T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/662 Esas
KARAR NO :2025/678
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:06/11/2024
KARAR TARİHİ:15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davalı sigorta şirketine .../0 no.lu ZMS/Trafik Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, 04.03.2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarpmış ve hasarına sebep olmuş olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı talebi için 11.10.2024 tarihinde PTT-KEP üzerinden davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuşsa da yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmamış, arabulucuya başvurulmuş anlaşma sağlanamamış olduğunu, anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı doğrultusunda; tazminat hesabı, Sigorta Genel Şartlarındaki “değer kaybına” ilişkin hesaplama yöntemleri ve formüllerine göre değil, TBK.'nun Haksız Fiillere ilişkin hesaplama yöntemiyle ve kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini İddia etmiş ve sonuç olarak; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkilinin kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de (2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 16/2-c doğrultusunda 2.400 TL) karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 01.09.2023 - 01.09.2024 vadeli ve ... no.lu ZMS/Trafik Sigortası Poliçesi ile sigortalı ve poliçe teminat bedelinin 200.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde davanın açılması gerektiğini, poliçe teminat limitleri kapsamında dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirket tarafından 02.04.2024 tarihinde 19.450,00 TL hasar tazminatının davacıya ödenmiş olduğunu, işbu ödeme akabinde müvekkili şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, davacı taleplerinin dava öncesi karşılanmış olup bakiye bir alacak bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından eksik başvuru yapıldığı ve bu eksikliğin tamamlanması gerektiği hakkında davacı tarafa ikaz yazısı gönderilmiş olsa da herhangi bir geri dönüş yapılmamış olduğunu, davacı tarafın kendi ihmali sebebiyle ödeme yapılmasının mümkün olmamış olduğunu, bu nedenle davanın yeterli başvuru yapılmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan KTK md.97 gereği davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının aracını kasko şirketi vasıtasıyla tamir ettirmiş olduğunu, bu durumda kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapmasının, değer kaybı hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkili şirketin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplamasının da mümkün olmayacağını, cevap dilekçesinde özetleri sunulan muhtelif Yargıtay Kararları doğrultusunda, davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddi gerektiğini, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, zira davacının aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekir, faiz talebinin reddi, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini, ayrıca dava öncesi usulüne uygun başvuru bulunmadığından müvekkili şirket bakımından muaccel olmayan talepler yönünden faiz sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş ve sonuç olarak, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, değer kaybına ilişkin tazminat istemidir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevap dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı vekili 28/07/2025 tarihinde dava değeri dilekçesi arttırımı dilekçesi sunmuş olup, davasını 3.950,00 TL daha arttırarak davanın toplam değerini 4.000,00 TL ye arttırdığı görülmüştür.
... ve Prof. Dr. Müh. ... heyet raporunda ''Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ekspertiz sonucunda ... plakalı araçta tespit edilen toplam 19.450,00 TL hasar bedelinin 02.04.2024 tarihinde davacıya ödenmiş olduğu, ancak değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, ... plakalı aracın maliki davacı vekili tarafından, araçtaki değer kaybı için 11.10.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ne başvuru yapılmış olması nedeniyle, işbu başvuru tarihini takip eden 8 iş gününün bitiminde temerrüde düşülmesi gerektiğinden, değer kaybı Zararı ile ilgili olarak 11.10.2024 başvuru tarihini takip eden 8 iş günü bitimi olan 24.10.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'nin temerrüde düşmüş olduğu, davalı şirkete ZMM sigortalı aracın sürücüsü ...'ın 90100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, davacı aracının kaza sonrası uğramış olacağı değer kaybının kaza tarihi itibarıyla 4.000,00 TL olduğu Görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 29.05.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Huzurdaki davada, 04/03/2024 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında tahsili talep edilmiştir.
Ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davacı taraf araç sürücüsünün giriş yönü ve geçiş önceliği itibariyle kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısı ... plakalı araç 2918 saylı KTK'nın 57/b, 84/h maddeleri gereğince %100 oranında kusurlu olduğu , anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
Değer kaybı bedeli istemi yönünden yapılan incelemede; mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı aracında oluşan değer kaybı bedelinin 4.000,00-TL olarak belirlendiği, raporun aracın markası modeli yaşı kazayla uyumlu hasarı irdelenmek suretiyle araçta hasarlanan parçaların tek tek belirlenmek ve kazayla uyumlu olduğu teyit edilmek suretiyle raporun tanzim edildiği, yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun denetlenilir açıklıkta ve hüküm vermeye elverişli yeterlilikte olduğu kanaatine varılmakla 4.000,00-TL değer kaybı bedelinden davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmış ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nın 117/2. maddesine göre haksız fiil sahipleri, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşmüş sayılır. Davalı burada haksız fiil sahibi olmayıp, sorumluluğu kanun gereği olmakla davalı sigortalısı araç sürücüsünün tam ve asli kusuruna göre hesaplanan değer kaybından kaynaklı maddi tazminatın davalı tarafın temerrüt tarihi olan 24/10/2024 tarihinden itibaren davacının gerçek kişi olduğu göz önünde bulundurularak yasal faizi ile davalıdan tahsiline yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 4.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den (bakiye sigorta limiti 180.550,00-TL ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi 24/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın ve 67,46 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 120,34 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harç, 67,46 TL tamamlama harcı ve 120,34 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 803,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 14.135,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava miktarını geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza