T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/84 Esas
KARAR NO :2025/632
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/02/2024
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı denetimine tabi olarak 27/12/2004 tarihinde aldığı ... sayılı dağıtıcı lisansı ile ... Mah. ... adresinde petrol sektöründe faaliyet gösteren bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalının ise ... sayılı bayilik lisansı ile ... Köyü ... Mevkii ... / İstanbul adresinde bayilik faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, davalı ile müvekkili arasında 17/03/2019 tarihinde 5 yıl süreli bir akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, 17/03/2019 tarihli sözleşme ve 19/03/2019 tarihli mal alım taahhütnamesi uyarınca davalıların asgari mal alım taahhütlerini yerine getirmediklerinden sözleşmenin başlangıç tarihi olan 17/03/2019 tarihinden 17/03/2023 tarihine kadar olan 1.,2.,3.ve 4.sözleşme taahhüt dönemleri yönünden fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydı ile kısmi dava mahiyetinde şimdilik 378.290,00-TL cezai şart alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, cezai şart alacaklarına temerrüt tarihi olan 31/03/2023 tarihinden itibaren asgari mal alım taahhütnamesinde yazılı olan aylık %7 oranında akdi temerrüt faizi işletilmesini , yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Satış taahhüdünün ihlal edildiği iddiası ile müvekkillerinden cezai şart talep edilmesinin mümkün olmayacağını, 19/03/2019 tarihli taahhütnamenin müvekkili şirketin önceki yıllara ilişkin yıllık satış tutarı dikkate alınmadan tek taraflı olarak hazırlandığını, pandemi şartları, döviz / TL dalgalanmaları, şehirlerarası seyahat yasakları , akaryakıt ve otogaz fiyatlarındaki değişimler ve tüketicinin alım gücünün de etkilenmesi hallerinin akaryakıt - otogaz tüketimini azalttığını, dağıtıcı firmadan talep edilmesine rağmen tüketiciyi teşvik edebilecek herhangi bir kampanya, reklam , avantaj veya firmanın motivasyonunu arttıracak herhangi bir çalışma yapılmadığını, sözleşme konusu akaryakıt istasyonunun önünde yol çalışması yapıldığını, bir süre yolun kapalı kaldığını, cezai şartın ekonomik mahfa neden olup olmayacağının araştırılması gerektiğini, ...'un garantör olarak sorumlu olduğundan bahisle aleyhine dava ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını , şekli şartların sağlanmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı denetimine tabi olarak 27/12/2004 tarihinde aldığı ... sayılı dağıtıcı lisansı ile ... Mah. ... adresinde petrol sektöründe faaliyet gösteren bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalının ise ... sayılı bayilik lisansı ile ... Köyü ... Mevkii ... / İstanbul adresinde bayilik faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, davalı ile müvekkili arasında 17/03/2019 tarihinde 5 yıl süreli bir akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, 17/03/2019 tarihli sözleşme ve 19/03/2019 tarihli mal alım taahhütnamesi uyarınca davalıların asgari mal alım taahhütlerini yerine getirmediklerinden 5.sözleşme taahhüt dönemi yönünden fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydı ile kısmi dava mahiyetinde şimdilik 378.290,00-TL cezai şart alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, cezai şart alacaklarına temerrüt tarihinden itibaren asgari mal alım taahhütnamesinde yazılı olan aylık %7 oranında akdi temerrüt faizi işletilmesini , yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini arz ve dava etmiştir .
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Satış taahhüdünün ihlal edildiği iddiası ile müvekkillerinden cezai şart talep edilmesinin mümkün olmayacağını, 19/03/2019 tarihli taahhütnamenin müvekkili şirketin önceki yıllara ilişkin yıllık satış tutarı dikkate alınmadan tek taraflı olarak hazırlandığını, pandemi şartları, döviz / TL dalgalanmaları, şehirlerarası seyahat yasakları , akaryakıt ve otogaz fiyatlarındaki değişimler ve tüketicinin alım gücünün de etkilenmesi hallerinin akaryakıt - otogaz tüketimini azalttığını, dağıtıcı firmadan talep edilmesine rağmen tüketiciyi teşvik edebilecek herhangi bir kampanya, reklam , avantaj veya firmanın motivasyonunu arttıracak herhangi bir çalışma yapılmadığını, sözleşme konusu akaryakıt istasyonunun önünde yol çalışması yapıldığını, bir süre yolun kapalı kaldığını, cezai şartın ekonomik mahfa neden olup olmayacağının araştırılması gerektiğini, ...'un garantör olarak sorumlu olduğundan bahisle aleyhine dava ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını , şekli şartların sağlanmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava ; taraflar arasındaki asgari alım taahhüdüne uyulmadığından bahisle cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkememizce davalıların 2017-2024 yılları arasındaki bilanço kayıtları celbedilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;
''..1.Davacı şirkete ait ticari defterlerini yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu , dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2.Davalı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
3.Taraflar arasındaki sözleşme ve protokol ile alım taahhüdü uyarınca sözleşme dönemleri kapsamında eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağının oluştuğu,
Davalı şirketin 17.03.2019-16.03.2020 döneminde 535.467 litre motorin , 17.03.2020-16.03.2021 döneminde 749.452 litre motorin , 17.03.2021 - 16.03.2022 döneminde 812.338 litre motorin , 17.03.2022 - 16.03.2023 döneminde 1.172.223 litre motorin ve 47.519 litre benzin, 17.03.2023 - 16.03.2024 döneminde 1.168.043 litre motorin ve 47.026 litre benzin olmak üzere toplam 4.532.068 litre eksik gerçekleştirmiş olduğu,
4.Davalı şirket tarafından ödenecek 5 yıllık cezai şart bedeli 3.373.074,37-TL ve 1.611.844,55-TL temerrüt faizi hesaplanmıştır.
5.Davacı şirket tarafından esas dosyada 17.03.2019 -16.03.2020, 17.03.2020-16.03.2021, 17.03.2021-16.03.2022 ve 17.03.2022-16.03.2023 dönemler için, birleşen dava dosyası olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas dosyasında 17.03.2023-16.03.2024 dönemi için cezai şart talep edilmiş olduğu,
Esas dosya olan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas dosyasından; davacı şirketin davalı şirketten , dava tarihi olan 06.02.2024 itibariyle 2.244.823,18-TL cezai şart ve 1.611.844,55-TL sözleşme temerrüt faizi ve birleşen dava dosyası olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas dosyasında 1.128.251,15-TL olmak üzere toplam 4.984.918,88-TL talep edebileceği,
6.Şirketin 2023 yılında öz varlıklarından karşılanacağı varsayıldığında; 1.072.540,90-TL olan işletme öz varlıklarından doğrudan zarar olan 4.984.918,88-TL'nin karşılanması durumunda şirket özvarlıkları kaybedilmiş olacağı,
7.Taraflar arasındaki sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde , davacının 5 yıllık cezai şart talebinde bulunabileceğinin değerlendirildiği; heyetimizce esas dosya olan İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/84 esas dosyasından; davacı şirketin davalı şirketten dava tarihi olan 06.02.2024 itibariyle 2.244.823,18-TL cezai şart ve 1.611.844,55-TL sözleşme temerrüt faizi ve birleşen dava dosyası olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas dosyasında 1.128.251,15-TL olmak üzere toplam 4.984.918,88-TL hesap edildiği, cezai şartın ekonomik mahva sebebiyet vereceğinin heyetimiz tarafından tespit edildiği, sayın mahkemece cezai şart yönünden tenkise gidilebileceği gibi cezai şartı tamamen geçersiz kılabileceği,
8-Davalı gerçek kişinin de asgari alım taahhüdüne garantör sıfatıyla imza attığı ve cezai şarttan sorumlu olacağının söylenebileceği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı ve davalı şirketler arasında 17/03/2019 tarihinde 5 yıl süreli bir akaryakıt bayilik sözleşmesi, 17/03/2019 tarihli protokol ve 19/03/2019 tarihli mal alım taahhütnamesi bulunduğu, davalı şahsın ise garantör olarak imzalarının yer aldığı, davacının asgari alımların yapılmadığından bahisle ilk 4 dönem için asıl davada, 5. Dönem için ise birleşen davada cezai şart talep ettiği, bahsi geçen asgari mal alım taahhütnamesi uyarınca; davalının davacıdan her yıl için 1175 m3 motorin ve 50 m3 kurşunsuz benzin satın almayı taahhüt ettiği, taahhüdün yerine getirilmemesi durumunda her bir yılda eksik alınan ürün bedelinin son cari fiyatı üzerinden hesaplanacak tutarın %5 ini davacıya cezai şart olarak ödeyeceğini, ödenmemesi halinde teminatlarından tahsil edileceğini, kendisi tarafından uzun bir süre asgari alım taahhüdüne uyulmaması ve taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin fesih edilmemiş olmasının, asgari alım taahhüdünün uygulanmasından ve cezai şart alacaklarından zımmen vazgeçildiği ve feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini, doğmuş ve doğacak borçlarına tahsil tarihine kadar aylık % 7 akdi faiz oranında temerrüt faizi uygulanacağını kabul ettiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının asgari tutarda alım yapmadığının, eksik alımları bulunduğunun, davacının talep edebileceği toplam cezai şart tutarının 3.373.074,37 TL olduğunun ve bu tutarın davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacağının tespit edildiği, bu sebeple Mahkememizce % 50 oranında indirim yapılarak davacının toplam talep edebileceği cezai şart miktarının 1.686.537,19 TL olması gerektiğinin kabul edildiği, ancak davacı tarafça asıl ve birleşen davanın kısmi olarak açıldığı ve ıslah yoluna başvurulmadığı, İstanbul BAM 14. H.D nin 2022/385 esas ve 2025/662 karar sayılı ilamında açıkça '' .. Davalı şirket, bayilik sözleşmesi ve ekleri uyarınca, davalı gerçek kişi ise garanti veren sıfatıyla sorumludur.'' denilerek garantör olarak imza atan gerçek kişilerin de sorumlu olduğunun tespit edildiği, böylece davalıların davacı tarafça talep edilen cezai şart tutarından sorumlu oldukları, taraf şirketler tacir olmakla basiretli davranarak ekonomik dalgalanmaları da hesaba katmaları gerekeceği, alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davalı tarafın şirket varlıklarını da aşan bir cezai şart tutarına imza atmış olduğu, bunun sorumluluğunun da davalı yana ait olacağı anlaşılmakla; asıl davada davacı tarafça gönderilen ödeme ihtarının tebliğ tarihlerine göre , birleşen davada bir ihtar olmadığından dava tarihine göre ve taraflarca kabul edilen aylık %7 faiz oranı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. ( Cezai şartın tenkisine ilişkin emsal kararlar: İstanbul BAM 13. H.D 2024/1805 Esas ve 2025/240 Karar , İstanbul BAM 43. H.D 2023/1554 esas ve 2024/1369 karar)
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜ ile;
378.290-TL cezai şart alacağının davalı şirket yönünden 17.01.2024, davalı gerçek kişi şahıs yönünden 14.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 7 oranında akdi faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen davanın KABULÜ ile;
378.290-TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 29/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 7 oranında akdi faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl davada ; kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 25.840,99-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 6.460,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.380,74-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada ;kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 25.840,99-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 6.460,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.380,74-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Asıl ve birleşen davada ; davalar tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 24.472-00TL yargılama giderinin, davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Asıl ve birleşen davada ; davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
6-Asıl davada ; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 60.526,40-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
-Birleşen davada ; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 60.526,40-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Asıl ve birleşen davada ; davalar tam kabul ile sonuçlandığından, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Asıl davada ; davacı tarafça yatırılan 6.460,25-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.887,85-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Birleşen davada; davacı tarafça yatırılan 6.460,25-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.887,85-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Asıl davada ; Devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada ; Devletçe karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır