T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/25 Esas
KARAR NO : 2025/11
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin tedbir talebinde özetle; 30/04/2023 tarihinde müvekkilinin çalışanı ... ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davalı şirket sigortalısı Çalışanı ... ... sevk ve idaresindeki ... Sancaktepe -İSTANBUL Mezarlık caddesi üzerinden ... Caddesi istikametine seyri esnasında ... Caddesi kavşağına geldiğinde aracının ön kısımlarıyla ... caddesi üzerinden samandıra istikametine yolun sol şeridinde seyreden ve ani bir şekilde sağa manevra yaparak Mezarlık caddesine karşı yönden gelen trafiğin şeridine giriş yapan sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpması ve çarpışma sonrası ... aracın savrularak durması sonucu maddi hasarlı kaza yapıldığını, kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyaten tedbir konulmasını talep ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.ş. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Mevcut poliçede limit 108,000.00 TL olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, Müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar rıza sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, müvekkili şirket üzerine düşen mali sorumlulukları 18.09.2023 tarihinde davacı vekiline 2,043.18 TL değer kaybı ödemesi; 29.08.2023 tarihinde 117.956,82 TL maddi hasar ödemesi ödemek suretiyle yerine getirdiğini, Toplamda müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme. 120.000.00 TL tutarındadır ve poliçe limitinden daha fazla ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme göz önüne alındığında teminat limitinin tamamının ödenmiş olduğu görüldüğü, bu sebeple müvekkili şirketin davaya konu araç için herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Sayın Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, davanın usulden red edilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddini, Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmişlerdir.
DELİLLER:
... ve ... plaka sayılı aracın 30/04/2023 tarihindeki trafik tescil kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine ait poliçe ve hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Makine Mühendisi Prof. Dr. ... ve Hukuk Bilirkişisi ... ...'nun hazırlamış olduğu 12/092024 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava; 30/04/2023 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olduğu iddia edilen ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen değer kaybı ve kar mahrumiyeti sebebiyle davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarına ilişkindir.
Bilirkişiler Makine Mühendisi Prof. Dr. ... ve Hukuk Bilirkişisi ... ...'nun hazırlamış olduğu 12/092024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "....Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda ,1) Davalıya sigortalı aracın sürücüsü ... ... “nın 96100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, 2) Davacıya ait aracın sürücüsü ... ...'in kusursuz olduğu, 3)Değer kaybının 30.000,- TL olduğu, 4)Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçe teminatının tamamını ödemiş olmakla davacının bakiye değer kaybı zararından sorumlu olmayacağı, S)Araç mahrumiyeti zararının 9.750,00 TL tutarında olup poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, kanaatine varılmıştır. Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederiz..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davalı vekilinin 19/12/2024 tarihli feragat dilekçesinde; "...Mahkemeniz dosyası kapsamında görülmekte olan davaya ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından davacı tarafından davadan feragat edilmiştir. Tarafımızın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmamaktadır. Gereğinin yapılmasını talep ederiz. 19.12.2024" şeklinde feragatta bulunduklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin 19/12/2024 tarihli feragat dilekçesinde"...numarası bildirilen mahkemeniz dosyasında Davalı Sigorta Şirketinin Sorumluluğu kalmadığından , Davalı Sigorta şirketine açtığımız işbu davadan feragat ediyoruz. Feragat nedeniyle tarafımızın mahkemenizden vekalet ücreti, yargılama masrafları ile arabuluculuk ücret ve masraf talebi bulunmamaktadır. Dava dışı başkaca sorumlulara karşı dava açma hakkımız saklıdır. Gereğinin yapılmasını ve dosyada kalan fazla gider avansının tarafımıza iadesini bilvekale arz ve talep ederim. 19.12.2024" şeklinde feragatta bulunduklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekili ve davalı vekilinin mahkememiz dava dosyasına sunduğu 19.12.2024 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, incelenen vakaletname ile feragata yetkili bulundukları anlaşılmıştır.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK 307). Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309).Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310).Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK 311). Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir (HMK 312).
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin usulüne uygun feragat dilekçesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Dosyanın tetkikinde davacı tarafça sunulan feragat dilekçesinin yasanın öngördüğü şartları sağladığı, davalı vekilince sunulan dilekçede de yargılama giderleri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına dair dilekçe sunulduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından ise tarafların anlaşmış oldukları ve mahkememizden talepleri bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu 22. Maddesi gereğince feragat ön inceleme aşamasından sonra olduğundan alınması gerekli 410,26-TL harcın davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 17,34-TL ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
5-Davacı vekilinin karşı taraftan vekalet ücreti talebinin olmadığı anlaşılmakla vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Feragat kapsamında davalı vekilinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı tarafça herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır