T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/160 Esas
KARAR NO:2025/433
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:03/03/2025
KARAR TARİHİ:29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin... isimli ve halihazırda ihyası istenen şirketin bünyesinde kurucu ortaklar olarak uzun zamandır faaliyette bulunduklarını, müvekkillerinin 2024 Aralık ayı sonlarında şirketin vergi borcunu sorgulamak için gittiğinde şirket hakkında 2014 yılında resen terk edildiğini öğrendiklerini, şirketin tüm vergi ve SGK borçlarını Ocak 2025 tarihinde yatırıp bitirdiklerini, ancak şirketin ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile alacaklı olduğu bir icra dosyası bulunduğunu, 30/01/2025 tarihli dosya hesabı ile 355.075,44 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, ayrıca şirket adına kayıtlı ...Plakalı bir kamyonet bulunduğunu, araç üzerinde hacizler var iken yine müvekkilleri tarafından söz konusu borçlar ödenerek hacizlerin kaldırıldığını, şirket hakkında 13.08.2014 yılında resen terk işlemi yapılmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, icra takibi devam ederken 2014 yılında şirketin resen terk işlemi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, şirketin tasfiyesi yapılmadan resen terk edildiğini, şirket adına kayıtlı araç bulunduğunu beyanla ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... Sicil numarası ile kayıtlı...'nin şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğünün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkilinin re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, dava dışı ... ... Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir.
... ... Limited Şirketi'nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı iken terkin sürecine girdiğini, şirket yetkilisinin ... olduğu, görev süresinin 13.12.2020 tarihine kadar devam ettiği, şirketin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ve ilgili tebliğin (madde 5/1-d) bendi uyarınca resen terkin kapsamına alınarak, tebliğde öngörülen ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 13.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, davacı ...'nun şirketin bünyesinde kurucu ortak olduğu ve uzun zaman faaliyette bulunduğu, davacının Ocak 2025 tarihinde tüm vergi ve SGK borçlarını bitirdiğini, ancak şirketin ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile alacaklı olduğu bir icra dosyası bulunduğu ve ayrıca şirket adına kayıtlı ... plakalı bir kamyonet bulunduğunu, araç üzerinde hacizler var iken davacılar tarafından söz konusu borçların ödenerek hacizlerin kaldırıldığını, 2014 yılında resen terk işlemi yapılmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, şirketin tasfiyesi yapılmadan resen terkin edildiği, Türk Ticaret Kanunu'na göre davacıların işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ihyası istenilen şirketin TTK'nun 547/2.maddesine göre tasfiyeye girdiği, tasfiyesi istenilen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı yanın ihyası istenilen ... ... Limited Şirketi'nin, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında yapılacak her türlü işlemler ve açılacak davalarla ilgili olarak, ...Plakalı kamyonet yönünden yapılacak işlem ve tasfiye işlemleri dahil olmak üzere işbu işlemler ile sınırlı olmak kaydıyla...'nin ihyasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Mahkememizce 29/05/2025 tarihinde karar verildikten sonra, davacılar vekilince 04/06/2025 tarihli dilekçe ile; tasfiye memurunun ücretini karşılayacak maddi güçleri olmaması sebebiyle şirket ortakları olan davacı müvekkillerinden birinin tasfiye memuru olarak atanmasına ve tasfiye memuru ücreti verilmemesine karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce mevcut mal varlığı durumu ve talep değerlendirildiğinde; ihyası talep edilen şirketin iki ortağı bulunduğu, birinin diğerinin tasfiye memuru olmasına muvafakat ettiği, ekonomik durumlarının olmadığını beyan ettikleri ve celp edilen takbis sorgusunda kayda değer mal varlıklarının tespit edilmediği dikkate alınarak, kısa kararda tasfiye memuru olarak atanan ... yerine şirketin eski müdürü ... 'nun atanmasına, ayrıca tasfiye memuru ücreti takdirine yer olmadığına, tasfiyenin kararın kesinleşmesinden itibaren 6 ay içerisinde sonuçlandırılarak buna ilişkin bilgi ve belgeler ile tasfiye bilançosu ve kapatmaya ilişkin bilgilerin birer örneğinin ilgili tasfiye memuru tarafından dosyaya ibraz edilmesine, hükmün 3 numaralı bendinin " 3- a) TTK'nın 547/2.maddesine göre, davanın niteliği dikkate alınarak davacı ...'nun tasfiye memuru olarak ATANMASINA, b-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, tasfiyenin kararın kesinleşmesinden itibaren 6 ay içerisinde SONUÇLANDIRILMASINA, " şeklinde değiştirilmesine ilişkin karar verilmiş olup , aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacı tarafından açılan, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil nolu ... ... Limited Şirketi'nin ihyasına ilişkin açılan davanın KABULÜNE,
Davacı yanın ihyası istenilen ... ... Limited Şirketi'nin,
a)... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında yapılacak her türlü işlemler ve açılacak davalarla ilgili olarak,
b) ...Plakalı kamyonet yönünden yapılacak işlem ve tasfiye işlemleri dahil olmak üzere;
İşbu işlemler ile sınırlı olmak kaydıyla...'nin İHYASINA,
2-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararın özetinin ticaret sicil gazetesinde İLANINA,
3- a) TTK'nın 547/2.maddesine göre, davanın niteliği dikkate alınarak davacı ...'nun tasfiye memuru olarak ATANMASINA,
b-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, tasfiyenin kararın kesinleşmesinden itibaren 6 ay içerisinde SONUÇLANDIRILMASINA,
4-Gerekli harçlar alındığından BAŞKACA HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de; davalı yasal hasım konumunda bulunduğundan davacı vekiline vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK m.333 gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra bakiye avansın yatırana İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır