T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
ESAS NO : 2024/441 Esas
KARAR NO : 2024/834
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 24/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ettiklerini, Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ile müvekkili Bankanın münakid kredi sözleşmesinden doğan alacağı bir ilama bağlanmış olduğunu, alacağın tahsili açısından davalı ...'nun Türkiyede bulunan malvarlıkları icra işlemleri başlatılarak müvekkili bankanın uğradığı zararın tazmin edileceğini, ancak aradan geçen zamanda borcun ifası gerçekleşmediğini, davalının yine borçlarını ifa etmemek amacıyla mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için İcra İflas Kanununun 257. Maddesi uyarınca tedbiren ihtiyati haciz talep ettiklerini, davalı aleyhine verilen Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ve devamı hükmündeki masraf kararının tenfizine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Tanıma ve tenfiz davalarında yetkili mahkemenin, davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri olduğunu, davacı yabancı bir tüzel kişi olarak Türkiyede dava açarken teminat yatırması gerektiğini, davacı yabancı şirketin işbu davayı açmada hukuki yararının olmadığını, dayanak yapılan yabancı mahkeme kararında da görüleceği üzere müvekkilinin ilamdaki adresinin Almanya olduğunu, davacı da Almanya merkezli bir şirket olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhinde Almanya da herhangi bir icra takibi yapılmamış fakat Türkiyede yabancı mahkeme kararının tenfizi istemli işbu davanın açılmış olduğunu, müvekkilinin Almanya'da malvarlığı olmasına rağmen orada hukuki yollar tüketilmeden burada müvekkilinin malvarlığına yönelmekte hiçbir iyiniyet olmadığı gibi dava şartlarından olan hukuki yararının da olmadığını, davacı şirketin ayrıca dava açmada aktif husumetinin de olmadığını, yabancı mahkeme kararında görüleceği üzere karar müvekkilinin gıyabında verilmiş olduğunu, savunma hakkına riayet edilmemiş olması, kararın tenfizine engel teşkil ettiğini, izah edilen nedenlerle öncelikle ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yetki itirazlarının kabulüyle dosyanın yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, esas bakımından haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınarak incelenmiştir.
Mahkememizde açılan işbu dava, Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ve devamı hükmündeki masraf kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.
Davalı tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile davalı ...'nun yerleşim yeri ve sakin olduğu yer Kayseri olup, 5718 sayılı Kanunun 51. Maddesi gereğince "Bu kararlar kendisine karşı tenfiz edilen kişinin yerleşim yeri , yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden , Türkiye'de sakin olduğu yer ve yerleşim yeri yoksa Ankara, İstanbul, İzmir Mahkemelerinden tenfizinin istenebileceği düzenlenmiş olup, davalının yerleşim yerinin Kayseri olması sebebiyle , mahkememizin yetkisiz olduğu ve 5718 sayılı Kanunun 48 maddesi gereğince, dava açanın yabancı olması halinde yargılama giderleri ve karşı tarafın zarar ve ziyanının karşılanmasını sağlamak için yabancılık teminatı yatırması gerektiğine ilişkin yabancılık teminatı itirazında bulunmuştur.
Mahkememizce davalının yabancılık teminatı itirazı Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında yapılan 15/05/1930 ve 04/06/1930 tarihli Adli Yardım Sözleşmesi gereğince, taraflar karşılıklı olarak yabancılık teminatından muaf tutulmuş olduğundan, "Davacı Alman Şirketinin HMK 48/2 md. Düzenlenen yabancılık teminatı koşulundan muaf olduğu anlaşılmakla, davalının yabancılık teminatı itirazının reddine," karar verilmiştir.
HMK 6. Maddesi ile; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
" hükmü ile genel yetkili mahkemenin düzenlendiği, MÖHUK 51 maddesi ile; " (1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. (2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir." hükmü ile görev ve yetkinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; davalının mahkememizin yetkisine yönelik itirazın mahkememizce kabul edilerek; davalının yerleşim yeri ve mernis adresinin UYAP üzerinden yapılan nüfus kayıt örneğinden de anlaşılacağı üzere "Çukuryurt Mahallesi ...Evleri No:..Develi Kayseri " olduğu, yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olması , ayrıca tenfiz kararlarının , kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mevcut ise yerleşim yerinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla; davalının yetkisizlik itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce dava konusu ilam yönünden davacının ihtiyati haciz talebi 10/09/2024 tarihinde kabul edilmiş, davalı tarafından ihtiyati haciz kararına mahkememizin yetkisine , teminata ve sebebine yönelik itiraz edilmiştir.
Mahkememizce davalının mahkememiz yetki alanında yerleşim yerinin bulunmaması ve Kayseri'de bulunduğu tespit edilmekle, mahkememiz yetkisine yönelik itiraz kabul edildiğinden, ihtiyati haciz kararı yönünden de mahkememizin 10/09/2024 Tarihli ve 2024/441 Esas sayılı ihtiyati haciz kararının İİK 265 uyarınca yetkisizlik nedeniyle kaldırılmasına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının mahkememizin yetkisine yönelik itirazının KABULÜYLE,
a)Mahkememizin 10/09/2024 Tarihli ve ... Esas sayılı ihtiyati haciz kararının İİK 265 uyarınca YETKİSİZLİK NEDENİYLE KALDIRILMASINA,
b)Davalının yerleşim yeri ve mernis adresinin Kayseri olduğu anlaşılmakla, HMK 6 ve MÖHUK 51 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesini müteakip, bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddi kesinleşmesine müteakip iki haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331. Maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Dosyanın yasal süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara BAĞLANMASINA,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İSTANBUL BAM ilgili dairesinden istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır