T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/201 Esas
KARAR NO : 2025/837
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 18/03/2025
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin, KDV iadesi almak için İnternet Vergi Dairesi üzerinden KDV iade talebinde bulunduğunu, KDV iadesi istenen dönemlere ilişkin olarak, Müvekkili şirkete ait Aralık 2022 E-defter kayıtları yasal süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı'na sistem üzerinden gönderildiğini ve onaylı beratların da indirilmiş olduğunu, ancak gelinen noktada, sebebi belirlenemeyen bir nedenle Müvekkili şirkete ait Aralık 2022 dönemine ait E-defter kayıtlarına serverlar ve bilgisayarlar üzerinden ulaşılamadığını, bununla birlikte, bahse konu E-defter kayıtlarının başka bir sureti veya yedeğinin de mevcut bulunmadığını, vergi dairesince, sorunun çözümü için müvekkili şirket tarafından zayi belgesi alınması gerektiği kendilerine bildirildiğini, işbu sebeple, zayi olan şirket E-defter kayıtlarının tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava konusu ; 2022 yılı Aralık ayına ait e-defterler hakkında zayi belgesi verilmesine ilişkindir.
... e-entegratör kuruluşuna ve Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığına yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... 03/07/2025 tarihli raporunda: Talep edenin zayi olduğunu ileri sürdüğü defter ve belgelerin nitelik ve süre bakımından TTK'nun 82/1. Maddesi ve Elektronik Defter Genel Tebliğ kapsamında tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, e-defterleri saklama hususunda davacının basiretli tacir gibi davranıp davranmadığı, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesine rağmen talebe konu belgelerin zayi olup olmadığının tespiti hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre; Davacı şirkete ait 2022 Yılı Yevmiye ve Büyük (kebir) defterlerini TTK 64/3 kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetki doğrultusunda yine ilgili Bakanlığın çıkarmış olduğu, 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince elektronik ortamda tutulduğu, davacı şirkete ait 2022/Aralık dönemine ilişkin ticari defter kayıtlarının Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklenerek defter yükleme e-beratlarının alındığı, bu kayıtların TTK 82/1 a bendinde belirtilen ticari defterlerden olduğu ve yine TTK 82/5 maddesi hükümlerine göre 10 yıl saklanması gerektiği, Gelir İdaresi Başkanlığı ve ... e- entegratör kuruluşunun Yüce Mahkemenize cevaben yazmış oldukları yazılarda; davacı şirketin 2022/Aralık ayı ticari defterlerine ait ikincil kayıtların bulunmadığını beyan ettikleri, 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliğinin Defter Dosyaları, Berat Dosyaları ve Muhasebe Fişlerinin Muhafaza ve İbrazı başlıklı 4.4 maddesinin d bendinde ise; d) e -Defter ve berat dosyalarının defter uygulamasına dâhil olan mükelleflerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburidir. Üçüncü kişiler nezdinde ve ya da yurt dışında muhafaza işlemi, muhafaza ve ibraz sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta ve Başkanlık ve Genel Müdürlük açısından herhangi bir hüküm ifade etmemektedir. Muhafaza yükümlülüğünün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının geçerli olduğu yerlerde yerine getirilmesi zorunludur. Yine TTK 82/7 maddesinde Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Türk Ticaret Kanununda Mücbir sebeplerin tek tek sayılmaması nedeniyle Vergi Usul Kanunun Mücbir sebepler başlıklı 13 maddesinin irdelenmesi gerektiği bu sebeplerin aşağıdaki gibi zikredildiği, 1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk, 2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler, 3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler (rehin alınma gibi), 4. Sahibinin iradesi dışındaki sebeplerle defter ve vesikaların elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir… Bilindiği gibi, “Herkesin iddiasını ispat etmekle yükümlü olması” genel bir hukuk kuralı olduğuna göre, mücbir sebebin ispat yükümlülüğünün davacı şirkete ait olduğu ve mücbir sebebin davacı şirket tarafından ispat edilmesi gerektiği, belirlenen vakıada; 07.05.2025 tarihli duruşma tutanağının 1. bendinde ; "Davacı vekiline zayi olduğu ifade edilen aralık 2022 yılına ait e-defterlerin kayıtlarına hangi tarihten itibaren ulaşılamadığı, defterlerin ne zaman zayi olduğu hususlarında beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine" yönünde karar kurulduğu, Davacı şirket vekilinin Yüce Mahkemenize vermiş olduğu, 21.05.2025 tarihli dilekçede: Müvekkilinin, Aralık 2022 yılına ait e-defter kayıtlarının zayi olduğu hususunu, söz konusu dönem yönünden KDV iadesine ilişkin vergi incelemesine girmesi neticesinde öğrenildiğini, vergi incelemesi yapmakla yetkili Vergi Müfettişinin 20.02.2025 tarihinde, Aralık 2022 yılına ilişkin e-defter kayıtlarının sistemde görünmediğini, temin edilemediğini sözlü bir şekilde bildirdiğini ve bu bildirimle defter kayıtlarına ulaşılamadığını öğrenilerek 18.03.2025 tarihinde huzurdaki dava ikame edildiğini beyan ettiği, Teknik Sonuç olarak davacı vekilinin E-defter kayıtlarını içeren xml dosyaları ve beratları dosyalarının kaybolduğu ve Korunması için gerekli belgeler için önlemlerin alınıp alınmadığı, belgelerin yedeklemesinin yapılıp yapılmadığı, veri kurtarımı yapıldığı ve başarılı olunup olunmadığı gibi hususları ispata muhtaçtır. Yukarıda izah edildiği gibi dosya içeriğinde hiçbir somut veri bulunmadığı tespit edilmiştir. Teknik olarak davacı taraf veri kurtarma ve yedekleme hususunda ihmali bulunmaktadır. Tüm bu nedenlerle; davacı şirketin davasını TTK 82/7 maddesinde belirtilen 30 gün süre içerisinde açtığının Yüce Mahkemeniz tarafından kabul edilmesi halinde bile; “1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliğinin Defter Dosyaları, Berat Dosyaları ve Muhasebe Fişlerinin Muhafaza ve İbrazı başlıklı 4.4 maddesinin d bendinde belirtilen; defter ve berat dosyalarının defter uygulamasına dâhil olan mükelleflerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburidir.” Hükmüne karşılık teknik inceleme neticesinde davacının mücbir sebep varlığını somut olarak ortaya koymadığı gibi gerekli önlemleri almadığı bu nedenlerle davacının 2022/Aralık ayına ait yevmiye ve Büyük defterlerine ait zayi belgesi verilemeyeceği, sonucuna ulaşılmıştır. Beş sayfa bir nüshadan ibaret bilirkişi heyet raporu; takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, saygıyla arz olunur.03.07.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Dava, TTK'nın 82/7. Maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Dava, Aralık 2022 e-defterlerinin belirlenemeyen bir sebeple kayıtlara ve serverlara ulaşılamadığından bahisle zayi olduğunu belirterek zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
TTK'nın 64/2. maddeye göre ise "Tacir, işletmesi ile ilgili olarak gönderilmiş olan her tür belgenin fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekilde bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." denilerek, söz konusu belgeleri, yazılı olarak saklama yanında, teknolojinin diğer imkânları ile saklama da kabul edilmiştir.
TTK'nın 82/1. maddesi uyarınca, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/3. maddesinde ise "Bilanço ve finansal tablolar hariç, sayılan bu belgelerin, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak şartı ile görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanmasına da öngörülen koşullarla izin verilmiştir" denilmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
30923 Sayılı Elektronik Genel Defter Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 7.1. maddesinde de "e-Defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat (Değişik ibare:RG-21/5/2024-32552) dosyalarının, muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan (Mülga ibare:RG-21/5/2024-32552) temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte (Değişik ibare:RG-21/5/2024-32552) 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir. Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin (talep edilecek bilgi ve belgeler e-Defter Uygulama Kılavuzunda açıklanır) ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-Defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-Defter ve berat dosyalarının e-Defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verilir." hükmünü içermektedir.
Aynı Tebliğin "e-Defter Dosyaları, Berat Dosyaları ve Muhasebe Fişlerinin Muhafaza ve İbrazı" başlıklı 4.4. Maddesinin 1-e bendinde ise" e-Defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde e-Defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur. e-Defter ve beratların teknik yeterliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta saklama izni verilen özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde muhafaza usulü ile muhafaza edilmesi sürecinde e-Defter uygulamasına dâhil olan mükellefler ve özel entegratörler tarafından uyulması gereken genel, gizlilik ve güvenliğe ilişkin usul ve esaslar, Başkanlık tarafından hazırlanarak edefter.gov.tr adresinde yayımlanan “e-Defter Saklama Kılavuzu”nda açıklanır. e-Defter ve berat dosyalarına ait ikincil kopyalarının bu fıkra uyarınca muhafazası için gerekli yükleme işlemlerinde bu Tebliğin (4.3.4) numaralı fıkrasında belirtilen süreler dikkate alınır." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacıya e-defterlerin yedeklendiği entagratör kuruluşu bulunup bulunmadığı varsa firmasının bilgileri sorulmuş; davacının 14.04.2025 tarihli beyan dilekçesi ile ... kuruluşundan hizmet aldığı anlaşılmıştır. Bu şirkete yazılan müzekkere cevabına göre ''e-defter ve berat dosyalarının e-Defter uygulamasına dahil olan mükelleflerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburidir'' hükmü gereğince, GİB onaylı e-defter ve berat dosyalarının üçüncü kişi veya kuruluşların sistemlerinde saklanması hukuken geçerli kabul edilmemektedir. LUCA sistemlerinde herhangi bir şekilde GİB onaylı e-Defter veya berat dosyaları muhafaza edilmediğinden bu belgelerin taraflarınca ibrazının mümkün olmadığını belirttiği görülmüştür.
Mali müşavir bağımsız denetçi ile bir bilişim uzmanı marifetiyle davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler 03.07.2025 tarihli raporlarında, özetle, yasal mevzuat ve genel tebliğlere göre davacının defterlerini muhafaza ve ibraz yükümlülüğünün olduğu, teknik olarak davacı tarafın veri kurtarma ve yedekleme hususunda ihmalinin bulunduğu tespit edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/598 Esas, 2023/718 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1105 E, 2021/1146 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 43 Hukuk Dairesinin 2021/951 E. 2021/1062 K. sayılı kararında, ... Bölge Adliye Mahkemesi, 21. Hukuk Dairesinin 2021/705 E., 2021/942 K sayılı kararda belirtildiği gibi, elektronik defter ve beratların silinmesi, zarar görmesi, virüs bulaşması, siber saldırı v.b. nedenlerle ulaşılamaz hale gelmelerini önlemek için mükelleflerin, e-defter ve beratlarının muhafaza ve ibrazı konusunda ve ayrıca kullandıkları bilgi işlem sisteminin sağlıklı biçimde çalışabilmesi ile ilgili yeterli teknik ve güvenlik önlemlerini almaları, bu kapsamda bilgi işlem sistemlerinde yaşanabilecek sorunlar nedeniyle elektronik defter ve beratlarını farklı ortamlarda, özellikle çevrimdışı ortamda yedeklemeleri gerekir. Basiretli bir iş adamından beklenen davranış bu şekilde olacaktır. Davacı şirketin e-defter kayıtlarını içeren xml dosyaları ve beratlarının kaybolmaması ve korunması için gerekli önlemleri almadığı, yedeklemelerini yapmadığı, Elektronik Defter Genel Tebliğinin Defter Dosyaları, Berat Dosyaları ve Muhafaza Fişlerinin Muhafaza ve İbrazı başlıklı 4.4 maddesinin d bendinde, defter ve berat dosyalarının defter uygulamasına dahil olan mükelleflerin kendilerine ait bilgi sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburidir hükmünün mevcut bulunduğu ancak davacının tebliğde belirtildiği gibi e-defterlerini yedekleyip gerekli koruma önlemlerini almadığı bu hususta ihmalinin bulunduğu, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, davacının basiretli davranış sergilediği ve önlenemez bir sebebe maruz kaldığı söylenemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan harcın mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, talep eden vekilinin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
03/12/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza