T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/581 Esas
KARAR NO :2025/405
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:02/10/2024
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket nezdinde ... no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan, davalının maliki ve sigortalatanı olduğu ... plakalı aracın ... bölümünde bilet almadığını otomatik bariyer koluna çarpıp olay yerini terk ettiğini, Kurnaköy-2 bölümündeki bariyerde maddi hasar meydana getirmiş olduğunu, Gerçekleşen ... plakalı aracın sebep olduğu olayın akabinde ... ... A.Ş. tarafından olay kapsamında tutanak düzenlenmiş ve meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu ve müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısının sebebiyet verdiği olay neticesinde meydana gelen hasar nedeniyle 10.264,00 TL tazminat ödenmiş olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalının maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün 96100 kusurlu ve kazanın ardından kaza mahallini terk etmiş olduğunu, ZMMS Trafik Sigorta Poliçesinin B.4.f maddesi gereğince kaza sonrasında araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortacının sigortalıya rücu etme sebebinin gerçekleşmiş olduğunu, ...'ne ait bariyerde meydana gelen hasar nedeniyle zarar görene ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalı aleyhine icra takibi yapılmışsa da, yapılan itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, Yasada ve Sigorta Genel Şartlarında yer alan zorunlu haller dışında olay yerinin terk edilmesi halinin trafik sigortalarında sigortacının sigortalısına rücu nedeni olduğu, kasko sigortalarında ise zararın teminat dışı olduğu Yargıtay ve İstinaf Mahkemelerinin yakın tarihli kararlarında da kabul edilmiş olduğunu, arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde her ne kadar B.4.f maddesine dayanmış ise de, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işbu madde hükmünün “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarına” mahsus bir hüküm olduğunu, maddenin ilk kısmında yer alan bu şartın somut olayda mevcut olmadığını, KTK.'nun 81. madde hükmü c ve d bentlerine dayanılmışsa da, konu ile ilgili kolluk tutanakları dosyada yer almadığından, bu hükme dayanılmasının da söz konusu olmadığını, bu yönde ilgili tarihlerde müvekkili şirkete tahakkuk eden bir trafik idari para cezasının da mevcut olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketin şoförünün olay yerini terk ettiğine dair "gişe kontrol merkezi olay/kaza/hasar durum raporu" şeklinde adi yazılı bir evraktan başka hiçbir delili olmadığını, bu evrakın hukuk düzeninde delil mahiyeti bulunmadığını, Devletin resmi görevlisi olan trafik polisi tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile eşdeğer bir delil olduğu şeklinde yorumlanamayacağını, davacının bir sigorta şirketi olması nedeniyle kaza iddiasında tüm delilleri başvurandan isteme hakkına sahiptir ki, Kanunen ancak tüm belgeler kendisine sunulduğu takdirde ödeme yapmak zorunluluğunun mevcut olduğunu, davacı şirketin yapmış olduğu ödeme makbuzunda müvekkili şirketin adı veya aracın plakasının da mevcut olmadığını, bu ödemenin başka bir sigortalanan adına yahut farklı bir sebepten de yapılmış olabileceği gibi, sonradan iptal edilmiş bir ödeme de olabileceğini, davacı tarafından bariyere çarpma ve kaza yerini terk etme iddialarına dayanan işbu davanın ispat edilemediği ortada olup bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının işbu davada talep hakkı bulunmadığı gibi, faiz isteminin de yerinde olmadığını, alacağa ilişkin zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçmesinden bahisle itirazlarının ve ayrıca tahkim itirazlarının da bulunduğunu neticede davacısı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle trafik tescil kayıtlarının Uyap sisteminden çıkarılarak mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak, dava konusu ... aracın kaza tarihi itibariyle tramer kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Davacı ... Sigorta şirketine , davaya konu ... poliçe numaralı sigorta poliçelerinin şikayetçi ifade tutanağı, kaza tespit tutanağı, kaza beyan dilekçesi, ilgili savcılık dosyası, davalının hasar kabul beyanı, ekspertiz raporu ve hasara ilişkin faturalar, servis tutanakları, fotoğraflar, ödemeye ilişkin makbuz, ibraname ve benzeri belgeleri içeren sigorta şirketince açılmış hasar dosyasını mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Söz konusu ... plakalı aracın yaptığı kazaya ilişkin olarak ... A.Ş ye müzekkere yazılarak kamera kayıtları, hasar kayıtları ve ilgili tüm belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... Makine Mühendisleri... tarafından hazırlanan 17/04/2025 tarihli bilirkişi raporunu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; davaya konu uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç ... bölümünde bilet almadan otomatik bariyer koluna çarpıp olay yerini terk etmek suretiyle Kurnaköy-2 bölümündeki bariyerde maddi hasara neden olması nedeniyle dava dışı ... ... A.Ş.'ye hasar nedeniyle 10.264,00 TL tazminatın ZMMS genel şartlar B4'e göre olay yeri terk sebebiyle sigortalısından rücuen tazminat talep edip edemeyeceği bu kapsamda başlatılan icra takibine itirazın haksız olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davalı ... Gıda Ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine 07/09/2023 tarihinde10.491,78 TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler Sigorta Uzmanı ... Makine Mühendisleri... tarafından hazırlanan 17/04/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sayın Mahkemenizin talimatları ve itirazlar doğrultusunda yapmış olduğumuz araştırma ve inceleme sonucunda, dava konusu olayda heyetimiz, 30.11.2023 tarihli Yargıtay Kararı doğrultusunda, sadece bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse, sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunduğu, bu durumda ise rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün sigortalıda olduğu, sigortalının kaza yerini ancak Genel Şartların B.4.f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlaması halinde rücu durumundan kurtulacağı, Ancak dava konusu somut olay, bedeni zarara değil, maddi zarara sebebiyet verilen bir trafik kazası olduğundan, rücu koşullarının dava konu somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu etme hakkının bulunmadığı, Video kaydında açıkça görülen kazada önünde kapalı bulunan bariyeri kırarak geçmiş olan davalıya ait aracın kimliği belirsiz sürücüsünün dikkatsiz, tedbirsiz ve özensiz seyri nedeniyle 90100 asli kusurlu olduğu, 4. Davacının zarar tutarının 10.264,00 TL olduğu Görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu ek bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 17.04.2025..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ... Esas, ... Karar sayılı ilamında
''Uyuşmazlık, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin içe rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir.
Sigortacı, KTK 95/2. maddesi ve ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına dair halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının kendi sigorta ettirenine karşı açtığı içe rücu davası ile sigortacının sözleşme ve kanun gereği sigorta sözleşmesinin diğer tarafını oluşturan sigorta ettirene karşı defi hakkına dayanarak kendi âkidine dönmesi sağlanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesinden almaktadır.
Zarar görene ödeme yapan sigortacının daha sonra işletenine rücu edebileceği haller, işletenin sigorta korumasından yararlanmasının uygun görülmediği, başka bir deyişle bu korumanın dışında bırakılmış olan hallerdir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmadığından sigorta şirketi bu nedene dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir. (Ünan, Samim, "Motorlu araç sigortalarında sürücünün kaza yerinden ayrılması-II",https://sigortacigazetesi.com.tr/motorlu-arac sigortalarinda-surucunun-kaza-yerinden-ayrilmasi-ii/) Olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açıktır. Sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de, alkol raporu düzenlenemez. (Misili, Sinan: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Uyarınca Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Davası, TBB Dergisi 2017 (133), s. 638)
01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. Dolayısıyla uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir.'' denilmekle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğuna dair karar verilmiştir.
Yargılamaya konu olayda, davacı tarafça Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4.f maddesine dayanılarak rücuen tazminat talep edilmiştir. ... plakalı aracın 28/03/2023 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın ... bölümünde bilet almadan otomatik bariyer koluna çarpıp olay yerini terk etmek suretiyle Kurnaköy-2 bölümündeki bariyerde maddi hasara neden olması nedeniyle dava dışı ... ... A.Ş.'ye hasar nedeniyle 10.264,00 TL tazminatın ZMMS genel şartlar B4'e göre olay yeri terk sebebiyle sigortalısından rücuen tazmini talep edilmektedir. Davalı adına kayıtlı araç sürücüsünün bariyerlere zarar verip olay yerinden uzaklaştığına dair kamera görüntüleri de mevcut olup teknik bilirkişilerce inceleme yapılmıştır. Olay yerini terk etmesi sonucu alkol raporu ve kazanın oluşuna etki edecek hususlara ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşılmasına göre oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/535 E. 2024/1499 K) yerleşik yargıtay ve istinaf ilamlarında da belirtildiği gibi ilgili bedeni hasarlara neden olan kazalarda şeklinde başlaması olay yeri terke dayalı rücu sebebinin sadece bedeni hasara dayalı kazalarda uygulanacağı anlamını taşımadığı bilakis maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücülerin olay yerini terk etmemeleri gerektiği, maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücünün olay yerini terk etmesinin doğrudan rücu sebebi sayılacağı anlamına geldiği anlaşılmıştır. (... 11. Hukuk Dairesi 2021/314 Esas, 2023/73 Karar; .... Hukuk Dairesi ...) Yukarıda yer alan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2024/11202 Esas, 2025/2473 Karar sayılı ilamı ile de istinaf mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık mahkememiz kabulü gibi giderilmiştir. Dosyada mübrez kamera kayıtlarının da tetkikiyle tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre düzenlenen hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporları kapsamında davalı araç sürücüsünün olay yeri terk ettiğinin sabit olduğu, mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte ve denetime açık tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruna göre hesaplanan 10.264,00-TL'nin sigortalısı davalıdan tazmini talebinin haklı olduğu, rücuen tazminat davalarında ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği, ödemenin 31.05.2023'de davacı sigorta şirketince dava dışı zarar görene hasar bedellerinin ödenmiş olduğu icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarı talebinin yerinde olduğu ve talebin yasal faiz olması göz önünde bulundurularak davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, haksız fiil nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olan eldeki davanın yargılamayı gerektirdiği, alacağın likid olmadığından İİK 67. Maddesi şartları oluşmadığı anlaşılmakla; icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik davanın kabulüne ancak icra inkar tazminatı talebi şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; İİK.67/1. Maddesi uyarınca .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan İTİRAZIN İPTALİ ile, 10.264,00-TL asıl alacak ve 227,78-TL işlemiş faiz ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren işletilecek yasal temerrüt faizi ile birlikte tahsili için TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 716,69TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL mahsubu ile bakiye 289,09TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 28.104,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
5-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.491,78-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL karar ve ve başvurma harcı olan 427,60 TL toplam 855,20 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır