T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/602 Esas
KARAR NO:2025/576
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/08/2025
KARAR TARİHİ:11/09/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili ...'nın "..." adresinde bulunan ticari işletmesine kaçak elektrik kullanıldığını, bu nedenle 17.07.2025 tarihli H-... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, olmakla beraber ... fatura seri numaralı 18.07.2025 fatura tarihli 3.069.008,58 TL LİK kaçak elektrik kullanımı cezası içeren fatura tebliğ edildiğini, haksız ve hukuksuz olduğunu, ayrıca hayatın olağan akışana tamamen aykırı şekilde yapılan bir hesaplama yöntemiyle ortaya çıkan bu cezalara itiraz ettiklerini, Her türlü dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı kurum tarafından uygulanacak olan elektrik kesme müeyyidesinin ve icrai işlemlerin öncelikli olarak teminatsız olarak aksi takdirde makul bir teminat doğrultusunda tedbiren durdurulmasını, faturanın hukuka uygun olduğunun tespiti halinde yeniden bir bilirkişi inceleme yapılarak esas borcun tespitini, bu dava fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL üzerinden ikame edilmekle beraber, şimdilik 1.000 TL'lik bedel borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne göre tebligatlar yapılmış olup davaya cevap sunmamıştır.
DELİLLER:
Mahkememizce davalı yönünden ... Vergi Dairesi'ne ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevaplar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit isteminden ibarettir.
Davalı vekilinin 05/09/2025 tarihli dilekçesi ile mahkememizce verilen 19/08/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiği anlaşıldı.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı yönünden ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye: ".... Hizmetleri faaliyeti ile iştigal ettiği ve mükellefiyet kaydının 30/09/2008 tarihinde terk olduğu anlaşılmış olup, ödevlinin VUK. 178. Md kapsamında 2. Sınıf Tüccar olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve VUK 177.'deki sınırları aşmadığı tespit edilmiştir." şeklinde ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "Hikmet Kaya'nın gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre davalının ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığı...." şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı.
Yapılan incelemeler sonrası; davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı tespit edilmiş olup işbu dava için genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
5-Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır