T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/134 Esas
KARAR NO : 2025/679
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 19/02/2016
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına yapılan yargılama sonunda verilen karar İstanbul BAM. 44. HD'nin 14/12/2023 günlü 2020/2021 E 2023/1605 K. Sayılı ilamı ile kaldırılarak yine mahkememizin 2024/134 sayılı esasına kaydı yapılan dosyanın yapılan açık yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile ... San,Tic.Ltd. Şti. arasında 10.09.2015 tarihli protokol yapılarak müvekkile teslim edilecek mallar karşılığında 08.10.2015 tarihli 120.000, 00 TL tutarlı ... Bankası ... Sitesi Şubesi ...-7 no.lu hesaba havaleli ...no.lu çek, 10/11/2015 tarihli 90.000,00 TL ... Bankası ... Sitesi Şubesi ... no.lu hesaba havaleli ... nolu çek, 25.11.2015 tarihli 90.000,00 TL ... Bankası ... Sitesi Şubesi ...-7 no.lu hesaba havaleli ... nolu çek verildiğini, Protokolde çeklerin ... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin ....ne 2015 yılı içinde peyder pey teslim edilecek ticari mallara karşı teminat olarak verildiğini ve mal tesliminde aksaklık olması durumunda, teslim edilen mal miktarı dışındaki bedelsiz kalan çekin karşılığı olan mallar teslim edilene kadar ciro edilemeyeceği gibi tahsil edilemeyeceğini kabul ettiğini, ancak protokole konu mallar şirketin mali durumunun bozulması nedeniyle ... söz verdiği malları teslim edemediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını, 31.10.2015 tarihli protokolle davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. söz konusu 3 adet çeki, kullandıkları kredilerin teminatı olarak ..., ...'a verdiğini, bankalar ile kredi borçları yapılandırma sürecince olduğunu, kredi borcunun protokol ile yapılandırmasını takiben çekleri bankadan alarak müvekkilim şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ... müvekkiline söz verdiği malları teslim etmediğinden çekler bedelsiz kaldığınıf ancak çeklerin iade edilmediğini, dava konusu 10/11/2015 tarihli 90.000,00 TL tutarlı ... Bankası ... Sitesi Şubesi ... nolu hesaba havaleli 812 8 520 nolu çek davalı ... A.Ş 'ye Kredi borcunun teminatı olarak verildiğini, Davalı ..., dava konusu çeki kredi borcunun teminatı olarak yani rehin cirosu ile aldığını, teminat olarak verilmiş olan çek kambiyo senedi vasfında olmadığını, ve onu elinde bulunduran davalı banka da yetkili hamil olmadığını, çeklerin bankaya rehin teminat cirosu ile devredilmesi yasaya aykırı olduğunu, rehin teminat cirosunun bir hükmü olmadığından çeki elinde bulunduran davalı banka meşru hamil olmadığını, davalı bankanın çeki verdiği krediye teminat olarak yani rehin amacıyla ciro aldığının şüphesiz olduğunu, çekte rehin cirosunun batıl olduğunu, banka çekin yetkili hamili olamayacağından taraflarından alacağı talep hakkı da olmadığını, delil listesi ekinde ibraz edilen protokollerden açıkça davaya konu çekin davalı bankaya teminat olarak verildiği ve siparişlerin zamanında teslim edilememesi yüzünden bedelsiz kaldığı anlaşıldığını, Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatlarına göre davalı banka yetkili hamil olmadığını, çekte Rehin cirosunun batıl olduğunu, müvekkili şirketin, halen aktif olarak ticaret yapan orta ölçekli bir şirket olduğunu, karşılığında sipariş ettiği malları teslim alamaması nedeniyle bedelsiz kalan çekleri ödemek zorunda kaldığı takdirde tamiri imkansız zararlar ortaya çıkacağını, müvekkilin 90.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu çekin tarafımıza iadesine, dava konusu çekin iadesine, yatırılacak teminat mukabilinde çekin tahsilinin, icra takibine konu edilmesinin, 3. kişilere devir, temlik ve cirosunun önlenmesi zımnında ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yetkili hamil olup, dava konusu çekin kambiyo senedi vasfında olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde çekte gerekli unsurların tamamının bulunduğu ve çekin kambiyo senedi vasfının taşıdığını görüleceğini, çekin müvekkili tarafından teminat/rehin amacıyla ciro alınmamış , temlik cirosuyla temlik alınmış olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında kredi sözleşmesi olup, kredi borcuna mahsuben müvekkiline ciro ve temlik edildiğini, çekin müvekkili tarafından takibe konulmuş ve davacı tarafça açılan takibin iptali davasının reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olup mücerretlik ilkesi uyarınca davacının beyan ve iddialarına bağlı olmadığını, bildirerek davacının tedbir talebinin reddi, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilin 18/12/2019 tarihli karar ile '' Huzurdaki davada uyuşmazlığın; davalı hamil/ banka tarafından davacı/ keşideci şirket aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak 10/11/2015 tarihli 90.000-TL bedelli çekin bedelsiz olduğu iddiasının davalı/ lehtar ... şirketi ile davalı bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacı yanın bedelsizlik ve rehin cirosu iddialarına dayalı menfi tespit istemine cevaz verilip verilemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın niteliği gereğince öncelikle menfi tespit istemine konu çek kapsamında davada ispat yükü üzerinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere kambiyo senedi niteliğinde olan çek, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkini ifade etmektedir. Menfi tespit davalarında ise kural olarak; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü hak iddia eden davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Ancak, borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş; ancak, bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu, ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12/10/2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04/12/2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14/05/2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660 sayılı ilamları). Bu durumda, davacı bu iddiasını HMK. 200. maddesi uyarınca, senet ile aynı nitelikteki yazılı delliler ile ispatlanmalıdır. Çek, bir ödeme vasıtası olup bedelsizlik iddasına dayalı menfi tespit davasında bunun aksini iddia eden davacının, çekin bedelsiz kaldığı iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD.'nin 18/06/2015 tarihli, 2014/15921 E. 2015/9050 K.)
Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu olan çek bir ödeme vasıtası olmakla mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca, bu karinenin aksini yani çekin verilip karşılığında mal alınmadığı iddiasını yazılı delille ispatla yükümlü olan taraf davacıdır. Yargılamaya konu somut olayda ise davacı taraf davaya konu çeke karşılık taahhüt edilen mal tesliminin yapılmadığı hususlarını hüküm altına alan 31/10/2015 tarihli ek protokolü dosyaya ibraz etmiş olup anılı protokolün davalı ... şirketine isticvap mahiyetinde tebliğ edildiği, duruşmaya katılan şirket yetkilisi olduğunu beyan eden şahsın protokol içeriğini doğruladığı, davalı şirketin sicil kayıtlarının tetkikinde ...'nun yetkili olduğu anlaşılmakla bu kez isticvap davetiyesinin anılı şirket yetkilisine isticvap mahiyetinde tebliğ edildiği, ancak; davalı şirket yetkilisinin isticvap edileceği duruşmada hazır bulunmadığı görülmüştür. HMK'nın 171/2 maddesi gereğince ek protokol ve içerikleri bu nedenle davalı tarafça kabul edilmiş sayılmıştır. Bu kapsamda davaya konu çekin bedelsiz olduğunu kayıt altına alan davalı yanca imzalı ek protokol kapsamında davacının bedelsizlik iddiasının davalı / çek lehtarı ... şirketine karşı isticvap sureti ile sübut bulduğu ve bedelsiz kalan çek yönünden davacının davalı lehtar ... şirketine karşı menfi tespit isteminin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu aşamadan sonra bedelsiz kalan çekin iktisabında keşideci ile lehtar arasındaki şahsi definin hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında değerlendirme yapılmış olup işbu şahsi definin yalnızca senedin lehdarına karşı ileri sürülebileceği, bunun tek istisnasının ise TTK'nın 687. maddesinde belirtilen bile bile borçlu zararına senedi iktisap halinin olduğu, borçlunun zararına hareket edildiğinin bilinmesinin ise kendi başına yetmeyeceği, aynı zamanda borçlunun zararına kasten hareket edildiğinin ispat edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte somut olayda, dava konusu çekin üzerinde rehin veya teminat vasfına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmaması ile birlikte davalı bankaya davalı lehtarın kredi borcundan dolayı teminat amacıyla verildiği ileri sürülmüş ve çek tevdi bordosunun ibraz edilemediği görülmüş ise de davalı bankanın çeki teminat olarak alması ihtimalinde dahi bu durumun davalı bankanın çekin bedelsizliğini bildiğini ve davacı keşidecinin zararına hareket ettiğini göstermeyeceği sonucuna varılmıştır. (Emsal ilam: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3952 esas, 2016/9319 karar sayılı ilamı) Dolayısıyla davacı, davalı bankanın kötüniyetini kanıtlamadıkça, bedelsizlik iddiası ile davalı bankaya karşı talepte bulunamayacak olup huzurdaki davada davalı bankanın bile bile borçlu zararına çeki iktisap ettiği hususunun yemin deliline de dayanılmayan dava kapsamında ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile, davalı ... bankası yönünden açılan davanın reddine, davalı ... şirketi yönünden davanın kabulü ile, davaya konu ... Bankası Emirciler Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalı ... şirketine borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiş, vaki karara yapılan istinaf itirazı üzerine,
İstanbul BAM.44 Hukuk Dairesinin 2020/2021 Esas ve 2023/1605 Karar sayılı ilamı ile '' Davacı taraf dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı banka davanın reddini savunmuş, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir yargılama sonunda banka yönünden açılan davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davacının dava konusu çeki mal alım karşılığı davalı ...'ne verdiği, çekin davalı tarafça, diğer davalı bankaya kullandığı kredinin teminatı olarak verildiğini iddia etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, keşideci şirket aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak 10/11/2015 tarihli 90.000-TL bedelli çekin bedelsiz olduğu iddiasının davalı ... şirketi ile davalı bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacı yanın bedelsizlik ve rehin cirosu iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu çekin 10.11.2015 tarihli, 90.000 TL tutarlı, ... Bankası ... Şubesi’nin ... nolu çeki olduğu anlaşılmıştır.
TTK'da çekte rehin cirosu olabileceğine ilişkin düzenleme yoktur. TTK'nın 818. Maddesinde poliçeye dair bazı hükümlerin çekler hakkında da uygulanabileceği belirtilmiş olup, bu maddede rehin cirosu ile ilgili TTK'nın 689. Maddesine yapılan bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosunun yapılamayacağı, buna göre çekin sadece tahsil veya temlik cirosu ile verilmesinin mümkün olduğu, çekin açık veya gizli rehin cirosu ile devredilebileceği, bu hususun ayrı bir yazılı belge veya hamilin ikrarı ile kanıtlanabileceği (bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2023 tarihli 2023/426 Esas-2023/914 Karar sayılı kararı) ancak somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacı vekilinin çekin davalı bankaya çekin rehin cirosu ile verildiği yönündeki iddiası üzerinde durulmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; ilk derece mahkemesince dava konusu çekin, davalı ... tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğinin ileri sürüldüğü ve iddiasını ispat etmek için davalı banka kayıtlarına dayanıldığı, davalı tarafın da çekin rehin cirosu ile alınmadığını, örtülü rehin cirosu durumunun da söz konusu olmadığını, tahsil edilmek üzerine çekin alındığını ileri sürüldüğü göz önüne alınarak, gerçek durumun tespiti için; davaya konu çekin ön ve arka yüzünün okunaklı sureti ile kredi sözleşmesinin tüm sayfaları getirtilerek ve bankacı bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında düzenlenen bir sözleşmenin teminatı için alınıp alınmadığı, çekin alınma sebebinin banka kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, tahsil cirosu için verilip verilmediği hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra, yapılan tespitlerin sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davacının rehin cirosu ile temlik iddiası yönünden eksik inceleme ile
deliller toplanmadan ve bu hususlar yerine getirilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca, davacı vekilin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile kaldırılmış olup, yeniden yargılama yapılmıştır.
Mahkememizin 2024/134 sayılı esasına kayıt edilen dava dosyasının yargılaması devam etmiştir.
... Bankasına yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Bozma öncesi ... Esas sayılı dosyamızda bilirkişi ... 05/02/2019 tarihli raporunda ''SONUÇ :Dosya , davacı tarafa ait sunulan kayıtlar, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemelerde tespit edilen hususların aksine davalı ... tarafından aksi kayıt sunulmamış olmakla davacının davaya konu çekten dolayı davalılardan ...' ye borçlu olmadığı, diğer davalı ... Bankasının sunmuş olduğu ... ile yapmış olduğu Kredi Sözleşmesi kapsamında çekin alındığına ilişkin iş bu incelemelerin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunarım'' şeklinde görüşte bulunmuştur.
Bilirkişiler ... Prof.Dr.... heyet raporunda ''Nihai takdir Mahkemenizde olmak üzere; Yukarıda açıklanan ve her bir bilirkişinin kendi uzmanlık alanı kapsamındaki değerlendirmeleri ile sınırlı olarak delillerin nitelendirilmesi ve hukuki takdiri tümüyle mahkemeye ait olmak üzere;1.-Uyuşmazlık konusu T.... Bankası A.Ş. ... Şubesi/İstanbul’da bulunan ...-7 no’lu hesap üzerine, ... no’lu, 10.11.2015 vadeli ve 90.000.-TL tutarlı, keşidecisi ... DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. olan çek, ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ. emrine düzenlendiği, ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ. tarafından arkasına şirket kaşesi vurularak imzalandığı (1.ciro), bu cironun altında, ... Bankasına vekaleten ... A.Ş. ... Şubesi, “İş bu çek 10.11.2015 tarihinde takasa ibraz edilmiştir. İst.8.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından nolu karar ile ödeme yasağı konulduğundan iade edilmiştir” kaydını içeren kaşe ve imzası yer aldığı, ... A.Ş.’nin çekin son hamili (2.cirantası) olduğu,1.ciranta ile 2.ciranta arasında ... A.Ş.’nin çekin ait olduğu banka adına vekaleten düştüğü kayıt (aynı içerikli kaydın ‘ciro iptal edilmiştir’ yazısı ile iptal edilen) dışında, başka cirantanın bulunmadığı,2.- Banka tarafından çekin tahsile alındığı ifade edilmesine karşılık, düzenlenmiş ve bir sureti çeki teslim eden ... firmasına verilmiş olması gereken çek tevdi bordrosunun bulunamadığı,3.- Uyuşmazlık konusu çekinde aralarında bulunduğu üç adet çeki bankalara teminat amacıyla verdiğini ve geri alacağını davacıya 31.10.2015 tarihli Ek Protokolle taahhüt eden davalı ... firmasının, elinde olması gereken çek tevdi bordrosunun suretinin de dosyada bulunmadığı,4.- Banka kayıtlarında uyuşmazlık konusu çekin kredi müşterisi diğer davalı ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ.’nin ... no’lu kredi hesabının ekstresinde ‘Diğer Banka TL Çeki Kayda Alındı. Bordro No:...’ açıklaması ile hesaba borç verilerek kaydedildiği, bu çekin alınması ile 08.05.2015 tarihinde keşidecisi davacı olan, 90.000-TL tutarlı ‘Çek No ... Müşteri no ... Ek No:2 Bordro No:0’ açıklaması ekstrede alacak olarak kaydedilen çekin kredi müşterisine, kredi müşterisi (...) tarafından da davacıya iade edildiği, Bankanın uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde (genel bir tabir olmakla birlikte) ‘kıymetli evrakın borcun tahsili için alındığının (GKS-md.20) ve GKS’nin eki ‘Hesap Rehin Sözleşmesinde çekin değil, bedelinin rehinli olduğunun belirtildiği, uyuşmazlık konusu çekin Bankanın krediler hesabında kayda alındığı ve takastan döndüğü, çekin arkasındaki cironun ‘temlik cirosu’ olduğu, çekin bankaya teslimine ilişkin ‘tevdi bordrosunun’ bulunamamış olması olağan gözükmese de, davacıya bu çekleri teminat olarak bankaya verdiğini ve geri alacağını taahhüt eden ...’nın tacir olmasına karşılık bir sureti ...’da olması gereken çek tevdi bordrosu yerine çekin Bankaya tesliminden aylar sonra düzenlenen 31.10.2015 tarihli Ek Protokol dışında bir delilin gösterilememiş oluşuna bağlı olarak çekin teminat olarak verildiği ve rehinli olduğunun söylenemeyeceği, Sonuç olarak, Huzurdaki işbu davanın dayanağı olan ....İc.Md. ...-E. sayılı Kambiyo Senetlerine Özgü Takip dosyasına konu edilen Davacı tarafından ticari ilişki gereğince davalı ... Ltd Şti’i emrine keşide edilen ve ... ... Ltd Şti’de Kredi borcuna tahsil olarak davalı ... A.Ş lehine temlik cirosu ile teslim edilen 10.11.2015 keşide tarihli ... Seri nolu 90.000.00 TL bedelli çekten, işbu raporun ilgili bölümlerinde yapılan değerlendirmeler çerçevesinde davacının sorumluluğunun bulunduğu hususu mahkemeniz takdirlerinde mütalaa edildiği, Davacı ile diğer davalı ... Ltd Şti arasındaki Ticari ilişkiye ilişkin olarak dava dosyasına SMMM-... tarafından sunulan 05.02.2019 tarihli Bilirkişi Raporuna göre, davacının Davalı yana (... Ltd Şti) söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmesinin Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Görüş ve kanaatine varılmış olup,Heyetimizin işbu Tespit ve görüşlerini, mahkemenizin takdir ve değerlendirmelerine saygı ile sunarız. 14.03.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Huzurdaki davaya konu uyuşmazlıkta yapılan istinaf incelemesi neticesinde dava konusu çekin, davalı ... tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğinin ileri sürülmesi ve iddiasını ispat etmek için davalı banka kayıtlarına dayanılması nedeniyle istinaf ilamı doğrultusunda, davaya konu çekin ön ve arka yüzünün okunaklı sureti ile kredi sözleşmesinin tüm sayfaları getirtildiği, davacının hususen çek tevdii bordrosunun davalı bankadan celbini talep etmesi üzerine bankaya müzekkere yazıldığı ancak bankanın çek tevdii bordrosunun ellerinde bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce davaya konu menfi tespit talep edilen ... Bankası ... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli ... nolu 90.000,00-TL bedelli çekin TTK'nın 689. Maddesi kapsamında rehin cirosu yoluyla davalı bankaya devredilip devredilmediği, davacı tarafça, davalı ... tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğinin ileri sürüldüğü ve iddiasını ispat etmek için davalı banka kayıtlarına dayanıldığı, davalı tarafın da çekin rehin cirosu ile alınmadığını, örtülü rehin cirosu durumunun da söz konusu olmadığını, tahsil edilmek üzerine çekin alındığını ileri sürüldüğü göz önüne alınarak, gerçek durumun tespiti için; mahkememizce temin edilen evraklar çek suretleri ile kredi sözleşmesinin tüm sayfaları ve banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında düzenlenen bir sözleşmenin teminatı için alınıp alınmadığı, çekin alınma sebebinin banka kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, tahsil cirosu için verilip verilmediği, 6098 sayılı TBK'nın 19/1. Maddesi gereğince davalıların gerçek iradelerinin ne olduğu hususlarında tarafların daha önceki ilişkilerinde seçtiği teminat türü, ticari defter kayıtları, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) kullanılan mutad deyimler dikkate alınarak, güven ilkesi gereğince tarafların beyanları yorumlanarak ortak irade tespit edilerek rapor tanzim edilmesi hususunda banka kayıt ve defterleri ile dayanılan tüm ilgili belgeler üzerinde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi tanınmak suretiyle görevlendirilen bilirkişi heyetince rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdii edilerek banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmiştir. Davacı tarafın davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin teminatı amacıyla verildiğini iddia ettiği ve bu iddiasını ispat hususunda banka tarafından düzenlenen çek tevdii bordrosuna dayandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2514 Esas, 2022/3982 karar sayılı ilamında, çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığı hususlarının çek tevdii bordrolarında yer alması nedeniyle çekin teminat olarak verildiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Her ne kadar davalı banka tarafından çek tevdii bordrosunun bulunmadığı bildirilmiş ise de çekin bankaya tevdiinde çek tevdii bordrosunun düzenlenmemiş olmasının davalı bankanın iştigal ettiği iş ve işlemler düşünüldüğünde hayatın olağan akışına ve basiretli tacir gibi davranılması yükümlülüğüne uygun olmadığı, davacı tarafından iddiasını ispata yarabilecek nitelikte delil olan çek tevdii bordrosunun bulunmadığının bildirilmesini davacı lehine yorumlamak gerektiği mahkememizce benimsenmekle sorumluluğun davalı bankaya ait olduğu kanaatine varılarak çekin bankaya sözleşmenin teminatı amacıyla verildiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda da bir çekin teminat amaçlı verilmesi halinde görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu, çekte gizli rehin cirosunun geçerli olmadığından çeki devralan davalı bankanın meşru hamil olamayacağı, uygulamada bankaların müşterilerine kullandırdıkları krediler kapsamında teminat amaçlı kambiyo senetleri aldıkları, davacının iddiasını ispat amacıyla dayandığı delil çek tevdii bordrosunun davalı taraflarca sunulmadığı anlaşılmakla davalı bankanın meşru hamil kabul edilemeyeceği kanaatine varılmakla davalı ... A.Ş aleyine açılan davanın da kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Bakımından mahkememizin ... sayılı ilamında davanın kabulüne karar verildiği, İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 2020/2021 Esas ve 2023/1605 Karar sayılı ilamı ile Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Bakımdan kararın kaldırılmadığı bu nedenle bu davalı bakımından verilen kararın kesinleştiği anlaşılmış olup yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından mahkememizce verilen ... sayılı hüküm de göz önünde bulundurularak tahsilde tekerrür oluşturulmaması bakımından hesaplama yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile davalı ... A.Ş aleyine açılan davada, davaya konu ... Bankası... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. bakımından verilen kararın kesinleşmiş olduğu görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 6.147,90 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 1.536,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.610,92 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Bozma öncesi mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında verilen karar doğrultusunda 02/07/2022 tarihinde 4.610,92 TL TL harç tahsili için davalılardan ... şirket için ... Vergi Dairesine müzekkere yazılmış ve bu miktar bakımından ... Vergi Dairesi'nden tahakkuk hazırlanmış olup, anılan harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesi için ilgili vergi dairesine ivedilikle müzekkere yazılmasına,)
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.536,98 TL peşin harç ve 29,20 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.566,18 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 25.442,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -tahsilde tekerrür etmemek üzere-
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza