T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/196 Esas
KARAR NO:2025/374
DAVA:İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/03/2025
KARAR TARİHİ:09/05/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ... , ''...'' isimli ticari işletme ile ticari faaliyet gösterdiğini, Müvekkili ile Davalı ... Tic. Ve Tur. A.Ş. Arasında 01/04/2024 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini, ilgili sözleşme gereğince Davalıya ait ... isimli internet sitesi üzerinden konaklama tesisinde yapılan ödemeli rezervasyonlardan davalı şirket %15 oranında komisyon ücreti aldığını, kalan miktarı müvekkiline bildirmekte ve davalı borçlu tarafından bildirilen miktarlar üzerinden müvekkilinin davalıya fatura kesilmekte ve sistem üzerinden ibraz edildiğini, İlgili sözleşme hükümlerine uygun şekilde müvekkili tarafından faturalandırılan konaklama bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ilgili icra takibi öncelikle .... Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında başlandığını, davalı tarafından yetki itirazının ileri sürülmesiyle birlikte takip durduğunu, müvekkilinin talebiyle dosya yetkili icra dairesine gönderildiğini ve en nihayetinde takip, .... Genel İcra Dairesinin 2024/.... Sayılı dosyasına kaydedildiğini, davalının bu takibe hiçbir itirazda bulunmadığını, bahsedilen icra takibine davalı tarafça 23/01/2025 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın iptali için taraflarınca ...Arabuluculuk Bürosu nezdinde 27/01/2025 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak süreç 17/02/2025 tarihinde anlaşmama ile sonlandığını, Müvekkili ...'un konaklama tesisinde (...) davalı şirketin sistemi üzerinden yapılan rezervasyonlar karşılığında davalıya tanzim edilen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan cari hesap ekstresine dayalı icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini, bu sebeple .... Genel İcra Dairesinin 2024/.... Sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan kötüniyetli ve haksız itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ile ücreti vekaletin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. Maddesi gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlandığını ve muaccel bir borç da bulunduğunu, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete verdiğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediğinin araştırılmasını, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edildiğini itiraz edilmemiş olduğunu, davacı şirketin verme yükümlülüğü altına girdiği hizmeti tam ve eksiksiz vermiş olduğunu, davanın reddini, Dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptaline ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Yukarıda açıklanan hususlarda yapılan incelemede; huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için ise TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı hakkında ...Vergi Dairesine yazılan müzekkereye; " yazınızda belirtilen 19126127010 T.C. kimlik numaralı ...'un, dairemizdeki vergi kayıtlarında şahsın 2006 yılında terk bilgisine rastlandığı" ve ...Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "Müdürlüğümüz sicilinde kaydı tespit edilememiştir." şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı. Yapılan incelemeler sonrası davalı tacir olmakla birlikte davacının tacir olmadığı ve eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı ve işbu dava için genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Dosya görev açısından incelendi.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır