T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/539 Esas
KARAR NO : 2025/839
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı olan ... plakalı aracın, 13.12.2021 günü davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı bulunduğu ... plakalı aracın çarpmasına maruz kalarak ağır şekilde hasarlanmış olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kazada 6/8 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirketin yaptırılan ekspertiz sonucunda kasko sigortalı ... plakalı araçta tespit edilen 124.971,64 TL hasar bedelini 20.04.2022 tarihinde sigortalına ödemiş olduğunu, Müvekkili şirketin kasko tazminatını ödemekle sigortalısının haklarına halef olduğundan davalılar aleyhine icra takibi yapmışsa da yapılan itiraz sonucu takibin durmuş olduğunu İddia etmiş ve sonuç olarak, davalıların haksız ve kötüniyetli itirazlarının ayrı ayrı iptali ile her iki davalı aleyhine takibin devamına, davalıların kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine 9620'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Müvekkili sigorta şirketinin 04.05.2020 tarihli kazaya ilişkin olarak poliçe kapsamında sorumluluğunu yerine getirmiş, hasar bedeline ilişkin eksper incelemesi neticesinde Müvekkili şirket tarafından, 22.04.2022 tarihinde ... plaka adına ... Sigorta'ya 43.000,00 TL rücu ödemesi ve 16.05.2022 tarihinde ...'ye 3.277,26 TL hasar ödemesi yapılmış olduğunu, davacının zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılanmış olup, müvekkili şirketin sigorta poliçesi kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, işbu sebeple huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Hasar bedeli hesaplanırken 9 20 iskonto uygulanması ve KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, Tazminata konu kaza haksız fiilden kaynaklandığından, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini Savunmuş ve sonuç olarak, davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacının aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ve ... dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... Sigorta Şirketi davalıların ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ... aleyhine 22/01/2024 tarihinde 93.728,73 TL asıl alacak 14.837,38 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 108.566,11 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve ... Sigorta yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 11/03/2025 tarihli heyet raporunda '' Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, 1. Davacı ... Sigorta .... tarafından kasko sigortası kapsamında 124.971,64 TL hasar bedelinin 20.04.2022 tarihinde ödenmiş olduğu, 2. Davalı sürücü ...‟un %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, 3. Davacıya sigortalı aracın sürücüsü ...‟nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu,4. Davacının uğramış olduğu zarar tutarının 124.971,64 TL olup davalıların kusur oranına göre bu tutarın %75‟i olan 93.728,73 TL‟sinden sorumlu oldukları,5. Davacı ... Sigorta ....‟nin talep edebileceği gerçek zarar miktarının 93.728,73 TL olduğu, ... plakalı aracın ...-...-... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi maddi teminat bedeli, araç baĢına 43.000,00 TL ve kaza başına 86.000,00 TL, ayrıca ...-...-... no.lu poliçe kapsamı içerisinde mevcut olan İMM/İhtiyari Mali Sorumluluk poliçesinin kaza başına maddi teminat bedeli 500.000,00 TL olması nedeniyle, davacı ... Sigorta ....‟nin rücuen talep etmiş olduğu 93.728,73 TL.‟nın her 2 poliçe teminatları kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiği Görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 11.03.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472/1. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, davacı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının rücu hakkı bulunup bulunmadığı, karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin kadri maruf olup olmadığı, rücuen tahsil istemi ile başlatılan ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takibinde davalıların vaki itirazının iptaline karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplanmıştır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Yukarıda anılan kanun maddesi ve yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı davacı şirketin, dava dışı sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi kapsamında sigortalının haklarına halef sıfatı ile meydana gelen kaza neticesinde davalı sigorta şirketinin kazaya sebebiyet veren sigortalısının poliçesi kapsamında ve davalı araç sürücüsünün haksız eylemi nedeniyle sorumlu olmasına dayalı olarak huzurdaki davayı ikame ettiği görülmüştür. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince tanzim edilen raporda davalı ... şirketin ZMM sigortalısına ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK 46/b,c maddelerine uymaması nedeniyle %75 kusurlu olduğu davacı sigorta şirketinin dava dışı araç sürücüsünün ise 52/b,c maddelerine aykırı davranması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan raporda hasar bedeli yönünden yapılan tespitlerin de yerinde olduğu anlaşılmış ve ... plakalı araç için 13.12.2021 tarihinde meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın kusur oranına göre davalıların 93.728,73-TL hasar beleninin kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Tahkikatın neticesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davacı sigorta şirketinin halefiyet prensibine göre tazminat isteminde haklı olduğu, ödenen hasar bedelinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu, kazanın poliçe vadesi kapsamında meydana geldiği ve sigorta şirketinin teminatı kapsamında kaldığı anlaşıldığından sorumluluk tutarına esas ödeme tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz miktarından taleple bağlılık ilkesi gereği takipte talep edilen miktar üzerinden hesaplanması suretiyle mahkememizce davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 93.728,73-TL asıl alacak ve 14.837,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 108.566,11-TL bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 7.416,15 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 1.311,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.104,94 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.311,21 TL peşin harç ve 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.738,81 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 23.829,50-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ...'un yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/12/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza