T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/87 Esas
KARAR NO : 2025/879
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl Davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... / İstanbul adresinde petrol sektöründe faaliyet gösteren bir LPG otogaz dağıtım şirketi olduğunu, davalının ise bayilik lisansı ile ... Köyü ... Mevki ... /İstanbul adresinde bayilik faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında 31/03/2019 tarihinde 5 yıl süreli LPG Otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesi ve 31.03.2019 tarihli protokole ilave olarak 02/04/2019 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi düzenlendiğini, ancak davalıların asgari mal alım taahhütlerini yerine getirmediğini beyanla , sözleşmenin başlangıç tarihi olan 31/03/2019 tarihinden 30/03/2022 tarihine kadar olan sözleşme taahhüt dönemleri yönünden fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava mahiyetinde şimdilik 378.290,00-TL cezai şart alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, cezai şart alacaklarına temerrüt tarihi olan 13/04/2022 tarihinden itibaren asgari mal alım taahhütnamesinde yazılı olan aylık %7 oranında akdi temerrüt faizi işletilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; satış taahhüdünün ihlal edildiği iddiası ve müvekkillerinden cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, 19/03/2019 tarihli taahhütnamede müvekkili şirketin önceki yıllara ilişkin yıllık satış tutarı dikkate alınmadan, istasyon konumu, dağıtım firmanın diğer dağıtım şirketlerine göre piyasa değeri, pandemi şartları, döviz dalgalanmaları, şehirler arası seyahat yasakları, akaryakıt ve otogazdaki fiyatların değişimlerinin tüketicinin alım gücünü de etkilediğini ve akaryakıt tüketiminin azaldığını, bu süreçlere ilişkin dağıtıcı firmadan talep edilmesine rağmen tüketiciyi teşvik edebilecek herhangi bir kampanya , reklam, avantaj , firmanın motivasyonunu arttıracak herhangi bir çalışma yapılmadığını, sözleşme konusu akaryakıt istasyonunun önünde yol çalışması yapıldığını, bir süre yolun kapalı kaldığını, müvekkili şirketin aşırı ifa güçlüğü olduğunu, müvekkili ...'un garantör olarak sorumlu olduğundan bahisle aleyhine dava ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacının petrol sektöründe faaliyet gösteren bir LPG otogaz dağıtım şirketi olduğunu, davalı şirketin ise 5307 Sayılı LPG Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı denetimine tabi olarak almış olduğu ... sayılı bayilik lisansı ile ... Köyü ... Mevkii .../İstanbul adresinde bayilik faaliyeti gösterdiğini, Davalı şirket davacı arasında 31/03/2019 tarihinde 5 yıl süreli bir LPG Otogaz bayilik sözleşmesi yapıldığını, ayrıca 31/03/2019 tarihli bayilik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası ve eki niteliğinde olması amacıyla 31/03/2019 tarihli bir bayilik protokolü akdedildiğini, bayilik sözleşmesi ve protokole ilave olarak 02/04/2019 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi düzenlendiğini, Davalı şirket ve garantör davalı ...'un asgari mal alım taahhütnamesinin son cümlesinde açıkça" işbu sözleşme ile eki sözleşme ve taahhütnamelerin bayi tarafından ihlali halinde, talep edilecek ceza i şart, kar mahrumiyeti ile tazminat ve diğer alacaklarında da bayi, aval veren ve müşterek-müteselsil kefil, garantör ve ciro borçluları için de uygulanacağı" hükmünü kabul ve taahhüt ettiğini beyanla sözleşmenin 4. Ve 5. Taahhüt dönemi yönünden davanın 378.290,00 TL kısmi taleple açılması gerektiğini, 31/03/2019 tarihli LPG otogaz bayilik sözleşmesi, 31/03/2019 tarihli bayilik protokolü ve 02/04/2019 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi hükümleri uyarınca davalıların asgari mal alım taahhütlerini yerine getirmemiş olmaları sebebiyle 1. 2. ve 3. Taahhüt dönemleri cezai şart alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile bir dava ikame edildiğini, İşbu dava ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden görülen davanın birleştirilmesine karar verilmesini,3. Ve 4. sözleşme taahhüt dönemleri yönünden fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava mahiyetinde şimdilik 378.290,00-TL cezai şart alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; satış taahhüdünün ihlal edildiği iddiası ve müvekkillerinden cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, 19/03/2019 tarihli taahhütnamede müvekkili şirketin önceki yıllara ilişkin yıllık satış tutarı dikkate alınmadan, istasyon konumu, dağıtım firmanın diğer dağıtım şirketlerine göre piyasa değeri, pandemi şartları, döviz dalgalanmaları, şehirler arası seyahat yasakları, akaryakıt ve otogazdaki fiyatların değişimlerinin tüketicinin alım gücünü de etkilediğini ve akaryakıt tüketiminin azaldığını, bu süreçlere ilişkin dağıtıcı firmadan talep edilmesine rağmen tüketiciyi teşvik edebilecek herhangi bir kampanya , reklam, avantaj , firmanın motivasyonunu arttıracak herhangi bir çalışma yapılmadığını, sözleşme konusu akaryakıt istasyonunun önünde yol çalışması yapıldığını, bir süre yolun kapalı kaldığını, müvekkili şirketin aşırı ifa güçlüğü olduğunu, müvekkili ...'un garantör olarak sorumlu olduğundan bahisle aleyhine dava ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava ; taraflar arasındaki asgari alım taahhüdüne uyulmadığından bahisle cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkememizce davalıların 2019-2024 yılları arasındaki bilanço kayıtları celbedilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 06/05/2025 tarihli anılı bilirkişi raporunda;
1.Davacı şirkete ait ticari defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2.Davalı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu , dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
3.Taraflar arasındaki sözleşme ve protokol ile alım taahhüdü uyarınca sözleşme dönemleri kapsamında eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağının oluştuğu,
Davalı şirketin 01.04.2019 - 31.03.2020 döneminde 40,57 ton, 01.04.2020 - 31.03.2021 döneminde 87,45 ton , 01.04.2021 - 31.03.2022 döneminde 114,00 ton , 01.04.2022- 31.03.2023 döneminde 150 ton, 01.04.2023 - 31.03.2024 döneminde 146,50 ton olmak üzere toplam 538,52 ton eksik alım gerçekleştirmiş olduğu,
4.Davalı şirket tarafından ödenecek 5 yıllık cezai şart bedel 53.852,00-USD olarak hesaplandığı, dava tarihi itibariyle 53.852,00-USD x 30,6085-TL (TCMB 06.02.2024 tarihli USD efektif satış kuru) = 1.648.328,92-TL cezai şart bedeli ve 1.133.708,42-TL temerrüt faizi hesaplanmıştır.
Esas dosya olan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas dosyasından; davacı şirketin davalı şirketten dava tarihi olan 07.02.2024 itibariyle 740.786,92-TL (24.202-USD) cezai şart ve 1.133.708,42-TL sözleşme temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.874.495,34-TL ve birleşen dava dosyası olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/495 esas dosyasında 907.542,00-TL (29.650,00-USD) cezai şart olmak üzere toplam 2.782.037,34-TL talep edebileceği,
5.Şirketin 2023 yılında öz varlıklarından karşılanacağı varsayıldığında; 1.072.540,90-TL olan işletme öz varlıklarından doğrudan zarar olan 2.782.037,34-TL'nin karşılanması durumunda şirket öz varlıkları toplamı - 1.709.496,44-TL olacaktır. Bu durumda şirket özvarlıkları kaybedilmiş olacağı,
Şirketin öz varlıkları kaybedilmesi halinde işletmenin ticari faaliyetine devamlılığının mevcut öz kaynaklarla karşılanmasında zorluklar yaşanacağı, bir başka deyişle şirketin iktisaden mahvına neden olacağı,
6.Taraflar arasındaki sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde davacının 5 yıllık cezai şart talebinde bulunabileceğinin değerlendirildiği; heyetimizce 2.782.037,34-TL talep edebileceği hesaplandığı; bu tutarın ekonomik mahva sebebiyet vereceği sonuç ve kanaatine varıldığı, Sayın Mahkemece cezai şart yönünden tenkise gidilebileceği gibi cezai şartı tamamen geçersiz kılabileceği,
7.Davalı gerçek kişinin de asgari alım taahhüdüne garantör sıfatıyla imza attığı ve cezai şarttan sorumlu olacağının söylenebileceği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı ve davalı şirketler arasında 31/03/2019 tarihinde 5 yıl süreli bir otogaz bayilik sözleşmesi, aynı tarihli protokol ve 02/04/2019 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi bulunduğu, davalı şahsın ise garantör olarak imzalarının yer aldığı, davacının asgari alımların yapılmadığından bahisle ilk 3 dönem için asıl davada, 4. ve 5. Dönem için ise birleşen davada cezai şart talep ettiği, bahsi geçen asgari mal alım taahhütnamesi uyarınca; davalının davacıdan her yıl için 150 ton LPG otogaz satın almayı taahhüt ettiği, taahhüdün yerine getirilmemesi durumunda her bir ton için 100 USD davacıya cezai şart olarak ödeyeceğini, ödenmemesi halinde teminatlarından tahsil edileceğini, kendisi tarafından uzun bir süre asgari alım taahhüdüne uyulmaması ve taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin fesih edilmemiş olmasının, asgari alım taahhüdünün uygulanmasından ve cezai şart alacaklarından zımmen vazgeçildiği ve feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini, doğmuş ve doğacak borçlarına tahsil tarihine kadar aylık % 7 akdi faiz oranında temerrüt faizi uygulanacağını kabul ettiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının asgari tutarda alım yapmadığının, eksik alımları bulunduğunun, davacının talep edebileceği toplam cezai şart tutarının 53.852 USD (1.648.328,92 TL) olduğunun ve bu tutarın davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacağının tespit edildiği, bu sebeple Mahkememizce % 50 oranında indirim yapılarak davacının toplam talep edebileceği cezai şart miktarının 824.164,46 TL olması gerektiğinin kabul edildiği, ancak davacı tarafça asıl ve birleşen davanın kısmi olarak açıldığı ve ıslah yoluna başvurulmadığı, İstanbul BAM 14. H.D nin 2022/385 esas ve 2025/662 karar sayılı ilamında açıkça '' .. Davalı şirket, bayilik sözleşmesi ve ekleri uyarınca, davalı gerçek kişi ise garanti veren sıfatıyla sorumludur.'' denilerek garantör olarak imza atan gerçek kişilerin de sorumlu olduğunun tespit edildiği, böylece davalıların davacı tarafça talep edilen cezai şart tutarından sorumlu oldukları, taraf şirketler tacir olmakla basiretli davranarak ekonomik dalgalanmaları da hesaba katmaları gerekeceği, alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davalı tarafın şirket varlıklarını da aşan bir cezai şart tutarına imza atmış olduğu, bunun sorumluluğunun da davalı yana ait olacağı anlaşılmakla; asıl davada davacı tarafça gönderilen ödeme ihtarının tebliğ tarihlerine göre , birleşen davada bir ihtar olmadığından dava tarihine göre ve taraflarca kabul edilen aylık %7 faiz oranı nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ( Cezai şartın tenkisine ilişkin emsal kararlar: İstanbul BAM 13. H.D 2024/1805 Esas ve 2025/240 Karar , İstanbul BAM 43. H.D 2023/1554 esas ve 2024/1369 karar)
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜ ile;
378.290-TL cezai şart alacağının davalı şirket yönünden 17.01.2024, davalı gerçek kişi şahıs yönünden 14.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 7 oranında akdi faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen davanın KABULÜ ile;
378.290-TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 29.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 7 oranında akdi faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl davada ; kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 25.840,99-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 6.460,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.380,74-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada ;kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 25.840,99-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 6.460,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.380,74-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Asıl ve birleşen davada ; davalar tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 24.210 TL yargılama giderinin, davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Asıl ve birleşen davada ; davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
6-Asıl davada ; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 60.526,40-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
-Birleşen davada ; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 60.526,40-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Asıl ve birleşen davada ; davalar tam kabul ile sonuçlandığından, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Asıl davada ; davacı tarafça yatırılan 6.460,25-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.887,85-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Birleşen davada; davacı tarafça yatırılan 6.460,25-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.887,85-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Asıl davada ; Devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada ; Devletçe karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır