T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/678 Esas
KARAR NO:2025/598
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:13/11/2024
KARAR TARİHİ:22/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının gerçekleştirdiği kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu bu zarara ilişkin müvekkil kurum tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından bu zararın giderilmediğini, davalının müvekkili şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından 16.07.2023 tarihinde H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takibe borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olduğunu, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının, ilamsız takibe niteliğinden ötürü itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellediğini, bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, davalının icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu, açıklanan tüm nedenler ve toplanacak deliller, borçlunun itirazının yerinde olmadığınım, davalının yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla, alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamını, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama gideri ,vekalet ücretinin yine davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Açılan davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, müvekkilinin "..." adresinde ikamet ettiğini, bu adresin müvekkilinin konut adresi olduğunu, söz konusu abonelik mesken aboneliği olmakla birlikte müvekkil tüketici sıfatında olduğunu, müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olması hasebiyle tüketici uyuşmazlıklarında davaya bakmakla görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, davacı kurum çalışanları tarafından 16/07/2023 tarihli, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, tespit tutanağı davacı çalışanları tarafından tanzim edildiğini, tutanağın davacının çalışanları tarafından tanzim edilmiş olması başlı başına tutanağın tarafsızlığına gölge düşürdüğünü, müvekkilinin uzun yıllardır davacı kurumun abonesi olduğunu, abonelik süresi boyunca ödemelerini zamanında ve düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğini, ancak müvekkilinin evde olmadığı bir zaman diliminde elektriklerinin kesildiğini, bu durumun ortaya çıkmasına müteakip davacı kuruma başvuru yaptığını ve aboneliğini yenilettiğini, davacı kurum çalışanı gecikme sebebiyle aboneliğin iptal edildiğini herhangi bir problem yada cezasının bulunmadığını beyan ettiğini, İşbu durum abonelik bedelinin otomatik ödemede olması sebebiyle banka hesabında para kalmaması sebebiyle ortaya çıktığını,. Huzurdaki davada, davacının kusurundan kaynaklı ortaya çıkan kaçak elektrik kullanımı sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutmak iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, işbu durum hasebiyle asıl alacağın %20'nden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLER :
Mahkememizce davalı yönünden ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye "İlgilinin mükellefiyet kaydının bulunmadığı" ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "davalının ortağı olduğu limited, kollektif ve komandit şirket kaydı bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığı" şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı.'' şeklinde ara karar kurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı yönünden ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye: "... İlgilinin mükellefiyet kaydının bulunmadığı" şeklinde ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "davalının ortağı olduğu limited, kollektif ve komandit şirket kaydı bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığı" şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı. " şeklinde yanıt verildiği anlaşılmıştır. Yapılan incelemeler sonrası; vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğü yazı cevapları gereği davalının tacir olmadığı bu hali ile eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı tespit edilmiş olup işbu dava için genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. ( Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2022/1523 Esas 2022/1438 Karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/2423 Esas 2022/1814 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. H.D nin 2023/3099 Esas ve 2023/3932 Karar )
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza