T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/285 Esas
KARAR NO :2025/641 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/12/2020
KARAR TARİHİ:01/10/2025
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine .... Asliye Hukuk mahkemesinin ... sayılı esasa tevzi olunan ve anılan mahkemece verilen karşı görevsizlik kararı üzerine İstanbul BAM 37. HD nin 15/03/2024 günlü 2023/2969 E. 2024/1004 K. Sayılı ilamı ile alacağın cari hesap alacağından doğduğu ve vergiden muaf olma yahut basit usulde vergilendirme durumu da bulunmadığına göre ticari faailiyetin esnaflık düzeyinde olmadığı gerekçesi ile yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiş ve mahkememizin 2024/285 sayılı esasına kaydedilen dava dosyasına yapılan yargılama sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin şirketinin evcil hayvan gıda, ürün ve aksesuarlarının toptan satış ve dağıtımı ile ilgili ticari faaliyette bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya ticari iş kapsamında satış yapıldığını, taraflar arasında süregelen ticari iş neticesinde müvekkili şirketin davalıdan 2.314,96 TL tutarında cari hesap alacağı olduğunu, müvekkili tarafından alacağını tahsil etmek için .... İcra Mü ün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP :
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememiz görevsizlik kararı öncesi öncesi ... Esas sayılı dosyasında 28/05/2021 tarihli Bilirkişi ... raporunda:''Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, * Davacı ... ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni defter kayıtlarında davalı ...'dan 05.01.2020 takip tarihi itibariyle 2.314,96 TL alacaklı olduğu, * Davalı ...'nın .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, iptal edilmesi ve takibin 2.314,96 TL Asıl Alacak üzerinden devam etmesi gerektiği yönündeki tespit ve değerlendirmemizi içeren işbu (3) sayfadan oluşan raporumuz nihai takdiri ve hukuki erlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur 28/05/2021'' şeklinde görüşte bulunmuştur.
Yargı yeri belirleme kararı sonrası mahkememiz 2024/285 Esas sayılı dosyasında 18/03/2025 tarihli bilirkişi ... raporunda: Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı, davacının ticari defterlerine göre 05.01.2020 takip tarihi itibariyle 2.314,96TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü davacının alacağının, 11.02.2019 tarihli ... nolu 1.796,30TL tutarlı ve 14.02.2019 tarihli ... nolu 749,60TL tutarlı iki adet e-faturadan kaynaklandığı, davacının takibe dayanak faturaları içeriği emtiaların teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinde davalının kaşe-imzası oldukları görülmekle, fatura içeriği emtianın davalıya teslim edildiği ve faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu kanaatine ulaşıldığı, davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu nazara alınarak 05.01.2020 takip tarihi itibariyle davacının 2.314,96TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; merkez bankası verilerinden, 05.01.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranın yıllık %13,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim.18.03.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında cari hesap alacak istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Mahkememiz ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında 28/12/2021 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, ... Esasına kaydedildiği ve... Karar nosu ile 14/09/2023 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemelerine görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın yargı yeri belirleme açısından İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi'nin 2023/2969 E ve 2024/1004 K sayılı ilamında '' Dosya kapsamında davalının iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayandığına veyahut berber terzi gibi esnaflık faaliyetinde bulunduğuna dair yeterli bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Aksine , evcil hayvan ticaretiyle iştigal ettiği, alacağın cari hesap alacağından doğduğu ve vergiden muaf olma veyahut basit (götürü ) usulde vergilendirme durumu da bulunmadığına göre ticari faaliyetinin esnaflık düzeyinde olduğunun kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. O halde her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren husustan doğan davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK 'nın 21 ve 22. Maddeleri gereğince İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/03/2024 gününde oy birliği ile karar verildi.'' şeklinde karar verildiği ve mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı
sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... davalı ... aleyhine 05/01/2020 tarihinde 2.314,96 TL alacak için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada; davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki gereği cari hesaba dayalı alacağı bulunduğunu ancak bakiye alacağını tahsil edemediğini bu nedenle takip başlattığını davalının ise takibe itiraz ettiğini akabinde de işbu davanın açıldığını beyan etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesi sunmamıştır. Dilekçelerin incelenmesi sonucunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı, davalı tarafından ödenmemiş bedel olup olmadığı ve icra inkar tazminatı talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı görülmüştür. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişi ...'ın 18/03/2025 tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı cari hesaba dayalı alacak istemi ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiştir. Davalı ise süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. İşbu davada uyuşmazlığın yanlar arasında ticari ilişki gereği davacı yanın alacak talep edip edemeyeceği, davalının itirazında haklı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dava kapsamında dilekçeler teatisi aşamasında delil olarak davacı tarafından ticari defter ve kayıtlara dayanıldığı görülmüştür. Davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme icra edilmesine karar verilmiştir. Tahkikat esnasında davalının ticari defterlerin ibrazı için mahkememizce çıkarılan meşruhatlı tebligatın tebliğine rağmen ticari defterlerini ve sair herhangi bir delili dosyaya ibraz etmediği tespit edilmiştir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi gerekir... (22/07/2020) " hükmünü içermekte olup tatbiki gereken usul düzenlemesi gereğince davalı tarafın mahkememizce ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ihtarı ile verilen süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemekle davacı ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği, davacı yanın anılı delilini hükümden düşürecek şekilde aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere davacı tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, anılı 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ibraz edilen davacı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter ile kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu, taraflar arasında 2019-2020 yılları arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının imzası bulunan sevk irsaliyelerinden anlaşıldığı üzere davacının davalıya mal teslim ettiği ve davacının fatura bedeli olan 2.314,96 TL asıl alacak için alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı tarafça takipte talep edilen alacak için borca itiraz edilmiş ise de işbu davaya süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı bunun sonucu olarak HMK 128. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı ancak davalının inkara yönelik herhangi bir delili ve defterlerini incelemeye sunmadığı görülmüştür. Tahkikat esnasında alınan hukuki denetime elverişli 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler uyarınca HMK 222.maddesi gereği davacının davalıdan 2.314,96 TL asıl alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın varlık ve miktarı likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 462,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacının işlemiş faiz talebi bulunmamakta olup takibin yabancı para alacakları için asıl alacağa takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına, alacağın varlık ve miktarı likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 462,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine , dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının İPTALİ ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına,
2-Alacağın varlık ve miktarı likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 462,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Alınması gereken 615,40 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 108,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 5.938,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 2.314,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza