T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/344 Esas
KARAR NO :2025/382
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/06/2024
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı şirket arasında 01.10.2022 tarihinde “Server Kodu: ....” isimli ürünün lisansı ve satışı hakkında sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği söz konusu ürünlerde belirtilen yazılımların kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu, 2023 yılı Kasım ayında müvekkili şirkette meydana gelen internet bağlantı sorunu nedeniyle ... Lisansının kullanılamaz hale geldiğini, arızanın 13.11.2023 tarihinde derhal satıcı davalı firmaya bildirildiğini, davalı firma tarafından uzaktan müdahale yöntemiyle yapılan değerlendirme neticesinde programın kullanılamadığının müvekkili şirkete bildirildiğini ve devamında sorunun giderilmesi amacıyla 500.-USD + KDV servis ücreti talep edildiğini, bu ücretin yüksek olduğunun ve oluşan problemin aslen servis hizmeti dahilinde olduğunun davalı firmaya iletildiğini, ancak davalı firmanın bakım anlaşması yapması için müvekkilini zorladığını, ancak ürünün lisansının müvekkilince alındığını ve kullanım hakkının da müvekkiline ait olduğunu, üstelik davalı tarafın herhangi bir ücret talep etmeden 15 gün süreyle müvekkilinin programı kullanmasını sağladığını ancak sonrasında hiçbir sebep yokken erişimi kısıtladığını, davalı tarafla yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlanması nedeniyle kendisine ihtarname gönderildiğini, kullanım hakları satın alınmış lisansa erişim sağlanabilmesi için müvekkili firmanın yeniden sözleşme imzalamaya ve ücret ödemeye zorlanamayacağını belirterek, program lisansına erişimin ücretsiz sağlanması, aksi halde program bedelinin müvekkiline ödenmesine, programı kullanamamaktan kaynaklanan zararın şimdilik 1.000,00.-TL.'sinin 06.12.2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
CEVAP:
Davalı şirket vekilince dava dosyasına sunulan beyan ve cevap dilekçelerinde; taraflar arasında 2018 yılından bu zamana kadar bir ticari ilişki bulunduğunu, aralıklarla dört adet sözleşme imzalandığını ve dava konusu ürüne yönelik imzalanan sözleşmenin bakım/versiyon yenileme anlaşmasını kapsamadığını, bu nedenle ürüne yönelik bakım/versiyon yenileme hizmetinin bitiş tarihinin 31.12.2022 tarihi olduğunu, davacının yardım talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde müvekkile gönderilen bilgisayar kimlik kodu ile ... ... sistemine kayıtlı olarak lisans almış son bilgisayarın kimlik kodunun farklı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle lisansın askıda kaldığını, 13.11.2023 tarihinde uzaktan erişim yöntemiyle davalı firma bilgisayarlarına bağlanıldığını, son lisans almış kimlik kodlu bilgisayarın müvekkiline gösterilemediğini, farklı kimlik kodları ile yapılmaya çalışılan lisans kaldırma ve kurma işlemlerini sistemi engellediğini, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin Özel Koşullar bölümünün 1.1. maddesine göre lisans kaldırma işleminin ek ücrete tabi olacağının taraflar arasında kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin 1.2. maddesi ile versiyon yenileme anlaşmasının bitiş tarihinin 31.12.2022 tarihi olduğunun hükme bağlandığını, taraflar arasında bir versiyon yenileme anlaşması yoksa veya süresi geçmişse artık teknik destek hizmetinin ücretsiz olamayacağını, müvekkilinin edimlerinin tamamını yerine getirdiğini, tacir sıfatı ile basiretli bir iş adamı gibi davranması gerekli davacının sözleşme hükümlerine aykırı talepte bulunmasının haksız olduğunu belirterek, işbu davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Noterliğinin 05/12/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhinin onaylı sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Bağlantı kayıtları, taraflar arasındaki yazışmalar, kayıtlar CD içerisinde dosya içerisine sunulmuştur.
01/10/2022 tarihli ve ".... AŞ. SATIŞ SÖZLEŞMESİ-GENEL HÜKÜMLER" başlıklı sözleşme örneği , e-posta yazışma çıktıları dosyaya sunulmuştur.
Talimat mahkemesi aracılığı ile dosyaya bilirkişi raporu aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak lisansa erişimin davalı tarafça ücretsiz sağlanması ve lisansın kullanılamamasından kaynaklanan zararın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce talimat mahkemesi aracılığı ile Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 07.03.2025 tarihli raporda özetle; "...""Server Kodu: ... ..." isimli lisans kodunun sorunsuz olarak çalıştığı, davacı firma yetkililerinin sehven dosyaya çalışan lisans kodunun numarasını sunduklarını bizzat beyan ettikleri, sorun yaşadıkları kodun aslen “...” numaralı lisans olduğu, anlaşılmıştır. Dosyaya konu olan lisans işleminin daha önceden cep telefonunun USB kablo bağlantısı ile oluşturulan sanal ağ üzerinden gerçekleştiği, bağlantının sonradan tekrar kurulması nedeniyle fiziksel adresin değiştiği ve bu durumun lisanslama sistemi tarafından “donanım değişikliği” olarak algılandığı, bu arada lisansın sanal ve geçici olarak oluşturulan fiziksel adres üzerinde kaldığı hususları tarafımızca yapılan inceleme neticesi tespit edilmiştir. Bundan dolayı davalı firmanın dava konusu sorunun oluşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı şirket açısındansa bu işlemin/eylemin hayatın olağan akışına aykırı olmadığı gibi programın kopyalanması veya haksız kullanımı anlamına da gelmeyeceği ve dava konusu problemin sadece lisanslama sisteminin referans aldığı fiziksel adresin değişmesinden kaynaklandığı, anlaşılmıştır.
“...” numaralı lisansın yukarıda bahsettiğimiz cep telefonu bağlantısındaki fiziksel adresin farklılık göstermesi ve sanal — adreslemelerin değişmesinden dolayı, davalı firma tarafından lisansın sabit fiziksel adrese sahip bir bilgisayara tanımlamasının makul olacağı kanaati heyetimiz tarafından oluşmuştur.
Davacı vekilinin 18.02.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerin tarafımızca incelenmesi neticesinde; söz konusu tablolarda sadece rakamsal verilerin yer aldığı, her bir şirket faturasında da yalnızca siparişlerin ve bedellerinin bulunduğu fark edilmiş, bu sebeple 2023 yılı ile 2024 yılı arasındaki ciro farkının neden kaynaklandığı anlaşılamadığı gibi iki yıl arasındaki ciro farkının söz konusu programın kullanılamamasından kaynaklandığına dair işbu tablolarda veya belgelerde herhangi bir veriye de rastlanılamamıştır.
Bu tür zararların hesaplanabilmesi için tasarım programlarını çalıştıran bilgisayarların hızları, tasarımcıların hız ve tecrübeleri, aynı zamanda grafik ekran kartı belleğinin yeterli olup olmadığı, alınan işlerin yoğunluğu gibi bir çok bağımsız değişken bulunmaktadır. Bu nedenle heyetimizce, davacı tarafın davalıdan tahsilini talep etmiş olduğu “programı kullanamamasından kaynaklanan zararın” dava dosyasına sunulmuş belgelerden anlaşılamayacağı ve ayrıca bu belgelerle zarar miktarının hesaplanmasının mümkün olamayacağı, kanaatine varılmıştır.
Kaldı ki taraflar arasında akdedilmiş 01.10.2022 tarihli sözleşmenin “Sorumluluğun Sınırlandırılması” başlıklı md. 11 hükümde aynen; “Satıcı nasıl gerçekleşmiş olursa olsun herhangi bir doğrudan yada dolaylı zarar için sorumlu olmayacaktır" denilmekte olup, satıcının tazminat sorumsuzluğuna vurgu yapan böyle bir hüküm, tacir olan her iki tarafça da kabul edilerek içinde yer aldığı sözleşme birlikte imza altına alınmıştır." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan "Server Kodu: ... ...'' sözleşme kapsamında 2023 yılı kasım ayından itibaren yazılıma bağlantı problemleri nedeniyle davalının sorunun giderilmesi için ücret talep etme hakkı olup olmadığı, teknik desteğin sağlanası hususunda davalının ücret talep etme hakkı bulunup bulunmadığı, yazılım lisansının kullanılamamasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının lisans yazılımına ücretsiz erişim sağlanması gerekip gerekmediği bu kapsamda doğan zararlardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sözleşme kapsamında davalının ücret talep etme hakkı bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığının tespiti yapıldığı yargılama sırasında davacı tarafça maddi hata yapıldığı ifade edilerek doğru server kodunun "... ... ..." olduğunun bildirildiği görülmekle davaya konu server kodunun yanlış bildirilmesinin maddi hata kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, usul ekonomisi ve fazladan davalar açılmasına sebebiyet verilmemesi gibi ilkeler gözetilerek bildirilen "... ... ..." kodu üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. Tarafların iddiaları kapsamında teknik bilirkişi heyeti görevlendirilmiş, mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporlarının yeterli inceleme ve araştırmayı içerdiği, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının hukuki değerlendirme kapsamında olması nedeniyle yeniden rapor yahut ek rapor alınması uygun görülmeyerek tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle yapılan incelemede, davaya konu olan lisans işleminin daha önceden cep telefonunun USB kablo bağlantısı ile oluşturulan sanal ağ üzerinden gerçekleştirildiği, bağlantının sonradan tekrar kurulması nedeni ile fiziksel adresinin değiştiği ve bu durumun lisanslama sistemi tarafından ''donanım değişikliği'' olarak algılandığı, bu arada lisansın sanal ve geçici olarak oluşturulan fiziksel adres üzerinde kaldığı hususu tespit edilmiştir. Bu durumda davalının davaya konu problemin oluşmasında kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin 10. maddesinde ''Satıcı nasıl gerçekleşmiş olursa olsun herhangi bir doğrudan ya da dolaylı zarar için sorumlu olmayacaktır'' hükmünün bulunduğu bu kapsamda taraflar arasında sorumsuzluk anlaşması bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşme özgürlüğü prensibi gereğince taraflar sorumluluğun kaldırılması yahut sınırlandırılmasını öngörebilirler. Bu ilke sınırsız olmayıp TBK'nın 115. Maddesinde; Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür düzenlemesi mevcuttur. Yine TBK 221. Ve 214/3. Maddelerinde sorumsuzluk hallerinin kesin olarak hükümsüz olduğu haller belirtilmekle kast veya ağır kusur hallerinde de sorumsuzluk anlaşması geçerli olmayacaktır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının maddi vakıaya uygun olduğu görülmekle ve davalının server kodunun kullanımında oluşan problem nedeniyle herhangi bir kusurunun bulunmaması göz önünde bulundurulduğunda somut uyuşmazlık bakımından taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen sorumsuzluk anlaşmasının geçerli olduğu, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesine göre herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.000,00 - TL 'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
7-Devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır