T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/229 Esas
KARAR NO : 2025/406
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında olan tesisatta Kurum tarafından yapılan kontrollerde perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ettiğini, kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden 11.594,83-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı aleyhine yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 11.824,40-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP :
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;
Müvekkilin kaçak elektrik kullandığına dair iddiaların gerçek olmadığını, bunun hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, çünkü davalı müvekkilinin 2018 - 2020 yılları arasında .... adresinde ... ... Salonu'nun gayri resmi ortağı olarak bulunduğunu, ancak 2020 yılı Mart ayında ortaya çıkan Covid 19 salgın hastalığı ile Kuaförlerin faaliyetlerinin durdurulması akabinde işletme gelir elde edemeyince zor duruma düşmüş ve de söz konusu işletme sonrasında tekrar faaliyetine başlamadığını, sonrasında 2020 Temmuz ya da Ağustos aylarında davacı ...'a başvurularak abonmanlık sözleşmesinin iptali talep ettiğini, yapılan başvuru üzerine de sözleşmenin iptal edildiği borcunun olmadığı bilgisinin verildiğini, sözleşme iptalinden sonra da ... ... Salonu ya da müvekkil aleyhine hiç fatura düzenlenmediğini, ... ... Salonu ya da müvekkili aleyhine 3 yıl hiç fatura düzenlenmemesine rağmen 23.10.2023 tarihinde müvekkili gıyabında gerçek dışı Kaçak Elektrik Kullanımı Tespit Tutanağı hazırladığını, müvekkilinin imzadan imtina ettiğine dair asılsız bir şerh düşüldüğünü ve iş bu davaya dayanak yapıldığını, doğmuş ve doğacak her türlü şikayet, itiraz, dava açma ve İş Kanunundan kaynaklanan hakları ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Davacının haksız ve mesnetsiz davasının, tüm taleplerinin reddini, müvekkili lehine takibe konu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar/kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER:
... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesine yazılan müzekkere yanıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... AŞ ye yazılan müzekkereye verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere ve celse arasında İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Belediye Başkanlığı ve ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davaya konu kokoreççi olarak belirtilen iş yerinde taahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, itirazın iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı hakkında ...Ticaret Müdürlüğüne yazılan müzekkereye; " Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgisi verilen ... ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır. Bilgilerinize sunulur. " ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye "...İlgide kayıtlı yazınızda adı geçen ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... ...'in evdb kayıtlarının tetkikinde; Ödevlinin 14/05/2010-14/05/2010 tarihleri arasında ERKEKLER İÇİN KUAFÖR VE BERBER İŞLETMELERİNİN FAALİYETLERİ olarak dairemiz sınırları içinde faaliyet gösterdiği faaliyetini 14/05/2010 tarihinde terk ettiği Ödevlinin 05/11/2002 - 02/10/2003 tarihleri arasında dairemiz sınırları içinde ... MERKEZ MAHALLESİ ... SOKAK NO:6 ...adresinde GİYİM EŞYASI VE DİĞER TEKSTİL ÜRÜNLERİNİ ÜTÜLEME HİZMETLERİ (PRES VE SİLİNDİR ÜTÜLEME HİZMETLERİ DAHİL) faaliyetini gösterdiği anlaşılmakta olup gelir vergisi beyanı ve sicil ekran dökümleri yazımız ekinde gönderilmiştir. Ayrıca ... Vergi Dairesi'nde de mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. İlgide kayıtlı yazınızda adı geçen ... vergi kimlik numarası ise ... ... İNŞAAT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'ne ait olup söz konusu mükellefin dairemizde mükellefiyet kaydı bulunmamakta ve ... Vergi Dairesi ile ... Vergi Dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. İş bu cevap yazımız ve ekleri 213 sayılı VUK' un 5. maddesinde zikredilen mahremiyete ilişkin hususların dikkate alınması kaydıyla verilmiştir. Bilgilerinize arz ederim. ..."şeklinde yanıt verildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.”
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Yapılan incelemeler neticesinde davaya konu kaçak elektrik kullanıldığı iddia olunan adresin kokoreç dükkanı olduğu, davalının belirtilen adreste ticari işletmesinin bulunduğuna dair kayıt olmadığı, vergi dairelerinden gelen müzekkere cevaplarına göre iş bu davaya konu adresteki kaçak elektrik kullanımı açısından tacir olarak kabul edilemeyeceği, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada davalının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle başlatılan icra takiplerine yapılan itirazlara ilişkin Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen çok sayıda dava kaydının bulunduğu, eldeki dava ticaret mahkemesinde açılmış ise de kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olması nedeniyle ve davalının gerçek şahıs olması göz önünde bulundurularak kaçak elektrik kullanımına konu iş yeri bakımından davalının tacir olmadığı davanın, HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, anlaşılmakla açıklanan tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır