T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/369 Esas
KARAR NO:2025/918
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/05/2025
KARAR TARİHİ:26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22/05/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin iç mimarlık hizmeti vermekte olduğunu, firma faaliyetleri kapsamında ... markasının ... terminalinde açmayı düşündüğü mağaza ve iki adet ...’un iç mimari tasarımı ve inşası hususunda anlaşma yapmış ve işi üstlenmiş, aynı firmanın başka yerlerde birçok işini de yaptığından bu firmada da ciddi güven kazandığını, alınan işin davalı ... Mimarlık firmasına taşere edilerek davalı tarafından işbu firma ile bahsi geçen projenin inşai ve mekanik işleri konusunda anlaşılmış ve işe başlanmış, işbu süreçte davalı firmanın gösterdiği ve işi yapacak olan kalfa niteliğindeki 3 işçi de müvekkili şirketten sigortalı gösterilerek bu projede çalışması sağlanmış, birçok yazışma, görüşme, ödeme ve süreç yönetiminin bahsi geçen personeller üzerinden yapılmış olduğunu, dava konusu iş kapsamında müvekkili şirketin davalı şirketle toplam 1.482.216,78 TL’ye anlaştığını, bu rakama işin tamamı yapılarak teslim edileceğini, işbu anlaşmayla 245.000 TL'nin nakit ödendiğini ve 300.000 TL çek verildiğini, yine çalışma esnasında yapılan ödemelerle bu firmaya toplam 1.023.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkili firmanın aslında davalı firmanın yaptığı işten çok daha fazla ödeme yaptığını, fakat davalı firmanın bu iş için acil ödemeleri olduğu, malzeme ve işçilik ücretlerinin acilen ödenmesi gerektiği ve işin yetişmesi için bu ödemeleri yapacağı iddiası ile müvekkilinden dava konusu 1.600.000 TL tutarlı 4 adet çek aldığını, müvekkilinin yaptığı nakit ödemeler haricinde mezkur sebeplerle dava konusu çekler talep edilmiş, müvekkilinin de işlerin yetişmesi adına bunu sorun yapmayarak dava konusu çekleri davalı firmaya henüz iş yapılmadan vermek zorunda kalmış olduğunu, fakat davalı tarafın dava konusu çekleri aldıktan sonra işleri öylece bırakmış, şantiye ile irtibatını kesmiş, müvekkilinin aramalarına ve mesajlarına hiçbir şekilde dönmemiş, firmaya veya yetkilisine ulaşılamamış, çalıştırdığı işçilerin ve sipariş ettiği malzemelerin (müvekkilden ödeme yapacağından bahisle aldığı çekleri ödemeyerek) parasını ödememiş ve adeta müvekkilinden aldığı paraları da alarak ortadan kaybolmuş olduğunu, hala bir çok bahaneyle hakkı olmayan şirket çeklerinin davalının elinde olup yakın zamanda ödeme vakti geleceğini ve tahsil için işlem yapacaklarını, hatta alınan bir maile istinaden çeklerden birinin (23 Mayıs 2025 ödeme tarihli çek) faktöring firmasına verildiğinin öğrenildiğini, davalı firmanın henüz yapmadığı işin ve almadığı malzemenin ödemesini çek ile önden aldığını ve ortadan kaybolarak hem şirketi mağdur etmiş ve hem de çeklerin tahsili tehdidi ile baş başa bırakmış olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin akıbetinin zora girdiğini, iflas aşamasına geldiğini belirterek öncelikle müvekkil şirketin açık şekilde mağdur edildiği ve ağır ihlaller göz önüne alınarak ve yine müvekkili şirketin bu iş nedeniyle ciddi ekonomik sorun yaşaması ve bunun yanında davalı firmaya da ulaşılamaması sonucu akıbeti belli olmaması nedeniyle teminatsız olarak çeklerin sunulması halinde arkalarının yazılmaması ve icra takibine konu edilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çeklerin düzenlendiği bankaya çeklerin yazılmaması hususunda tedbir kararının ivedilikle bildirilmesini, müvekkili şirketin davalı şirketlere dava konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 23.05.2025 tarih ve 300.000 TL bedelli, ... çek nolu çeki, ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 26.05.2025 tarih ve 650.000 TL bedelli, ... çek nolu çeki, ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 30.05.2025 tarih ve 300.000 TL bedelli, ... çek nolu çeki, ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 10.06.2025 tarih ve 350.000 TL bedelli, ... çek nolu çeki nedeniyle nedeniyle borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı ... Ltd. Şti.'ne tebliğ edilmiş, davalı ... Ltd. Şti. Cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı ... A.Ş. vekili 19/06/2025 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin bir faktoring firması olup, taraflar arasında bulunan sözleşmede taraf olmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde; müvekkili şirkete davaya konu olaya ilişkin herhangi bir husumet yöneltilmediğini, sadece "alınan bir maile istinaden çeklerden birinin (23.05.2025 ödeme tarihli çek) faktoring firmasına verildiği öğrenilmiş ve dosyaya eklenilmiştir) şeklindeki beyandan başka hiç bir yerde bahsinin geçmediğini, huzurdaki davaya sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili şirketin, iş bu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir hak veya yükümlülüğü bulunmadığını, bununla birlikte davaya konu işin yapılması karşılığında keşide edilen çekler açısından müvekkilinin iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, müvekkili şirketin huzurdaki davada husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulmuş ve ülke genelinde faaliyet gösteren bir faktoring şirketi olduğunu, diğer davalı ... İç Mimarlık tarafından "... Bankası ... Şubesi'ne ait 23.05.2025 tarih 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 30.05.2025 tarih 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 10.06.2025 tarih 350.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek" için müvekkili şirkete başvurulduğunu, 6361 sayılı yasa md.9/2 gereğince; devralınan çeklerin ciro zincirinin kontrol edilmiş, çeklerin alınmasını gerektiren alacağı doğuran faturalar tevsik edilmiş, çek bedellerinin, alacağı doğuran faturalardaki tutarlarla uyumlu olup olmadığının kontrol edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, akabinde yapılan inceleme üzerine, müvekkili şirket ile diğer davalı ... Ltd. Şti. ile 22.03.2023 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında tanzim edilen faktoring sözleşmesine istinaden "... Bankası ... Şubesi'ne ait 23.05.2025 tarih 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 30.05.2025 tarih 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 10.06.2025 tarih 350.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek" müvekkili şirket tarafından faktoring işlemi yapılmış ve böylelikle çeklerin müvekkili şirkete teslim edildiğini, çeklerden 23.05.2025 tarihli olanının bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız çıkması nedeni ile, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, çekin vadesi gelmeden 21.05.20025 tarihinde menfi tespit davası için arabuluculuğa başvuru yapılmış ve ...culuk Bürosu 2025/... Arabuluculuk No ve 2025/... Başvuru numarası ile 23.05.2025 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlenmiş olduğunu, somut olayda müvekkili şirketin iyiniyetli meşru hamil ve üçüncü kişi olduğunu, müvekkili şirketin karşı tarafın da kabulünde olan mevcut bir ticari ilişkiye istinaden düzenlenen faturalar ile çekler için alınan teyitlere istinaden iş bu çekleri temlik aldığını, davacı tarafın ticari ilişkinin bulunduğunu ve diğer davalının işe başladığını kabul etmiş olmakla birlikte, müvekkilinin kötüniyetli hamil olduğuna dair herhangi bir iddiası olmadığını, kaldı ki dosya kapsamında müvekkilinin kötüniyetli olduğunu gösterir hiç bir delil de ibraz edemediğini, emsal Yargıtay ilamları ile açık şekilde faktoring şirketinin sorumlu tutulabilmesi için kötüniyetinin varlığının arandığını, buna karşılık somut olayda, keşideci davacı ile diğer davalı arasında geçerli bir ticari ilişkinin varlığı -bizzat davacı tarafın ikrarı ile de- sabit olup, ciro silsilesinde de herhangi bir kopukluk bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili şirket Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik ile 6361 sayılı kanuna uygun şekilde faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, bu çerçevde müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki, davacı tarafın aslında diğer davalı ... İç Mimarlık'a yaptığı işten çok dava fazla ödeme yaptığını iddia etmekte olduğunu, buna rağmen firmanın talebi üzerine ayrıca 1.600.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini beyan ettiğini, ancak davacı yanın TTK madde 18/2 hükmü olan "her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmüne aykırı davranışta bulunduğunun ortada olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı yanın nakdi ödemesi dışında toplamda 1.600.000,00 TL'lik çek keşide ettiği ve diğer davalının işi tamamlaması iddialarının taraflar arasındaki şahsi ilişki ve şahsi defi niteliğinde olan işbu hususun iyi niyetli müvekkili şirkete karşı işbu davada yöneltilmesi mümkün olmadığını, davacı yan tarafından her ne kadar menfi tespit davası açılmış olsa da, ortada menfi tespit istenebilecek bir durum söz konusu olmadığını, çeklerdeki imza davacı yan tarafından ikrar edilmekte olduğunu ve çeklerin çalınması veyahut zayi olması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, davacı tarafın söz konusu çekleri davalı firmaya henüz iş yapılmadan -asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla- teslim ettiğini ileri sürdüğünü, oysa çekin adeta nakit niteliğinde bir ödeme vasıtası olduğunu, nitekim kanunkoyucunun bu sebeple karşılıksız çek keşide edilmesine hürriyeti bağlayıcı cezalar öngördüğünü, dolayısıyla, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekeceğini, diğer davalı tarafından işe başlanıldığı bizzat davacı ikrarı ile sabit olan davaya konu ticari ilişkide müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu çerçevede işin yapılmamasından/ tamamlanması iddiasıyla davacı borçlu tarafından ileri sürülen şahsi defiden dolayı müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacı yanın usulüne uygun olarak çalışan müvekkili Faktoring Şirketinin kötü niyetli olduğunu ileri sürmediği gibi, dosya kapsamında bunu tevsik edecek herhangi bir delil de söz konusu olmadığını, nitekim müvekkili şirket iyinetli meşru hamil ve üçüncü kişi olduğunu, davacı yanın soyut, haksız ve dayanaksız iddialar ile müvekkili şirketten haksız kazanç elde etmeyi amaçladığının aşikar olduğunu, bu nedenle ileri sürülen iddiların müvekkili açısından herhangi bir bağlayacılığı bulunmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilemsini talep etme gereği hasıl olduğunu belirterek haksız ve kötüniyetili ikame edilmiş davanın öncelikle usulden, sayın mahkemenin aksi kanaatte olamsı halinde esastan reddine, davacı hakkında %20'den az olmamak üzere icra kötüniyet tazminattına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;...,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;...
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına),
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" şeklinde karar verilerek finans davaları bakımından ihtisas mahkemelerinin belirlendiği görülmüştür.
Somut olayda; huzurdaki davanın davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında ... Bnakası A.Ş. ... Şubesinin 23.05.2025 tarih ve 300.000 TL bedelli, ... çek nolu,... Bnakası A.Ş. ... Şubesinin 26.05.2025 tarih ve 650.000 TL bedelli, ... çek nolu ,... Bnakası A.Ş. ... Şubesinin 30.05.2025 tarih ve 300.000 TL bedelli, ... çek nolu ... Bnakası A.Ş. ... Şubesinin 10.06.2025 tarih ve 350.000 TL bedelli, ... çek nolu çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı, diğer davalı ... şirketinin 6361 sayılı Faktoring kanunu kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği davaya konu çekler bakımından davacının davalılara borcunun bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu, dolayısı ile işbu davanın faktoring işlemi olduğu, HSK'nın 25/11/2021 gün ve 1232 sayılı kararı ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. Maddesi gereğince, ihtisas mahkemesi olarak finans mahkemeleri kurulmuş ve 15/12/2021 tarihi itibariyle faaliyete geçirilmiş olup, faktoring işlemini içeren işbu taleple ilgili HSK kararı doğrultusunda bu davaya bakmakla görevli mahkemelerin İstanbul 6, 7, 8, 9 nolu Ticaret Mahkemelerine ait olduğu görülmekle dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davaya bakmakla görevli mahkemelerin İstanbul 6, 7, 8, 9 nolu Ticaret Mahkemelerine ait olduğu görülmekle dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Mahkememizde açılmış bulunan işbu davanın ESASININ KAPATILMASINA,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır