T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/389 Esas
KARAR NO :2025/114
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/07/2024
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, araçların ... adlı bir sistem üzerinden kayıtlarının davalı şirket tarafından silindiği bu yüzden araçlarını kullanamadığını, davalıya birçok kez ihtarlarda bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını, Müvekkili ile davalı Şirket arasında akdedilen Yerel Temsilcilik Sözleşmesi kapsamında imza altına alınan uzun dönem araç kiralama sözleşmesi uyarınca işletme hakkı 31.12.2027 tarihine kadar beş yıllık süre ile uzun dönem kira akdi kapsamında müvekkili adına işletme hakkı devredilen; ... sayılı altı adet taşıtın ... kayıtlarının 07.03.2024 gününde iptal edilmesi nedeniyle kiralama faaliyetinde kullanılmamasından kaynaklı olarak oluşan HMK m. 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak sonradan artırılıp azaltılmak üzere şimdilik 50.000,00-TL gelir kaybının ticari temerrüt faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tazmini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı Şirket'ten alınıp taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından feshin gerektirdiği sorumluluklar haksız ve hukuka aykırı olarak yerine getirilmediğini, talep edilen araçlar öngörülen süreler içerisinde müvekkili şirkete iade ve teslim edilmediğini, müvekkili şirket, bayilik ilişkisinin sona erdirildiğine yönelik iradesi baki kalmak suretiyle araçları kendisine teslim etmediğinden olası zararların engellemek ve kayıt altına tutabilmek adına davacı şirkete bir süre fatura düzenlemeye devam ettiğini ancak davacı işbu faturaları da ödemekten imtina ettiğini mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan araçları da iade etmekten imtina ettiğini, bu nedenle Dava dilekçesine karşı cevaplarının kabulünü ve davacı yanın davasının reddini, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı vekiline varlığı iddia edilen uzun dönem araç kiralama / bayilik sözleşmesinin aslı gibidir örneğini İhtarname ve tebliğ belgelerinin aslı gibidir örneğini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince 10/07/2024 tarihli dilekçe ekinde araç kiralama sözleşmesi, ihtarname ve tebliğ şerhi suretinin aslı gibidir örneklerini sunmuştur ilgili belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; davaya konu uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia edilen Araç kiralama sözleşmesi uyarınca 31.12.2027 tarihine kadar beş yıllık süre ile uzun dönem kira akdi kapsamında davacı adına ... sayılı taşıtların davalı tarafça kiralama faaliyeti dışına çıkılması ile davacının maddi zararına sebep olup olmadığı, kira akdine aykırılık nedeniyle kar kaybına dayalı HMK m. 107. Maddesine dayalı tazminat isteminde bulunup bulunamayacağı hususlarına ilişkindir.
Huzurdaki davada davanın hukuki niteliği itibariyle davacının uzun dönem araç kiralama sözleşmesi uyarınca işletme hakkı 31.12.2027 tarihine kadar beş yıllık süre ile uzun dönem kira akdi kapsamında davacı şirket adına devredilen; ... sayılı altı adet taşıtın ... kayıtlarının iptal edilmesi nedeniyle kiralama faaliyetinde kullanılmamasından kaynaklı olarak oluşan HMK m. 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak ikame edilen tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Yine 6100 Sayılı HMK.'nın Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi başlıklı 4/1-a maddesinde yer alan; "Kiralanan taşınırların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları," hükmüne göre kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların tümüne bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir.
Mahkememize konu olan tazminat davasında, davalı ile davacı arasında kira ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu araçların davalının kira kullanımı döneminde davalının kira sözleşmesine aykırı olarak ... sistemini iptal ettiği bu nedenle beklenen davacının kar kaybına uğradığının iddia edildiği, davaya dayanak olarak araç kiralama sözleşmesinin sunulduğu, eldeki davada taraflar arasında kira ilişkisi mevcut olduğundan davalı tarafın kira sözleşmesine göre yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, davacının kira sözleşmesinden kaynaklı haklarına dayanarak davalıdan kar kaybı talep edip edemeyeceğinin tespiti gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde kira sözleşmesi yorumlanarak TBK'da düzenlenen kira sözleşmesi hükümleri gereği varsa oluşan zarardan davalının sorumlu olup olmayacağının görevli mahkemede tartışılması gerekecektir. Her iki tarafın şirket olmasının eldeki davada mahkememizi görevli hale getirmeyeceği zira uyuşmazlığın doğrudan kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle (benzer yönde İstanbul BAM 55. HD, 2023/1629Esas, 2024/1537 Karar; İstanbul BAM 49. HD., 2020/2628 Esas, 2023/2084 Karar) ve tarafların ticari işletme olduğu konusunda şüphe bulunmamakla birlikte sulh hukuk mahkemeleri kira ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından ihtisas mahkemeleri olup, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün kira ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi sulh hukuk mahkemelerine ait olduğundan (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2021/1218 Esas, 2021/1347 karar) davanın özel görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesinde karara bağlanması gerektiği kanaati ile izah olunan nedenlerle HMK'nın 4/1-a maddesi gereği mahkememizin HMK.nun 114/c ve HMK.nun 20. maddeleri uyarınca görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır