T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/417 Esas
KARAR NO :2025/621
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/07/2024
KARAR TARİHİ:18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında davacı tarafından belirli AVM ler de siçili ... önünde ... tarafından üretilecek olan elektrikli araca dair ilgi toplamak ve tanıtım çalışması yapmak amacı ile ... firması tarafından üretilerek sergilenecek olan 10 adet elektrikli aracın siparişinin müzakerelerine başlandığını, taraflar arasında gerçekleşen sözlü görüşmelere istinaden ... Tek. San. ve Tic. A.Ş. tarafından 16.02.2024 Tarihinde ... ... A.Ş.'ne verilmiş olan ön sipariş için pey akçesi olması amacı ile 5.000.000 TL tutarında ön ödeme sağlandığını, ancak ... ... A.Ş'nin.; 10 adet elektrikli araç siparişi için kendisine yapılan pey akçesi ödemesi ile kurulan sözlü anlaşmanın ardından üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, ... Tek. San. ve Tic. A.Ş.'ne anlaşmış oldukları 10 adet elektrikli aracı üreterek teslim etmeyerek borcuna aykırı hareket ettiğini, bununla da kalmayarak davalının sergilenmek üzere üretilecek bu araçlara dair davacı İle ilgili yaptığı görüşmelere istinaden kendisine halihazırda yapılmış olan ödemenin haricinde 150.000,00 USD değerinde araştırma hizmeti faturası kestiğini, davacının almadığı hizmet için kesilmiş olan bu faturayı iptal ettiğini, davalının davacıya taahhüt etmiş olduğu 10 adet elektrikli araç siparişini tamamlayarak teslim etmemiş olmak ile birlikte kendisine ödenmiş olan ön sipariş pey akçesini de iade etmediğini, bununla da kalmayarak davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka firma ile anlaşma sağlayarak rekabet hukukuna aykırı eylemler gerçekleştirdiğini, bunun üzerine davacının ödemiş olduğu ön sipariş pay akçesinin kendisine iadesi için davalıya karşı icra takibi yaptığını, ancak davalının ilgili icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasındaki takip talebi ve ödeme emri, iik. ve Yargıtay kararlarınca benimsenen şekil şartlarını taşımadığını, bu nedenle hukuka ve usuli şartlara aykırı olarak düzenlenip gönderilen ödeme emrinin iptali gerektiğini, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı firmanın önce ilgi tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket hakkında haksız, kötü niyetli ve taraflar arasındaki maddi, ticari ve hukuki gerçekliğe aykırı alacak istirdadı talebinde bulunduğunu, ihtarnameye müvekkili şirket tarafından yasal süresinde itirazlarını içeren cevabi ihtarnamenin gönderilmesi üzerine huzurdaki davaya konu icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili firmanın, davacı firmaya borçlu olmadığını; davacı firmadan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 741.460 TL alacaklı olduğunu, müvekkili firmanın taraflar arasındaki sözleşmeye göre kendi uhdesine düşen yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, hem taraflar arasındaki sözleşmenin iş akışına göre, "STRATEJİK ARAŞTIRMA HİZMETİ" ni davacı firmaya verdiğini, hem de kendi üzerine düşen diğer tüm yükümlülükleri bakımından ifaya hazır beklediğini , davacı firmanın kendi edimlerini ifadan imtina ettiği için, ticari olarak yatırım yaptığı halde asıl para kazanacağı işin devamının, davacı firma tarafından yapılmadığı için, müvekkili firmanın hem menfi hem de müspet zarara düçar olduğunu, müvekkilinin düzenlediği 150.000 USD meblağlı fatura alacağı ve bu arada davacı tarafından ödenen 5.000.000 TLnin deyim yerindeyse müvekkili bakımından "devede kulak" mesabesinde, müvekkilinin menfi zararlarını dahi gidermeyen, cüz'i bir ödeme olarak kaldığını, dolayısıyla, davacının alacak ve istirdat hakkı olmadığı gibi, faturadan dolayı müvekkiline karşı 741.460 TL borcu ve müvekkilinin diğer menfi zararları ile müspet zararlarını tazmin yükümlülüğü olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan iş bu dava; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yönelik başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı vekilinin görev ve yetki itirazının mahkememizce 18/09/2025 tarihli celse ara kararları ile reddine karar verildiği anlaşıldı.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde netice-i talebini 5.000.000,00 TL şeklinde belirttiği, talebin bir para alacağına ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı vekiline 16/07/2024 tarihli tensip tutanağının 13 nolu maddesi uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması için kesin süre verilmiş ve davacı vekilince düzenleme tarihi 19/08/2024 olan arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulduğu anlaşılmıştır.
Yapılan inceleme ve değerlendirmede; işbu davanın 12/07/2024 tarihinde açıldığı arabuluculuk son tutanağının ise 19/08/2024 tarihli olduğu tespit edilmekle davacı tarafça dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvuru yapılarak arabuluculuk son tutanağının sunulduğu anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 93.579,44 TL harçtan alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile arda kalan 92.964,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 30.000 TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza