T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/557 Esas
KARAR NO :2025/672
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/01/2024
KARAR TARİHİ:15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 25.07.2022 Tarihinde ... plakalı aracın tam kusurlu olarak müvekkilinin maliki olduğu ... Almanya plakalı aracına arkadan çarpması sonucu trafik kazasının meydana gelmiş ve bu kaza neticesinde müvekkilinin aracının hasara uğramış olduğunu, müvekkilinin Almanya'da ikamet ediyor olması ve Türkiye'de geçirdiği sürede araçsız kalmak istememesi nedeniyle aracının tamirini Almanya'da yaptırmaya karar vermiş ve Almanya'ya döndüğünde 08.10.2022 tarihinde aracın hasar tespitini yaptırmış, söz konusu ekspertiz firması tarafından yapılan ekspertiz sonunda araçta 2970,84 Euro hasar bedeli tespit edilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu ... no.lu hasar dosyasının açılmış, ancak herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı açmış olduklarını, yargıtay'ın ilgili kararlarında müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti şartlarına göre tamire zorlanamayacağını ve yerleşik olduğu Almanya Federal Cumhuriyeti şartlarına göre tamirat imkanı tanınmasının ve hasarın tazmininin buna göre yapılmasının zorunlu olduğunu ve yabancı para alacağı olarak talep edilebileceğini hükme bağlamış ve bu husustaki muhtelif Yargıtay Kararlarının özetlerini dava dilekçesinde sunulmuş olduğunu İddia etmiş ve sonuç olarak, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, belirsiz alacakta şimdilik 400 Euro döviz alacağı hasar tamir bedelinin davalı sigorta şirketinden alınarak tarafımıza verilmesine, 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 05.10.2021 - 05.10.2022 vadeli ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve 25.07.2022 kaza tarihi itibariyle 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak, kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını, şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ettiklerini , davacının ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli ve gerekli evrakları müvekkili şirkete iletmekle yükümlü olduğunu, ancak müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olduğunu, ekspertiz raporundaki kalemlerin fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, nitekim KDV bir hizmet karşılığı fatura üzerinden doğan bir vergi türü olduğundan ve başvuru sahibinin söz konusu hizmetin alındığı ispatlanmadığından KDV ödenmesi yönündeki talebinin reddi gerektiğini, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedeline göre hasarın tespit edilmesi uygun olup, müvekkili sigorta şirketinin yalnızca yaptırmış olduğu ekspertiz raporundaki miktarla sınırlı kalarak sorumlu tutulmasını ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden en az %20,00 oranında iskonto uygulanmasını talep ettiklerini, Türkiye'de gerçekleşen bir kaza neticesi yabancı plakalı bir araçta meydana gelen zararın, haksız fill tarihinde ve memleket parası üzerinden Türkiye koşulları dikkate alınarak hesaplanması ve hükmün buna göre kurulması gerektiğini savunmuş ve sonuç olarak, davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, hasar bedeline dair tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Prof.Dr. Müh. ... , Prof.Dr. Müh. ..., Prof.Dr. Y. Müh. ... heyet raporunda '' Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; tüm dosya kapsamı üzerinde Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Söz konusu Yargıtay Kararları göz önüne alındığında dava konusu somut olayda, davacıya ait ... plakalı aracın hasarı ile ilgili olarak, Almanya plakalı araçtaki hasar miktarının, yurt içindeki değerler dikkate alınarak hesaplanmasının mümkün olmadığı ve hasara ilişkin parça ile işçilik bedellerinden, herhangi bir oranda ıskonto tenzili yapılmaksızın, parça ve işçilik bedellerine ödenen KDV bedelinin de ödenmesi gerektiği, Davalıya sigortalı olup sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Davacı aracında meydana gelen hasarın onarım tutarının KDV dahil 2.970,84 Euro olduğu Hasar onarım tutarının kaza tarihindeki TL karşılığının 54.226,15 TL olduğu, söz konusu hasar onarımı sonrası araçta değer kaybı ortaya çıkmayacağı, Aracın hasarının makul onarım süresinin 5 gün olduğu, Onarım süresince ikame araç kira tutarının 1.451,85 Euro olacağı, ikame araç kirasının kaza tarihindeki TL karşılığının 26.500,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 18.05.2025'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Huzurdaki dava; davacıya ait ... plakalı aracın Türkiye'de davalının sigortalısı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasara uğradığından bahisle uğranılan hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden talep edildiği, mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; denetime elverişli ve gerekçeli olmakla hükme esas alınan yönleri bulunan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere; 25/07/2022 tarihli trafik kazasında davalının sigortalısı araç sürücüsün KTK'nın 84/1-d maddesini ihlal ettiği ve KTK 84. Maddesine göre kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin dosya evrakları ile uyumlu olduğu, davalı tarafından aksine herhangi bir delil sunulmadığı görülmekle kusura yönelik yapılan incelemeler mahkememizce yeterli kabul edilmiştir.
Davacının aracının Alman plakalı olduğu, Türkiye'de kısa bir dönem bulunduğu sırada aracının kazaya karıştığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2016 tarih ve 2014/17-703 E 2016/497 sayılı ilamı gereğince davacının aracının onarımı için Almanya'da araçta oluşan hasara ilişkin ekspertiz yaptırdığı ve araçta oluşan hasara ilişkin masrafları davalıdan Euro üzerinden talepte bulunması mümkün olduğu, davacının aracını Türkiye'de tamir ettirme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının talebinin esasen Euro üzerinden hüküm kurulmasına ilişkin olduğu, raporda hesaplamanın euro cinsinden yapıldığı bu yönüyle de hükme elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait aracın Almanya'daki onarımına ilişkin olarak hasar bedeli tespit edilmekle yapılan tespitin oluşan kaza ve hasarlanan parçalarla uyumlu olduğu, alınan eksper raporuyla da örtüştüğü, davacının Almanya'da bulunuyor oluşu, aracın Alman plaka olması ve araç tamirinin de Almanya'da gerçekleştirmekte davacının özgür iradesine göre hareket edebilecek olması nedeniyle Türkiye de tamire zorlanamayacağı, davalı sigortalısı araç sürücüsünün oluşan kazada tam ve asli kusurlu olduğu görülmekle sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, tazminat talebinin Euro cinsinden olması nedeniyle 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesi gerektiği, temerrüdün davacının sigorta şirketine başvurduğu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olarak esas alınmasının gerektiği, sigorta şirketine başvuru tarihi itibariyle sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin 08/01/2024 olduğu anlaşılmakla (benzer nitelikte emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2021/1261 Esas, 2024/1862 Karar) açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 2.406,38 Euro hasar bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den (sigorta limiti 100.000,00-TL ile sınırlı olarak) dava tarihi 08/01/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.383,09 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın ve 1.645,30 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.310,19 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç, 1.645,30 TL tamamlama harcı ve 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 2.500,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 29.227,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza