T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/385 Esas
KARAR NO :2025/685
DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:27/06/2024
KARAR TARİHİ:16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Ticaret Sicil müdürlüğünde kayıtlı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirkette kurucu ortak olarak müvekkilinin kaydı bulunduğunu, hali hazırda e devlet sorgulamasında şirket kaydının aktif olarak göründüğünü, müvekkilinin dava konusu şirket ile bir alakasının bulunmadığını, ilgili şirket nedeniyle müvekkili aleyhine .... Ağır Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyası ile ceza davası açılmış olduğunu, müvekkilinin dosyada beraat etmiş olduğunu, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda görüleceği üzere müvekkilinin dava konusu şirket ile bir bağlantısı ve dahiliyetinin olmadığını, aynı şekilde müvekkilinin kimlik bilgilerini kullanan ve ilgili şirketin ortağı olan ... aleyhine .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı ceza davası açılmış ve sanığın hapis cezası almış olduğunu, daha önce gerek vergi dairesine gerekse ticaret sicil müdürlüğüne ortaklık kaydının silinmesi için talepte bulunmuş olduklarını, Ticaret sicil müdürlüğü e devlet üzerinden kaydın pasif hale getirileceğini ve cimere yapılacak başvuru ile kaydın silinebileceğini taraflarına yazılı olarak belirtmiş olduğunu, bu doğrultuda gereken başvuruları yapmış olduklarını, ancak ortaklık kaydı pasif hale gelmediği gibi Ticaret Bakanlığı, cimerden bize gönderdiği cevapta kaydın bizzat ilgili sicil müdürlüğünün sileceğini belirtmiş olduğunu, bu doğrultuda İstanbul Ticaret sicil müdürlüğüne yeniden başvuru yaptık ve müvekkili yönünden yok hükmünde olan ticaret kaydının silinmesini talep etmiş olduklarını, taleplerine verilen cevap ile kaydın ancak Asliye Ticaret Mahkemesince verilecek karar sonrası silenebileceğinin söylenmiş olduğunu, bahsi geçen şirket ile müvekkilinin bir alakasının ve bağının olmaması sebebiyle kaydının silinmesi gerektiğini, ayrıca şirket nedeniyle ... Vergi Dairesi tarafından hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin mal varlığına haciz konulmuş olduğunu, talebe rağmen ve ceza mahkemesi kararıyla şirketin ortağı olmadığı ispatlanmış olmasına rağmen ticaret sicilinde kaydının aktif olarak görülmesi ve şirket borçlarından dolayı mal varlığına haciz konulmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünde kayıtlı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin, müvekkili yönünden yokluğunun tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin yokluğunun tespiti için huzurdaki davayı açmış olduğunu, davacı her ne kadar ana sözleşmeyi tasdik eden notere de dava açılması gerektiğini belirten yargıtay kararları olduğunu belirterek müvekkili noter ...'a da husumet yöneltmişse de husumet yönünden itiraz ettiklerini öncelikle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca zamanaşımı defindede bulunduklarını, noterlikteki işlem tarihi 14.01.2010 olmakla dava için zamanaşımı süresi de dolmuş olduğunu, müvekkilinin görev yaptığı .... Noterliğinde işlem güvenliğinin tesisi için gereken tüm önlemleri almış, noterlik personeline işlem güvenliği için talimatlarını, dikkat edilmesi gereken hususları bildirmiş ve yapılan her işlemde denetim ve kontroller uygulanarak işlemler yapılmış olduğunu, her işlemde Noterliğe işlem yaptırmak için gelen ilgililerden kimlik ibrazı istenmekte olduğunu, ibraz edilen kimliklerin gözle yapılan kontrolünde, kimlikte bir silinti kazıntı olup olmadığı, ıslak ve soğuk mühürlerinin bulunup bulunmadığı, kimlikteki fotoğrafla ibraz eden kişinin benzeyip benzemediği ve diğer detaylı denetimler yapıldıktan sonra bilgisayar ortamında yapılan kontrollerde de Nüfus Müdürlüğü sistemindeki bilgilerin kontrolu için Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden ibraz edilen kimlikteki bilgiler karşılaştırılarak bilgilerin doğruluğu teyit edildikten sonra şüpheli bir durum olmadığı kanaatine varılırsa işlemlerin yapılmakta olduğunu, noterlikte yapılan ana sözleşme tasdiki de belirtilen esaslar çerçevesinde usulüne uygun olarak yapılmış olduğunu, davacının iddiası doğru ise yani kimliği rızası dışında kullanıldı ise davacı bu konu ile ilgili resmi kurumlara vakit kaybetmeden bildirimde bulunmuşmudur kayıp ihbarı ve ilanı yaptırmışmıdır bu hususlar değerlendirilme yapılması gerektiğini, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere bankalardan çek karneleri alınarak esnaflar dolandırılmış, bankalardan kredi çekilmiştir ve bu işlemlerde de iddia edildiği üzere davacının kimliği kullanılmış ve onun yerine imzalar atılmış ise davacı kayıp nedeni ile yeni kimlik çıkarsa zaten bu işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını, davacının yeni kimlik çıkarmadı ise bu işlemleri kendisinin yaptığı veya rızası dahilinde kardeşi ile birlikte yaptığı da ihtimal dahilinde olduğunu ve davacının bu işlemlerin isteği dışında yapıldığını ispatlaması gerektiğini, notere yüklenebilecek bir kusur da bulunmadığını bu nedenle noter yönünden davanın reddedilmesini, beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava; Davacı ... tarafından şeklen ve ... tarafından kurulan ... .. Ltd. Şti.'nin ortaklık sözleşmesinde, davacının kurucu ortak olarak imzasının yer alıp almadığı, ana sözleşme tanzimi sırasında ibraz edilen kimliğin sahte ve davacı kimliği kullanılmak suretiyle ... tarafından fotoğrafı yapışık kimlik ibraz edilip edilmediği, sözleşmeyi ve alınan kararları tasdik eden .... Noterliği 14/01/2010 gün ve ... yevmiye nolu sözleşmeyi onaylayan noterin sözleşmenin tanzim edilmesine sunulan belgelerde, gözde sahtelik iddiasının tespit edilip edilemeyeceği ve iğfal kabiliyetinin (yanıltıcı olabilme özelliği) bulunup bulunmadığının tespiti, dava konusu ... ... Ltd. Şti'nin ana sözleşmede davacı imzasının bulunmaması durumunda şirketin davacı yönünden hukuki niteliğinin tespiti ile davacının şirketten çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
...Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; davalı ... İnşaat Mobilya ... Ltd. Şti.'nin ...-0 sicil numarasına kayıtlı olduğu, sermayesinin 200.000,00 TL olduğu, ortaklarının ..., ... olduğu, yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilinin 13/12/2010 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin sicil kaydının tetkikinde belirtildiği şekilde ortaklarının ... ve ... olduğu, ...'ın (...) alınan nüfus kaydında 23/09/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, bu itibarla mahkememiz dosyasının 10/10/2024 günlü celsesinde anılan şirketi temsil edecek kimse olduğu anlaşılmakla, iş bu dava ile sınırlı olmak üzere şirketin temsil ve hukuki haklarının korunması bakımından ... temsil kayyımı olarak atanmıştır.
Yine davalılardan ...'ın .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile hükümlü olduğundan DMK m.407 gereği kısıtlandığı, kendisinin eşi olan...'ın vasi olarak atandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ile ilgili olarak mahkememizce celp edilen .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında üzerindeki kimliğin gerçek olduğu ancak kimlik üzerinde gerçeğe aykırı olarak fotoğrafın gerçeğe aykırı olarak değiştirildiğinin rapor edildiği eylemini ikrar ederek kardeşi mahkememiz dosyası davacısı ...'a ait kimliğinin fotoğrafını değiştirdiği iddiası ile açılan kamu davasında sanık hakkında hapis cezası verildiği ve cezanın geri bırakıldığı ve kararın 24/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ... ... Ltd. Şti'nin kuruluşuna ilişkin ana sözleşmesinin .... Noterliğinin 14/01/2010 tarihli ... sayılı yevmiye ile yapıldığı, şirket ortakları ... ve ... olduğu, yine .... Noterliğinin 08/10/2010 tarihli ... sayılı yevmiyesi ile ortak ...'nın hissesini ...'a devrettiği anlaşılmıştır. Yine dosyamıza celp edilen .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sanık ...'ın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hakkında açılan kamu davasında aldırılan bilirkişi raporunda, ana sözleşmedeki ... adına atılan imzaların, ...'ın eli ürünü olmadığı ve işbu dava dosyasında verilen kararın 20/02/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.638 "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmü ile ortaklıktan çıkma ve çıkarılma şartları düzenlenmiştir.
Davamıza konu ortaklıktan çıkma talebini içeren hususlar ile ilgili olarak sanık ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının mahkememizin incelemesinde; resmi belgede sahtecilik suçundan davalı... ve davacı ...'ın resmini kendi resmi ile değiştirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin sabit olduğu, davamıza konu ... İnşaat... Şirketinin 14/01/2010 tarihli ana sözleşmesinde de davacı ...'ın yerine, ... ...'ın imza attığını beyan ve ikrar ettiği, işbu ana sözleşmede davacının imzasının yer olmadığı, açılan ceza dosyası ile sabit olduğu, dolayısıyla davacı Hakan'ın davalı şirketin ortak ya da yetkilisi Hakan'ın bu itibarla davalı şirkette hiçbir yetkisi bulunmadığından, şirketin yönetim kurulu müdürü olarak alınan kararlara bir dahlinin olamadığı, davacının şeklen ortak olduğu şirketten 6102 sayılı TTK m.638 gereği ortaklıktan çıkma (ayrılma) koşullarının oluştuğu anlaşılmakta ise de, esasen ana sözleşmede imzasının olmaması sebebiyle başlangıçtan itibaren iş bu davacı yönünden kurulan şirketin yok hükmünde olduğu, davacının davalı şirketin ana sözleşmesindeki imzasının sahte olması sebebiyle davacının şirketin 3. şahıslara ve kamuya vergi ve SGK borçlarından sorumlu olmaması için haklarının da korunabilmesi bakımından davacı yönünden sabit olmakla davacının davalı şirketin kuruluşundan itibaren ortaklığının ve yoklukla malul olduğunun tespiti ile bedelsiz olarak çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yine diğer davalıların hukuksal sorumluluklarının incelenmesinde ise, davalı ...'ın şirketin resmi ortağı olmadığı, kendi adına bir işlem yapmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkında 6100 sayılı HMK m.114/1-d ve aynı kanun 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine son olarak davalı ... yönünden ise, eldeki davamız bir tazminat ya da sahteliğe dayalı menfi tespit davası olmamakla birlikte davacının tüm davalılar aleyhine açtığı davanın niteliği ve sonuçları dikkate alındığında adı geçen davalının dava konusu işlem ile ilgili olarak sorumluluğunu (davacının talepleri ile sınırlı olmak üzere) gerektirecek bir husus olmadığından işbu davalı hakkında 6100 sayılı HMK m.114/1-d ve aynı kanun 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak; dava dosyası bir bütün olarak incelendiğinde ve yukarıda bahsi geçen gerekçeler ışığında davanın davalı şirket yönünden kabulüne, davacı ...'ın (T.C: ...) İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-0 sicil numarası ile kayıtlı olan ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin davacının ana sözleşmedeki imzasının sahte olduğu, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu tespit edilmekle, davacının şirketteki ortaklığının, şirketin kuruluşundan itibaren, şirketin davacı yönünden davacının yoklukta malul olduğunun tespiti ile bedelsiz olarak ortaklıktan çıkarılmasına, davacının şirket hesabına bir sermaye yatırmamış olması ve şirketi esasen davacı adına kardeşi ... tarafından, Hakan'ın kimlik ve sahte imzaları ile kurulduğundan davacının herhangi bir hakkı olmadığı da dikkate alınarak 20.000 TL karşılığında şirketteki %10 hissenin davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne bedelsiz olarak intikaline,
Ayrıca davalı ... ve Noter ... aleyhine açılan davanın davalı ... şirketin resmi ortağı olmadığı gibi kendi adına işleme yapılan bir katılımının söz konusu olmadığı, davalı noter ... yönünden davanın bir tazminat ya da sahteliğe dayalı bir menfi tespit davası olmadığı anlaşılmakla, davacının anılan davalılar aleyhine açtığı davanın niteliği ve sonuçları dikkate alınarak pasif husumet yönünden reddine, kararın Ticaret Sicilinde Tescil ve İlanına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı şirket yönünden KABULÜNE,
a-Davacı ...'ın (T.C: ...) İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-0 sicil numarası ile kayıtlı olan ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin davacının ana sözleşmedeki imzanın sahte olduğu, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu tespit edilmekle, ortaklığı ve ortaklıktaki payının kuruluştan itibaren davacının şirketteki ortaklığı ve şirketin davacının yönünden kuruluşundan itibaren YOKLUKTA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİ İLE BEDELSİZ OLARAK ORTAKLIKTAN ÇIKARILMASINA,
b-Davacı adına 20.000 TL karşılığında şirketteki %10 hissenin davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne BEDELSİZ OLARAK İNTİKALİNE,
2-Davalı ... ve Noter ... aleyhine açılan davanın davalı ... şirketin resmi ortağı olmadığı gibi kendi adına işleme yapılan bir katılımının söz konusu olmadığı, davalı noter ... yönünden davanın bir tazminat ya da sahteliğe dayalı bir menfi tespit davası olmadığı anlaşılmakla, davacının anılan davalılar aleyhine açtığı davanın niteliği ve sonuçları dikkate alınarak pasif husumet yönünden REDDİNE,
3-Kararın Ticaret Sicilinde Tescil ve İlanına,
4-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile arda kalan 187,80 TL'nin davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 58.585,28 TL yargılama giderinin davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000 TL ücreti vekaletin davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,
8-Tarafların HMK 333.maddesi gereğince yatırdığı gider avansından kullanılmayan tutarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı şirket kayyımının yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza