihinde .... Noterliğinden ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve davalı ...'ya imzasını havi "Rekabet Yasağı ve Ticari Sır Saklama Taahhütnamesi"ni ihlal teşkil eden iş faaliyetine ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde son vermesinin ihtar edildiğini, aksi takdirde ödemesi gereken cezai şart bedeli ve taahhütnamenin ilgili hükümleri hatırlatıldığını, ancak davalının .... Noterliğinden ... yevmiye numaralı müvekkili şirkete keşide ettiği cevabi ihtamamesiyle müvekkili şirket tarafından keşide edilen ihtarnameyi kabul etmediğini, belirttiğini, imzasını havi taahhütnameye ve Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddelerine aykırılık teşkil eden çalışmasına son vermediğini, bu halde davalının taahhüt ettiği cezai şartı ödemesi gerektiği izahtan vareste olduğunu ve bu taleple mahkememiz nezdinde iş bu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, sonuç olarak bu nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları sakil kalmak kaydıyla, davalının Rekabet Yasağı vc Ticari Sır Saklama Taahhüdüne aykırı hareket etmesinden kaynaklanan cezai şart bedelinin şimdilik 35.000- TL'sinin ihlal tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işçi sayılan kişinin, haksız rekabet yasağı sözleşemesinin ihlali nedeni ile açılan davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bu nedenle öncelikle bu konudaki itirazlarını mahkemize bildirdiklerini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/9-508 E. 2011/545 K. Sayılı kararında detaylı olarak konuyu incelediğini ve nihayetinde “Sonuçta; 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek ön sorun oyçokluğu ile aşıldıktan sonra işin esasının incelenmesine geçilmiştir.” Şeklinde görevli mahkemenin İş mahkemeleri olduğuna karar verdiğini, dava dilekçesinde belirtilen eklerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle dava dilekçesinde yer alan eklerin de taraflarına tebliğini talep ettiklerini, davacı şirket ile müvekkilinin çalıştığı şimdiki şirketteki görevi gereği portföy bölgelerinin farklı olduğunu, müvekkili davalının, davacı şirket bünyesinde 17.07.2012 tarihinde işe başladığını ve işten ayrılma tarihi olan 17.09.2014 tarihine kadar ... bölgelerinde Satış Temsilcisi olarak çalıştığını, davalı müvekkilinin şuan çalıştığı iş yerindeki görevinin daha farklı bir pozisyonda olduğunu, çalıştığı bölgenin ise Anadolu yakasında olduğunu, sözleşmelerde yer alan ve kişilik haklarına ve çalışma hürriyetine engeller koyan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin, işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye atılmaması şartıyla geçerli olduğunu, davaya konu sözleşmede, sadece yer konusu kısıtlatma değil ayrıca sektördeki birçok firmada çalışmanın yasaklandığını, ismi yazılamayanların da dahil edildiğini, bu tür sözleşmelerin tamamen değil, kısmen geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, yani sözleşmenin tamamının değil, kişilik haklarına aykırı ağır hükümleri kısmî butlanla sakat olması gerektiğini, müşterilere ait herkesçe bilinen ve kolayca erişilebilen bilgilerin ticari sır sayılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın herhangi bir zararının olmadığını, bu hususun ispata muhtaç olduğunu, işe almama baskısı ile aynı gün tanzim edilen Rekabet Yasağı sözleşmesinin serbest irade ile imzalandığından bahsetmenin hukuken mümkün olmadığını, davaya dayanak taahhütnamede, tek taraflı işçi aleyhine şartlar düzenlendiğini, işçi aleyhine düzenlenen tek taraflı cezai şartın geçersiz olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulduğu belirtilen ancak taraflarına tebliğ edilmeyen kararların ve dosya kapsamındaki raporların, emsal teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle söz konusu kararların somut olaya göre farklılık göstereceğinin dikkate alınarak, hükme esas alınmasının kabule şayan olmadığını, sonuç olarak bu nedenlerle; mahkememizin, görevsizliği yönündeki itirazlarının kabülünü, davacı tarafça, dava eklerinin taraflarına tebliğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişiler ...'in hazırlamış olduğu 11/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLER, TAHKİKAT VE GEREKÇE:
Dava; iş sözleşmesine dayalı rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhüdüne aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 13/10/2015 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2016 tarih ve 2015/14862 Esas 2016/553 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizden verilen 05/12/2018 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2020 tarih ve 2019/1828 Esas 2020/287 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin 2020/371 Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizden verilen 01/12/2021 tarih ve ... kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2022/4243 Esas 2023/3242 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin ... esas sayılı dosyasıyla yargılamasına devam olunmuştur.
Huzurdaki dava daha önce 27/06/2018 tarihli celsede işlemden kaldırılmıştır.. 6102 sayılı kanunun 4/2.maddesinde 7101 sayılı kanun ile yapılan değişiklik 15.03.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olup “...miktar veya değeri yüz bin TL'yi geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulacağı düzenlenmiştir. Dosyanın talep eden tarafça takip edilmemiş olması nedeni ile 27/06/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve sonrasında yenilendiği, 08/01/2025 tarihli celsedeki duruşmaya davacı vekilinin katıldığı duruşma gün ve saatinden haberdar olan davacı vekilinin 14/05/2025 tarihli duruşmaya gelmemdiği, duruşma gün ve saatinde mazeret dilekçesi de göndermediği, davacı vekilince mazeret dilekçesinin 14/05/2025 günü saat 11:17'de UYAP sisteminden gönderildiği oysaki duruşma saatinin 10:40 olarak belirlendiği ve bu hususun gerek 08/01/2025 tarihli duruşma zaptında gerekse UYAP sisteminde kayıtlı olduğu, 14/05/2025 günü saat 10:49'da yapılan duruşma sırasında davacının mahkememizde hazır olmadığı, mazeret talebini davanın duruşması yapıldıktan sonra gönderdiğinden değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı, davacı vekilinin belirlenen gün ve saatte duruşmada hazır bulunmadığı, davalı tarafın da davayı takip etmediğini bildirdiği görülmüştür. Davanın değeri ve ilk işlemden kaldırılma tarihi ile görüldüğü tarih itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu görülmekle; HMK'nın 320/4. Maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davaların birden fazla kez takipsiz bırakılamayacağı, eldeki davanın ise yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2021/1971 Esas, 2021/1733 Karar) anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Önceki celse duruşmaya katılarak duruşma gün ve saatinden haberdar olan davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, mazeret dilekçesi de göndermemesi nedeniyle HMK 150/1. Maddesine göre işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığından HMK 320/4. maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafın yatırdığı 597,75-TL'nin mahsubu ile arta kalan 17,65-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan 27,88 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık ücreti olan 30.000,00 TL 'nin davacıdan alınarak davalı vekiline ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda HMK 345/1. Maddesine uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır