T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/110 Esas
KARAR NO :2025/444
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:17/02/2024
KARAR TARİHİ:02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Müdürlüğü’nün ...-5 sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Paz. Ve Tic. Ltd. Şti.’nde %25 oranında pay sahibi olduğunu, %75 payına ise ... T.C. kimlik numaralı ...'nın sahip olduğunu, ... tarafından şirket hakkında müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini, kar yapmasına rağmen yapmadığını söylediğini, müvekkili tarafından yapılan araştırma sonrası, ...’nın ... Paz. Ve Tic. Ltd. Şti’nin markalı ürünü olan “...” markalı kozmetik ürününü, kendi adına tescil ettiğini, fakat bu markadan kaynaklı tüm iş ve işlemler için ... Paz. Ve Tic. Ltd. Şti’nin hesaplarını kullandığını ve tüm ödemeleri davalı şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, bu anlamda kendisine haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin ortak olduğu davalı şirketin aleyhine/zararına hareket ederek şirketi zarara uğrattığını, ... ve eşi ...’nın kurduğu ...’e aktarıldığı da farkedildiğini, müvekkilinin ... ile görüşerek hissesini bir bedel karşılığında devretmek istediğini bildirdiğini, ... hisseyi alma taahhüdünde bulunduğu halde telefonlara çıkmadığını, davalı şirketin hukuken tüm yetkilerini elinde bulunduran ve çoğunluk hissesine sahip ...’nın, davalı şirketin ve müvekkil şahsın aleyhine yürüttüğü işlemler/aldığı kararlar ortaya çıktığını, şirket müdürünün ibrası, şirketin tasfiye sürecine girmesi, şirkete tasfiye memuru atanması gibi önemli kararların alınacağı belirtilen, 17.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantı çağrı davet kağıdına ilişkin tebligatın müvekkiline yapılmadığını, dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından kötüniyetle var olmayan bir adres bildirildiğini ve böylelikle şirket için önemli kararların (şirketin tasfiyesi ve ...’nın ibrası) tek taraflı alınması sağlandığını, 17.11.2023 tarihinde yapılacağı iddia edilen, geçerli adres bildirilmeyen Olağanüstü Genel Kurul toplantısı davetinin iptali, yeni tertip edilecek toplantı tarih ve saat bilgisinin ve gündem maddelerinin yeniden bildirilmesine yönelik ihtarname gönderildiğini, konu hakkında müvekkiline dönüş sağlanmadığını, davalı şirketin 17.11.2023 tarihli 7 sayılı Genel Kurul Kararı ile 23.01.2024 tarihli Genel Kurul Kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmesini ve işbu tedbir kararının ilgili tüm kamu/ özel kurumlara Mahkememiz aracılığıyla bildirilmesini, yargılama neticesinde, davalı şirketin 17.11.2023 tarihli 7 sayılı Genel Kurul Kararı ile 23.01.2024 tarihli Genel Kurul Kararı’nın yokluk ve batıl olduğunun tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise anılan Genel Kurul kararlarının iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket Tasfiye Halinde ... ve Tic, Ltd. Şti., 08.01.2021 tarihinde, tek pay sahibi olan dava dışı ... tarafından, Şişli/İstanbul adresinde kurulduğunu, şirket paylarının *425'i, 19.07.2021 tarihinde ... tarafından ...'a, 24.11.2021 tarihinde ise ... tarafından davacı Şehnaz Zeyrek'e devredildiğini, davacı 17.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısına ilişkin çağrı davet kâğıdının kendisine tebliğ edilmediğini, toplantıdan haricen haberinin olduğunu belirttiğini, ancak TTK Madde 414 uyarınca Genel Kurul Toplantısına ilişkin çağrı ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi 31.10.2023 Tarih ve 10947 Sayılı Gazetede ilan edildiğini ve akabinde davacının bilinen ev ve iş adreslerine iadeli taahhütlü mektup yoluyla iletildiğini, ilanın kendisine tebliğ edildiğine ilişkin PTT alındı kâğıdı mevcut olup taraflarınca müvekkili şirketin İstanbul Ticaret Odası Sicil Evraklarına tasnifi amacıyla sunulmuş olduğunu, ayrıca davacı tarafın dava dışı ...'ya ve taraflarına .... Noterliği aracılığıyla 17.11.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı gönderdiği bu ihtarnamede “...No:40/A ... ... ... ... adresindeki işyerinde, 09.11.2023 tarihinde tebliğ edilen iadeli taahhütlü mektupla... ” yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısının kendisine tebliğ edildiğini belirtmiş olduğunu ve toplantıya katılması amacıyla kendisine vekil tayin ettiğini dile getirerek ilanın kendisine tebliğ edildiğini açıkça ikrar ettiğini, davacının haricen haberdar olduğu 17.11.2023 tarihli toplantıya vekil atayarak katılım sağlamaya çalıştığını ancak vekilin kendisine bildirilen adrese davacı tarafın yanlış adrese gittiğini beyan etmiş olduğunu, nitekim davacı taraf dava dışı diğer ortak ... ile sürekli iletişim halinde olduğunu, adrese gidildiği ve adresin bulunulamadığına ilişkin hiçbir iletişim kurmadığını, toplantının nerede yapılacağına ilişkin bilgi de talep etmediğini, davacı tarafça söz konusu maddi hata husumet yaratmak için bir gerekçe olarak kullanma yolu seçildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket'in kötü niyetle ve davacı tarafın genel kurula ilişkin haklarını kullanmasını önlemek amacıyla yapılmış bir eyleminden bahsetmenin söz konusu bile olmadığını, 17.11.2023 tarih 59186 sayı ile tasdikli ... sayılı Genel Kurul Kararın'da görülebileceği üzere TTK'nin 436/2 hükmü gereği Şirket Müdürü ... kendi ibrasında oy kullanamayacağından ve davacı taraf toplantıya katılmadığından ...'nın ibrası gerçekleştirilmediğini, davacı tarafın genel kurul toplantısına katılım gerçekleştirdiği ve ret oyu kullandığı senaryoda ise tasfiye kararının alınması yönünden bir engel bulunmamakta olduğunu, zira dava dışı ... şirkette 475 pay sahibi olup TTK madde 529-1 uyarınca madde 421/3 kapsamında tasfiyeye giriş kararının, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınabileceği açıkça hükmedilmiş olduğunu, dolayısıyla davacının beyanının aksine genel kurul toplantısına çağrı usulüne uygun olarak yapılmış olduğundan yokluk butlan ya da iptal edilebilirlik hallerini oluşturan bir hususun bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde belirttiği gibi müvekkili şirket'e .... Noterliği'nin 15.01.2024 tarih ... yevmiye numaralı bir ihtarname göndererek 23.01.2024 11.00'da gerçekleşecek Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında Bakanlık temsilcisi bulundurulması gerektiğini ihtaren bildirdiğini, davacıya cevaben .... Noterliğinden gönderilen 16.01.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede limited şirketlerin genel kurul toplantılarında bakanlık temsilcisine ilişkin hükümler uygulanmayacak olduğunu, dolayısıyla Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak Bakanlık Temsilcileri hakkında yönetmelik hükümleri de, limited şirketler için uygulama alanı bulmamakta olduğunu, davacının işbu kanuna aykırı ihtar ile amacının ne olduğu taraflarınca anlaşılmadığını, “...” markasının hiçbir zaman müvekkili şirkete ait olmadığını, haklarının tamamen ...'ya ait olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin “...” markalı ürünlerin satışını yapabilmek adına ... ... ve Satış Tic. A.Ş. "ye ait yer sağlayıcı ... üzerinden 11.01.2021 tarihinde mağaza açılışı yapmış ve 16.03.2021 tarihinde ise ürün satışına başladığını, tüm bu süreçler davacı tarafın şirket hisselerini devralmasından önce olup davacı şirket hisselerini devraldığında “...” markasının ... adına olduğunu, kullanım hakkının müvekkili şirketi adına olduğu bilinci ile hareket etmiş ve şirket hisselerini bu şartlar altında devraldığını, hal böyleyken ... markasının satışını yapan müvekkili şirketin karını şirket kasasına aldığını ve TTK hükümleri uyarınca %25'ini davacıya paylaştırdığı gibi giderini de şirket kasasına yansıtmış olduğunu, davacı, kendisine ait olmayan markayı sanki kendi adınaymış gibi şahsına ait sosyal medya hesaplarından paylaştığını ve markanın itibarından tek başına faydalanmaya çalıştığını, müvekkili şirketin ortağı ...'ya ağır hakaret ve ölüm tehditlerine varan suç eylemlerinde bulunduğunu, bu tarz eylemlerinden dolayı davacı aleyhine koruma tedbir kararına hükmedildiğini, davacının ... markasına ilişkin beyanları açısından “...” markası Türk Patent ve Marka Kurumu'na ... başvuru numarası ile 09.08.2022 tarihinde ... ve ... tarafından tecil başvurusu ile koruma altına alındığını, müvekkili şirketin hiçbir zaman ... markası satışı gerçekleştirmediğini, davanın hakkaniyetten ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ispat edilemediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan iş bu dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkememize davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 30.05.2025 günlü dilekçe ile davalı aleyhine açılan davadan feragat ettikleri beyan edilmiştir.
Davalı şirket vekilinin mahkememize sunduğu dilekçe ile; davacının davasından feragat etmesi halinde davacıdan masraf ve ücreti vekalet taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin sunduğu 30.05.2025 tarihli feragat dilekçesi doğrultusunda dosya ve kapsamının incelenmesinde, davacı vekilinin dosyada bulunan vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davalı vekilinin de feragat ve vazgeçme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 30.05.2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davalı vekilince davacı tarafın davadan feragat etmesine ilişkin beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin beyan dilekçesi ibraz ettikleri anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacı vekilinin davadan feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta ara karar kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair, taraf yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/06/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır