T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/373 Esas
KARAR NO :2025/646
DAVA:Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ:15/06/2024
KARAR TARİHİ:02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmanın %11,5 hissedarı olduğunu, yönetim kurulu ve üyelerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle şirketi zarar uğrattıklarını, şirketin kar etmesine rağmen bilançolarda zarar etmiş gibi gösterildiğini şirket adına kredi kullandırılıp yönetim kurulu üyeleri adına KKM(Kur korumalı mevduat ) hesabı açıldığını, burdan elde edilen gelirin şirkete geri sokulmadığı bu nedenle şirketin zarar ettirildiğini, bilgi ve ve belge alma hakkının kısıtlandığını, tatmin edici cevap alamadıklarını iddia ederek şirkete özel denetçi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yazılı olarak sorduğu sorulara 07.05.2024 tarihli şirket tarafından verilen cevapların tatmin edici olup olmadığı izafi bir kavram olup verilen cevapta tüm sorulara net cevaplar verilmiş olduğunu, yapılan işlemin tamamen şirket lehine bir işlem olup adı geçen ortakların kendi zimmetlerine bir para
geçirmelerinin söz konusu olmadığını, şirket kayıtlarının incelenmesi halinde bu durumun net bir şekilde ortaya çıkacağını, şirket lehine iyiniyetli olarak yapılan bir işlemi sanki bir usulsüzlük varmış gibi dava konusu yapılması yıllardır ortak olarak iş yapan ve güven üzerine kurulu bu yapıya zarar vermekten başka bir amaç taşımadığını, davacı şirket ortağının nihai amacının şirketin denetimini sağlamak değil, paylarını şirkete veya şirket ortaklarına değerinin üzerinde satmak olduğunu, davacının özel denetçi atanması talebinin reddinin gerektiğini, beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ...'ne özel denetçi atanmasına ilişkindir.
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava; özel denetçi tayinine ilişkin 437/2 ve 437/4 maddesinde belirtilen talep ön koşulların oluşup oluşmadığının tespiti ve özel denetçi tayininin isteminin hakka ve hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi isteminden ibarettir.
Mahkememiz dosyası kapsamına alınan bilirkişi raporunda özetle ;
"Tüm bu bulgu ve belgeler birlikte ele alınarak, aşağıda yapılacak olan değerlendirme hüküm verme amacı taşımayan, hükme yardımcı görüş ve beyanları içermekle yazılanların takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Mali Yönden Yapılan İnceleme Neticesinde;
Sayın Yüksek Mahkemenin 05.11.2024 tarihli Ara Kararının 5. Maddesinde “..., HMK'nun 218 ve 278/4 maddeleri gereğince taraf kayıtlarının bulunduğu yerde incelenmesi için ..., yerinde inceleme yetkisi verilmesine,” çerçevesinde Sayın Davacı vekilinin nezaretinde Davalı, ... A.Ş.'nin işyerinde ibraz edilen 2023 yılına ilişkin Ticari Defterlerin HMK'nın madde 216, 217, 219, 220 ile 222 / 1-4 ve 6102 sayılı T.T.K.'nun 64 maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre Beratlarının zamanında alındığı ile 68, 78, 79, 80, 81 ve 86, maddeleri çerçevesinde E-Yevmiye ile E-Defteri Kebir kayıtları incelenmiş, birbirini doğruladığı görülmüş ve üzerinde inceleme yapılan (Mizan, Muavin Dökümleri, 2023 Yılı Kurumlar Beyannamesi, Bilanço, gelir Tablosu v.s.) belgelerden dava dosyasına sunulmak üzere dökümler alınmıştır.
Öncelikle, Sayın Davacı vekilinin harçlandırdığı Dava dilekçesinin 2.a ve 4.a Maddesinde Davalı, ... A.Ş.'nin 25.000.000.-TL'lik Kredi kullandığı ve kullanılan bu kredinin Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri, ..., ... ile ... borç olarak verildiği ve bu kişilerinde şahısları adına Kur Korumalı Mevduat Hesabına yatırmaları sonucunda, Şirketi Zarara uğrattıkları ifade edilmiştir. Bu kapsamda, yapılan incelemede 13.04.2023 tarihinde ... Bankası A.Ş. ile Davalı Şirket arasında (1.153.052.Kg. x 20,5725.-TL/Kg. Kağıt için) 25.000.001 TL.) anlaşması yapılmış ve Proje Geri Ödeme Planı Formu düzenlediği (15.04.2024 tarihinde 25.000.000.-TL Ana Para, 2.698.666,67.-TL Faiz, 134.933,33.-TL BSMV ile birlikte Toplam : 27.833.600.00.-TL'lik geri ödemenin yapılacağıyla ilgili) görülmüştür.
Davalı, ... San. Tic. A.Ş.'nin kullanmış olduğu 13/04/2023 tarihindeki 25.000. 000,00 TL'lik iç Piyasa Finansman Desteği Kredisini Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri, ..., ... ile ...'ya Sayın lmüştür. Ancak, 13.04.2023 tarihinde şirket ortaklarının almış oldukları 25.000.000,00.-TL'lik Borcun geri ödemesi için Şirketin, ... IBAN numaralı hesabına (75.04.2024 ödeme tarihli 27.833.600.-TL'lik İç Piyasa Finansman Desteği Kredisinin geri ödemesi için) 15.04.2024 tarihinde 11.000.000,00.-TL ile 16.833.600,00.-TL olmak üzere iki ödeme yaptıkları ve yine aynı hesaba 05.08.2024 tarihinde 7.835.625,00.-TL, 27.09.2024 tarihinde 3.200.000,00.-TL ve 30.09.2024 tarihinde 3.000.000,00.-TL olmak üzere Toplamda, 41.869.225,00.-TL'lik (Toplam Ödeme ; 41.869.225,00.-TL — Alınan Borç : 25.000.000,00.-TL - 16.869.225,00.-TL'lik Fazla) ödeme yaptığı görülmüştür.
Davalı, ... A.Ş.'nin 13.04.2023 tarihinde kullanmış olduğu 25.000.000,00.-TL”lik iç Piyasa Finansman Desteği Kredisini Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri, ..., ... ile ... Borç olarak verilmesinde 13.04.2023 Krediyi kullanma tarihi ile 15.04.2024 Krediyi geri ödeme tarihi arasında geçen süreye T.C. Merkez Bankası'nın belirlediği dönemler itibariyle Avans Faizi oranlarının uygulanması sonucunda yaklaşık 25.000.000.00.-TL karşılığı olarak 5.544.230,00.- TL'lik Avans Faizi geliri elde edilebileceği ama Ortakların 30.09.2024 tarihine kadar Şirket hesaplarına iade ettiği ve 2024 yılı (Faiz) gelirleri içerisinde yer alacak olan yaklaşık16.869.225,00.-TL'lik fazla ödeme göz önüne alındığında Şirketin varlık olarak bu işlemlerden dolayı kaybı olamadığı görülmektedir.
Sayın Davacı vekilinin Dava dilekçesinin 2.b ve 4.b Maddesinde..., 2023 Yılı Bilançosunda 345.180,51.-TL.'lik Ticari Kar'in olduğu ama Faaliyet Raporunda ise 2.004.607,22.-TL. Zarar gösterildiği ve amaçlarının ortaklara Kar payı dağıtmamak olduğu ifade edilmiş olup bu çerçevede dava dosyası içerisinde ve yerinde inceleme esnasında yetkililerden talep edilen 2023 yılı verileri (2023 Yılı Mizan, Kurumlar Beyannamesi, Bilanço, Gelir Tablosu ve Muavin Defter dökümleri) üzerinde yapılan inceleme sonucunda yukarıda da detay dökümü (dava konusunu ilgilendiren kısmı) yapılan 2023 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesine bakıldığında 2023 yılı içerisinde aşağıda da içerik olarak açıklamasını yapacağım 12.454.136,04.-TL'lik Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olduğunu ve 345.180,51.-TL'lik 2023 Yılı Ticari Karı ilave edilip 2023 Yılı içerisindeki Kurumlar Vergisi Matrahından di sonra kalan sonra 9.399.150,93.-TL'lik Kurumlar Vergisi Matrahı üzerinden (% 25) hesaplanan 2.349.787,73.-TL'lik Kurumlar Vergisi tutarı için Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülükler Karşılığı ayrılması nedeniyle (2.349.787,73.-TL. — 345.180,51.-TL) 2023 yılı bilançosunda (.., ve faaliyet raporunda) 2.004.607,22.-TL'lik Zararın oluştuğu görülmektedir.
Sayın Davacı vekili Dava dilekçesinde “..., Davalı şirket, 2023 yılında zarar etmemiş, bilakis çok büyük oranda kar etmiş fakat bu bilanço değerleri ile oynanarak kar gizlenmiştir. Gerçekte, davalı şirket, 2023 faaliyet döneminde 46.666.666.-TL kar etmiştir. Bu kar maalesef gizlenmiştir. Bu rakama şöyle ulaşılmıştır. Geçtiğimiz ramazan ayında şirket hesabından, müvekkil hesabına zekât olarak dağıtılmak üzere, 80.500.- TL gönderilmiştir. Dağıtılmak üzere müvekkile gönderilen zekât miktarı üzerinden, şirketin elde ettiği kar hesaplanmıştır. Dağıtılan zekâttan hareketle net karın hesabı şu şekildedir; (Eksen ortaklar hukuku iç tüzüğüne” göre şirket net karının % 10 u infak, infakın % 4,5 u hayır kurumlarına, 962,5 u çalışanlara yardım 963 ünün yarısı da ortaklar eliyle zekât olarak, diğer %3 lük kısmın diğer yarısı da şirket yönetimi vasıtasıyla zekât olarak dağıtılmaktadır.) Hesap : % 11,5 müvekkil hissesine karşılık verilen zekât miktarı 80.500.-TL'dir.
Bu zekâtın % 50'si değil de % 100 ü ortaklar eli ile dağıtılmış olsaydı % 11,5 hisseye düşen miktar:
80.500.- TL x 2 - 161.000.- TL olacaktı. Hisse başı zekât miktarı: 161.000. TL / 11,5 hisse 14.000.- TL olur. Şirket toplam zekât miktarı: 14.000.- TL x 100 hisse = 1.400.000.- TL'dir ( bu miktar infak miktarının 29030 dur.) İnfakın 96 1 > 1.400.000.- TL / 30 > 46.666,6667.-TL olur...
Görüldüğü gibi davalı şirketin 2023 net karı: 46.666.666,70.-TL'dir...,” açıklamaları sonucu dava dosyası içerisinde Davalı, Şirket tarafından 14.03.2024 tarihinde ... Temettü Ödemesi açıklaması ile 80.500,00.-TL'nin ... ve Fainur SEZER adına hesaplarına yapılan ödeme dekontu görülmüş olup sayın vekilin diğer iddiaları çerçevesinde Davalı şirketin 2023 yılı Genel Mizan, Bilanço, Gelir Tablosu ile Yevmiye Defter, Defteri Kebir Defteri ve Muavin Defter dökümlerine bakıldığında ;
Yukarıdaki 2022 Yılı ve 2023 Yılına ait Gelir Tablolarının karşılaştırılması Tablosunda detayı görüleceği gibi öncelikle, ilgili yıla ait toplam, Olağan ya da Olağandışı Gider (Faaliyet dahil) ve Gelir kalemlerinin, Net Satışlara oranları mukayese edildiğinde özellikle, 2023 Yılına ait Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderlerinin 96 3,03, Genel Yönetim Giderlerinin 96 4,48 ve Diğer Olağandışı Gider ve Zararlarının % 4,25 oranında arttığı görülmektedir. Kısaca 2022 yılına göre 2023 yılında daha az Kar elde edilmesinin gerekçesidir. Yapılan bu karşılaştırmalar sonucu inceleme talebinde bulunulması halinde, karşılaştırılacak 2022 yılı ile 2023 yılına ait kayıtlarının çok yoğun olması nedeniyle özellikle, yukarıda açıklamış olduğum Gider ve Gelir hesaplarındaki işlemlerinin tek tek incelenip artış ve azalış gerekçelerinin analizlerinin yapılıp ortaya çıkarılması, Nihai Kararı Sayın Yüksek Mahkemeye ait olmak üzere, ayrı bir Rapor konusu olması gerektiği kanaatindeyim.
Sayın davacı vekilinin dilekçesinde..., 2023 Yılı Bilançosunda 345.180,51.-TL.'lik Ticari Kar'in olduğu ama Faaliyet Raporunda ise 2.004.607,22.-TL. zarar gösterildiği...,ifadesinin de sebebi olan, Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar Hesabının detayı ile özellikle, Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerinin detayı ve dava dilekçesinde ifade edilen Şirketin Ortaklar Hukuku İç Tüzüğü ile ilgili açıklamalara bakıldığında, Sayın Davacı vekilin 2023 Yılı bilançosunda 345.180,51.-TL'lik Kar elde edilirken, Şirket Yönetim Kurulunun 2023 Yılında çeşitli kurumlara 4.048.207,23.-TL'lik Bağış yapmasıyla ilgili eleştirisinde haklı olduğu görülmektedir. Aynı şekilde, 31.12.2023 tarihinde Alıcılar (Cari Hesap Düzeltmeleri - 120.01.07.467 no.lu) hesabındaki 4.397.318,85.-TL'lik Alacak (120 Alıcılar hesabının Borç) Bakiyesinin Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (Geçmişte, Yurt İçi Satışlar Hesabıyla Beyan edilmiş...,) hesabına atılması, Şirket'e hem Gider hem de Kurumlar Vergisi yükü getirmesi nedeniyle, öncelikle açıklamış olduğum iki hesapla ilgili Sayın, Şirket Yönetiminin basiretli ve tedbirli hareket etmediği görülmektedir.
Özel Denetçi Atanması Talebi Yönünden Yapılan İnceleme Neticesinde:
Davacı tarafın davalı şirkette azınlık sıfatına sahip pay sahibi olduğu ve 25.05.2024 tarihli genel kurul toplantısında özel denetçi tayini talebinin reddinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde iş bu davanın açıldığı, bu çerçevede TTK m. 438/1 ve 439/1 hükümlerinde düzenlenen mahkemeden özel denetçi tayininin talep edilebilmesi için aranan şartların somut olayda mevcut olduğu,
Davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması neticesinde yeterli ölçüde cevaplandırılmadığı belirtilen hususların, net kar miktarı, kasada büyük miktarda nakit bulundurulmasının sebepleri, KDV alacağının tahsil edilmemesi ve bazı ortaklara çok büyük miktarlarda borç para verilmesi hususları olduğu, nitekim yukarıda mali inceleme ile ilgili bölümde de belirtildiği üzere, 2022 yılına göre 2023 yılında daha az kar elde edilmesinin sebepleri, 2022 yılı ile 2023 yılına ait kayıtların, Gider ve Gelir hesaplarındaki işlemlerinin tek tek incelenip artış ve azalış gerekçelerinin analizlerinin yapılması ile ortaya çıkarılabileceği,
Bu hususların pay sahipliği haklarından yönetim kurulu üyelerine karşı açılabilecek sorumluluk davaları bakımından önem taşıyan hususlar olduğu, Muhterem Mahkemece TTK m. 438/1 hükmü çerçevesinde pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu neticesine ulaşılması durumunda, bu hususların incelenmesi ile sınırlı olarak özel denetçi tayinine karar verilebileceği, aksi durumda özel denetçi tayini talebinin reddinin gerekeceği neticelerine ulaşılmıştır. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK m.438/1-2 "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü içermekte olup, davalı şirket merkezi Şişli adresli olup, mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğundan mahkememiz yetkilidir. Yine devamla 439.maddesinde "Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir." hükmü çerçevesinde ise davacı davalı şirkette % 11,5 temsil eden azınlık pay sahibi olduğundan davacı açmakta hukuki yararı bulunduğu ve 25/05/2024 tarihli genel kurulda özel denetçi talebinin reddedilmesi üzerine 3 aylık yasal sürede iş bu davacı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu ile de davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması neticesinde yeterli ölçüde cevaplandırılmadığı belirtilen hususların net kar miktarı, kasada büyük miktarda nakit bulundurulmasının sebepleri, KDV alacağının tahsil edilmemesi ve bazı ortaklara çok büyük miktarlarda borç para verilmesi hususları olduğu, dolayısıyla 2022 yılına göre 2023 yılında daha az kar elde edilmesinin sebepleri ile 2022 yılı ile 2023 yılına ait kayıtların, Gider ve Gelir hesaplarındaki işlemlerinin tek tek incelenip artış ve azalış gerekçelerinin analizlerinin yapılması ile ortaya çıkarılabileceğinin sabit olduğu, belirtilen hususların pay sahipliği haklarından yönetim kurulu üyelerine karşı açılabilecek sorumluluk davaları bakımından da önem taşıyan hususlar olduğu anlaşılmış olup, davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının Gider ve Gelir Hesaplarının incelenmesi ve karlılığın artış ve azalış sebeplerinin araştırılması için davalı şirkete bağımsız denetçi atanmasına karar vermek gerekmiştir. Ancak mahkemece kısa karar yazılırken kısa kararın hüküm fıkrası 1. Maddesinde, maddi hata sonucu özel denetçi atanmasına ilişkin TTK'deki düzenlemeler "TTK 638/1 ve 639/1 maddeleri uyarınca kabulüne" karar verilmiş ise de, TTK 438/1 ve 439/1 maddesinde yer aldığı anlaşılmakla hüküm fıkrasında "438/1 ve 439/1" şeklinde HMK 304/1 maddesi uyarınca tashihi uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'ne özel denetçi atanmasına ilişkin istemin TTK 438/1 ve 439/1 maddeleri gereğince KABULÜ ile;
Davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının Gider ve Gelir Hesaplarının incelenmesi ve karlılığın artış ve azalış sebeplerinin araştırılması için davalı şirkete bağımsız denetçi/ mali müşavir ...'nın ÖZEL DENETÇİ OLARAK TAYİNİNE,
2-Mahkememizce atanan özel denetçiye bir defaya mahsus olmak üzere 50.000,00 TL ücret takdirine, denetçi ücreti avansının karar tarihinden itibaren davacı tarafça 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, özel denetçinin görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili denetçiye BİLDİRİLMESİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile arda kalan 187,80 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 23.239,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp DAVACIYA ÖDENMESİNE,
Dair, 6102 sayılı TTK m.440 gereği KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza