T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/124 Esas
KARAR NO :2025/838
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/02/2024
KARAR TARİHİ:03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile davalı arasında 24.08.2023 tarihinde üyelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davalıya internet üzerinden hizmet verilmiş olduğunu, sistem davalının kullanımına açıldığını ve davalı, müvekkili şirketin sistemi üzerinden giriş yaptığını, müvekkili şirket sistemi davalının kullanımına açarak, sözleşme edimlerinin tamamını yerine getirdiğini, verilen hizmete karşılık borçluya fatura gönderildiğini ve bu fatura bedelinin vadesinde ödenmediğini, ödemekle yükümlü olduğu bedelin sözleşme ile belirlenen tarihte ödenmemesi üzerine borçlu hakkında .... İcra Dairesinin 2023/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, Beyan ederek; a) İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... davalı ... aleyhine 27/09/2023 tarihinde 18.000,00 TL asıl alacak 372,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.372,82 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi ... 05/05/2025 tarihli raporunda '' Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, 2. Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı, 3. Davacının ticari defterlerine göre 27.09.2023 takip tarihi itibariyle 18.000,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, 4. Davacının alacağının, toplamı 18.000,00TL olan 1 adet faturanın bakiyesinden kaynaklandığı, 5. TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı bağlamında taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tanzim edilmiş faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, 6. Davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu nazara alınarak 27.09.2023 takip tarihi itibariyle davacının 18.000,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, 7. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.6. maddesi kapsamında vade tarihinden itibaren ödemenin fiilen yapıldığı tarihe kadar aylık 3 oranında gecikme faizi yürütüleceğinden 27.09.2023 takip tarihine kadar aşağıdaki gibi 396,00TL gibi işlemiş avans faiz hesaplandığını, ancak davacı takip alacaklısı takipte 372,80TL işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği takibe 396,00TL işlemiş faiz üzerinden devam olunabileceğini, 8. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 636 oranında aksi faizi yürütülebileceği, Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim.05.05.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 18.000,00-TL fatura asıl alacağı ve 372,82- işlemiş faiz üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040)
Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar ve faturaların tetkikine göre, davacının icra takibine konu ettiği 28.08.2023 tarih ... numaralı 18.000,00-TL bedelli e-ticari fatura alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça rapora itiraz edilmediği, davalının fatura nedeniyle olan borcunu ödediğini ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu faturaya dayalı asıl alacak bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmıştır. İşlemiş faiz isteminin icra takibinde talep edilmiş ise de yargılama konusu edilmediği ve talep olunmadığı anlaşılmakla dava dosyamızda talep edilen asıl alacak sabit olmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından da alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 18.000,00-TL asıl alacak bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2.maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 3.600,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.229,58 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 801,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 6.235,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza