T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/360 Esas
KARAR NO:2026/348
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/11/2023
KARAR TARİHİ:24/04/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'in müvekkili şirketin abonesi olduğunu, davalının abonelik adresinde sağlanan enerji bedeline karşılık olan 28.02.2022, 04.04.2022, 05.05.2022, 02.06.2022 ve 17.06.2022 son ödeme tarihli fatura bedellerinin günü geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, tüketim faturalarını ödemeyen davalı borçlu hakkında ... 2022/... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının verdiği itiraz dilekçesi ile iş bu icra takibine kötü niyetli olarak kısmen itiraz ettiğini, davalının itiraz dilekçesinde bir borcu bulunmadığı iddiasıyla takip konusu borca, faize ve ferilerine itirazda bulunduğunu , davalının tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyanla davalının haksız itirazının iptali ile %20’den az olmamak üzere tazminatı talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalının usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermediği görülmüştür.
DELİLLER:
Mahkememiz dosyası delillerini icra dosyası örneği, Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkere cevapları oluşturmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; elektrik tüketim faturalarının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan MTS 2022/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizin .... sayılı 02/04/2024 tarihli kararı ile ; görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğuna dair karar verildiği, davacı vekilince kararın istinaf edildiği, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği,
İstanbul BAM 3 Hukuk Dairesi'nin 2026/630 Esas 2026/1033 Karar sayılı 09/04/2026 tarihli ilamı ile; "Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı ile arasındaki abonelik sözleşmesi gereğince elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi nedeni ile bedelin tahsilini talep etmekle; aboneliğin bulunduğu yerin dükkan olduğu, yapılan araştırmada ise davalının tacir niteliğinde bulunmadığı, davalının da tüketici sıfatına sahip olmaması sebebiyle ilk derece mahkemesinin Tüketici Mahkemesi için görevsizlik kararı vermesi hatalıdır.
Bu itibarla, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkemece Asliye Hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden,davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-3. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırıldığı ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki 2026/360 Esas'a kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya kapsamı görev yönünden değerlendirildiğinde; davaya ilişkin kaldırma ilamı olan BAM 3 Hukuk Dairesi'nin 2026/630 Esas 2026/1033 Karar sayılı 09/04/2026 tarihli ilamında "dava konusu elektrik borcunun ait olduğu yerin işyeri "dükkan" nitelikli olup,tarife grubunun ise "ticarethane" olduğu görülmektedir.Mevcut taşınmazın dükkan olduğu görülerek mesken olarak kalmaya elverişli olmadığı için davalının, tüketici sıfatına haiz olmadığı görülmektedir. Ticarethane sıfatıyla kayıtlı aboneliklerde ise davacının bu abonelik dolayısıyla tacir sıfatının olması halinde görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi, tacir sıfatının olmaması halinde ise (esnaf vb. serbest meslek mensubu) görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. " şeklinde belirtilmiş olup ilgili kaldırma ilamı gerekçesi doğrultusunda bu hali ile eldeki davada genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 24/04/2026
Katip ...
Hakim ...
Full & Egal Universal Law Academy