T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2014/354 Esas
KARAR NO:2025/354
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:14/01/2009
KARAR TARİHİ:09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... şirketi ile müvekkili arasındaki 01/02/2008 tarihli taşımacılık sözleşmesi gereğince şirkete ait malların hasarsız ve eksiksiz olarak taşıma ve alıcılarında teslim etme yükümlülüğünü üstlendiğini, buna göre ... şirketinin alıcılarına teslim etmek üzere teslim aldığı taşıma konusu malların yüklü bulunduğu araçlarını denizyolu ile taşıtmak üzere ... ... işletmeleri A.Ş mülkiyetinde bulunan ... adlı gemiye yüklediğini, işbu taşımanın yapıldığı ... adlı gemide 06/02/2008 tarihinde çıkan yangın sonucu müvekkiline ait malların ziya uğradığını ve müvekkili tarafından alıcılara gönderilen taşıma konusu malların alıcılarına ulaştırılamadığını, ... ile müvekkili arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince söz konusu taşımada karayolu ile Uluslararası Eşya Taşımacılığı Konvansiyonu ile ilgili anlaşma hükümlerinini uygulanacağını, CMR hükümleri gereğince ... ve ... ... şirketine ait olup yangın sonucu zayi olan malların toplam bedelini yapılan masrafları ve her tülü maddi manevi zararlarından faizi ile ödenmesinden sorumlu olduğunu belirterek zayi olan malların bedeli olan 20.450,92 GBP'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, CMR Konvansiyonu 17/2 maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun CMR Hükümlerine göre değerlendirilmesi durumunda taşıyanın sorumsuzluk hallerinden yararlanması gerektiğini, taşıyanın sadece şahsi kusurunda sorumlu olduğunu, taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı hallerde müvekkili sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ... isimli ...-... gemisinin Pendik/İstanbul- Trieste/İTALYA seferini gerçekleştirmek üzere 03/02/2008 tarihinde Pendik Limanından hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma yerine 3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangı 10-15 dakikalık süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, çıkan yangından taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıyanın zarar sebebiyet vermeyen başlangıçtaki bir elverişsizlikten sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için zarar ile başlangıçtaki elverişsizlik arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu, yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının ... ... gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan ... ... gemisinin hurda olarak Trieste'de yapılan açık arttırmada 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, tseferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, buna göre müvekkil şirketin ... ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310 Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli Mahkemede açılmadığını, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, meydana gelen deniz kazası olayında müvekkilinin hasar sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğun tamamen ... ... İşletmeleri A.Ş'nin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ... ... isimli ...-... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekilinin satışını yaptığı emtianın taşınması için davalı ... şirketine ait araçlara yüklendiğini, araçların davalılardan ... ... İşletmeleri AŞ'ne ait ... ... gemisi ile yola çıktığını, gemi de Hırvatistan açıklarında iken 06/02/2008 tarihinde davalıların kusuru ile çıkan yangın sonucu tırların ve müvekkili şirket ait tüm malların zayi olduğunu belirterek meydana gelen zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
... ... isimli ...-... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan ... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan)...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra Mahkememizin ... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 627,40 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 12,00 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekilleri için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4.maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı ve davalı Unroro vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır