T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/187 Esas
KARAR NO :2025/379
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/03/2024
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tekstil alanında hizmet verdiğini, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili ticari defterlerinde , dövizli muavin defterinde ve faturalarda görüleceği üzere davalı yandan 241.212,38-TL alacaklı olduğunu, davalı yanın, müvekkilince düzenlenen ve itirazsız kabul gören faturaları ve cari hesabın karşılığını uzun bir süredir tüm taleplere rağmen ödemediğini, taraflar arasında kesilen e-faturalar, e-irsaliye ve dövizli muavin defter kayıtları incelendiği takdirde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu hususunun net bir şekilde görüneceğini, davalı yanca ödemenin yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanca yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığından bahisle işbu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını , davacının iddia ettiği alacaklarını , temel hukuki ilişkileri , feri alacakları vs.ayrı ayrı ispat ile mükellef olduğunu, yalnızca kendi defterlerinde cari hesap ve fatura kayıtları bulunduğu iddiası ile bakiye borç kaydı üzerinden icra takibi başlattığını ve davayı ikame ettiğini, müvekkilinin şirket kayıtlarında davacının iddia ettiği alacaklara rastlanmadığını, müvekkilinin defterleri incelendiğinde bu durumun görüleceğini, davacı vekilinin bir takım faturalara müvekkili şirket tarafından itiraz edilmediğini iddia ettiğini, davacının sözünü ettiği TTK m.21.hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle faturanın karşı tarafa tebliği gerektiğini, davacının iddia ettiği faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, buna ilişkin herhangi bir delil de ibraz etmediğini, müvekkilinin itiraz süresinin başladığından söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; cari hesaba dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap alacağına istinaden 241.212,38-TL alacağın reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (açık hesap ilişkisi) bulunmaktadır.
Davacının ticari defterlerinde davalıdan 158.825,47-TL talebinin kur farkı faturası , 82.386,91-TL talebinin ise mahsup "değerleme işleminden" kaynaklı alacak olduğu, herhangi bir mal / hizmet işlemine tabi olmayan ve faturaya dayanmayan 82.386,91-TL tutarlı hesap alacağını davalıdan talep edemeyeceğini,
158.825,47-TL tutarlı fatura yönünden ise , davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile "Temel Fatura Senaryosu" ile müşterilerine gönderdiğini, temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına kesin olarak tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanunun 18. maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla , telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu,
Davalı tarafın Türk Ticaret Kanunun 21.maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içeresinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan davacının , davalıya kestiği 158.825,47-TL tutarlı kur farkı faturası nedeniyle borçlu alacaklı kabul edilmesi gerekeceğinden ;
Davacının , davalıdan ; ....İcra Müdürlüğü ... takip sayılı dosyası ile , 241.212,38-TL asıl alacak talep ettiği,
Yapılan inceleme ve yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında davacının, 158.825,47-TL asıl alacak talep edebileceği ve 158.825,47-TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %31,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceğini,
Saygılarım ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak eldeki davayı ikame ettiği, davalı tarafın ise ödeme yapıldığını savunduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında cari hesaba benzer açık hesap ilişkisi bulunduğunun, 2023 tarihinde tarafların alacak borç kaydının sıfırlandığının, daha sonra davacı tarafça 158.825,47 TL kur farkı faturası kesildiğinin ve davalı tarafça da bu tutarın defterlerine işlendiğinin, davalının da defter kayıtlarında bu tutarın borç olarak göründüğünün, davacının 82.386,91-TL talebinin ise mahsup "değerleme işleminden" kaynaklı olduğunun, herhangi bir mal / hizmet işlemine tabi olmadığının ve faturaya dayanmadığının belirlendiği, tarafların defter kayıtlarında görüldüğü üzere aralarında yabancı parayla ticaret yapıldığı ancak davacının TL cinsinden çekle ödemeyi kabul ettiği, bu sebeple kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığının ve artık davacının kur farkını talep edemeyeceğinin davalı lehine karine olarak kabul edildiği, ancak davalı tarafın kur farkı faturasını defterlerine kaydettiği, böylece tarafların birbiriyle uyumlu ticari defter kayıtları uyarınca davacının 158.825,47 TL alacaklı olduğunun ve davalı lehine kabul edilen karinenin aksinin ispat edilmiş olduğu, 82.386,91-TL bedelli talebin ise davalı defterlerinde de yer almadığı, hangi hizmet karşılığı talep edildiğinin ve varsa faturanın davalıya tebliğinin ispat edilemediği, kaldı davacının kendi defter kayıtları uyarınca da davaya konu ettiği toplam alacak tutarından daha az alacaklı olduğu anlaşılmakla; davanın 158.825,47 TL tutar üzerinden kısmen kabulüne, alacak davalı tarafça da belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
....İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 158.825,47-TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacak likit olmakla % 20 sine denk gelen 31.765,09-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 10.849,37-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.913,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.936,12-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 4.095,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.696,15-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 2.913,25-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.340,85-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.054,21-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 1.065,79-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır