T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/119 Esas
KARAR NO 2025/386
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:21/02/2024
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı sigortalı ... A.Ş.'ne ait ... plakalı aracın ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesinin tanzim edilmiş olduğunu, 2. 02.09.2022 tarihinde firari sürücü sevk ve idaresinde bulunan davalı şirketin işleteni olduğu ... plakalı aracın, 23 no.lu binanın önünde park halindeki ... plakalı aracın sağ ön kısmından çarpması ve ... plakalı aracın çarpmanın etkisiyle arka kısımlarıyla, arkasında park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucunda, sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın kaza mahallinden ayrılarak 19 no.lu binanın önünde park etmesi sonucu maddi hasarlı trafık kazasının meydana gelmiş olduğunu, 3. Müvekkili şirketin yapılan ekspertiz sonucunda ... plakalı aracın kazadan doğan zararının tutarı olan 4.000,00 TL tazminatı 03.10.2022 tarihinde ödemiş ve bu miktarın borçlulardan talep edilmiş olduğunu, KTK.'nun 95/2. maddesi gereğince ve sigortalı araç sürücüsünün makul bir gerekçe olmaksızın kaza yerinden ayrılması/ kaçması sürücünün kimliği, ehliyet durumu, kazadaki alkol ve uyuşturucu etkisi hususunda denetime imkan verecek şartları ortadan kaldırıldığı gibi sözleşmeye de aykırılık yaratmış olduğundan, ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B/4-f maddesi gereğince müvekkili sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı sigorta ettirenden rücuen talep etme hakkı olduğunu, Bu nedenle davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ve yapılan itiraz sebebiyle takibin durmuş, arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da anlaşma sağlanamamış olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 04.02.2020 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında satın alınarak kiracı ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ne kiralanmış ve teslim edilmiş olduğunu, işbu nedenle davanın ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarını talep ettiklerini, Müvekkili şirketin aracı uzun süreli olarak kiralamış olduğundan işleten sıfatının bulunmadığını ve 2918 sayılı KTK.'nun 3. maddesine göre ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin işleten sıfatına sahip olduğunu, yerleşik Yargıtay Kararlarının da aynı görüşte olduğunu, husumet itirazları nedeniyle usulden reddini, davanın ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarına, müvekkili hakkında açılan hukuka ve yasaya aykırı, haksız itirazın iptali davasının reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili 01.11.2024 tarihli cevap dilekçesinden özetle; ... plakalı aracın 30.12.2019 tarihli Otomobil Kiralama Filo Yönetimi Hizmet Sözleşmesi kapsamında 36 ay süreli olarak ... ... A.Ş.'ne (“... A.Ş.") kiralanmış ve 08.02.2020 tarihinde kiracı şirkete teslim edilmiş ve Kiralık Araç Bildirim Sistemi'ne (KABİS) kayıtlı olduğunu, Aracın hali hazırda ... A.Ş. firması tarafından kullanıldığını, KTK.'nun 3. Maddesi gereğince ... A.Ş.'nin işleten sayılacağını ve işleten sıfatıyla sorumlu olacağını, müvekkili ... Oto A.Ş.'nin araç işleteni sıfatı bulunmadığını, Yargıtay Kararlarının da bu doğrultuda hükümlerinin bulunduğunu, Yargıtay kararlarına göre asla kabul anlamına gelmemekle sürücünün olay yerini terk etmesinin tek başına kazayı kapsam dışı yapmadığını, açılan davada sürücünün alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde olduğu, sürücünün olay yerinden uzaklaşarak şoför değişikliği yaptığı, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi hasarın ağırlaştığı gibi sebeplerin ortaya koyulmalı ve bunların ispatlanması gerektiğini, Davanın dava dışı ... ... A.Ş.'ne ihbar edilmesi gerektiğini, Savunmuş ve sonuç olarak; haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddine, haklarında hüküm kurulmamasına, Yasalar ve sözleşme uyarınca, davanın araç işleten sıfatını taşıyan dava dışı ... ... A.Ş.'ne ihbar edilmesine, ilgili Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazılarak ... plakalı aracın olay tarihindeki Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS) kaydının istenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... ... A.Ş. vekili 09.12.2024 tarihli cevap dilekçesinden özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... Taşımacılık ve İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nden kiralanmış olup, işi gereği sürücü ... beye tahsis edilmiş olduğunu, söz konusu araç sürücüsü ... Bey kaza sonrasında olay yerini terk etmemiş, yolun dar olması ve kimseye ulaşamaması sebebiyle aracını 20-30 metre ötedeki sokağa park etmiş ve daha sonrasında emniyet mensuplarını arayarak kimseye ulaşamadığını ve olay yerine gelerek tutanak tutmasını talep etmiş olduğunu, akabinde polis olay yerine gelerek tutanak tutmuş, ancak ... beyin beyanına göre kendisi emniyet mensuplarını çağırmasına rağmen, tutanağı hatalı bir şekilde olay yeri terk şeklinde tutulduğunu, oysaki kendisinin geceleyin kimseye ulaşamadığını, emniyet mensuplarını aradığını, araç maliklerine ulaşarak tutanak tutturmaya çalıştığını, ancak maddi imkansızlık sebebiyle bu şekilde işlem yaptığını belirtmiş olduğunu, Müvekkilinin aracının karışmış olduğu kaza “Maddi Hasarlı Trafik Kazası” olduğundan ve Bedeni Hasar meydana gelmediğinden, davacı sigorta şirketinin 3. Kişilere ödenen hasar bedelinin müvekkiline rücu edebilmesinin mümkün olmadığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesinin “sigortacının, “bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde” sigortalıya rücu edebilir hükmünde olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesinin, olay yeri terkinde sigortacıya rücu hakkını sadece bedeni hasarlı kazalar söz konusu olduğunda vermekte olduğunu, müvekkilinin aracının karışmış olduğu kaza "maddi hasarlı trafik kazası" olup, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Genel Şartlarının B.4.f maddesinde bedeni hasarlı kazalara yönelik olarak düzenlenen hükmün, maddi hasarlı kazalara kıyasen uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, nitekim madde metninde açıkça "bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" şeklinde bir düzenleme yapılmış olup, konu hakkında kesin olarak verilmiş güncel tarihli Yüksek Mahkeme kararlarının da bulunduğunu, söz konusu kararlar özetle; “Poliçe genel şartlarında maddenin kapsamının "bedeni hasar ile" sınırlandırılmış olup, düzenleyicinin yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almamış olduğunu, kural, riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında, sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınmasının mümkün olmadığı” hükmünde olduğu, müvekkilinin oğlu olan araç sürücüsünün zorunlu sebeplerle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olduğunu, salt olay yerinin terk edilmesi rücu sebebi oluşturmayacağını, kaldı ki müvekkilinin işleteni olduğu aracın sürücüsünün KTT'den de anlaşılacağı üzere olay yerini terk etmeyerek, araçların geçişine engel olmamak için hemen yan sokağa park etmiş, emniyet mensuplarının kendisinin çağırmış ve tutanak tutturmuş, zarar gören araç Malikleri ile geceleyin irtbata geçememiş, maddi imkansızlık sebebiyle geceleyin aracı orada bırakıp sabahleyin zarar gören araç malikleri ile iletişime geçmek üzerine olay yerine gelip araç sahiplerini bulmuş ve zararlarının karşılanması adına tüm evrakları kendilerine teslim etmiş olduğunu, polislerin tutanağı müvekkiline ait sürücünün yanında tutmasına rağmen olay yeri terk gibi yazılmasının tamamen hukuka ve hakkaniyete aykırı olmuş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının tamamı incelendiğinde de, sigorta şirketinin ödediği bedeli sigortalıya rücu edebilmesi için olay yerini terk eden sürücünün "haklı sebep olmaksızın" olay yerini terk etmesi koşulunun arandığını, ancak olayımız kapsamında, araç sürücüsünün haklı sebepleri ile olay yerinden ayrılmak "zorunda kaldığının" görüldüğünü Savunmuş ve sonuç olarak; davanın öncelikle müvekkili yönünden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosya suretinin Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Dava konusu ..., ..., ... plakalı araçların 02.09.2022 kaza tarihi itibariyle trafik tescil kayıtlarının Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere ile dava konusu ..., ..., ... plakalı araçlara ait TRAMER kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... Sigorta şirketine yazılan müzekkere doğrultusunda davaya konu 2022 T .../1 poliçe numaralı sigorta poliçesinin, şikayetçi ifade tutanağı, kaza tespit tutanağı, kaza beyan dilekçesi, ilgili savcılık dosyası, davalının hasar kabul beyanı, ekspertiz raporu ve hasara ilişkin faturalar, servis tutanakları, fotoğraflar, ödemeye ilişkin makbuz, ibraname ve benzeri belgeleri içeren sigorta şirketince açılmış hasar dosyasının istenilmiş olup verilen yanıtlarla kayıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından davalı ...aleyhine 13/12/2022 tarihinde 4.112,19 TL alacağa dayalı asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 15.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, dava konusu olayda heyetimiz, Davalı şirket ile ihbarı talep edilen şirket arasında 03.02.2020 tarihinde imzalanmış ve 09.02.2020 tarihli noterce tasdik edilmiş olan Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin tetkikinden, dava konusu ... plakalı aracın, sözleşme kapsamında araç maliki davalı ... A.Ş. tarafından, dava dışı ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ne 36 aylık bir süre için kiralanmış olduğundan, Dava konusu 02.09.2022 kaza tarihi itibariyle dava dışı kiracı ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin uhdesinde ve fiili tasarrufunda olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla söz konusu Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin Uzun Süreli Kira Sözleşmesi olduğunun ve KTK.'nun 3. maddesi ve yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda, dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihindeki işleteninin, aracın maliki davalı ... A.Ş.'nin değil, davanın ihbar edilmesi talep edilen kiracı ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle dava konusu zarardan işleten sıfatıyla kiracı ... Taşımacılık ve İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu, Davacıya sigortalı olduğu anlaşılan ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün 90100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Kazada hasar gören nizami park halindeki ... ve ... plakalı araçların sürücülerinin kusursuz olduğu, 5. Dava konusu ... plakalı araçtaki hasarın onarımı nedeniyle davacının uğramış olduğu zarar tutarının 4.000,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 15.11.2024..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 03/03/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporundan özetle;"....Yapılan inceleme Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sayın Mahkemenizin talimatları ve itirazlar doğrultusunda yapmış olduğumuz araştırma ve inceleme sonucunda, dava konusu olayda heyetimiz, 1. 30.11.2023 tarihli Yargıtay Kararı doğrultusunda, sadece bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse, sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunduğu, bu durumda ise rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün sigortalıda olduğu, sigortalının kaza yerini ancak Genel Şartların B.4.f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlaması halinde rücu durumundan kurtulacağı, 2. Ancak dava konusu somut olay, bedeni zarara değil, maddi zarara sebebiyet verilen bir trafik kazası olduğundan, rücu koşullarının dava konu somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu etme hakkının bulunmadığı Görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu ek bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 03.03.2025 şeklinde ek görüş bildirmişlerdir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın, 02.09.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı yaptığı ödemenin KTK 95 ila ZMM Trafik Sigortası Genel Şartlarının B4-f kapsamında sigortalısından rücu isteminin yerinde olup olmadığı, davalının işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği hususlarında toplandığı görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ... sayılı ilamında;
''Uyuşmazlık, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin içe rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir.
Sigortacı, KTK 95/2. maddesi ve ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına dair halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının kendi sigorta ettirenine karşı açtığı içe rücu davası ile sigortacının sözleşme ve kanun gereği sigorta sözleşmesinin diğer tarafını oluşturan sigorta ettirene karşı defi hakkına dayanarak kendi âkidine dönmesi sağlanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesinden almaktadır.
Zarar görene ödeme yapan sigortacının daha sonra işletenine rücu edebileceği haller, işletenin sigorta korumasından yararlanmasının uygun görülmediği, başka bir deyişle bu korumanın dışında bırakılmış olan hallerdir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmadığından sigorta şirketi bu nedene dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir. (Ünan, Samim, "Motorlu araç sigortalarında sürücünün kaza yerinden ayrılması-II",https://sigortacigazetesi.com.tr/motorlu-arac sigortalarinda-surucunun-kaza-yerinden-ayrilmasi-ii/) Olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açıktır. Sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de, alkol raporu düzenlenemez. (Misili, Sinan: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Uyarınca Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Davası, TBB Dergisi 2017 (133), s. 638) 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. Dolayısıyla uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir.'' denilmekle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğuna dair karar verilmiştir.
Yargılamaya konu olayda, davacı tarafça Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4.f maddesine dayanılarak rücuen tazminat talep edilmiştir. ... plakalı aracın 02/09/2022 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın park halinde bulunan ... plakalı araca ve ... plakalı araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı 3. Kişiye ödenen tazminatın ZMMS genel şartlar B4'e göre olay yeri terk sebebiyle sigortalısından rücuen tazmini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça aracın uzun süreli kiralama sözleşmesine konu olması nedeniyle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığı yönünde husumete itirazda bulunulmuş ise de Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/ 8353 Esas, 2019/6270 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceğinin öngörüldüğü, davalı şirketin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorun olduğu ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı şirket sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle Davalıya ait aracın kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işleteni olsa da KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir. Aynı husus İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2024/ 1016 Esas 2024/1118 Karar sayılı ilamında da ''... davacı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle 3.kişilere ait araçlarda meydana gelen hasar bedeli, zarar görene ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının 4/d maddesi kapsamında sürücünün alkollü olduğu ileri sürelerek ödenen tazminatın sigorta ettirenden (sigortalıdan) rücuen tahsili için bu dava açılmıştır. Davalıya ait aracın kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işletenidir. Ancak KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir.'' denilmek suretiyle vurgulandığı görülmekle eldeki uyuşmazlıkta da davalının husumete yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı adına kayıtlı araç sürücüsünün park halindeki araçlara zarar verip olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen olayda teknik bilirkişilerce inceleme yapılmıştır. Olay yerini terk etmesi sonucu alkol raporu ve kazanın oluşuna etki edecek hususlara ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşılmasına göre oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/535 E. 2024/1499 K) yerleşik yargıtay ve istinaf ilamlarında da belirtildiği gibi ilgili bedeni hasarlara neden olan kazalarda şeklinde başlaması olay yeri terke dayalı rücu sebebinin sadece bedeni hasara dayalı kazalarda uygulanacağı anlamını taşımadığı bilakis maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücülerin olay yerini terk etmemeleri gerektiği, maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücünün olay yerini terk etmesinin doğrudan rücu sebebi sayılacağı anlamına geldiği anlaşılmıştır. (... 11. Hukuk Dairesi 2021/314 Esas, 2023/73 Karar; .... Hukuk Dairesi ...) Yukarıda yer alan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ... sayılı ilamı ile de istinaf mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık mahkememiz kabulü gibi giderilmiştir. Dosyada mübrez delillerin tetkikiyle tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre düzenlenen hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporları kapsamında davalı araç sürücüsünün olay yeri terk ettiğinin sabit olduğu, mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte ve denetime açık tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre davalıya ait araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84/ı bendine aykırı davranarak %100 oranında kusurlu olduğu, bu kusura davacı şirket tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen 4.000,00-TL onarım tutarının kaza şekliyle ve meydana gelen hasarla uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davacının ödediği bedeli sigortalısı davalıdan tazmini talebinin haklı olduğu, rücuen tazminat davalarında ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği, ödemenin 03/10/2022'de davacı sigorta şirketince dava dışı zarar görene hasar bedellerinin ödenmiş olduğu icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarı talebinin yerinde olduğu ve tarafların tacir olması göz önünde bulundurularak avans faizine hükmedilebileceği ve takipte de avans faiz istenildiği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, haksız fiil nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olan eldeki davanın yargılamayı gerektirdiği, alacağın likid olmadığından İİK 67/2. Maddesi şartları oluşmadığı anlaşılmakla; icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik davanın kabulüne ancak icra inkar tazminatı talebi şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-1-Davanın KABULÜNE; İİK.67/1. Maddesi uyarınca .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan İTİRAZIN İPTALİ ile, 4.000-TL asıl alacak ve 112,19-TL işlemiş faiz ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili için TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 13.889,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
5-Davalı taraf tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 4.112,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL karar ve ve başvurma harcı olan 427,60 TL toplam 855,20 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Devletçe karşılanan 1.680 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır