T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/42 Esas
KARAR NO:2025/192
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/01/2024
KARAR TARİHİ:12/03/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.03.2022 Tarihinde ...' e ait olan ve ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş ve kaza tutanağına göre ... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olarak tespit edilmiş olduğunu, ... plakalı aracın ... A.Ş. tarafından ... no.lu TRAFİK Poliçesi düzenlenmiş olması sebebiyle işbu davanın açılmasının zorunlu hale gelmiş olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı araçtaki değer kaybı ve hasar bedellerinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, kusur oranına göre yapılacak hesaplamada, hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, kaza resimleri, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde ilgili aracın hasar miktarının belirlenerek tespiti gerektiğini, müvekkilinin aracında değer kaybı ve hasar bedellerinin hesaplanması ve davalılardan
tazmin edilmesi gerektiğini, bu nedenle işbu davanın açılmış olduğunu iddia etmiş ve sonuç olarak, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulü ile birlikte, şimdilik 100-TL değer kaybı ve 100-TL hasar bedeli olmak üzere toplam 200-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, avans faizi talebinin kabul olmaması halinde yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 08.07.2021 - 08.07.2022 tarihleri arasında ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, dava konusu talep zaman aşımına uğramış olduğundan zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davadan önce davacı tarafça müvekkili şirkete başvuru yapılmış ve başvuru kapsamında 2/3139213 no.lu hasar dosyası açılarak davacı tarafın talebinin değerlendirmeye alınmış ve bunun neticesinde davacı tarafa 19.10.2022 tarihinde 112,00-TL tutarında değer kaybı tazminatının ödenmiş olduğunu, ayrıca davacı tarafa 1.700,00-TL tutarında aracın onarımına dair işçilik bedelinin de ödenmiş ve yine araç onarımı için tedarikçiye 942,88 TL yedek parça bedelinin ödenmiş olduğunu, ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesinin kaza tarihindeki bakiye araç başı teminat limitinin 47.245,12-TL olarak kalmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından değer kaybı tazminatına ve aracın onarım bedeline yönelik tüm zararın giderilmiş ve davacı tarafın bu yöndeki zararının tamamı karşılanmış olduğundan, davacı tarafça ikame edilen huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın seçmiş olduğu servis tarafından müvekkil şirket ile koordineli şekilde davacının aracı onarılmış ve sağlam bir şekilde teslim almış olduğunu, buna rağmen müvekkili şirkete hasar ödemesi yapılması ile talepte bulunulmuş ve gerçek zararın müvekkili şirket tarafından karşılanmış olmasına rağmen aleyhe dava ikame edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine ıskonto uygulanması ve müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedellerine göre hasarın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, temerrüde düşmeyen müvekkili şirket için kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hasarlardan kaynaklı tazminatlara uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıların usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermedikleri anlaşıldı.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi, İstanbul Vergi Daireleri , Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan poliçe dosya arasına alınmıştır.
... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyası UYAP sureti dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan rapor dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan raporda özetle; "... 1-Davacıya ait ... plakalı aracın hasarı ile ilgili olarak davacı tarafından 03.03.2022 tarihinde yapılan başvuru üzerine, davalı ... A.Ş. tarafından 2/3139213 no.lu hasar dosyası kapsamında 2.642,88 TL hasar bedeli ve 112,00 TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 2.754,88 TL ödenmiş olduğu, 2-... plakalı araç sürücüsü davalı ... 'in %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, 3-Davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, 4-Dava konusu aracın onarım tutarının KDV hariç 2.499,05 TL ve sadece parça KDV'si 143.83 TL dahil KDV dahil 2.642,88 TL olduğu, 5-Davacıya ait ... plakalı aracın kilometresi ve daha önce almış olduğu hasarlar nedeniyle dava konusu kazada aldığı hasar onarımı sonrası değer kaybına uğramayacağı" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve hasar bedeli tazminatı isteminden ibarettir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; 01/03/2022 tarihinde davalı ...' e ait olan ve ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, yaşanan kazada kusurun kimden kaynaklandığı ve davacının talep edebileceği kadri maruf zarar kalemlerinin tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında inceleme yapılabilmesi için bilirkişiler makine mühendisi ... ve sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı vekilince bedel arttırım dilekçesi sunulmamıştır.
A- Yapılan açıklamalar doğrultusunda hasar onarım bedeli istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; davacı, yaşanan trafik kazası nedeniyle kazaya sebebiyet veren karşı araç sürücüsüne, malikine ve sigorta edeni davalı şirkete karşı işbu davayı ikame etmiştir. Bu kapsamda davalı şirkete sigortalı, dava dışı karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığının tespiti için alınan raporda kaza tespit tutanağı ile aynı yönde olacak şekilde karşı aracın sürücüsünün arkadan çarpması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 56/c-d maddesi gereğince %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan raporda kusur tespiti ve hasar bedeli yönünde yapılan tespitlerin ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olması nedeni ile itibar edilir olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı araç sürücüsünün (%100) kusuru nedeniyle davacının tazminat talebinde haklı olduğu, ödenen hasar bedelinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu, kazanın poliçe vadesi kapsamında meydana geldiği, teminat kapsamında kaldığı görülmekle temerrüt tarihi esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
B- Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 esas, 2011/524 karar sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05/09/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/03/2012 tarihli ve 2012/20-12 esas, 2012/232 karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21/01/2004 tarihli ve 2004/10-44 esas, 2004/19 karar sayılı ve 03/02/2010 tarihli ve 2010/4-40 esas, 2010/54 karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davacıya ait ... plakalı aracın kilometresi ve daha önce aldığı hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramayacağı tespit edildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Emsal ilam: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/1807 Esas 2018/3201 Karar)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan değer kaybına ilişkin davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜ İLE,
100,00 TL hasar bedelinin davalılar Fatma ve Murat'tan 01/03/2022 tarihinden davalı sigorta şirketinden ise 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili sureti ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya vekiline ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.295,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraf herhangi bir yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Devlet tarafından karşılanan 3.120,00 TL olan arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır