T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/753 Esas
KARAR NO:2025/717
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/10/2025
KARAR TARİHİ:03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, ... İnş. Turz.ve Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti'nin 07/04/2020 tarihinde kurulan ... şubesinin işletme hakkını devir aldığını, aynı tarihte müvekkili ile davalı şirket ortakları ...arasında işletme hakkının devir edilmesine ilişkin protokol yapıldığını, davaya konu senedin de bu sözleşmede yazılan cezai şartın teminatı olarak verildiğini, diğer müvekkili ...'ın ise teminat senedi olduğu için kefil olduğunu, davalının kötüniyetle teminat senedini ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, senet üzerinde teminat senedi ibaresi olmadığını ancak senedin teminat senedi olduğunu gösteren birçok delilin bulunduğunu, senet ile sözleşmenin aynı tarihli olduğunu, sözleşme bitişi ile senet vadesinin aynı olduğunu, cezai şart bedeliyle senet tutarının aynı olduğunu, senedin piyasaya sürülmediğini belirterek, müvekkilleri aleyhine açılan icra takibinin tedbirsiz olarak durdurulmasını, müvekkillerinin icra takibine konu olabilecek herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitini, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği ve cevap süresinin henüz dolmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, TAHKİKAT VE GEREKÇE :
Dava, takibe konu senedin teminat senedi olduğundan bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik TTK 'nın 5/A maddesinde'' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' düzenlemesi yer almakta olup 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “ Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.
'' hükmünün ve 18/A maddesinde;
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Davacının taleplerinin incelenmesinde; mahkememizde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava dilekçesi ekinde bu başvurunun yapıldığına dair bir delil bulunmaması nedeniyle mahkememizin 27.10.2025 tarihli tensip zaptının 13 numaralı ara kararı ile birlikte birlikte davacılar vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacılar vekilince 02.11.2025 tarihli Uyap sistemi üzerinden gönderilen dilekçede arabuluculuk başvurusu yapılmadan eldeki davanın açıldığı beyan edilerek davanın usulden reddinin talep edildiği, böylece dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmamış bulunduğu, İstanbul BAM 9. H. D' nin 2023/1179 esas ve 2023/1309 Karar sayılı ilamında''.. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davalı Sigorta Şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur...." gerekçesi ile karar verilmiştir.'' şeklinde belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, yine HMK 115/3 maddesinde '' Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.'' hükmünün bulunduğu, bu kapsamda yapılan incelemede öncelikle mahkememizce esasa girilmeden önce tensip ile birlikte anılan usul eksikliğinin farkedildiği, kaldı ki İstanbul BAM 13. H.D nin 2022/1035 Esas ve 2022/1599 Karar sayılı ilamında ''.. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında, genel nitelikteki HMK m.115/2-2.cümle ve 115/3 maddelerinin uygulanma olanağı yoktur. Ticaret mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Bu nedenle mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere genel hüküm niteliğindeki HMK 115. maddesinin somut olayda uygula imkanı bulunmadığı, netice olarak davacı tarafça arabuluculuğa başvuru yapılmadan işbu davanın ikame edildiği, ayrıca davacı vekilinin 02.11.2025 tarihli beyanının da davanın usulden red kararı verilmesini talep ettiği görülmekle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır