T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/616 Esas
KARAR NO : 2025/880
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/03/2023 tarihli kazada, müvekkiline ait ... plakalı aracın, ... plakalı araca , ardından park halinde bulunan ... plakalı ve ... plakalı araçlara çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini , bu kazada müvekkiline ait ... plakalı araçtaki hasarın tazmini amacı ile davalı kasko şirketine müracaat edildiğini ve onarımın kasko firmasınca üstlenildiğini, kasko firmasınca atanan eksperin düzenlediği rapora göre 44.198,84-TL hasar ödemesi yapıldığını, ancak gerçekleşen hasarın bu tutardan daha fazla olduğunu, bağımsız eksperden alınan rapora göre alacağın 133.025,05-TL olduğunu, aradaki orijinal parça farkının 88.826,21-TL olduğunu, oluşan fiyat farkının davalı sigorta şirketi tarafından poliçe limitleri dahilinde ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ile takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ederek, davanın kabulüne, bakiye hasar farkının 26/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin 44.368,85-TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin ibra edildiğini, müvekkilinin aracın kasko sigortacısı olduğunu, müvekkilinin gerek poliçe gerek ise genel şartlara uygun olarak ödeme yaptığını , araç tamiri sonrasında mutabık kalındığını ve ibra verildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 26.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı aracının hasarlandığı ve davalı kasko şirketince yapılan hasar ödemesinden çok daha fazla zararın olduğu iddiasına dayalı bakiye hasar bedeline ilişkin maddi tazminat isteminden ibarettir.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 28/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''.. 1)Sigortacılık gerçek zararın tazmin edilmesinin esas olduğu,
2) Gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle telafi edilebileceği,
3)Sigorta şirketi ile anlaşmalı yetkili veya yetkisiz servisler arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının, sigortalı veya zarara uğrayan 3.kişiyi bağlamayacağı ve iskonto yapılmadan davacının gerçek zararının tespit edilmesi ve bu nedenle de hasara ilişkin parça ve işçilik bedellerinden herhangi bir iskonto tenzili yapılmaması gerektiği,
4) Ayrıca tazminat talebinde bulunulabilmesi için aracın onarımını yaptırma mecburiyetinin bulunmadığı ve belge ibrazı zorunluluğu olmaksızın , gerçek zarar kapsamında bulunan kdv bedelinin de onarıma ilişkin parça ve işçilik bedelleri üzerinden aynen ödenmesi gerektiği" hüküm altına alınmış iken,
2.Davalı ... A.Ş'nin ; davacı sigortalısına ait aracın onarımını, uyulması gereken bu hükümlerin tam aksine, orijinal parçalar yerine eşdeğer / yan sanayi parçalar ile yaptırtması ve dava konusu poliçeye de bu hususta özel şart koyması, ayrıca sadece parçalara ilişkin KDV bedelini ödeyip de işçilik bedelleri için KDV bedelinden kaçınması nedeniyle,
3.Davalı ... Sigorta A.Ş'nin , kasko sigortalısı olan davacı şirkete ödemiş olduğu KDV dahil 44.198,84-TL hasar bedelinin , davacısı sigortalının uğradığı 94.892,92-TL gerçek zararının tamamını kapsamadığı,
4.Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için ödenen miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması gerektiği , oysa ki ödenen hasar bedeli ile uğranılan gerçek zararın kesinlikle örtüşmediği ve aralarında 2,1469 oranında aşırı bir oransızlık bulunduğu, gerçek zararın hiç dikkate alınmamış ve ödenen tazminatın açıkça yetersiz olduğu, dolayısıyla 18.04.2023 tarihli ibranamenin geçerliğini kaybetmiş olduğu,
5.Sürücü ...'in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu,
6.Davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu,
7.Davacının aracının uğradığı hasarın onarım tutarının KDV hariç 110.854,21-TL , KDV dahil 133.025,05-TL olduğu,
8.Yapılan bu tespitler karşısında; heyetimizce tespit edilmiş olan 133.025,05-TL'den , davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olan 44.198,84-TL'nin tenzili ile bakiye 88.826,21-TL hasar bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği ,
Görüş ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafından, 26.03.2023 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ... plakalı aracın hasarlandığı, davalı kasko şirketince ödeme yapılmış ise de gerçekte zararın daha fazla olduğu iddia edilerek bakiye hasar bedeline dayalı olarak eldeki davanın açıldığı, davalının ise ödeme yapıldığını ve sonrasında davalının ibra edildiğini savunduğu, taraflar arasında davaya konu trafik kazasını kapsayan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğu, buna göre davaya konu kaza sonrası davacı tarafça yapılan başvuru üzerine davalının, aracın onarımını yaptırarak çeşitli firmalara ödemeler yaptığı, ayrıca davacının kaşesi de basılmak suretiyle 18.04.2023 tarihli teslim, ibra, muvafakat ve temlik belgesinin imzalanmış olduğu, belgenin içeriğinde görüleceği üzere davacı şirketin aracı sağlam olarak teslim aldığını beyanla davalı şirketi tüm borçlarından dolayı ibra ettiği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, İstanbul BAM 8. H.D nin 2024/1667 esas ve 2025/1129 karar sayılı ilamında ''.. Taraflar arasında imzalanan mutabakatnamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına, ayrıca ihtirazi kayıt olmadan davacı tarafça imza edilmiş olmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin kasko sigortalarında uygulanma imkanı bulunmamasına, davacı tarafça ileri sürülen TBK'nin 28. maddesinde düzenlenen aşarı yararlanma halinin mevcut dosya kapsamı itibariyle ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. . '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere KTK nın 111. Maddesinde düzenlenen tazminatın yetersizliğinin açıkça belli olduğu hallerde buna ilişkin anlaşmaların 2 yıl içinde iptal edilebileceğine ilişkin hükmün kasko sigortalarında uygulanma imkanı bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde TBK 28. maddeye açıkça dayanmadığı,( İstanbul BAM 9.H.D 2021/993 esas ve 2023/1500 karar ) yine kazanın 26.03.2023 tarihinde meydana geldiği, ibranın 18.04.2023 tarihinde yapıldığı, dava dışı bağımsız eksper tarafından hasara ilişkin tespitlerin ise 04.12.2023 tarihine yani kazadan yaklaşık 9 ay sonrasına ait olduğu, konuya ilişkin İstanbul BAM 40. H.D nin 2020/2224 esas ve 2022/1965 karar sayılı ilamında ''.. Diğer yandan davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortalı araçta oluşan hasara ilişkin düzenletilen ekspertiz raporunda ilk inceleme 16/1/2018 günü yapılması, davacı vekili tarafından dilekçe ekinde sunulan eksper raporunun ise 15/1/2018 günü meydana gelen kazadan 51 gün sonra 8/3/2018 tarihinde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, davacı vekili tarafından sunulan eksper raporuna itibar edilmemiştir. ..''denildiği, bu sebeple kazadan 9 ay sonra alınan eksper raporuna itibar edilemeyeceği,böylece davalının tespit edilen hasar bedelini ödediği ve davacı tarafça ibra edildiği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 1.375,60-TL peşin ve tamamlama harçtan alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 760,20-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır