T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/125 Esas
KARAR NO :2025/160
DAVA:Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/02/2024
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davalı şirketin, müvekkili şirketin tasarrufunda bulunan ... mah. ... sok. No:14 ...- .../.... Adresindeki SERBEST ANTREPO KAPALI ALANINDA sözleşmede belirtilen yer ve büyüklükteki alanı ,kendileri ile imzalanan 12.04.2016 tarihli lojistik hizmetleri sözleşmesi uyarınca kiralayan sıfatı ile kullandığını, İş bu sözleşmenin sona erdirileceğinin, müvekkili şirkete, davalı tarafın göndermiş olduğu ... 11. Noterliğinin 04.Haziran.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarı ile feshin de 5 ay sonra geçerli olması koşuluyla bildirildiğini, ... İtfaiye Daire başkanlığı'nca tutulmuş 25.07.2018 tarihli rapora göre bölgede yaşanan yoğun yağışların etkisi ile davalı şirket tarafından bu depoya yerleştirilen ürün kolilerinin bir kısmı suyla temas ederek zarar gördüğünü, bu olaya ilişkin olarak meydana gelen zararın tespiti noktasında davalı şirketin sigorta şirketi tarafından ... 1.Sulh Hukuk mah. ... Değ. İş sayılı dosyası ile ,Sonrasında da müvekkili şirketin, yer sahibi olarak, ... 3. Sulh Hukuk mah. ... Değ. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, müvekkili şirket tarafından,davalı şirketin ek depoya yerleştirmiş olduğu ve daha sonra yaşanan su baskınına maruz kalmış olan ürünlerinin veya su baskınında zarar görüp görmediği noktasında şüpheli olup bilirkişi tespitine konu edilen ürünlerin ek depodan çıkartılması en son olarak .... Noterliği'nin 26.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile davalı şirketten yeniden ve kesin olarak talep edildiğini, ancak davalı şirket hiç bir geçerli sebep göstermeden EK DEPO ve Aynı zamanda yine su baskınında zarar gördüğü iddia edilen ve ek depodan çıkarttıkları ürünleri koymuş oldukları ana deponun "Karantina Bölgesi" nde yer alan ürünlerini dava tarihi itibari ile halen tahliye etmediğini, Davalı şirketin, ... 11. Noterliğinin 04.Haziran.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarı gereği olarak 12.04.2016 tarihli lojistik hizmetleri sözleşmesi uyarınca kiralamış oldukları ana depoda yer alan alanı ve depoda yönetim, sipariş ve sair idari faaliyetler için kullandıkları konteynerleri de 05.11.2018 tarihi itibari ile boşaltmışlar ve ürünlerin tahliyesini gerçekleştirmişlerdir. Tahliye esnasında bu yerlerde bulunan su baskınına maruz kalan ürünlerin de tahliyesi taahhüt edilmesine rağmen tahliye edilmediğini, Ek depo ve ana depoda" karantina bölgesi" alanı için yer alan ürünler için depo kullanım ve hizmet bedeli olarak kısmi dava açmış olduklarını dava sonunda bu bedel antrepo piyasasına göre 2.500.000 TL.'ye ulaşabileceğini ,bu sebeple davalı şirketin yaşadığı konkordato sürecinin var olduğuna ilişkin duyum aldıklarını, ortaya çıkacak bedelin tahsilinde zorluk yaşanması ihtimali mevcut bulunduğundan yaklaşık alacak miktarımız kadar davalı şirketin menkul,gayrimenkul malları üzerine satış,devir ve temlikinin yasaklanması veya davalı şirketin teminat göstermesini noktasında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın huzurdaki dava ile depo kullanım ve hizmet bedeli talep ettiği ürünler ile ilgili davalı müvekkili şirket tarafından, davacı şirket ve sigorta şirketlerine karşı tazminat davası ikame edildiğini, bahse konu dava derdest olup zarar gören ürünler ile ilgili tahliye kararı verildiğini, söz konusu malların hasar gördüğünü, bu nedenle tahliyesi de mahkeme kararı olmaksızın mümkün olmadığını, davacı şirket için devam eden bir konkordato süreci olmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası davacı yan ve davalı müvekkili şirket tarafından istinafa taşındığını, istinaf incelemesi T.C İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2023-1089 E. Sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, Dolayısı ile bahse konu dava henüz kesinleşmediğini, davacı yanın huzurdaki dava ile depo kullanım ve hizmet bedeli talep ettiği müvekkili şirkete ait ürünler bizatihi davacı yanın kusuru nedeni ile zarar görmüş ve müvekkili şirket madden ve manen zarara uğradığını, bu sebeple de müvekkilin şirketin kusuru olmaksızın zarar gören ürünlerin davacı yana ait depoda bulunması neticesinde davalı müvekkil şirketten faiz, depo kullanım ve hizmet bedeli talep edilmesinin kabulü mümkün olmadığını, davanın reddini, bu konuda ifade ettiğimiz tüm hususlar tanık ifadeleri ile ispatlanabileceğini, davacı tarafın tüm talepleri ile davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
Taraflar arasında imzalanan 12.04.2016 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi'nin aslı gibidir suretini mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyanın takip talebi mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
.... ATM ... E., ... K. Sayılı dosyaya ilişkin Tehir-i İcra Talepli İstinaf Dilekçesini mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 12.04.2016 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi kapsamında kiracı olarak bulunduğu iddia edilen davalının ... mah., ... Sk. No:14, ... adresinde bulunan deponun boşaltılmaması nedeniyle davacının davalıdan depo kullanım hizmet bedellerinin tazmini istemine yöneliktir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Huzurdaki davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflarca varlığı kabul edilen 12.04.2016 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi kapsamında ... mah., ... Sk. No:14, ... adresinde bulunan deponun boşaltılmaması nedeniyle davacının davalıdan depo kullanım hizmet bedellerini talep edip edemeyeceği, .... ATM ... sayılı ilamında belirtilen alacak miktarı üzerinden ticari faiz talep edip edemeyeceği aralık 2018 tarihinden dava tarihine kadar depo kullanım ve hizmet bedellerinin talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı görülmüştür. Davacının iddiasının deponun kullanımına yönelik kira sözleşmesi akdinin sona ermesine rağmen taşınmazın boşaltılmaması nedeniyle oluşan zararının tazminine yönelik eldeki davayı ikame ettiği, haksız işgal tazminatına ilişkin görevli mahkemeye yönelik olarak ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15/03/2016 tarihli 2016/3248 Esas 2016/3118 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi "eldeki davada istenen el atmanın önlenmesi ve ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 683. ve 995. maddelerine dayandırıldığı; her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir." denilmek suretiyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna işaret edilmiştir.
Yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1176 Esas, 2024/694 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi eldeki davada taraflar arasında kira ilişkisi bulunmaksızın ve herhangi bir hakka dayanmaksızın kullanıldığı iddia edilen alana ilişkin haksız işgal tazminatı talepli olması sebebiyle eldeki yargılamadaki uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin HMK'nın 2. Maddesi uyarınca görevli olduğu anlaşıldığından davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır