T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/514 Esas
KARAR NO:2026/347
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/07/2025
KARAR TARİHİ:24/04/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında satışa aracılık ve tedarik ilişkisine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin, davalı ile 2023 ve 2024 yıllarında yoğun ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, bu ilişkide satıcı ile alıcı arasında aracı (acentelik) pozisyonunda yer aldığını, müvekkilinin doğrudan mal satıcısı olmayıp; yalnızca mal teminini organize ettiğini, fatura ve işlem bilgilerini Davalı şirkete ilettiğini, siparişlerin öncesinde malzeme bedeli dışında doğacak gümrükleme, ara nakliye, bankacılık ve elleçleme giderleri konusunda davalının açık şekilde bilgilendirildiğini ve her işlem sonunda bu bedellerin davalıya fatura edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten 2.784,51 EUR cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkilinin bu alacağına ilişkin talebini ısrarlı bir şekilde davalıya ilettiğini, davalının işbu cari hesaptan ileri gelen borcu ödemekten imtina ettiğini, davacının ısrarlı talebi üzerine davalı tarafça ihtarname ile müvekkili şirketin kendisine 18.836,51 EUR borçlu olduğunu ve ek olarak 7.352,12 EUR tutarında hatalı vergi nedeniyle oluşan bedeli de ödemesi gerektiğini ihtar ettiğini, bu ihtarın açıkça somut gerçeklerden uzak, ticari ilişkiyi çarpıtan ve kötü niyetli bir ihtar olduğunu, davalının ihtarnamesi üzerine taraflarınca da ihtarname gönderildiğini, cari hesaptan doğan 2.784,51 Euro borç bulunmakla işbu ihtarnamenin davalıya tebliğinden itibaren 5 işgünü içerisinde ödeme yapılması ihtar edilmiş olmasına karşın bir ödeme yapılmadığını beyanla davalı şirketin müvekkili şirkete olan 2.784,51 EUR tutarındaki borcunun tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; MÖHUK M.24/4 uyarınca davaya Alman Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, davacı şirketin sermaye durumu ve MÖHUK MD. 48 uyarınca teminat yatırması gerektiğini, davacının acente olduğu yolundaki hukuki nitelemesinin hatalı olduğunu, davacının nakliye, elleçleme ve bankacılık hizmet bedellerinden davacının sorumlu olduğuna dair her hangi bir delil ibraz etmediğini, davacının taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin varlığı ve cari hesabın ne zaman kat edildiğine dair bir delil sunmadığını, bu nedenle alacağın kendisi ispat edilemediği gibi muaccel hale geldiğinin de ispat edilemediğini, davalı şirketin davacı firmaya borçlu değil davacı firmadan alacaklı olduğunu ve bu hususa ilişkin olarak huzurda bulunan davanın ikamesinden evvel müvekkili şirket tarafından almanya'da yargı yargı yoluna başvurulduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesaba dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 20/04/2026 tarihli dilekçesi ile dosyadan feragat ettiklerini, feragat beyanların doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, incelenen vakaletname ile feragata yetkili bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin 22/04/2026 tarihli dilekçesi ile , işbu dosyada herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığına ilişkin beyanda bulundukları görülmüştür.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK 307). Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309).Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310).Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK 311). Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir (HMK 312).
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin usulüne uygun feragat dilekçesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.220,08 TL harçtan, alınması gerekli 488,00 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu kalan 1.732,08 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
6-Devletçe karşılanan 4.600 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.24/04/2026
Katip ...
Hakim ...