T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/827 Esas
KARAR NO:2025/818
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/11/2025
KARAR TARİHİ:01/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, Davalıya ait ... plakalı araç ile 04.05.2025 tarihinde gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, borçlu, borcu bulunmadığı ve hukuken dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile müvekkil şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle “icra takibine, borca, vekalet ücretine, faize ve tüm fer'ilerine" itiraz etmiştir. İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerektiğini bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ..., davalı ... aleyhine 20/09/2025 tarihinde 8.475,00 Toplam Alacağı üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Karayolları Genel Müdürlüğü, ..., yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyaya her ne kadar duruşma günü verilmiş olsa da ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen yazı cevapları, usul ekonomisi ilkesi gereği ve HMK'nın 138. Maddesi gereğince Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında '' Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' düzenlemesi gereğince hukuki düzenlemeler dikkate alınarak dosyanın duruşmadan çekilmesine karar verilmekle dosya celse arasında ele alınmıştır.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce, davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; "Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda T.C. kimlik numarası verilen ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır."şeklinde cevap verildiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında "Dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'ın tarh dosyası ve bilgisayar kayıtlarının tetkiki sonucunda 12.10.2015 tarihinde "GELİNLİK PERAKENDE TİCARETİ " işinden dolayı faaliyete başlamış 31.08.2018 tarihinde işi terk ettiği ğörülmüştür. Mükellefin ilgili yıllarda işletme hesabına göre defter tuttuğu tespit edilmiş olup faaliyet dönemlerinde vermiş olduğu gelir beyannameleri yazımız ekindedir..." şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davalının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca tacir olmadığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısı uyarınca faaliyetinin VUK 177. md belirtilen sınırları aşmadığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, 31/08/2018 tarihinde işi terk ettiğinin bildirildiği, davaya konu ihlalli geçişin 04/05/2025 tarihine ilişkin olduğu, davacının GİB sorgulamasında adına kayıtlı olan davaya konu ... plakalı ... marka aracın ticari araç olduğu kaydı bulunmakla birlikte davalının tacir olmadığı anlaşıldığı, salt aracın ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, tüm bu anlatılanlar ışığında tüketici vasfına haiz olmayan ancak bunun yanında tacir olmadığı da anlaşılan davalı hakkındaki davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nce çözümlenmesi gerektiği (Aynı yönde İstanbul BAM 46 H.D. 2022/2987 Esas 2022/2547 Karar) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/12/2025
Katip ..
E-imza
Hakim ...
E-imza