T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/90 Esas
KARAR NO: 2024/466
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/10/2018
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı karşı davalı vekili mahkememize sunmuş dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... A.Ş. Firmasının yetkilendirdiği, diğer davalı ...'den ... plaka nolu 2018 model ... marka ikinci el 2.000 km deki aracı 263.000 TL bedel karşılğında satın alma konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalı ...'in vakalette yer alan araç satış ve para tahsil yetkisine istinaden 02/07/2018 tarihinde 200.000 TL ve 20.000 TL olarak, 03/07/2018 tarihinde ise 43.000 TL olarak ödeme yaptığını, satış sonrası ...'in aracın davalı ... firmasına ait olup rotatif kredi kullanıldığını ve banka rehni olduğunu, 3 ay süreyle araç satışının yapılamayacağını, yasal sürenin dolmasına 3 hafta kaldığını beyan ettiğini, bu şartlarda aracın müvekkilince teslim alınarak satışın fiilen gerçekleştirildiğini, sürenin dolmasına rağmen araç teslimi konusunda müvekkilinin oyalandığını beyanla anılı araç üzerin satılamaz yönünde ihtiyati tedbir kararı konulmasını, dava konusu aracın müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde ise ödediği bedel olan 263.000 TL maddi zararın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı karşı davacı ... A.Ş. vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında yapılmış olduğu iddia edilen işlemler sırasında müvekkilinin bu işlemlerinin hiçbirinden haberdar olmadığını, müvekkil ile davacı şirket araç alım satımına ilişkin bir ticaretin söz konusu olmadığını, bu amaçla da ...'in yetkilendirilmediğini, davalı ...'in müvekkil tarafından başka bir amaçla kendisine verilmiş olan vekaletnameyi 3. kişilerle işbirliği içine girerek kötüye kullandığını beyanla, davacının müvekkili ile davaya konu araç ile ilgili hiç bir resmi satış işlemi olmadan, diğer davalı ile sözlü olarak anlaştığını iddia ederek, araç maliki olmayan bir kişiye 263.000 TL ödediğini, bu durumu müvekkilinin kabul etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödemelerin müvekkil şirkete yapılmadığını, müvekkilinin aracı kredi çekerek aldığını ve çeşitli masraflar yaptığını, davacı şirketin müvekkile ait aracı haksız şekilde diğer davalıdan teslim alarak, davalı müvekkil tarafından yapılan tüm bu zorunlu masraflardan yararlandığını, davacının aracı 02/07/2018 tarihinden beri fiziki olarak kullandığını beyanla asıl davanın reddini ve açmış olduğu karşı davanın kabulü ile, dava konusu aracın müvekkiline iadesini, yapılan zorunlu masrafların davalıdan alınarak müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'e verilen vekaletin ahzu kabza yetkisini içerdiğini, davalı karşı davacı ....A.Ş.'nin aralarında ticari ilişki olmadığı yönündeki beyanın gerçeği yansıtmadığını, söz konusu ticaretin bizzat davacı karşı davalı şirketin vekili ile hem de davacı karşı davalının bilgisi doğrultusunda yaptıklarını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, aracı piyasa değerinde aldıklarını, araç bedelinin vekaletname ile yetkilendirilen diğer davalı ...'e verildiğini beyanla asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'e vekaletname verilmesinin sebebi, araç satışı için tüm işlemlerin yapılmasına yönelik olduğunu, ancak satış aşamasında araçlarda banka rehnin bulunması müvekkil şirket açısından emniyet kilidi oluşturduğunu, ...'in müvekkil şirketin güvenini kazandığı ilk satışlarda vekalet görevini kötüye kullanmadığını, ancak akabinde ... araçları satmamakta ancak 3. kişilerin parasını alarak kişileri mağdur etmeye yahut bu 3. kişilerle birlikte hareket ederek müvekkili ve başkalarını mağdur etmeye başladığını, ...'in tamamen kendi haksız fiilleri neticesinde zarar verdiğini, asıl davada davacının taraf ehliyetinin olmadığını, ...'e ödemeyi yapan kişinin ... firması değil, şirket yetkilisi olan ...'in olduğunu beyanla karşı davanın kabulü ile asıl davanın reddini talep ve dava etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır.
Eldeki uyuşmazlık davalı karşı davacının, diğer davalı ...’i araç alım-satımı konusunda yetkilendirip yetkilendirmediği, davaya konu ... plakalı aracın satın alınması amacıyla davalı ... ile anlaşan davacının ...’e araç bedelini ödeyerek aracı fiilen teslim almasına rağmen dava tarihine kadar davalılarca rehinli olduğu gerekçesiyle aracın noterden devir işleminin yapılmaması nedeniyle aracın kendi adına tescili, mümkün olmadığı halde araç bedelinin tahsili talebinde bulunup bulunamayacağı, davacının diğer davalı ... ile kötüniyetli olarak anlaşarak aracın düşük bedelle satın alınmasını sağlayıp sağlamadığı, aracın fiilen teslim alınması nedeniyle davalının araç için yaptığı zorunlu masrafların ve aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan kar kaybının davacı karşı davalıdan tahsili talebinin mümkün olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
Mahkememizden İstinaf kaldırma kararından önce 17/12/2019 tarih ve 2018/979 Esas 2019/1154 sayılı kararında; "Davaya konu aracın 13.10.2018 tarihinde plaka hırsızlığına maruz kalarak ... sayılı plakayı aldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu aracın tescil kaydının incelenmesinde ... plakalı aracın dava dilekçesinde betimlenen araç olduğu, ... Şubesi adına rehinli olduğu ve aracın davalı ... A.Ş. üzerine kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davalılar arasındaki hukuki ilişki mahiyeti itibarıyla vekalet sözleşmesi olup, vekalet sözleşmesi; vekilin gerektiğinde kendi adına ve vekalet veren hesabına üçüncü kişilerle hukuki ilişkiye girmek suretiyle vekalet verenin işlerini görmeyi üstlendiği, kararlaştırılmış ise vekalet verenin buna mukabil olarak vekile ödeme yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekalet sözleşmesinin sona erme nedenleri TBK’nun 512. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Vekilin azli vekaleti sona erdiren nedenlerdendir.
... 30. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli vekaletnamesi ile davalı ... Şirketi’nin diğer davalı ...’i araç tescili, araç satın alma, araç satışı hususlarında vekil tayin ettiği görülmekle, her ne kadar davalı ... vekili, araçla ilgili işlemin yapıldığı tarihte ...’in hakkındaki dolandırıcılık şüphesi nedeniyle azledilmiş olduğunu beyan etmiş ise de vekilin ... 30. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 24/09/2018 tarihli azilname ile azledildiği anlaşılmıştır.
Davalı yanca dosya kapsamına sunulan dekontlarda 02/07/2018 tarihinde "... plakalı araç bedeli" açıklaması ile davalı ...’e ile 20.000 TL ve 200.000 TL’lik ve 03/07/2018 tarihinde "... araç bedeli" açıklaması ile 43.000 TL’lik olmak üzere toplamda 263.000 TL’lik ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Ödemelerin bir kısmı davacı ... şirketi yetkilisi ... tarafından yapılmış ise de, oto galericilik işi ile iştigal eden şirket adına aracın satışı amaçlandığından, davanın bu şirket tarafından açılmasında husumete aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Azil tarihi dikkate alındığında, davacının davalı ... ile araç alımı konusunda anlaştığı ve davacı yanca ödemelerin yapıldığı tarih itibarıyla davalı ...’in diğer davalının vekili olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilince, davacı ile diğer davalının el ve işbirliği halinde hareket ederek müvekkilini zarara uğratma kastı taşıdıkları ileri sürülmüş olup bu iddia dosya kapsamında ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca vekilin yaptığı işlemin vekalet vereni bağladığının kabulü gerekmiştir. Nitekim ...’in vekalet yetkisini kötüye kullandığı yönünde ileri sürülen diğer iddia da, vekalet veren ile vekil arasındaki sözleşme kapsamında ele alınabilecek iç ilişkiye dair olup vekalet sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Eldeki davada, davalı ..., diğer davalı ...’den aldığı vekalet yetkisine istinaden davacı ile araç satışı konusunda anlaşarak gerekli ödemeyi almış ancak aracın tescil aşamasında ortaya çıkan engeller nedeniyle fiilen teslim alınan aracın hukuken tescili gerçekleştirilememiştir. Yapılan ödemeleri gösterir dekontlar ve araç satışı konusunda davalı ...’i yetkilendiren vekaletnameden aracın harici satış sözleşmesinin taraflar arasında kurulduğunun kabulü gerekmiştir.
Araç malikinin davalı ... olduğu, ...’in hesabına gönderilen bedellerin aracın satın alınması amacıyla gönderildiği, vekilin işlem tarihi itibarıyla vekalet yetkisinin devam ettiği hususları gözetildiğinde vekil, hukuki ilişkinin aracısı konumunda olduğundan hesabına gönderilen ödemelerin diğer davalı hesabına gönderilmiş gibi kabulü gerekmektedir. Nitekim vekalet sözleşmesi gereğince vekil, kendi adına ve vekalet veren hesabına işlem yapar. Hukuki ilişkinin tarafı olmayan davalı ...’den araç bedellerinin istenmesi mümkün olmayıp bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersizdir. Geçersiz satışlarda herkes aldığını aynen iade etmekle yükümlüdür. Somut olay bakımından noter dışındaki araç satışı geçersiz olduğuna göre davacı karşı davalı ödediği bedelleri geri isteyebilir. Davalı karşı davacı ise aracını geri isteyebilir. Bir taraf malı kullanırken diğer taraf da parayı kullanmış ve semerelerinden istifade etmiştir. Bu nedenle tarafların bu hususlar dışındaki istemlerinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle açıklanan gerekçelerle; asıl davada davalı ...’ye karşı açılan davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği nedeniyle tescil kararı verilmesi mümkün olmadığından, 263.000 TL araç bedelinin, aracın davacı karşı davalı tarafça davalı karşı davacıya fiilen iade edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya ödenmesine; karşı davada davanın kısmen kabulü ile, ... plakalı aracın davacı karşı davalı şirketten alınarak davalı karşı davacı şirkete iadesine, davalı karşı davacının diğer taleplerinin ( alacak ve tazminat) REDDİNE, TBK'nun 97. Maddesi hükmü gereği edimlerin aynı anda ifasına," yönünde karar verildiği, davacı karşı davalı vekilinin itirazı üzerine,
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/1771 E, 2023/1829 K. sayılı kararı ile;
"Taraflar arasında, davalı karşı davacıya ait ...plakalı araç için davacı şirket tarafından davalılardan ... hesabına 02.07.2018-03.07.2018 tarihinde 200.000,00, 20.000,00 TL ve 43.000,50 TL havale gerçekleştirildiği, , araç kaydının davalı karşı davacı şirket adına olduğu, davalı -karşı davacı şirket tarafından 12.01.2017 tarihinde davalı ... 'in ... 30. Noterliğinde düzenlenen vekaletname ile vekil olarak tayin edildiği, ... 30. Noterliğinde ... tarihinde düzenlenen azilname ile adı geçen davalının azledildiği, davalı karşı davacı şirket tarafından davalı ... hakkında iş dava tarihinden sonra olduğu anlaşılan 19.11.2018 tarihli dilekçe ile ... Cumhuriyet Başsavcılığına, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık vs suç iddialarıyla şikayette bulunduğu, şikayet dilekçesinde, davalı karşı davacı şirketin 07.09.2010 tarihinde araç alım satım ve kiralama işiyle iştigal etmek üzere kurulduğu, birçok kiralama şirketine araçlarını kiraladığını ve bu amaçla ayrıca 2.piyasada satılması konusunda aracılık eden davalının sektördeki bilinirliğine güvenerek kiralama ve satılması amacıyla şirket adına kayıtlı 33 adet aracın teslim edildiğini, genel vekaletname verildiğini, araçların üzerinde banka rehni bulunduğundan davalının araçları muvafakat olmadan 3.kişilere devir ve temlik edemeyeceğinden ve sektördeki bilinirliğinden kendisine duyduğu güvenle vekaletname verildiğini, adı geçen şüphelinin 3.kişilerle beraber hareket ederek vekaleti kötüye kullanmak suretiyle müvekkilini dolandırdığını, emniyeti suistimal ettiğini, müvekkilinin araçlarını sakladığını, araçları şirketin rızası hilafına 3.kişilere düşük bedellerle verdiğini, bu kişilerden araç satış bedeli adı altında paralar topladığını, aynı şekilde şüphelinin başka şirketten aldığı vekaletname ile de işlem yapmasından dolayı söz konusu şirketinde şikayette bulunduğunu ve ... Soruşturma numarası ile ... Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu iddia ederek, şüpheliye teslim edilen araçların listeleri belirtilerek şüphelinin cezalandırılmasının talep edildiği, davacı şirket temsilcisi ...'in 13.10.2018 tarihinde polis merkez amirliğine giderek oto hırsızlığı nedeniyle şikayette bulunduğu, şikayetinde, trafikte davalı karşı davacı şirket adına kayıtlı kiralık olarak kullanmış olduğu... Plakalı ... markalı 2018 model otomobilin 12.10.2018 günü binanın önüne park ederek ayrıldığını, aracın yanına gelerek plakaların yerinde olmadığını, çalınmış olduğunu fark ettiğini belirterek şikayetçi olduğu, söz konusu aracın devir işleminin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı tarafça iş bu davanın açılmış olduğu, davalı karşı davacının ise şikayet dilekçesinde iddia edilen hususlara istinaden davacı tarafın resmi satış işlemi olmadan sözlü olarak anlaştığını iddia ederek araç maliki olmayan bir kişiye 263.000,00 TL gibi bir rakamın ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödemelerin müvekkili şirkete yapılmadığını, dava konusu aracın haberi olmadan gerçek değerinin çok altında bir bedel ile teslim edildiğini, söz konusu aracın müvekkili şirketin kredi çekerek satın aldığını, satın alırken yapılması gereken tüm işlemleri yaptığını, masrafları karşıladığını, davacı şirketin aracı haksız bir şekilde diğer davalıdan teslim alarak müvekkili tarafından yapılan zorunlu masraflardan yararlandığını, bu zorunlu masraflarında davacı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davacının müvekkiline ait aracı fiziken teslim aldığı 02.07.2018 tarihinden beri kullandığını, bu kullanım nedeniyle müvekkilinin kendisine ait araçtan ticari şekilde yararlanamadığını, müvekkilinin iştigal alanı göz önüne alındığında kardan mahrum kaldığını iddia ederek, karşı davaya konu talepte bulunmuş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, taraf delilleri dosyaya ibraz edildikten sonra, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, asıl davanın davalı şirket yönünden kabulüne, davalı ... yönünden davanın usulden reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karşı dava yönünden alınması gerekli olan harç ,17.965,53 TL olarak hesaplanarak 130.00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.835,53 TL harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, ayrıca 21.730,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalı karşı davacı vekili tarafından karşılık dava harcı olarak 06.12.2018 tarihinde 130.00 TL harç ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nın 132. maddesinde, karşı dava açılabilmesinin şartları düzenlenmiştir. 133. madde de karşı davanın cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe suretiyle açılacağı, 135. madde de ise bu kanunun dava ile ilgili hükümlerinin aksine özel düzenleme bulunmayan hallerde karşı dava hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemenin dava değeri olarak karşı dava yönünden araç bedelininde kabul edilmiş olması karşısında HMK'nın 120. maddesi gereğince yargılama harçları ile gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarın dava açılırken davacı tarafça mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu hükmü ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince karar ve ilam harçlarının 1/4'ünün peşin, geri kalanın ise kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödeneceği düzenlemesi ile aynı Yasa'nın 30. maddesi göz önünde bulundurulmak suretiyle, değer üzerinden davalı karşı davacıya gerekli harcın yatırılması için kesin mehil verilmesi, harç tamamlanmadıkça davaya devam olunmaması ve HMK'nın 150. Maddesindeki prosedürün işletilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın ve gerekli harç tamamlattırılmadan hüküm tesis edilmiş olması isabetli görülmemiştir." gerekçeye istinaden kaldırılarak mahkememize tevzi olmuş, mahkememizin 2024/90 Esasına kaydedilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
Mahkememizin 09/02/2024 tarihli bozma tensip ara kararı ile istinaf ilamı gereğince taraflara beyanda bulunmak üzere ve davalı karşı davacı vekiline dava değeri üzerinden hesaplanan 4.491,38 TL peşin harcı yatırmak üzere önümüzdeki celseye kadar kesin süre verilmiştir. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/1771 E, 2023/1829 K. sayılı kararı ile; dava şartı eksikliği giderildikten sonra dosyanın esas yönünden incelemesine geçildi .
Davalı karşı davacı vekilinin 08/07/2024 tarihli sulh protokolü sunduğu, taraflar arasında imzalanan 08/07/2024 tarihli sulh protokolünde; protokolün (“Protokol”) bir tarafında ...Şirketi (...); diğer tarafta ... Ticaret Limited Şirketi (...) olup bu protokol ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasının haricen anlaşılarak sulh olunmasına ilişkin olduğu, İşbu protokol kapsamında: ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası kapsamında davalı - karşı davacı ... Şirketi ile davacı - karşı davalı ... Şirketi arasında haricen anlaşma sağlanmış olup taraflar sulh olduklarını, taraflarca sulh olunduğundan her iki şirket de hem asıl davadan hem de karşı dava açısından feragat ettiklerini, işbu sulh kapsamında, davalı - karşı davacı ... ile davacı - karşı davalı ...'in gerek asıl davaya gerekse karşı davaya ilişkin karşılıklı olarak herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadıklarını, işbu protokol, her iki tarafın imzası ile yürürlüğe girecek olup, taraflardan herhangi birinin imzasının eksik olması durumunda geçersiz olacağı" yönünde sulh olduklarını beyan etmişlerdir.
Sulh görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir (HMK m.313/1,2). Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir (HMK m. 315).
Vekilin sulh olabilmesi için bu hususta vekaletnamesinde özel yetkisinin bulunması gerekir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır.( Harçlar Kanunu m.22/1) Anlaşmazlık sulh nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT m.6). Sulh olunmuş olmasından dolayı tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren kendi aleyhlerine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılır.
Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında; davalı Karşı davacı ... Kiralama vekilinin sulh oldukları yönünde dilekçe sunduğu, davacı karşı davalı vekili sunulan sulh protokolüne istinaden davalı ... açısından davadan feragat ettiklerini, e imza ile sunulan sulh protokolünü kabul ettiklerini, dava konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği haklardan olduğu anlaşılmakla, sulh protokolü kapsamında tarafların sulh beyanları belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde sulh doğrultusunda, birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığının bildirildiği, davalı karşı davacı vekilinin feragat beyanı ile davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, vekaletnamesinde feragate yetkili olduğu, davacı karşı davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce vaki feragat üzerine HMK'nın 307. maddesi uyarınca asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜ K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı karşı davalı tarafından davalı ... ve davalı ... A.Ş. Aleyhine açılan asıl davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı karşı davacı tarafından davacı karşı davalı ... Ltd. Şti. Aleyhine açılan karşı davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
Asıl davada:
3-Davacı karşı davalı tarafından yatırılan 4.491,39,-TL harçtan 427,60-TL'in mahsubu ile arda kalan 4.063,79-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı karşı davalı ... Limited Şirketi'ne iadesine,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Karşı davada:
6-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davalı karşı davacı ... tarafından yatırılan 130-TL peşin harcın mahsubu ile 297,6-TL'in karar kesinleştiğinde talep halinde davalı karşı davacı ... Anonim Şirketi'ne iadesine,
7-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı ... vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma), diğer tarafların yokluğunda tebliğden itibarin iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır