T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/179 Esas
KARAR NO:2025/644
DAVA:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA DEĞERİ:1.840.537,54-TL
DAVA TARİHİ:28/06/2022
KARAR TARİHİ:02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin takip dayanak belgesi olan banka dekontlarında görünen 01/09/2016 Tarihli 25.000,00 USD ... Havale, 03/10/2016 Tarihli 25.000,00 USD ... Bankası Havale, 31/10/2016 Tarihli 25.000,00 USD ... Bankası Havale, 30/12/2016 Tarihli 25.000,00 USD ... Bankası Havale, 06/03/2017 Tarihli 25.000,00 USD ... Bankası havale ile borç olarak verilen paranın tahsili için toplam 125.000,00 USD alacağı için 17/03/2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı takip dosyasında toplam 1.836.250,00 TL ile icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetle icra takibine karşı itirazda bulunduğunu, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosya kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin durdurulması üzerine davacı tarafından arabuluculuk yoluna gidildiğini, borçlu ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamadıklarını, davalı tarafın müvekkiline hiçbir şekilde borcunun olmadığını söylediğini, müvekkil şirketin davalı ile Bozkurt ailesinin aracılığıyla 2013 yılında tanıştığını, sonraki süreçte davalıya borç olarak icra takibine konu edilen miktarlarda para gönderdiğini, bu paranın geri ödenmediğini, tahsil edilemeyen borç için icra yoluna başvurulduğunu bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptalini, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mezkur tarih ve bedellerdeki havale işlemleri vasıtasıyla ... tarafından müvekkili ...'ye aktarılan toplam 125.000,00-USD meblağ; davacı yanın iddia ettiği üzere "tüketim ödüncü" ilişkisi içerisinde davacı yan tarafından müvekkiline geri ödenmek üzere borç olarak verilen ödünç bir meblağ değil; aksine davacı ...'in müvekkili ...'ye olan borcuna ilişkin yaptığı ödemeler olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin öncelikle arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, aksi kanaat hasıl olur ise talebin esastan reddine karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan iş bu dava; .... İcra Dairesi'nin 2022/... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, anılı mahkemece 11/09/2024 tarihli 2022/... Esas, 2024/... sayılı görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin kararı istinaf ettiği, İstanbul BAM 19. Hukuk Dairesi'nin 2024/2648 Esas, 2025/72 sayılı kararı ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, dosyanın mahkememize tevzii olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 12/03/2025 tarihli tensip ara kararı gereğince taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi bakımından bilirkişiler ... marifetiyle inceleme icra edilmesi istenilmiş ve konuya ilişkin 20/05/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;
"Dava konusu somut olayda; davacı şirket davalıya borç olarak gönderilen paranın, davalı tarafından geri ödenmediğini iddia etmekte bu sebeple başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık davalı ise davacının havale ile gönderdiği tutarların tüketim ödüncü sözleşmesi çerçevesinde borç olarak verilmediğini aksine davacının borcuna ilişkin yaptığı ödemeler olduğunu, kaldı ki davacının havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yasal karinesini tersine çeviremediğini belirtmektedir.
Muhterem Mahkeme tarafından heyetimize "Taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına” denilerek rapor tanzim edilmesi görevi tevdi edilmiştir.
Dosyaya mübrez karşılıklı taraf beyanları ile taraflarca dosyaya ibraz edilen belgeler tetkik edilmiştir. Tüm bu inceleme ve değerlendirmeler ışığında konuya ilişkin görüşlerimiz ve kanaatlerimiz her türlü hukuki değerlendirme ve nihai takdiri yargılama makamına ait olmak üzere halli gereken uyuşmazlık konularının incelenmesi ile devam edilecektir.
Gönderme dekontlarının hiç birisinde herhangi bir açıklama yer almamaktadır.
Davacı taraf, davaya konu meblağın, davalı tarafa borç para olarak gönderildiğini, bu tutarların paraların geri ödenmesi gerektiğini iddia etmiş ise de buna ilişkin herhangi bir belge-delil dosyaya ibraz etmemiştir.
Yargıtayın açıklama yapılmadan gönderilen banka havalelerine ilişkin istikrarlı kararlarına bir örnek şu şekilde gösterilebilir:
(..) Gönderilen havalelerde herhangi bir açıklama bulunmadığı, Yüksek Yargıtay emsal içtihatlarında belirtildiği üzere, gönderi sebebi yazılmayan açıklamasız havale mevcut borcun ödenmesine ilişkin olup, aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerektiği, dosyada mevcut kayıt ve belgelere göre davaya konu edilen havalelerde havalenin gönderilme sebebi yazılmadığından ve davacı yemin deliline de başvurmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir (...)" (Yargıtay 3. HD., E. 2022/2306 K. 2023/1346, 9.5.2023 tarihli kararı için bkz. Lexpera İçtihat Bilgi Bankası).
Konuya ilişkin Yargıtay bir başka kararında ise şu şekilde içtihatta bulunulmuştur:
(...) Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2018 tarih, 2018/4 E. ve 2018/616 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından delil olarak sunulan banka dekontları ile şirkete borç verildiği iddia edildiği, davalı ise paraların taraflarca imzalanan 31.08.2013 tarihli protokolün 4/3/2 nci maddesi uyarınca taahhüt edilen sermaye kapsamında davalı şirkete gönderildiğini ileri sürdüğü, davacının davalı şirkete borç verdiğini (karz) kanıt yükü altında olduğu, davacının dayanak gösterdiği banka havale makbuzları içeriğinde, gönderilen tutarların borç olarak gönderildiğine dair herhangi bir şerh içermediği, açıklamasız para havale gönderimi ise borç ödeme belgesi niteliğinde olduğu, davacının borç verdiğini kanıtlayamadığı, davalı defterlerinin dava tarihinde dahi davacı elinde bulunduğu gözetilerek davalı istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
(...)" (Yargıtay 11. HD, E. 2022/6055 K. 2023/5953, 18.10.2023 tarihli kararı için bkz. Lexpera İçtihat Bilgi Bankası).
Davacı ... Şirketi'nin davalı ...'ye gönderdiği havalelerin açıklamasız olduğu, borç olarak verdiği iddiasını ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir ispatın gerçekleştirilmediği yönündeki görüş ve kanaatimizi takdiri muhterem Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz ederiz.
Nitekim, dosyaya mübrez dekontlarda açıklamanın yer almamasından hareketle anılan Yargıtayın istikrar kazanmış kararları ışığında; davacı tarafından gerçekleştirilen açıklamasız para havale gönderimlerinin borç ödeme belgesi niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Fakat hemen belirtelim ve önemle vurgulayalım ki nihai takdir tümüyle ve münhasıran Muhterem Mahkemeye aittir. Şayet Sayın Mahkemece, dosya kapsamında yer alan banka dekontlarında yer alan meblağın borç ödeme belgesi niteliğinde olmadığı ve iade edilmesi gerektiği sonucuna varılır ise dava tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 2.767.398,43 TL olarak hesaplanmakta davacıya iadesi ise mümkün olabilecektir. Nihai takdir Mahkemeye aittir.
Sonuç olarak;
Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde,
Takibe konu 125.000 USD'nin, takip tarihi olan 17.03.2022 tarihinde geçerli olan T.C. Merkez Bankası döviz kuru olan 14,69 TL/USD üzerinden TL karşılığı 1.836.250,00 TL olarak tespit edildiği,
Davacının talep ettiği yıllık 17 faiz oranı üzerinden, takip tarihinden 01.05.2025 tarihine kadar geçen 1.089 gün hesaplanan faiz tutarının 931.148,43 TL TL olduğu,
Bu bağlamda, dava tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 2.767.398,43 TL olarak hesaplandığı,
Tarafların tacir olması nedeniyle hesaplamalarda Türk Ticaret Kanunu'nun 8. maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 88 ve devamı maddeleri, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesi ve icra takibine dayanak teşkil eden ödeme belgeleri esas alındığı,
Hesaplamalar tamamen teknik değerlendirmeye dayalı olup; borcun varlığı, hukuki niteliği ve geçerliliği yönündeki kanaatin mahkemeye sunulmuş delillerin takdirine bağlı olduğu, Özellikle yemin delili gibi bağlayıcı unsurlar, hesaplama sonuçlarını etkileyebileceğinden, nihai karar Sayın Mahkemenin takdirine bağlı olduğu,
Davacı ... Şirketi'nin davalı ...'ye gönderdiği havalelerin açıklamasız olduğu, borç olarak verdiği iddiasını ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir ispatın gerçekleştirilmediği,
Nitekim, dosyaya mübrez dekontlarda açıklamanın yer almamasından hareketle anılan Yargıtayın istikrar kazanmış kararları ışığında; davacı tarafından gerçekleştirilen açıklamasız para havale gönderimlerinin borç ödeme belgesi niteliğinde olduğu, şayet Sayın Mahkemece, dosya kapsamında yer alan banka dekontlarında yer alan meblağın borç ödeme belgesi niteliğinde olmadığı ve iade edilmesi gerektiği sonucuna varılır ise dava tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 2.767.398,43 TL olarak hesaplandığı, davacıya iadesi ise mümkün olabileceği" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı, davalı aleyhine açtığı işbu davada, açıklamasız olarak davalının ... Bankası hesabına havale yolu ile gönderdiği toplam 125.000-USD'lik bedelin borç olarak verildiği iddiası ile yapılan ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmektedir.
Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporu ile, dava konusu davacı ... Ltd Şti'nin ...'ya gönderdiği havalelerin açıklamasız olduğu, yerleşik yargıtay içtihatlarına ve BAM ilamlarına göre, havalelerin herhangi bir açıklama içermemesi halinde, bir borcun ödenmesine karine teşkil ettiği, başka bir amaçla verildiği ispat edilemediği tespit edilmiştir.
Mahkememizde dosya intikal etmeden ... ASHM'de yargılama devam ederken 07/02/2024 günlü duruşmada, davacı davalı yana yemin teklif etmiş, davalı tarafından yemin kabul edilerek HMK m.225 ve devamı gereğince, "...'a kendisinin borç verdiğini, gönderilen 125.000-USD paranın, bu borcun iadesine ilişkin olup kendisinin davacı şirket veya ...'dan herhangi bir borç almadığını, otel satın alırken davacı şirket veya yetkilisinden borç para almadığını, ...'a borç vermesi sebebiyle gönderilen paraların bu borcun iadesi niteliğinde olduğunu," beyan ettiği ve beyanını imzası ile tasdik ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından sonuç olarak, davacının davalı yana açıklamasız dekont ile gönderdiği paraların borç ödemesine karine teşkil etmesi ve davalının yeminin de bu doğrultuda olması karşısında HMK m.225, m.227 ve m.233 gereğince, yemin eda edilmiş olmakla, davacının başka bir delile dayanamayacağına ilişkin yasal düzenleme göz önünde bulundurularak, davacı şirketin davalı aleyhine açtığı davanın sübuta ermemesi sebebiyle reddine, dava konusu alacağın niteliği itibariyle varlık ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği gibi takibin sırf davacıyı zarara uğratmak için kötü niyetle yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı şirketin davalı aleyhine açtığı davanın sübuta ermemesi sebebiyle REDDİNE,
2-Dava konusu alacağın niteliği itibariyle varlık ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği gibi takibin sırf davacıyı zarara uğratmak için kötü niyetle yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden kötü niyet tazminati isteminin REDDİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 22.250,53 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile arda kalan 21.635,13 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 262.459,13 TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 130,00 TL davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ TARAFINDAN İADESİNE,
8-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza