T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/838 Esas
KARAR NO:2025/783
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/11/2025
KARAR TARİHİ:20/11/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... Bankası A.Ş arasında , banka tarafından uygun bulunan müşterilerine kullandırılacak ihracat kredilerinin teminatını teşkil etmek üzere müvekkili tarafından kefalet sigortası yapılması ve müşterilerin bankaya olan borcunu ödememesi halinde kefalet sigortası uyarınca müvekkilinin , bankaya ödeme yapması ve karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesi amacı ile 16/05/2024 tarihinde sözleşme akdedildiğini, ... Bankası borçlusu davalı şirket arasında davalıya 1.800.000,00-TL tutarlı ihracat kredisi kullandırılması amacı ile akdedilen 19/07/2024 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi tahtındaki kredi borçlarına teminat teşkil etmek üzere kredi borçlusu davalı şirket ile müvekkili arasında ... poliçe numaralı kefalet sigortası poliçesi akdedildiğini, alınan kredi için diğer davalı ...'ın kefil olduğunu, kredi borçlusu...numaralı ihracat kredisinden kaynaklanan borçlarını bankaya ödemediğini ve bunun üzerine kefalet sigortası poliçesi gereğince müvekkili tarafından poliçenin lehtarı olan ... Bankası A.Ş'ye borç tutarının 1.052.997,92-TL , 03/06/2025 tarihinde ödendiğini, kefalet sigortası poliçesinin lehtarı olan bankaya ödeme yapılması ile birlikte de müvekkili ile ... Bankası A.Ş arasında 03/06/2025 tarihli alacağın temliki sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme ile kredi borçlusu davalıya kullandırılan ihracat kredisinden kaynaklanan banka alacaklarının temlik miktarı kadar kısmı müvekkiline devir edildiğini, davalı şirketin bankaya olan kredi borcunu ödememesi sebebi ile müvekkili sigorta şirketi kefalet sigortası poliçesi gereği bankaya 03/06/2025 tarihinde 1.052.997,92-TL ödeme yaptığını, davalı ... , davalı şirketin kullanmış olduğu krediye kefil olduğundan kefalet sözleşmesi gereğince kredi borcundan sorumlu olduğunu, davalı ... kefaleti teminat olarak belirtildiğini ve poliçe özel şartlarında da sigortalı , sigorta şirketinin yaptığı ödeme kadar halefiyet sıfatını kazandığını, kredi sebebi ile bankaya verilen teminatların sigorta şirketine devrine muvafakat ettiğini, kabul ve beyan ettiğini, müvekkilinin halefiyet gereği ve banka ile akdedilen alacağın temliki sözleşmesi gereği kredi borcunun kefili olan davalı ...'dan alacağını talep etme hakkına sahip olduğunu ve ödenmeyen borç sebebi ile ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığından bahisle işbu davanın açıldığını beyan ederek , davanın kabulüne, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
CEVAP:
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmamış olup davalı taraflarca henüz cevap dilekçesi sunulmamıştır .
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan dava kredi alacağının ödenmemesine dayalı olarak itirazın iptali davasıdır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına),
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Huzurdaki davada davacı davalının, kredilerine teminat olmak üzere taraflar arasında kefalet sigorta sözleşmesi düzenlendiği, davalı şahsın da davalı şirketin teminat altına alınan kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla bulunduğunu ve kefalet sözleşmesi gereğince kredi borcundan sorumlu olduğunu, davacının bu kefalet sigorta poliçesi gereği poliçe lehtarı dava dışı ... Bankasına ödeme yaptığını belirtmekle banka alacağına halef olduğu ve yine alacağı dava dışı bankadan temlik aldığını belirtmekle temlik alan sıfatıyla da kredi sözleşmesinden doğan alacak için alacaklı konumunda bulunduğunu ileri sürmüştür. Açıklanan nedenlerle davada uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketi halefiyet gereği ve banka ile akdedilen alacağın temliki sözleşmesi gereği kredi borcunun borçlusu davalı şirketten ve kredi borcunun kefili olan davalı ...'dan alacağını talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmış olup işbu dava anılı düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra 18/04/2024 tarihinde açılmış olduğundan 5411 sayılı ve ilgili kanun gereği görevli mahkemenin İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın mahiyeti gereğince dosyanın İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Dosyanın duruşmadan çekilmesine,
3-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda kararın mahiyeti gereği KESİN olmak üzere karar verildi 20/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır