T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/780 Esas
KARAR NO:2025/711
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/12/2024
KARAR TARİHİ:30/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı ve müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile takibe dayanak edilen 05/04/2024 tarihli ... numaralı ve 15/05/2024 tarihli ... numaralı faturalar düzenlenmiştir. Davalı şirket tarafından dava ve icra konusu faturalara ilişkin kısmi ödeme yapılmış olup, müvekkilin bakiye alacağının tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalı tarafça borca itiraz edildiğini, taraflar arasında davalı tarafın restoranına ilişkin metal işleri, imalat ve montaj hizmetleri davacı müvekkilinin sağladığını, buna binaen davalı tarafından ... Bankasına ait ...kısmi ödemeler yapıldığını ancak borcun tamamının ödenmediğini, davalı tarafından müvekkil şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmediğini, icra dosyasına konu edilen alacaklarının likit ve muayyen olduğunu, davalı tarafın kesilen faturalara itiraz etmediğini, davalı tarafın mal ve hizmetleri kabul ettiğini, mal ve hizmetlerin ayıpsız teslim edildiğini, davalının itirazlarının haksız olduğunu açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçe sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
... Vergi Dairesine ve ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı
sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...Anonim Şirketi davalı ... Restoran LTD. ŞTİ., aleyhine 07/11/2024 tarihinde 200.000,00 TL ticari iş hizmet ve faturadan doğan asıl alacak, 195.600,00 TL ticari iş hizmet ve faturadan kaynaklanan alacak, 43.134,25 TL TTK 1530 madde uyarınca işletilen faiz, 37.040,75 TL TTK 1530 madde uyarınca faiz olmak üzere toplam 475.775,00 TL alacağına ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... 02/05/2025 tarihli raporunda ''Taraflara ait ticari defterlerin tetkik edilerek, davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturanın usulüne uygun olup olmadığı, davacının icra takibinde talep ettiği alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ve temerrüt durumu ile faturaların TTK 21. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması yönünde, verilen görevlendirme çerçevesine göre; Davacı şirket tarafından, davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile 07.11.2024 tarihinde 395.600,00.-TL asıl alacak, TTK 1530 maddesine göre talep edilen 80.175,00.-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 475.775,00.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, Davalı vekili tarafından takibe; “İmalatların söz verildiği tarihten çok sonra ayıplı olarak taraflarına teslim edildiği, bu nedenle işletmelerinin geç açıldığı, bu güne kadar ayıplarının giderilmediği, uğradıkları zararı saklı tuttukları bu nedenlerle takip alacaklısına herhangi bir borçlarının bulunmadığı” yönünde, itiraz edildiği ve takibin durduğu, 07.05.2024 tarihli, teslim tutanağında; ... mimarlık tarafından üstlenilen davalı şirkete ait .... cafe için yapılan metal iş ve işlemlerinin, davacı şirket tarafından teslim edildiği, ancak davalı tarafından ürünlerin eksiksiz olmadığı, hatalı geldiği, hataların silikon çekilerek kapatılması üzerine fazlaya dair hakları saklı kalmak koşuluyla teslim alındığı, ... Vergi Dairesi, 22.03.2025 tarih, 398878 sayılı yazısına ekli davalı şirket karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; 2024 yılından davalının davacıdan 2 belge karşılığı KDV hariç 763.000,00.-TL fatura aldığı, bu tutarın KDV dahil 915.600,00.-TL olduğu ve bu faturalara karşılık davalı şirket tarafından herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, Davacı tarafından verilen hizmetin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu belirlenen vakıada; davalının ürünleri teslim aldığında, kusur bildirse de; TBK 475 maddesi doğrultusunda herhangi bir seçimlik harekette bulunmadığı, yine davacının düzenlediği faturalara karşılık TTK 21/3 kapsamında itirazının bulunmadığı gibi TTK 18/3 hükümlerine göre herhangi bir ihtarın dosyaya sunulmadığı, Davacı Şirkete ait 2024 Yılı Ticari defterlerin; TTK 64/3 e-defter uygulaması ile tutulduğu, envanter defteri açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbiri ile uyumlu olduğu ve doğruladığı, davacı şirkete ait 2024 Takvim yılı kanuni defterlerin; HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin davacı şirkete yapılacak iş için 520.000,00.-TL ön ödeme yaptığı, davacı şirketin davalı şirkete 915.600,00.-TL fatura düzenlediği, bu ticari iş ve işlemler neticesinde; 15.05.2024 tarihinden itibaren, davacı şirketin davalı şirketten 395.600,00.-TL cari hesap alacağının olduğu, 19.03,2024 Tarihli Ön inceleme duruşma tutanağının 5. Bendinde taraflara son — inceleme gününde — ticari defterlerini ibraz etmesi aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve HMK 222/3 maddesi gereğince karşı tarafın eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış, birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edileceği hususu ile talep edildiği halde yerinde inceleme yapılabileceğinin ihtarının yapıldığı, ihtarın davalı vekiline UETS üzerinden 09.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı şirketin, ihtara rağmen defter ve belgelerini inceleme ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebinin de olmadığı, Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, borcun ifade edileceği tarihin kararlaştırılmadığı, davacı tarafından, davalıya TBK 117 hükmü kapsamında herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, bu nedenle temerrüt şartlarının oluşmadığı, Davacının takip talebindeki faiz talebini, TTK 1530. maddesine dayandırdığı, davacı talebi doğrultusunda yapılan temerrüt faizi hesaplamaları neticesinde fatura alacağına 80.175,00.-TL ticari temerrüt faizi hesaplandığı, (bkz:5.5 Temerrüdün oluşumu ve temerrüt faizi hesaplamaları) Tüm bu nedenlerle; Davalı şirket vekili tarafından .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 395.600,00.-TL alacak, TTK 1530 maddesine göre talep edilen 80.175,00.-TL temerrüt faizi olmak üzere 475.775,00.-TL üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. Altı sayfa bir nüshadan ibaret bilirkişi raporu; hukuki tavsif ve takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, saygıyla arz olunur. 02.05.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 200.000,00-TL ve 195.600,00-TL bedelli faturalara dayalı asıl alacak ve 43.134,25-TL ile 37.040,75-TL işlemiş faize yönelik alacak talebi yönünden ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu hususunda çekişme bulunmamaktadır. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı icra takibine yaptığı itirazında davacı tarafından işlerin ayıplı ve eksik yapıldığından bahisle borçlarının bulunmadığını ifade ettiği görülmüştür.
Mahkememizce taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların celbedilen BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. İncelenen kayıt ve belgelerden 07/05/2024 tarihli teslim tutanağında davalı şirkete iş ve işlemlerin teslim edildiği, ancak davalı tarafından üretilen ürünlerin eksiksiz olmadığı, hatalı ve ayıplı geldiği, hataların silikon çekilerek düzeltilmeye çalışıldığı bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak teslim almasına rağmen davalı tarafın TBK 475. Maddesi kapsamında seçimlik hakları kapsamında davacıdan talepte bulunmadığı görülmüştür. Yine her ne kadar ürünler ihtirazi kayıtla teslim alınmış ise de ifade edilen ayıp iddialarının basit bir incelemeyle görülebilecek nitelikte olduğu, nitekim davalı tarafın da ihtirazi kaydının gözden geçirme yükümlülüğü kapsamında tespit ettiği hususları şerh düştüğü ancak TTK 23. Maddesi gereğince ayıba ilişkin hususları TTK 21/3. Ve TTK 18/3. Maddeleri gereğince davacı tarafa ihbar ve ihtar etmediği görülmüş, mahkememizce yapılan yargılamada da cevap dilekçesi sunulmayarak herhangi bir gizli ayıp iddiası da ileri sürülmemiştir. İcra takibine konu edilen faturaların BA-BS formlarında yer aldığı anlaşılmıştır. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040)
Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları ve faturaların tetkikine göre davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalının ayıba yönelik iddialarının usulünce ihbar ve ihtar edilmediği ve eldeki yargılamada da ileri sürülmediği, dosya içerisinde incelenen belgelere göre davalının davacıya icra takibine konu faturalar nedeniyle olan borcunu ödemediğinin dosya içerisinde mübrez tüm deliller, mail yazışmaları, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu faturalar bakımından davalının davacıya borçlu olduğu, işlemiş faiz talebi bakımından TTK 1530. Maddesi kapsamında davalının temerrüde düştüğü tarihe göre 395.600,00-TL asıl alacak, 80.175,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 475.775,00-TL bakımından alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 395.600,00-TL asıl alacak, 80.175,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 475.775,00-TL bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2. maddesi uyarınca takdiren % 20 oranında hesaplanan 79.120,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 32.500,19 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 5.746,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.754,01 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 5.746,18 TL peşin harç , 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 6.173,78 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 7.627,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 75.366,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza