T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/96 Esas
KARAR NO :2025/664
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/02/2024
KARAR TARİHİ:10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davalı şirketle ... kıyafet toplama projesinde hizmet verme hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin ... ... ... hizmetini kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkilinin söz konusu hizmeti yerine getirirken hizmet sağlayabilmek için dava dışı ...'ye ... ... Ekip Bedeli adı altında ödeme yaptığını, müvekkilinin söz konusu hizmeti vermek için gerekli tüm süreci ilerlettiğini, gerekli masrafları yapıldığını, gerekli emekleri verdiğini, şirket alacağını tahsiline gelince karşı tarafın tamamen kötü niyetli bir şekilde haksız kazanç elde etme gayesi ile müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağını ödemediğini, davalının borcunu ödemem konusundaki ısrarından dolayı 19.09.2023 tarihinde 96.000 TL tutarında asıl alacağımızın (takip sonrası faizler, masraflar, vekalet ücreti alacağı hariç) tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve yersiz olarak herhangi bir gerekçede sunmadan icra takibine borca ve ferilerine itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalının haksız ve yersiz olarak .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına itiraz etmesinden kaynaklı olarak itirazın iptali davası açtıklarını, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptalini, takip konusu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek takip talebinde belirtilen faizi ile alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacı ile müvekkili arasında taraf ile müvekkil şirket arasında ... adlı şirketin kıyafet toplama projesinde hizmet sağlayıcı olarak anlaşma yapıldığını, ancak davacı taraf kendisine yüklenen sorumluluklarının hiçbirini yerine getirmediğini ve sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin kendi bünyesinde ve üçüncü taraflarla birlikte ilgili işi tamamlamak durumunda kaldığını, davacı şirket, sözleşmeye aykırı fiillere rağmen kötü niyetli şekilde sanki iş icra edilmiş gibi fatura tanzimi yoluna gittiğini ve .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyası ile haksız bir talepte bulunduğunu bu nedenle müvekkilinin ilgili icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, hukuki temelden yoksun tanzim edilmiş faturayı da ticari defterlerine işlemediğini, davacı şirketin işin gereğince yerine getirilmediği ortaya çıktığında baştan konuşulan ve yazışmalara konu hususları inkar yoluna gittiklerini, huzurda görülen davada davacı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı surette talep ve iddialarda bulunulduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını ve sözleşmeye aykırı surette yerine getirmediği iş neticesinde müvekkilinin karşı zararın tazmini borcu bulunmakta olduğunu sözleşmeye ve hukuka aykırı surette -... nolu- fatura tanzimi ve .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Yoluyla da öne sürülen ödeme talebini reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER
İcra Dairesine, ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/04/2025 tarihli kök raporda ''Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğimiz nedenlerden dolayı ve nihai takdir Mahkemenizde olmak üzere:,Tarafların İddia ve savunması, taraflar arasındaki ihtilafa konu ...&... Kıyafet ... kapsamındaki 09.02.2023 tarihinden itibaren gerçekleşene E.Posta yazışmaları, taraflara ait 2023 yılı Ticari defter kayıt ve muavin hesap ekstreleri, ihtilaf konusu Fatura, Tarafların 2023 yılı BA/BS formları, İcra Dosyası ve taraflarca dosyaya sunulan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 21.09.2023 tarih ... E Sayılı İlamsız icra takip dosyasından , Davacı Ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan 18.09.2023 tarih ... seri nolu “... ... hizmet bedeli” açıklamalı 80.000 TL + KDV =96.000 TL bedelli faturadan dolayı alacaklı olduğu, davacı kayıtlarından tespit edildiği, Davalı şirketin incelenen 2023 yılı ticari defter kayıtlarında ise, işbu KDV dahil 96.000 TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defter kayıtlarında kayıtlı olmadığı,Tarafların İncelenen 2023 Yılı BA/BS formlarında ise, davacı tarafından 2023 yılı BS formu ile KDV hariç 2 adet fatura bedeli olarak 160.000 TL mal ve hizmet satışı olarak beyanda bulunulduğu, Davalıya Ait 2023 yılı BA Formunda ise her hangi bir mal veya hizmet alumina ilişkin beyanda bulunulmadığı, Taraflar arasındaki 09.02.2023 tarihinden itibaren E.Posta yazışmalarında; ...&... Kıyafet ... kapsamında, tarafların birlikte çalışma yapılması hususnda mutabık kaldıkları, bu çerçevede davacı şirket tarafından yardım için toplamnan kıyafetlerin temizlenmesi/yıkanması, ütülenmesi ve Kolilerde toplanması ve Nakliye edilmesi aşamasına getirilmesi süreçlerinde Davacı şirketin çalışmalar yaptığı, her iki şlirket yetkilileri tarafından yapılan karşılıklı E.Posta yazışmalarından anlaşıldığı, Nihai olarak Söz konusu Projenin sonuçlanması aşamasında ise, taraflar arasındaki 09.02.2023 tarihli ilk E.Posta yazışmasında Proje süreçlerinde tarafların tam yükümlülüklerinin yerine getirlip getirilmediği hususunun, taraflar arasındaki E.posta yazışmalarından somut olarak tespit edilemediği, Davacının, taraflar arasındaki 09.02.2023 tarihli ilk E.posta yazışması ile ...&... Kıyafet ... kapsamında, yüklenin iş sürecinin tama ve eksiksiz olarak yerine getirldiğini ve ihtilaf konusu KDV dahil 96.000 TL bedelli fatura konusu hizmetin yapıldığının somut olarak ispata muhtaç olduğu, Davacının, ...&... Kıyafet ... kapsamında verilen hizmetin ispatlanması halinde, davalıdan 96.000 TL’nın Takip (21.09.2023) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca %26,75 ve değişen oranlarda işleyecek faiz ile birlikte talep edilebileceği hususu Mahkemeniz takdirlerinde değerlendirildiği, Tarafların diğer talepleri ise Mahkemeniz takdirlerinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdirinize saygı ile arz ederim. 24.04.2025 ." şeklinde görüşte bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/08/2025 tarihli ek raporda ''İşbu ek değerlendirme çerçevesinde; Taraflar arasındaki anlaşma çerçvesinde ...... kapsamında Davacı tarafından söz konusu işlerin yapıldığının Mahkemenizce de benimsenmesi halinde davalıdan KDV dahil 96.000 TL alacaklı olacağının (Davalı tarafından davanın düzenlediği faturaya yasal süresi içinde İtiraz veya İADE faturası düzenlendiğine ilişkin tespit yapılamması da nazara alınarak) kabulü gerektiği hususu Mahkemeniz takdirlerinde olacağı, Davacı talebinin Mahkemenizce de bemnimsenmesi halinde davalıdan 96.000 TL'nın Takip (21.09.2023) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca *626,75 ve değişen oranlarda işleyecek faiz ile birlikte talep edilebileceği, Diğer hususlarda kök rapordaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek ek her hangi bir somut belgenin taraflarca dosyaya sunulmadığı, Tarafların diğer talepleri ise Mahkemeniz takdirlerinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdirinize saygı ile arz ederim. 07.08.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuştur.
...'in 09/10/2024 tarihli cevabi yazısı dosyamız arasına alınmıştır.
Tarafları sunduğu e-mail yazışmaları dosyamız arasına alınmıştır.
B/A-B/S kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; İİK 67. maddesi uyarınca .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı
sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Reklamcılık Turizm İletişim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi davalı ... Reklamcılık Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine 21/09/2023 tarihinde 96.000,00 TL asıl alacağına dayalı ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun; davalının dava dışı ...'den aldığı kıyafet toplama işini alt yüklenici olarak üstlenen davacının "... ... ..." kapsamında davalıya kıyafet toplama hizmetini gereği gibi verip verilmediği, hizmet vermiş ise davacının 96.000 TL alacağa hak kazanıp kazanmadığı, davacının verdiği hizmetin ayıplı olup olmadığı, tam ve geriği gibi ifa edilip edilmediği, davalı tarafından işin 3. kişiye yaptırılıp yaptırılmadığı, ispat yükünün kimin üzerinde olduğu, davacının başlattığı .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibinde davalının vaki itirazında haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı verilip verilemeyeceği hususlarında toplandığı görüldü. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/04/2025 tarihli kök rapor ve 07/08/2025 tarihli ek rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Somut olayda; davacı sözleşmeye dayalı dayalı alacak istemi ile takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiştir. Davalı ise hizmetin gereği verilmediğini, eksik olduğunu işin 3. Kişilere tamamlatıldığını iddia etmiştir. İşbu davada taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki mail yazışmaları ile kurulmuş olup ayrıca yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dava kapsamında dilekçeler teatisi aşamasında taraflarca delil olarak dekont, mail, fatura, tanık ve ticari defter ile kayıtlara dayanıldığı görülmüştür. Davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme icra edilmesine karar verilmiştir. Taraf defterlerinin incelenmesinde taraf defterlerindeki ticari kayıtların taraflar lehine delil teşkil ettiği, e - posta yazışmaları ile yapılacak işin belirlendiği, davalının iş kapsamında davacıya kısmi ödeme yaptığı ancak dava konusunu oluşturan 96.000 TL'lik faturanın davalı yanca iade edilmediği uyuşmazlığın temelini bu iade faturasının oluşturduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Anılı kanun maddesi yargı içtihatları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı hususunda ihtilaf olmayıp uyuşmazlık açıklandığı üzere davalı yanca iade edilen fatura bedeline ilişkin davacının gereği gibi hizmet verip vermediği, davalının iadesinin süresinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmektedir. Anılan kararlar gereği faturayı iade eden taraf, iade faturası davacı yanca kabul edilmediği sürece iadenin süresinde yapıldığını ispat yükü altındadır. İşbu davada bu hususa yönelik alınan ek raporda davalı fatura iadesinin süresinde olup olmadığını tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş olup neticede davalı yan TTK 21/2.maddesi gereği süresinde fatura iadesini gerçekleştirdiğini ispatlayamamıştır. Bu durumda iadeye ilişin faturayı defterine almayan davalının karşısında akdi ilişkiyi ispat yükü davacıda olup dosya kapsamında taraf defterlerinin, mail yazışmalarının, kargo teslim fişlerinin ve ...'in 09/10/2024 tarihli cevabi yazısının incelenmesinde taraflar arasında kaç kutuya yönelik anlaşma sağlandığının belirlenemediği ancak dava dışı iş sahibi tarafından tüm iş bedelinin davalıya ödendiğinin sabit olduğu ve davalı tarafça işin 3. bir kişiye yaptırıldığı iddia edilmiş olsa da buna ilişkin bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla bu hali ile davacının edimlerini tam olarak yerine getirdiğinin kabulü gerekmiştir. Taraflar tanık dinletmek istemiş ise de gelinen aşamada davacının iddiasını ispatladığı ve davalının ise kaç adet kutunun sözleşme konusu olduğuna dair yazılı delil sunmadığı bu hususunun tanık beyanı ile aydınlatılamayacağı dikkate alındığında usul ekonomisi gereği ayıp hususunda da tanık dinletme talepleri reddedilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle hükme ve denetime elverişli olarak bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/08/2025 tarihli ek rapor da nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacının işlemiş faiz talebi bulunmamakta olup takibin asıl alacağa takip tarihinden değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına, alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının İPTALİ ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına,
2-Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 6.557,76 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 1.159,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.398,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.159,44 TL peşin harç ve 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.587,04 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 7.215,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza