T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/769 Esas
KARAR NO: 2024/900
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/02/2024
KARAR TARİHİ: 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... Aviarail, Fas'ta faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket 12/07/2021 tarihinde davalı ... Bankasının Müşterisi ... ... tarafından dolandırılmış konu ile ilgili tarafımızca şikayette bulunulmuştur. T.C. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay 2023/... soruşturma numarası ile takip edildiğini, Özetle olay şu şekilde gerçekleştiğini, müvekkil şirket ticari faaliyetler kapsamında "... ... ... Ltd." isimli asıl sirket ile 35.707,36 USD tutarı karşılığında mail üzerinden anlaşma sağlamış akabinde şüpheli şahıs "... @mail.com" şeklinde e-posta adresi açarak "... ... ... Ltd." isimli asıl sirketin e-posta adresi olan " ... @... com" 'u taklit etmiştir. Şüpheli sahte e-posta adresi üzerinden müvekkil şirkete mail atarak ödemenin "Alıcı Banka: ... Bankası, Alıcı Hesap Adı: ... -... ... ... LIMITED" olarak bildirdiği banka hesabına SWIFT havale olarak yapılması gerektiğini bildirdiğini, ne var ki dolandırıcı şahıs alıcı banka hesabının sahibi olarak "... -... ... ... LIMITED" olarak yazmış ve suçtan zarar gören müşteki ... şirketi hesap sahibi olarak bu ibareyi yazmış ve esas itibarı ile ... ... ... LİMİTED şirketine para gönderdiğini sanarak swift EFT uluslararası fon transferi yaptığını, müvekkil şirketin dolandırılması sonucu uğradığı maddi zararın arkasında davalı ... Bankasının ağır kusurlu, hukuka aykırı ve haksız fiil niteliğindeki eylemleri bulunduğunu, soruşturma dosyasına gelen ... nün cevaplarına göre "... -... ... ... LIMITED" adında bir şirket bulunmadığını, davalı ... Bankasının savcılığa verdiği 04/06/2022 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere "... ... ... ... LIMITED" adıyla açılmış bir banka hesabı da bulunmadığını, davalı Banka "... ... ... ... LIMITED" ibaresiyle gelen parayı bu ad altında açılmış bir banka hesabı yoktur diye iade etmesi gerekirken, yine davalı banka tarafından tereddütsüz bir şekilde "gerçek kişi" hesabı olan ... ... adlı hesaba yatırılmış ve bu paralar elden şahsa ödendiğini, ... bankasının ilgili şubesinde görevli ilgili personel ve Müdürün suça iştirak ettiklerinin açık olduğunu, bu işlem açıkça bankacılık kurallarına aykırı olduğunu, yapılan işlemin şüpheli olduğu bariz ortadayken bu paranın hesaba yatırılması bilerek suç ortaklığı ve suça iştirakle ancak açıklanabileceğini, zira, mevcut teknolojik imkanlarda banka henüz havalenin kabulü aşamasında bu durumları tespit edebildiğini, buna bağlı olarak havale göndermek isteyen müşteriye gerekli uyarı yapılarak onun talimatı doğrultusunda işlem yapılması gerektiğini, SWIFT Dolandırıcılıkları, son zamanlarda oldukça yaygın olup T.C. İçişleri Bakanlığı, Türkiye Bankalar Birliği, ve başkaca diğer kurumlar tarafından da konuya ilişkin uyarı ve önlenmesi için bilgilendirme yapıldığını, Ticaret yapan yüklenici firmanın e-posta yoluyla gönderdiği proforma fatura üzerinde bulunan IBAN bilgisi silinerek, yerine dolandırıcılara ait başka bir hesabın IBAN bilgisi yazılmakta ve bu proforma fatura yüklenici firmanın e-posta adresi ile malın alıcısı olan diğer firmaya bildirildiğini, banka kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek ve gerekli diğer tedbirleri almak zorunda olduğunu, SWIFT transfer yapılabilmesi için parayı gönderenin; Alıcı Bilgisi (kişi ya da firma adı), Alıcı Banka Swift Kodu, Alıcı Banka Adı / Şehir Bilgisi, Alıcı Hesap No / IBAN No girmesi gerektiğini, dolayısıyla Alıcı Bankanın tüm bu bilgileri denetlemesi gerektiğini, gönderici tarafında alıcı bilgisine "... ... ... ... LIMITED" yazıldığını, soruşturma dosyasında ise davalı Banka'dan gelen cevaba göre şüpheli ... ...'in "... -... ... ... LIMITED" adında açılmış bir hesabı olmadığını, ayrıca bankalar, adam çalıştıran sıfatı ile de sorumlu olduğunu, itimat kurumu olan banka aldığı mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olduğunu, somut olayda sorumluluk şartları gerçeklemiş olup, zarar veren davalı, zarar gören müvekkilimin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermekle yükümlü olduğunu, yukarıda izah edilen nedenlerle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri çerçevesinde müvekkilimin tazminat hakkı bulunmakta olup, davalı şahsın haksız fiili ve ile davalı ... Bankası’nın kusuru nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın karşılanabilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, ... ... adlı şahsın dolandırıcılık fiilleri, YapıKredi Bankası’nın kusuru nedeniyle müvekkilimin uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için 35.707,36 USD maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 12/07/2021 tarihinden itibaren kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava dilekçesinde ikrar ettiği ve aşağıda detayları ile açıklayacağımız üzere, iddia edilen zarara ağır kusurlu davranışlarıyla bizzat kendisi sebebiyet verdiğini, bu itibarla -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- müvekkil Banka'nın iddia edilen zarardan sorumlu olması için gerekli olan illiyet bağı davacının ağır kusurlu eylemi/leri neticesinde kesildiğini, davacının ilk bakışta dahi farklı olduğu görülen mail adresi üzerinden gelen talimatlara itibar ederek ödeme yapması, davacının yapılan ödemede ağır kusuru olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı, ticari ilişki içerisinde mail üzerinden anlaşma sağlamış olduğu dava dışı "... ... ... Ltd." isimli Şirket'in mail adresinin, dolandırıcı kimse/ler tarafından taklit edildiğinden bahisle, ödemelerin diğer davalı "... ..." hesabına ödenmesi talepli bir mail aldıklarını ve bu talep doğrultusunda ödemeleri gerçekleştirdiklerini iddia ettiğini, ancak davacının, basit bir inceleme yapsaydı e-mail adresindeki değişikliği kolaylıkla fark edebileceği izahtan vareste olduğunu, buna rağmen davacı, e-mail adresi değişikliğini fark etmemesinin ağır sonuçlarını müvekkile yüklemeye çalıştığını, davacı, uluslararası faaliyet gösteren bir şirket olup davaya konu ödeme işleminde üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasının sonuçlarını müvekkil banka'ya yüklemeye çalıştığını, davacı taraf dava dilekçesinde de beyan ettiği ve ticari sicilini sunduğu üzere, uluslararası ticaret yapan bir şirkettir/tacir, bilindiği üzere; her tacir, tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorunda olduğunu, buna göre tacir, yapacağı tüm işlemlerinde "basiretli bir iş adamı gibi" davranarak borcun yerine geririlmesini engelleyebilecek hareketleri önceden nazara alınması gerektiğini, hal böyle iken davacı tacir olmanın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülükleri ile ticari hayatın getirdiği riskleri müvekkil Banka'ya yüklemeye çalıştığını, davacının dava konusu ödemenin dayanağı ticari ilişkide uzman bir tacir olarak kendisinden beklenen en basit dikkat ve özeni göstermemesi de davacının ağır kusurlu olduğunun bir diğer göstergesi olduğunu, kaldı ki davacı, uluslararası ticaret yapan bir tacir olarak; ödeme yapılacak olan firma ve hesap bilgilerinin değiştirildiğini bilmesine rağmen iş ve işlemleri ilerlettiğini, davacı tek seferde ve yüklü miktardaki ödemesini yapmadan önce, yapması gereken incelemeleri yapmamış ve alması gereken teyitleri almadığını, davacı bu şekilde tedbirsizce gerçekleştirdiği işlemlere sorumlu aradığını, günümüzde bir hayli fazla sayıda karşılaşılan bu siber saldırılar yoluyla yapılan dolandırıcılık işlemlerini uluslararası ticaret yapan davacı firmanın basiretli bir tacir olarak bildiği, bilmesi gerektiği sabit olduğunu, davacının, gerçek hali kendisinde bulunmasına rağmen üzerinde oynama yapılan ve ödeme bilgileri değiştirilen faturaya istinaden, ticari ilişki içerisinde olduğu şirket ile teyitleşmeden ve değişiklik nedenini sorgulamaksızın ödeme yapmış olması da, ağır kusurunu ve dikkat ve özen yükümlülüğünden ne denli uzak bir işleyiş içerisinde olduğunu gösterdiğini, dava konusu olayın 2021 yılı Temmuz ayında meydana geldiği ve davacının savcılık şikayetini 2021 yılı Aralık ayının sonunda yaptığı gözetildiğinde; neredeyse 3 yıl sonra müvekkil Banka aleyhine dava ikame etmek, davacının kendi kusuru nedeniyle uğradığı zararını karşılayamaması neticesinde müvekkil Banka'nın ödeme gücünden yararlanmaya çalıştığını gösterdiğini, davacının dürüst davranmadığını, illiyet bağı davacının ağır kusurlu eylemi neticesinde kesildiğini, dilekçe ekinde yer alan swift yazışmalarıyla ispatlandığı üzere; müvekkil banka, dikkat ve özen yükümlülüğünü fazlası ile yerine getirdiğini, müvekkil Banka'ya dava konusu ödemeye ait ödeme emri gelmiş, akabinde müvekkil Banka gönderici bankadan doğru alıcı bilgilerinin iletilmesini talep etmiş, gönderici banka alıcı bilgilerini teyit etmiş ve düzeltmeye istinaden müvekkil Banka tarafından ödeme gerçekleştirildiğini, dava konusu olan tutar, davacı tarafından ikrar olunduğu üzere; bilgisi, onayı ve talimatı dahilinde gönderilen bir ödeme olduğunu, havaleyi yapan kişi bizzat davacı olup, uluslararası ödeme sistemi olan "swift" ile gönderilen ödeme talimatı (herhangi bir olumsuz bilgilendirme, uyarı içermeksizin) müvekkil Banka müşterisinin hesabına geldiğini, müvekkil Banka uyumsuzluğu tespit etmiş ve gönderici Bankaya bildirmiş, gönderici bankanın düzeltmesi akabinde işlem yaptığını, davacı ve diğer davalının ağır kusurlu eylemi karşısında müvekkil banka aleyhine dava dilekçesi içinde yer verilen; hukuk dışı, haksız, fiili duruma aykırı ve finans sektöründe ciddi ve saygın bir yeri bulunan müvekkil bankaya atfedilemeyecek nitelikte olan iddiaların hiçbiri hukuki dayanağı haiz olmadığını, işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden, görev, teminat, zamanaşımı ile dava şartındaki eksiklikler dahil itirazlarımız bakımından usulden reddine, davanın müvekkil Banka yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, her halükarda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkil banka yönünden tümüyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı tazminat davasıdır.
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas 2024/... karar numarasıyla mahkememize tevzi olduğu mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği görülmüştür.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına),
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın bankacılık işlemlerinden kaynaklandığı, dosyanın mahkememize ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas 2024/... karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği ancak HSK 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı Kararı gereğince davaya bakmakla görevli mahkemelerin ihtisas mahkemeleri olan İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret mahkemeleri olduğu anlaşılmış olup mahkememize tevzi olan işbu davanın esasının kapatılmasına, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın mahiyeti gereğince dosyanın İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin esas mahkemesince değerlendirilmesine,
3-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda kararın mahiyeti gereği KESİN olmak üzere karar verildi. 31/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır