T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/47 Esas
KARAR NO: 2025/491
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/01/2025
KARAR TARİHİ: 25/06/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Gedikpaşa/İstanbul adresinde toptan ayakkabı ticareti ile iştigal olduğunu, davalıya satmış olduğu ürünlerin bedeline karşılık olarak, davalının şahsına ait hamiline yazılı olan 30.09.2015 tarih ...seri numaralı 8.500,00-TL bedelli, 30.09.2015 tarih ... seri numaralı 8.170,00-TL bedelli ve 31.05.2016 tarih ... seri numaralı 18.440,00-TL bedelli üç adet çeki aldığını, Çekler süresi içinde ödenmek üzere bankaya ibraz edildiğini ancak bankada çeklerin karşılığı olmadığından bahisle çekler ödenmediğini, çeklerin banka sorumluluk tutarları alınarak çeklerin arkasına karşılıksız şerhi bankaca düşüldüğünü, Ödenmeyen çeklere ilişkin olarak kambiyo takibi için süre geçirildiğinden, davalı aleyhine İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2023/45891 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başladığını, davalı, 22.01.2024 tarihinde icra takibine, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, asıl alacak ve keşide tarihinden itibaren işleyecek faiz yönünden iptalini ve takibin devamını, kötü niyetli borçlunun asıl alacağın % 20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davaya süresinde cevap vermemişlerdir.
DELİLLER:
İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu ...Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı asilin tacir kaydının bulunup bulunmadığının, mükellefiyet bilgilerinin, hangi usulde vergilendirildiğinin, hangi usulde defter tuttuğunun ve TTK'nın 12. ile VUK'un 177. maddesi uyarınca (1. fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşıp aşmadığı) tacir sayılıp sayılmadığı hususların sorulmuş olup verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden cari hesaba dayalı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itirazın iptali isteminden ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Huzurdaki davada; davacı taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıdan çek aldığını ancak davalının çekleri ödememesi nedeniyle cari hesap alacağına dayalı davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasıyla yaptıkları takibin, borçlunun itirazı üzerine durduğunu, borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya konu çeklerin tarihi 2015 olup çekler zamanaşımına uğramıştır ve yazılı delil başlangıcı niteliğindedir bu nedenle söz konusu belge ile ilgili ilamsız takibe başvurulmuş itiraz üzerine takip durmuş ve itirazın iptali için mevcut dava açılmıştır.
Dava zamanaşımına uğramış çeklere dayalı olup ,bu çekler yazılı delil başlangıcı niteliğindedir ,davacı davalı ile aralarındaki temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık dahil her türlü delille ispatlayabilir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5528 E 2024/3138 K sayılı içtihadı da aynı yöndedir .)
Somut olayda; davanın adi senet niteliğindeki evraklara dayalı başlatılan takibe ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı hakkında ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye; "Dairemiz sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde; ...'ın Dairemizde vergi kaydı bulunmadığı, en son ...Defterdarlığında 14/06/2013-12/01/2016 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, 12/01/2016 tarihi itibariyle terk mükellef olduğu, re'sen terk mükellef olduğu, kayıtlarımıza göre şirket ortaklığı ve yöneticiliği bulunmadığı görülmüş olup, sicil özeti ve başlama-terk tarihlerini gösteren liste ekte gönderilmistir. " ve davacı hakkında ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye: "İlgi sayılı yazınız gereği, dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... ile ilgili yapılan bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde, gelir vergisi yönünden mükellefiyet kaydının olduğu, 03/03/2021 tarihinden itibaren" ...TİCARETİ (SPOR AYAKKABILARI HARİÇ)" işi ile iştigal ettiği ve faaliyetine devam ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca VUK'un 177/1. maddesine göre belirtilen limitlerin altında kaldığından 2.sınıf tacir olduğu ve gerçek usulde işletme hesabı esasına göre deftere tabi olduğu tespit edilmiştir...." şeklinde yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Yapılan tüm açıklamalar sonrası dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının cari hesaba dayalı alacak talebinde bulunduğu, davalının tacir olmadığı , davacının işletme esasına göre defter tuttuğu ve VUK 177'de belirlenen hadleri de aşmadığı yani tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile taraflar tacir olmadığından, takibe konu çekler için zamanaşımı geçmiş olup kambiyo senedi vasfı bulunmadığından ve taraflar arasındaki temel ilişki cari hesaba dayalı alacak davası olduğundan eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı tespit edilmiş olup işbu dava için genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay emsal ilamlarında da tacir olmayan taraflara ilşkin zamanaşımına uğramış kıymetli evraka dair davalarda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu belirtilmiştir. (Emsal ilam: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-1241 Esas 2016/1033 Karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2025/390 Esas 2025/975 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2024/1720 Esas, 2024/1717 Karar - 2022/2609 Esas, 2024/308 Karar)
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır